— Azerbaycanlı gazeteci Aziz Alibeyli: “Oktay Saral gibi insanlara ders olsun
Azerbaycan laik, hukuk devletidir. Okul kurallarını Bakü belirler, Trabzon Of'taki bir danışman değil.”
@kutlukbugra@yirmiucderece Motosiklet araba gibi dur kalk kullanılmaz ,motosiklet neden var bir yere çabuk ulaşmak için ,cahil sensin.hazımsızsınız motor gidiyor ben gidemiyorum diye hazmedemiyor araç sürücüleri.sen yoluna bak izine bak bırak motor gider zaten sana zararı yok gardaş
Profile bakın: Urfa (Suruç)'dan Enver, iş yaşamına elektrik ve elektronik malzeme ticaretiyle (Özgüney Elektrik) başlamış, 2005 yılında Astor Transformatör'ü devralmış. Astor Enerji'yi nasıl olmuşsa, 2023 başında halka açmış ve oyun başlamış.
Kardeşi Enver Geçgel de Astor Enerji'nin ortaklarından Enerji sektöründeki ortaklıklarının yanı sıra, otobüscülük yapmışlar. karayolu taşımacılığı işleri var.
Sonra ne görüyoruz; İbana 5 milyar TL yatırıp mal varlıklarını çözdürüyorlar.
Kim ölçtü 5 milyar TL'yi?
Nasıl hesaplanıyor bu haksız kazanç?
İade yaptı diye kapanıyor mu dosya?
Onca küçük yatırımcıya çektirdikleri, dolandırıcılık ne olacak?
Fon skandalında kimin adı geçiyorsa açıklanmasını istiyorum dedi. Meclis'te araştırma önergesine RED oyu kullandı
@AvOzlemZengin
Size dürüst geliyor mu?
Mustafa Sarıgül'ün nakit 5 milyar doları varmış.
Evler, arsalar, işyerleri, dükkanlar hariç.
Rahmi Koç'un malvarlığı 3 milyar dolar, Mustafa Sarıgül'ün sadece nakit parası 5 milyar dolar.
Belediye başkanlığı ve vekillikten başka hiç bir iş yapmayan bir kisi bu kadar parayı nerden bulmuş?
🔥Murat Ağırel, Metris Cezaevi’nden yeni bir mektup gönderdi:
🔴“Evi didik didik aradılar, yeni aldığım, daha borcu bitmemiş masaüstü bilgisayar ve tablet de gitti. Diğerleri de önceki operasyonlarda gitmişti...”
• Bugüne kadar yazdığım satırları yalanlayamadılar. Sizlere mahcup olacak tek bir hata yapmadım. Her zaman olduğu gibi bana ulaşan bir ihbarı araştırdım. Belgelemeye çalıştım. Ancak yapmadığım bir haber nedeniyle evet Metris’teyim!
• Baştan anlatayım... YENİ Parti Milletvekili Ümit Özlale, Meclis’te fon skandalında iki bakanın olduğunu söyledi. Sordum soruşturdum. Bu bakanlardan birinin Ömer Bolat olduğunu ve Hedef Portföy’de hesabının olduğunu söyledim.
• Bakan benim için “Haysiyetsizce yalan söylüyor” dedi. “400 koyup 800 aldığım yalanını söylüyor” dedi. Oysaki yalan söyleyen bakanın kendisiydi. Ben böyle bir cümle kurmadım. Benim verdiğim bilgiyi doğruladı. Kabul etti. Sonra hakkımda suç duyurusunda bulundu.
• Savcılık beni ve İsmail Saymaz’ı telefonla ifadeye davet etti. İşte her şey burada başladı.
• Adliyeye girerken gülerek girdim. Arkadaşlarıma, meslektaşlarıma selam verdim.
• Vay efendim neden davet edilmiş de neden gülerek adliyeye girmişim! Güvendiğim birileri varmış! Beni koruyorlarmış!
• Bir kampanya başlatıldı. Önce yurt dışı çıkış yasağı ve haftada üç gün imza ile serbest bırakıldık. Sonra da adli kontrol kararımız ev hapsine çevrildi. Bu sefer başladılar “Nasıl tutuklanmaz” nidalarına!
• Ardından cuma günü sabah 06.00’da kapım çalındı. Mali şube geldi. “Hayırdır” dedim. Dediler ki “Sen karapara aklama faaliyetinde” bulunmuşsun. “Kiminle” dedim. “Sinan Çampınar”ın ismini gördüm. “Yok artık” dedim.
• Evi didik didik aradılar. Yeni aldığım, daha borcu bitmemiş masaüstü bilgisayar ve tablet de gitti. Diğerleri de önceki operasyonlarda gitmişti.
• Gittik mali şubeye. Suçumu sordum, söylemediler. İktidar yanlısı gazeteciler yazdı suçumu: Haber yapmamakmış.
• Yaptığım haberler nedeniyle çok yargılandım ama ilk defa yapmadığım haber nedeniyle suç işlemişim.
• Emniyet’te ifadem 4. gün alındı. Suçumu orada öğrendim: “Belgeleri gazeteci Murat Ağırel’e gönderdik haber yapmadı. Gönderdiğimiz belgeleri Sarıgül ailesine verdi.”
• İşte suçum bu! Gerçek ne anlatayım...
• Gökçekler ile ilgili Almanya’ya gittiğimde bir avukat, “Murat Bey, Osman Gökçek’in İspanya’da ve Almanya’da 150 Milyon Avro parası varmış. Arkadaşım Sinan’ın çalıştığı şirketlere yatırım yapmış. Sinan sizinle konuşmak istiyor” dedi.
• Kendi telefonundan aradı. Bana uzun uzun Osman Gökçek’i anlattı. Sonra “Daha büyük bir dosya var, Sarıgül dosyası” dedi. “Bizi dolandırdı. 1 milyar Avro parası var” dedi.
• “Sen bu dosyayı yap, sonra Osman Gökçek evraklarını veririm” diye de ekledi.
Ben de kabul etmedim. Türkiye’ye döndüm.
• Bu Sinan, avukattan benim telefonumu almış ve bana yeniden videolar ve fotoğraflar gönderdi.
Kendisine mesaj yazdım, “Bu video ve fotoğraflar onların iddialarını doğrular nitelikte değil” dedim. Mesaj görüntüsünü ekliyorum.
• “Ben size demiştim, FRAGMAN bunlar” dedi. Konuyu Onlar TV ekibine anlattım. Ekip tüm belgeleri görmek istedi.
• Osman Gökçek ile ilgili belgeleri de istedim. Göndermedi. “Önce Sarıgül” dedi. Devamında da “Biz bu belgeleri Tamar Tanrıyar’a gönderdik, benim fotoğrafımı kullandı ama dosyayı yapmadı. İmamoğlu ile ilgili bilgi ve belge istediler” diye de anlattı.
• Nedir bu Sarıgül olayı dedim, bir sürü iddia anlattı. Haliyle ben de anlattıklarının belgelerini istedim. Belge olarak Denizli’de açılmış bir mahkeme dosyası gönderdi.
• Araştırdım. Emir Sarıgül bu davayı kazanmış.
Almanya’daki avukattan şirket evraklarını istedim. Kurulan şirket yok. İngiltere’de kurulan şirket evrakları (noter evrakları) sahte. Almanya’da kurulduğu iddia edilen şirketler faaliyette değil, sadece isimleri var.
Türkiyenin büyük sanayi kuruluşlarından biri olan ve 11 Milyar TL kar açıklayan Ereğli taban yaparken, kapısında bir bekçi bulunan eski çökelekçi Gündoğdu Gıda tavan yapıyor.
Siyasette, ticarette ve bürokrasimizde özellikle son dönemlerde örneğini her gün gördüğümüzde bu. Fakat yine de izah edemiyoruz. Egitimsiz ve ahlaksız olanın hızlıca yükseldiği, eğitimli ve ahlaklı olanın kimse tarafından istenmediği bir atmosferin iz düşümü mü?
Birileri bizim aklımızın ermeyeceği bir şeyler yapıyor. Anlayan beri gelsin ve bizi de aydınlatsın.