Eğitimin omurgası, ilk basamağı, geleceğin mimarı ilkokul; ilkokulun ruhu ise sınıf öğretmenidir.
Ancak bugün Türkiye genelinde 23 bin sınıf öğretmeni açığı varken, sınıflarımız boş kalıyor; Gaziantep’te ve pek çok ilimizde minik yavrularımız "öğretmen yok" denilerek erken saatlerde kapıdan geri çevriliyor, eve yollanıyor.
İlkokulların 4 yıl, ortaokulların 4 yıl, liselerin 4 yıl olması yanlıştır @tcmeb
Ortaokul öğretmenlerine sorduğunuzda size 5.sınıfların ilkokulda olması gerektiğini söyleyeceklerdir. Lise öğretmenlerine sorduğunuzda size 4 yılın gereksiz olduğunu söyleyeceklerdir.
Önerdiğim eğitim sistemi 2+6+2+2'dir. Zorunlu eğitim 12 yıl kalması gerekiyorsa buna okul öncesi dahil edilsin. Çocuk 4 yaşında zorunlu okul öncesi eğitim almaya elverişli hâle gelir. (3 yaşındakiler kreşe verilebilir) 2 yıllık okula hazırlık eğitiminden sonra sınıf öğretmeni okula tam hazır olan çocuğu teslim alır. 3 yıl boyunca sadece Temel Matematik, Türkçe, Hayat Bilgisi gibi derslere odaklanır. 4.yıldan sonra derslere branş öğretmenleri de (Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, Görsel Sanatlar, Müzik, Beden Eğitimi vb.) girmeye başlar ve 4, 5, ve 6.sınıflarda kademeli olarak sınıf öğretmeninin etkisi azaltılır, branş öğretmenlerinin etkisi artırılır. Ortaokul ve lise eğitimleri daha çok sınav konularından oluşur. Aslında 6 yıl gibi gözüken ilkokulun yarısı ortaokul öğretmenleriyle de ilerletilir. Böylece çocuk 12 yaşına kadar sınıf öğretmeni rehberliğinde yetiştirilir. 2+2 yıl ortaokul ve lise eğitiminden sonra 16 yaşında okulla ilişiği kesilir.
Bina yetersizliği sebebiyle 2+6+2+2 uygulanamazsa bir diğer tavsiyem 1+5+3+3'tür.
15 yıl önce gelen 4+4+4 eğitim sistemi tekrar eskiye döndürülmelidir. Liseler 4 yıl değil en fazla 3 yıl olmalıdır.
Bir ilkokulda ücretli sınıf öğretmeni bulunmamalıdır. Her sene binlerce sınıf öğretmeni açığı ücretli öğretmenlerle gideriliyor. Bir sene sonrasında yine aynı. Sonraki sene yine aynı. Bu şekilde ilkokulda 4 yıl eğitim gören çocuk ne öğretmeni tarafından tam tanınabiliyor ne de çocuk kendini tanıyabiliyor. Ortaokulda o çocuğu kurtarma şansınız kalmıyor. Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklendikten sonra gerisi de yanlış ilerliyor. 10.000 ücretli sınıf öğretmenliği demek 300.000 öğrenci demek. Bu sayı çok fazla. Ücretli öğretmenlik sadece doğum, ücretsiz izin gibi durumlarda değerlendirilmesi gereken bir uygulamadır.
9. sınıf öğrencisi okuluna silahlı saldırı düzenliyor. Geçen sene ölümle sonuçlanan 2 olay yaşanmıştı. Bu sene daha 2.haftadan başladı olaylar. Bu olayların çok fazla basında yer almaması taraftarıyım. Ne kadar ses getirirse o kadar artacaktır. Bahçe görevlisiyle bu işlerin çözülmeyeceği belli. Olayın sebeplerine inmek gerekir. Biz ne zaman bu hâle geldik? En önemli soru ise bundan sonra nasıl yol izlemeliyiz? Bu sorunlara odaklanıp önlük gibi şeylere takılmamak gerekiyor. Çok daha önemli sorunlarımız var. Daha öncesinde sendika başkanımız önlük yerine çelik yelek dağıtın demişti, şimdi de kefen mi dağıtın diyelim? Önlük meselesi rafa kalkmalı. Ne yapılmalı mesela?
30 bin bahçe görevlisi sorunu çözmedi. Yeni adım ne olmalı? X-Ray, güvenlik görevlisi falan da çözüm değil. Olay okulun önünde gerçekleşti. Polis olsa belki erken müdahale şansı olabilirdi ama bu da çözüm değil. Her okulda polisin olması çocukların ortamını güvenli hâle getirse de huzurlu hâle getirmez.
Mesela saldırıyı düzenleyen bu çocuk ortaokulda hangi öğretmenlerin ve PDR'cinin süzgecinden geçti? Bir anda mı bu çocuk silahlanıp canileşti yoksa öncesinde belliydi de önlem alınmadı mı? Bence bu soru çok önemli.
Ben bakanın yerinde olsam her okula 1 tane PDR'ciyi zorunlu tutarım. Ancak bu PDR'cileri de olaylardan sorumlu tutarım. Potansiyel tehdit olan kişi varsa direkt ilgili birimlere bildirilsin. Okulda en az değil en çok çalışan kişi PDR'ci olsun. Büyük okullarda sayıları artsın ama sayılarının artması işlerinden kaytarmaya değil işlerini tam verimle yapmaları için olsun.
Bir kere ilkokulda ücretli öğretmenlik uygulaması asla olmamalı. Çocuğun annesinden babasından sonra gelen birisi varsa sınıf öğretmenidir. Bir sınıf öğretmeni çocuğuyla 4 yıl geçirir. Onun her şeyini bilir. Hareketi değiştiğinde bile bunu fark eder. Önceden ilkokul 5 yıldı. Yine öyle olmalı. Hatta 6 yıl bile olabilir. (Japonya gibi) Mesele çok sınıf öğretmeni atansın değil. Mesele bir sınıf öğretmeni çocuğun tam da aklının ermeye başladığı zamanlarda 1-2 yıl daha gelişimine eşlik etmesi. 4 ve 5. sınıflarda fen bilimleri, sosyal bilgiler, beden eğitimi, görsel sanatlar, müzik derslerine branş öğretmenleri girsin. İlk 3 sene bu dersler sınıf öğretmeninin bünyesinde Hayat Bilgisi adı altında verilsin.
Kulağa söylemesi hoş geliyor diye 4+4+4 getirilmesinin bir manası yok. Hangi ülkede ilkokul 4, ortaokul 4, lise 4 yıl ki? Bir çocuğun gelişimi açısından ilkokul en önemlisi, lise en tehlikelisi. Biz en önemliyle en tehlikesini aynı tutuyoruz. Olmaz. Olamaz. Olmuyor da.
Eğer bugün buna gerçek anlamda çözüm bulmak istenirse ilkokul süresi artırılır, ücretli öğretmenlik uygulamasından vazgeçilir, lise süresi azaltılır.
Hepimizin en iyi hatırladığımız öğretmeni ilkokul öğretmeni değil mi?
Çünkü sınıf öğretmeni çocuğun hayatına en derinden dokunan, onu derinden etkileyen rol modeldir.
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta
Bir çocuğun okuma yazma temeli tesadüfe bırakılamaz. Resmî verilerde 23 bin sınıfçı açığı dururken sınıfları uzmanı olmayan isimlere emanet etmek yerine, alanda 4 yıl emek vermiş kadrolu sınıf öğretmenlerine hakları teslim edilmelidir.
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta
İlkokul sıralarında tasarruf ya da geçici görevlendirme formülleri kalıcı başarı getirmez. 23 bin norm açığı bulunan bir alanda diplomalı sınıf öğretmenlerini atıl bırakmak yerine kadroyla buluşturmak temel eğitime en büyük yatırımdır.
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta
Güçlü bir eğitim sistemi ancak sağlam bir ilkokul temeliyle kurulur. Sahada 23 bin sınıf öğretmeni açığı varken sınıfları diğer alan mezunlarıyla doldurmak niteliği zedeler. Çözüm yeni sınavlar değil, 4 yıllık uzmanların kadrolu atamasıdır.
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta
lkokul bir çocuğun geleceğe atacağı en kritik adımdır. Resmî tabloda 23 bin norm açığı varken sınıflara farklı mesleklerden görevlendirme yapılması pedagojiyle bağdaşmaz. 4 yıllık uzman sınıfçıları tekrar sınava göndermek yerine sınıflara verin.
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta
İlköğretimin kalbi olan sınıf öğretmenliği alanı geçici çözümlere kurban edilemez. Okullarda yaşanan aksaklıkların son bulması ve eğitim hakkının korunması için 23 bin sınıf öğretmeni kadrosu derhal hak sahiplerine verilmelidir.
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta
Küçük yaş grubundaki çocuklar için öğretmen sadece ders anlatan değil, güvendiği sığınaktır. Ücretli öğretmenlik uygulaması bu güveni yıkar, pedagojik bakımdan sisteme derin zararlar verir.
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta
İlkokul dönemi, duygusal ve zihinsel gelişimin en hassas evresidir. Sürekli öğretmen değişimi çocuğun güven bağını koparır, akademik bağını zayıflatır. Geçici sistemlerle bu kritik döneme zarar verilmemelidir.
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta