Emperyalizm demokrasi ve insan hakları istismarı başta olmak üzere Terörü de destekleyerek 100 yıl önce neyse kendi planlarını uygulamaya devam ediyor.
İng. : Ermeni-Kürt farketmez, aslolan Mezopotamya
Abd : Turan Coğrafyasını bölmeliyiz 'bölücü devletçik'
dün 'Ermeni' elverişliydi bugün 'Kürt' üzerinden deneme yapılıyor. TR'yi paylaşmada tam 6 kez anlaşma yenilenir, 3.sü Sykes-Picot'dur.
İng. belgelerinden
https://t.co/IaqOZEVudQ
Sevgili CHP'li kardeşlerim, tam 694 kez PKK'lılarla görüştüğü devlet tarafından kayıt altına alınan Ahmet Özer için dün geceden beri ortalığı ayağa kaldırıyorsun. Yapma. Bak sana "masum bir akademisyen" denilerek pazarlanan Ahmet Özer şudur.👇👇👇👇
https://t.co/YdHHoUptoW
@m_cemilkilic Atatürk'e düşmanlık eden vatan hainidir. Normal şartlarda yargılanması lazım. Atatürk'ten öncesi sanki şaha kalkmış bir Osmanlı varmış gibi konuşan hainler kahrolsun.
+++Tevfik Fikret "Bürehne Sertapa" yani "Baştan ayağa kadar çıplak" sözünü kitaba koyamayacağı için sansüre giden prova kağıdına "Bürehne ser ü pa" yani "Başı ve ayağı çıplak" olarak yazmış. Prova kağıtları gelince de yine aslına döndürmüş...akıllıca ama yayınlar da kontrolde...sonunu tahmin edin...
Halit Ziya'nın "Bir Gecelik Aşk" adlı hikayesi başlığı da Sultan ll. Abdülhamit'in körpe kız düşkünlüğüne ,her gece başka bir kadınla yatmasına çağrışım yaptıracağı için sansüre takılmış...
Rezil ve korkak Abdülhamit'in eli sadece sanat ve tarih kitaplarına değil, bilime de uzanıyor...
Kimya ve Matematik formülleri de yasak; sözgelimi,
AH = 0 yazılamazdı. Çünkü bu Abdülhamit = Sıfır 'a çağrışım yapardı! ..
Dilbilgisi kitaplarında da hoşnutsuzluk belirten kelimeler yasakmış!
Neo Osmanlıcıların taptığı Abdülhamit teknik gelişmelerden son derece rahatsız..."Dinamo" sözcüğünü "dinamit" ile çağrıştıracağından yasaklamış...
Elektrikten hoşlanmaz, telefonu ülkeye sokmazmış. Uçaktan dehşetle korkarmış...
Adı geçen buluşlar, telsiz, telegraf vb kısacası bilimle ilgili hiçbir şeyin okullarda verilmemesini sağlamış. Hüseyin Cahit'in elektrik hikayesi fena...Yazık şu adama tapıyorlar zavallılar...
Çocuklara verilecek makalede "düşünme" kelimesi dahi sansüre uğruyor. Bu inanılmaz, gerçi hepsi inanılmaz ama bu, Atatürk'ün bizi nasıl bir beladan çekip aldığını göstermesi bakımından ibretliktir.
SULTAN ll. ABDÜLHAMİD'İN MEŞHUR İSTİBDAD/BASKI DÖNEMİ,
İBRETLİK !
Sultan ll. Abdülhamit çok korktuğu Ruslarla savaş açılmasına sebep olduğunu düşündüğü için meclisi kapatıyor ve sıkıyönetim yayınlatıyor...
Ev basmalar, gazete kapatmalar, kitaplara sansürler, insanları sürmeler gibi 33 yıl sürecek karanlık süreci başlatıyor ve iktidarını bu yolla uzatıp sürdürüyor. Vergileri devrediyor, duyunu umumiyeyi kuruyor, Türkiye'nin iki katı toprak kaybediyor, hatta 1903 yılına gelindiğinde halk fakir kendi dünyanın en zengin 3. Sultanı olduğu halde, kimse ona karşı gıkını çıkartamıyor, çıkartanlar saraya ispiyonlanıyor enseleniyordu...
Bu süreçte en acısı çok kıymetli 150 çuval kitap ve belgelerin yakılması oldu.
İtiraz edene; "Allah'ın gölgesi olan padişahın" sözlü iradesidir denildi!.. Osmanlı'da Padişah Allah'ın gölgesi sayılıyordu...
Halit Ziya Uşaklıgil'in "Kırık Hayatlar" adlı romanını sansür memurları delik deşik edince Uşaklıgil 2. Meşrutiyet tarihine kadar tek satır yazmamıştı...
Abdülhamit'in resmi sansür memurlarının dışında sayısı binleri aşan jurmalcileri vardı...Sarayca hoşa gitmeyen Ziya Paşa, Namık Kemal gibi yazarları yasaklanmış, kitaplarını okuyanları saraya curnal ederlerdi!
ll. Abdülhamit döneminde saraya jurnalcilik öyle bir hal almış ki, herkes birbirinden korkar hale gelmiş...kocalar karılarından, babalar çocuklarından bile saklanırdı...çünkü anasını, babasını, hatta evladını jurnal edenler görülmüştü! İstibdat ruhu Stalin'in meşhur 58. Maddesi gibi milyonlarca masumun hayatını karartmıştı...
Sultanı ll. Abdülhamit'i övmek için yazılmış olanlar dışındaki kitaplar alıkonurmuş. Kitapçı dükkanları basılırmış.
Yazar ve şairler bezmiş...Tevfik Fikret, Bebek'teki Aşiyan'a ; Halit Ziya, Yeşilköy'e sinmişti...
Kitap okumak isteyenler için kitap bulma olanakları kısıtlıydı.
Kitapta ilginç ve güldüren bölümler de var,
Abdülhamit'e "Babıali'nin ileri gelenleri toplanıp müzakere yapıyorlar." diye jurnal gitmiş...
Bir gece yalıyı basıp herkesi alıp sorgulamışlar.
Sahip Efendi öyle korkmuş ki titreye titreye; "Hindi yedik, kaz dolması yedik, başka da bir b*k yemedik" diyebilmiş...
Il. Abdülhamit döneminde yasak olan yüzlerce kelime varmış ve hepsinin de nedeni var... Mesela tahtakurusu (tahtın kurusun) anlamına geleceği için yasakmış!
Hürriyet, Vatan, Millet, Zulüm, Adalet gibi yasak sözcükler dışında deli ve birader de yasaktı. Deli, Sultan Murad'ı çağrıştıracaktı...
Birader ise kendisini tahtından edecek diye korktuğu biraderi Reşat'ı...
Bir de tepe sözcüğü var. Yıldız sarayının tepede kurulduğuna atıf olurmuş!
Dr. Besim Ömer bir resim çizer. Çeşme başında ihtiyar bir adam dua eder şekilde...
Abdülhamit'in sansürcüsü resme (?) İşareti koyar. Dergi sahibi ise şaşkınlıkla memura sebebini sorar.
Memur: "Alttan alta 'işimiz duaya kaldı' demeye gelir bu resim." der!
Sultan ll. Abdülhamid, kardeşi Reşat'ın tahta çıkmasından ödü kopuyor. Reşat'ın yakını ile kazara bile temasta bulunmazdı kimse ki, jurnale uğramasınlar...
İnsanlar korkudan çocuklarına Reşat yerine Reşet, Murat yerine Mirat, Hamit yerine Hamdi koymuştu!
Deli sözcüğü de Sultan Murat'a çağrışım yaptığı için ll. Abdülhamit döneminde yasaklı sözcükler arasındaydı. Halit Ziya Uşaklıgil "Deli" adlı romanını bu yüzden yazmamıştı.
Burun kelimesi zinhar yasaktı çünkü "Tanrı'nın yeryüzündeki gölgesi ll. Abdülhamit'in!" kural dışı ve gösterişli bir burnu vardı vr alay konusu olamazdı...
H.Yalçın "İzlanda Balıkçısı" adlı romanında burun sözü gerektikçe "Karaların denizlere doğru ilerlemiş bölümleri" diye yazmıştı.
"Halletmek" ve "Tahtakurusu" sözleri bile
ll. Abdülhamid döneminde yasaklıydı.
Halletmek derken tahttan indirmekle aynı olan "hal" sözüyle ses benzerliği oluyordu...
"Tahtakurusu" ise "Tahtın kurusun" ile ses olarak benzeşiyordu...
Dalkavukluk öyle bir hal almış ki; her iyi şey
Sultan ll. Abdülhamid'den olurmuş, yağmur bile onun sayesinde yağarmış...her kötü iş ise dış güçlerin işiymiş!
Devamı var...
11-"Oğuz'un başına ne gelirse uykusunda gelir" der Korkut Ata.
Bugün de Türkler derin uykuda, yurdunun içi dışı düşman dolmuş, kendi yurdunda yurtsuz/başsız kalmış, ama uykusundan uyanamıyor!
Türkiye'de Türk olmanın ağır yükünü bugünlerde yeniden hissetmek, ne büyük acı! ...
6-TÜRKİYE'DE LAİKLİĞİ YIKIN, BUNUN İÇİN: "Yapılması gereken Atatürk'ün hem din hem kürt düşmanı olduğu fikrini yaymaktır." Kurt Ziemke
"Amerikan kontrolünde bir halife ile İslam dünyasını yönetmek bizim için en masrafsız yoldur."
B. Clinton
2-"Türklerin yolları İslam ile kesilebilir. Bu milleti ne kadar karanlığa itersek, bölgedeki çıkarlarımıza o kadar hizmet etmiş oluruz."
*Joseph Grew*
(ABD eski Türkiye Büyükelçisi)
*1924 'TEN 2000 'Lİ YILLARA KADAR düşmanlarımız neler demiş, ATATÜRK ne tavsiye etmiş*
"Türklerin din adamlarını ele geçirip, kullanabilirsek, onlara kendi devletlerini yıktırabiliriz."
*Winston Churchill*
Prof Dr Beytullah Kaya:
Sakarya'da ki, Büyük Taarruz'daki İsimsiz kahramanları bilmeden İstiklal Harbimiz de asla anlaşılamaz. ...
Cevat Paşa'yı, Deli Halit Paşa'yı,
cefakar yurtsever Ahmet Akar'ı hatırlattığı için hocamıza şükranlarımı sunuyorum.
Prof dr Beytullah Kaya: Atatürk ne yaptı diyenlere Atatürk'ün gerçekte ne yaptığını öğretelim.
Lütfen 30 saniyenizi ayırın, sonra videodan çıkamayacaksınız zaten.
Üç kıtaya hakim koca Osmanlı'nın hazin sonu ilk kez yayınlanıyor (2)
"Savaş kazanmış komutan yürüyüşü" yapan İngiliz önde,
onbinlerce esir Osmanlı askeri arkada, yürüyerek Bağdat'a götürülüyor...
1914-1918 yılları arasında 202.000 Osmanlı askeri esir edilmiştir.
Üç kıtaya hakim koca Osmanlı'nın hazin sonu ilk kez yayınlanıyor.
"Savaş kazanmış komutan yürüyüşü" yapan İngiliz önde,
onbinlerce esir Osmanlı askeri arkada, yürüyerek Bağdat'a götürülüyor...
1914-1918 yılları arasında 202.000 Osmanlı askeri esir edilmiştir.