🔥 #1725Aralık Operasyonu neden yapılmış, bakın iyi dinleyin! Bu polisler şimdi 12 yıldır cezaevinde, ülkede ekonomi, adalet ve sosyo kültürel yapı bitik durumda ‼️#TutsakPolisler#10YılYetmediMi
İstanbul'da bugün gerçekleştirilen “Adalet Hemen Şimdi” panelinde konuşan eski Bakan Hüseyin Çelik:
"Susma hakkını kullanan bir toplum olamaz. Susan insan hak iddiasında bulunamaz. Üniversitenin, medyanın konuşmamak, gerçekleri haykırmamak gibi bir lüksü yoktur.”
https://t.co/4oFcAZUyKy
Deniz Zeyrek'ten Mehmet Şimşek'e: Onu izlerken öfkemden çıldırdım. Yabancılara, 'Türkiye'ye gelin, 20 sene vergisiz para kazanın' diyor.
#DuranCimboma Ne Var Sırada İsmail Kartal Enginar Rahmi Koç Abdullah Kiğılı Hakan Çalhanoğlu Fenerbahçe
Erdoğan'ın Diploması Tartışması! Özgür Özel: Erdoğan'a 'diplomasız' dedim diye dava açtı. Mahkeme başkanı diplomayı dosyaya sunmasını isteyince...
#DuranCimboma Ne Var Sırada İsmail Kartal Enginar Rahmi Koç Abdullah Kiğılı Hakan Çalhanoğlu Fenerbahçe
Çankırı TEM Şube Başkomiseri Rahman Cebe’nin, savcının istediği polis isimlerini açıkça bildirmediği; yalnızca sicil numarası gönderdiği belirtiliyor.
Savcı yeniden isim istemesine rağmen bu kez de isimler gönderilmiyor.
@CankiriValiligi@TC_icisleri
Eminim yine taşlayacaklar olacaktır. Ama bu gerçek görmezden gelindiği için bugünlere gelindi. Bir kez daha hatırlatmam gerekirse; ne yazık ki Türkiye'de muhalefet, Selahattin Demirtaş tutuklandığı gün bitirildi.
Ve evet haklıydı👇
"Son vefat eden Sovyetler Birliginin lideri kimdir?" sorusuna, Seyirciye sorma hakkını kullandı ve seyirci %56 ile "Kraliçe Elizabeth" dedi.
Bu halk AKP'yi sonuna kadar hak ediyor.
🔴 Rasim Ozan Kütahyalı yasa dışı bahisten gözaltına alındı.
Kütahyalı ne diyordu?
“‘Fetö’ kavramını biz bulduk. Sabah gazetesi başta olmak üzere; sabah ‘fetö’ akşam ‘fetö’ diye diye kafalara yerleştirdik.”
Yani bir kavram tekrar yoluyla zihinlere kazındı.
Söylem üretildi, tekrar edildi, yerleşti.
Peki yerleşmiş bir kavramı silmek mümkün mü?
Evet — ama yok sayarak değil.
Bugün yapılması gereken şey, bu kavramı görmezden gelmek değil;
adını koyarak itibarsızlaştırmaktır.
Bir söylem yerleştiyse, onu etkisizleştirmenin yolu karşı söylem üretmektir. Literatürde bunun adı:
•Karşı söylem (counter-narrative)
•Algı temizliği
•Söylem nötralizasyonu
“Fetö” ifadesinin bir nefret söylemi olduğunu açıkça dile getirmek gerekir. Çünkü soyut “nefret söylemine hayır” demek, zihinlerde belirli bir kavramla bağ kurmaz. Çalışma askıda kalır.
Oysa:
#FetöNefretSöylemidir
#FetöCadıAvıSöylemidir
#FetöSoykırımSöylemidir
#FetöDeğilYafta
#FetöMatik
gibi etiketler, doğrudan kavramı hedef alır.
Hiç utanmadınız mı?
Sizin kızınız yok mu?
@CankiriValiligi@CankiriEmniyet
O polis ekibini hala nasıl görevde tutuyorsunuz?
@EmniyetGM ve @TC_icisleri nezdinde konuyu sonuna kadar takip edeceğimi biliniz!
"...sabah 06.00 sularında ailemle yaşadığım eve düzenlenen operasyonla uyandım. Hakkımda gözaltı kararı olduğunu fakat nedenini bilmediklerini söylediler. Emniyete gittik ve yaklaşık 7-8 saat nezarethanede tutuldum. Bana o gün yemeği bırakın, su bile vermediler. Aksama doğru Çankırı’dan ekip geldi ve Çankırı’ya götürüldüm. Kimse hâlâ neden gözaltında olduğumu, neden Çankırı’ya götürüldüğümü söylemiyordu. Gece Çankırı Emniyet’e vardığımızda yorgunluktan, uykusuzluktan, açlıktan bitap düşmeme rağmen başkomiser 5-6 polis ile beraber “mülakat” adı altında depo gibi bir odada beni sorguya çektiler. Gece 2’ye 3’e kadar süren bu sorguda uğradığım psikolojik işkenceyi, hakaretleri, tehditleri şuan hatırlamak bile istemiyorum. Yanımda getirdiğim 2 parça kıyafetle üstümü değiştirmeme bile izin vermediler. Ertesi gün yine “mülakat yapıyoruz” diyerek sorguya devam ettiler. Resmi ifademi onların istediği şekilde vermem için baskı yaptılar. Ben bunu reddettiğimde ise hakaretlere ve küfür etmeye başladılar. İşkence etmekle tehdit ettiler. Üzerime içtikleri sıcak kahveyi fırlattılar. (Afedersiniz) Yüzüme tükürerek, ellerine geçeni fırlatarak isteklerini reddettiğim için kendilerinden özür dilettiler. Başkomiserin bana dediği şuydu: “Sana söz veriyorum seni ağlata ağlata cezaevine göndereceğim.” Suçsuz olduğumu bildiğim halde onun gözlerindeki hırsı görünce dediğini yapacağını anladım. Sonraki günlerde de aynı baskı, şiddet devam etti. Nezarethanede dahi kelepçelerle durdum. Tutuklanma kararı çıktığında başkomiser de bizimle beraber Bolu’ya geldi. Plakasız bir araçla, başkomiserin kendi ifadesi ile “korkutmak amacıyla tenha yollardan” geldik. 3-4 saatlik bu yolculukta psikolojik baskı devam etti. Yanımda oturan kadın polisi kaldırıp yanıma gelerek tehditlere devam ediyordu. “Yol kenarında alkol alıp içerek gidelim” diyerek kahkaha attılar.
Korkudan hemen cezaevine varmak istiyordum. Kim bir an önce cezaevine girmek ister ki? O 3-4 saatlik yol bana yıllar gibi geldi. Cezaevine giriş yaptığımızda onları bir daha görmeyeceğim için çok sevindiğimi hatırlıyorum. Başkomiser de bizimle giriş yaptı ve oradaki başmemura "Bunları terör koğuşuna değil adlilerin, cinayet suçunun olduğu koğuşa koyun" diye fısıldadı. Bir yandan da bana dönerek "Burada boğulacaksın, seni çiğ çiğ yiyecekler, bunu sen istedin" gibi söylemlerde bulundu..."
Merve Büyükyıldız - Bolu T Tipi Kapalı Cezaevi - Kuyuların Dibinden Gelen Sesler - 75
Yüz binlerce insan KHK ile ihraç edildi, cezaevlerine atıldı, aileler dağıldı, insanlar intihara sürüklendi, yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. Bu ağır tasfiyenin ve hukuksuzlukların başlangıcı olan 15 Temmuz’un gerçekleri neden hâlâ ortaya çıkarılmıyor?
⚖️ Bir bankaya para yatırmak, derneğe üye olmak, çocuğunu bir okula göndermek gibi fiiller, işlendiği dönemde suç değilse sonradan terör suçu gibi gösterilemez. AİHM bunu açıkça söyledi.
Profesyonellik sadece imza atarken olmaz. Bile isteye kendini attırdı yetmedi hakemle kafa kafaya gelip belki de sezonu kapattı. Dünya kupası öncesi erken bir Brezilya tatili! Transfer çalımı diye düşünülen adam asıl çalımı Fenerbahçeye attı!
Tüm toplum kafasını kuma gömerse gömsün, bugün yaşadığımız her nevi dehşet (adalette, eğitimde, sağlıkta) son on yılda iktidarın OHAL uygulamalarına ses çıkarmamakla tavan yaptı.
Canının istediğini yapan, her sesi terörist diye cezaevine gönderen, liyakatli insanları sistem dışına atıp yandaşlık kriteri ile atama yapan ve tüm bunları yaparken asla hesap vermeyen bir anlayış normal-olağan gibi algılanır oldu.
Korku toplumu inşa edildi.
Bu ülkede ortaya saçılanlar medeni bir ülkede olsa onlar nasıl reaksiyon gösterir bizde nasıl ?
Her gün korkunç skandallar patlıyor ve olmamış gibi devam ediyor!
Geldiğimiz aşamadan muhalefet dahil tüm siyaset asli sorumludur.
Çözüm gelişir mi ?
Toplum isterse gelişir.
Arkadaşlar, bu konu çok önemli. Lütfen elden ele yayalım.
İzmir Şakran Kadın Cezaevi Müdürü Aysun Güner’in, başta hasta mahpuslar olmak üzere kadınlara yönelik ağır hak ihlallerine yol açan uygulamaları artık görmezden gelinemez.
Hiç kimse makamına güvenerek insanlara haksızlık yapamaz. Hiç kimse bir başkasının sağlık hakkını, yaşam hakkını elinden alamaz.
Aysun Güner görevden alınsın! @adalet_bakanlik@ctekurumsal
#KHKlıÇözümBekliyor
Ayrıntılı bilgi: https://t.co/zY67bdVP1a
Şakran Kadın Cezaevi Müdürü’nün bir an evvel görevden alınması lazım arkadaşlar. Bir şekilde hayatınızda bir cezaevine girebilirsiniz. Sizin özgürlüğünüzü adil veya adil olmayan yargılamalarla kısıtlayabilirlera ama hiç kimse sizin hakkınızı, sağlık hakkınızı görüşme hakkınızı ve diğer haklarınızı ayaklar altına alamaz. O zaman işte biz milletvekilleri çıkarız. Sizin adınıza kamudan yürütmeden hesap sorarız.
Herkese merhaba günaydın rojbaş. İzmir'deyim. İzmir Havaalanı’na indim.
Bugün İzmir Şakran Kadın Cezaevi ve İzmir T Cezaevi'ni ziyaret edeceğim ve izlenimlerimi size aktaracağım. İzmir’in açık bir havası var biraz yağmur da yağmış. Size de ayrıntıları aktaracağız. İzmir'den herkese güzel bir gün diliyoruz.
TUTUKLANDI
Bu görüntüler 27 Mart'ta Samsun Çarşamba'da çekildi. Bankaya para yatırdığı için 6 yıl 3 ay ceza verilen Hatice Tekcan, adliye koridorunda 4 yaşındaki kızıyla vedalaşıyor.
Bakan olmadan önce Belçika'da cemaat evlerinde ablalık yapan Aile Bakanı Mahinur Göktaş'a göre, bu çocuklar ve anneleri terörist ama kendisi bakan olacak kadar makbul vatandaş.
https://t.co/UJ91rfY0Be
İnanılmaz. Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, hapishanelerde anneleriyle birlikte hapsedilen 891 bebek ve küçük çocuk için "Onlar teröristlerin çocukları, Adalet Bakanlığı ilgilensin bana ne" demiş. Bu nasıl bir vicdansızlıktır?