Bir de adama iftira(!) atıyorsunuz.
Adam FETÖ'yü övmedim, bilmem, görmedim, duymadım diyor.
Yalnız değilsin @ekrem_imamoglu
emir erin @eczozgurozel 'de senin gibi; o da bilmiyor, tanımamış, görmemiş.
🚀Cübbeli Ahmet Hocamız’dan Deniz Göktaş yorumu🎙️
🗣"Atatürk’e hakaretten ne cezalar veriyorsunuz?
🗣Burada Kur’an’a hakaret var, dalga geçmek var.
🗣Kutsallarımıza neden caydırıcı cezalar verilmiyor?
🗣Atatürk’e konuştun mu ceza var.
🗣 Allah’a, Peygamber’e konuştun mu ceza yok.
🗣Bu büyük bir yanlıştır.
🗣Bu hükümet zamanında kutsallarımıza caydırıcı cezalar çıkmayacaksa ne zaman çıkacak?"
#DijitalKelepçeyeHayır
Çatlı 2
#denizgöktaştutuklansın
#denizgöktasderhaltutuklanmalı
Mert Yazıcıoğlu
Barış Pehlivan
Cihan Kamer
#hepsibu
Fatih Erbakan
Ata Demirer
Hain Kemal
Trabzonspor Stadı'nın kapasitesi: 41.461
Ekrem ise ısrarla aynı soruyu soruyor:"Neden 1461?"
1461, Fatih Sultan Mehmet Trabzon'u Rumlardan alarak Osmanlı ile buluşturduğu tarihtir.
Asıl merak edilen şu:
Ekrem, seni rahatsız eden 1461 rakamı mı; yoksa 1461'de yaşanan fetih mi?
SOYAĞACI GERÇEĞİ
ERDOĞAN'ın ,
MÜTHİŞ OYUNU📌
YAHUDİ ASILLI'LAR NASIL DEŞİFRE EDİLDİ ?
■ Uzun yıllardır Başbakanlık arşivinde çalışan bir hocamla sohbet ederken , Sn Recep Tayyip Erdoğan'ın arşiv merakından bahsetmiş...
"Asıl amacı devletin geçmişini öğrenmek" demişti.
■ Öncelikle 1934 yılında yapılan soyadı kanununu ele alalım.
■ Arasıra benim de faydalandığım Başbakanlık arşivi halka açılmadan önce, Erdoğan soyağacı ve soyadı ile ilgili tüm arşivleri araştırıp dijital ortama aktarılmasını tamamlattı.
■ Tabi ki bu Türkiye’deki SOYSUZLARI HEM RAHATSIZ ETTİ, HEM DE PANİKLETTİ.
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, Yunanistan ve Avrupa‘daki 100.000 lerce Yahudiyi Türkiye’ye getirip bunlara Ahmet, Mehmet , Ali , Zeynep, Fatma ... isimlerini vererek, bizlerden birileri gibi kamufle edip, başta İstanbul ve Batı illeri ağırlıklı olarak Türkiye’ye yerleştirip yaydılar.
Bir de soyadı kanunu ile bunlara Türk ve İslamî soyadları vererek gizlediler..
■ Türk Sanayisini , en verimli toprakları ve en güzel semtleri de bunlara teslim ettiler.
90 yıldır da Türk Sanayisi bunların elinde.
Hiç bir şekilde kendilerine rakip olacak milli sanayicilere izin vermediler.
Hem kendi güçlerini kullandılar; hem de Devletin gücünü kullanarak milli ve yerli sanayiyi hep kontrolde ve alt seviyede tuttular..
■ İkincisi Üniversitelerimiz ve Medya hep bunların kontrolleri altında kaldı.
■ Bu sayede Türk toplumunu hep kontrolleri altında tuttular.
■ Ta ki ARŞİVLER AÇILINCAYA KADAR.
Sn Erdoğan'ın Soyağacı çalışması bunları çokça rahatsız etti..
■ Tüm Kripto Yahudiler iyot gibi ortaya çıktılar... iki göbek öncesi yahudi oldukları ortaya çıktı.
Bu da bunların çıldırmalarına yetti.
■ Aslında bu olaydan sonra Sn. Erdoğan'a birçok kez meydan okudular.
Artık kendilerini gizlemeye gerek duymuyorlar sanki, biz daha güçlüyüz imasını açıkça belirtiyorlar.
■ SON TÜSİAD başkanlık seçimi bunun açık bir örneğidir.
Artık gizlemiyorlar. Hatta Türk bile olmayan Avrupa lı bir Yahudiyi TÜSİAD a başkan seçerek açıkça meydan okuyorlar.
Neyse biz konumuza dönelim.
■ Erdoğan bu durumu öğrendikten sonra ne yaptı :
1-) Bunların egemenliğindeki Medyayı sessiz ve sakince ellerinden aldı, medya güçlerini azalttı.
2-) Ellerindeki sanayi gücüne karşı yeni bir milli sanayi gücü oluşturdu.
3-) Savunma sanayindeki hiç bir çalışmayı bunlara teslim etmedi.
Gün geçtikçe etkilerini azalttı ve azaltmaya devam ediyor. ..
Bir de siyasi bir hamle yaparak tüm bu bilgi ve belgeleri Sn.Devlet Bahçeli'ye açarak Milli ve Güçlü bir cephe oluşturdu.
■ İŞTE BU DURUM İÇERDE VE DIŞARDA SİYONİST YAHUDİLERİ ÇILGINA ÇEVİRDİ.
Ellerinden gelse bu ülkeyi yakıp yıkacaklar ama güçleri yetmiyor...
■ En büyük hayal kırıklığı da Türkiye'nin Başkanlık sistemine geçmesiyle oldu.
■ Şimdi bu hainler ve içerideki piyonlarının tek ümitleri vardı. Şuan bunların Hepsi paket oluyor.
HASAN İMAMOĞLU VE AVUKATI, YAKAYI NASIL ELE VERDİ?
Umarım bu bilgileri, Ekrem İmamoğlu'nu aklamak için ortaya namusunu ve şerefini koyan Sn @eczozgurozel de okur...
Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025 sabahı gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından Avukatı Mehmet Pehlivan, Halk TV'ye çıkarak Sarıyer'deki villalar hakkında aşağıda paylaştığım videoda yer alan açıklamaları yapm��ştı.
Pehlivan, açıklamasında, "İmamoğlu İnşaat'ın Güllece Tarımcılık isimli şirketin hisselerini satın aldığını, hisseleri 15 Milyon TL'ye değil 48 Milyon TL'ye aldığını, Ali Nuhoğlu ile bir sözleşme yapıyor, sözleşmeye göre 48 Milyon TL'ye satın alınan şirketin 15 Milyon TL'si nakit vadeli çeklerle, 48 Milyon TL'den geri kalan 33 Milyon TL'de adresi belirtilen İmamoğlu İnşaat'a ait bir taşınmazı devrederek ödediğini, sözleşmenin devamında şirketin değerini belirleyen varlığının 2 villa olduğunu, şirketin borcunun 87 Milyon TL olduğunu ve İmamoğlu İnşaatın şirketin borcunuda devraldığını, 48 Milyon + 87 Milyon TL olarak aldığını, şirket kayıtlarının vergi denetleme kurulundan alındığını ve herhangi bir sorun görünmediğini, İmamoğlu İnşaat şirketi, toplamda 135 Milyon TL'ye Güllüce Tarımcılık isimli şirketi Ali Nuhoğlu'ndan aldığını, üstlenilen 87 Milyon TL'lik borcun ödenmesi noktasında Ali Nuhoğlu tarafından bir ara buluculuk başvurusu yapıldığı, 87 Milyon TL'lik borcun Ali Nuhoğlu'na ödenmediği için bir anlaşma yapıyor, anlaşmaya göre sahibi olduğu 2 villayı devredeceğini devretmediği takdirde o günkü dolar kuruyla bunun karşılığını ödeyeceği yönünde anlaşma yapıldığını" söyledi.
Mehmet Pehlivan'ın bu açıklamalarının tarihi 7 Nisan 2025. Açıklamanın üzerinden 7 ay geçti. Aradan geçen bu 7 ay içinde Ali Nuhoğlu, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak itirafçı olurken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kurumlar arası yapılan yazışmalar ve talep edilen raporlar doğrultusunda, söz konusu hisse devri eylemiyle alakalı somut belgeler, soruşturma dosyasında yerini aldı.
Ali Nuhoğlu, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesinde özetle:
"Sarıyer de bulunan iki adet villayı kurmuş olduğum, GÜLLÜCE TARIM AŞ.'ye aldım. Bu villaları satın almamdan devre kadarki süreç içerisinde bu villaların bulunduğu şirkete ilişkin tüm mali ve muhasebe, vergi tüm işlemlerinin takibini İMAMOĞLU İNŞAAT'ın yetkilileri yürütmüştür. Bu şirketi ben 2024 yılının Mart ayında İMAMOĞLU İNŞAAT'a devrettim. Devirle alakalı bu süreçte 15 Milyon TL ve Beylikdüzü'nde 6+1 villa vereceklerine (toplamda 48 Milyon TL) ilişkin bir sözleşme yapıldı. Bu olayların basında çok tartışılması üzerine Şubat ayı içeresinde formaliteden bir ek sözleşme 87 Milyon TL cari borç tanımı altında ne olduğu belirsiz ibare eklediler. Eğer bu para ödenmediği takdirde iki adet daha villanın verileceğine dair sözleşmenin kapsamını genişlettiler. Şirketin devrinden sonrasında toplam bedeli 15 Milyon TL olan 3 adet çek verildi. Söz konusu olayın meydana geliş şekli anlattığım gibidir. GÜLLÜCE TARIM benim üzerimdeyken söz konusu villalara yapılan yaklaşık 15 Milyonluk tadilat işleri de tarafımca karşılanmıştı." dedi.
Bugün ifade için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gelen Hasan İmamoğlu'na, GÜLLÜCE TARIMCILIK isimli şirketin hisse devri konusuna yönelik önce savcılık makamının elde ettiği şu deliller ve tespitler sunuldu:
"Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu(TMSF) tarafından, Başkanlığımıza gönderilen ve söz konusu şirketler arasında imzalanan Hisse Devir Sözleşmesinde, Güllüce Tarımcılık şirketinin hisselerinin tamamına 48 Milyon TL değer biçildiği, İmamoğlu İnşaat A.Ş tarafından söz konusu hisse devrine ilişkin ödemelerin 5 Milyon şeklinde 3 taksitle toplam 15 Milyon TL lik kısmının nakit olarak ödeneceği, kalan 33 Milyon TL lik kısmının ise İmamoğlu İnşaat A.Ş tarafından 1185 Ada 5 parsel, Gürpınar Mah. Omer Seyfettin Cad. No:88/1 Beylikdüzü/İSTANBUL adresindeki 1 adet villanın devri karşılığında ödeneceği hususlarına yer verilmiştir. TMSF tarafından Başkanlığımıza gönderilen evraklarda villanın devrine yönelik olarak yapılan araştırmalarda; İmamoğlu İnşaat A.Ş ve Ali NUHOĞLU arasında Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığı, ancak söz konusu sözleşmenin noter onaylı olarak yapılmadığı ve adi sözleşme şeklinde düzenlendiği hususu tespit edilmiştir. Bahse konu Satış Vaadi Sözleşmesi Rapor ekinde yer almaktadır.
Ayrıca söz konusu sözleşmede, İmamoğlu İnşaat tarafından Güllüce Tarımcılık şirketinin devir tarihinde muaccel hale gelmemiş 87 Milyon TL borcunun ise İmamoğlu İnşaat A.Ş tarafından üstlenileceği hususu da yer almaktadır. Bahse konu Hisse Devir Sözleşmesi Raporumuz ekinde yer almaktadır.
İmamoğlu İnşaat A.Ş'nin 2024 yılı yasal defterleri ve bankacılık işlemleri üzerinde yapılan araştırmalarda; Güllüce Tarımcılık şirket hisselerinin İmamoğlu İnşaat A.Ş yasal defterlerinde 245-Bağlı Ortaklıklar hesabına 48 Milyon TL bakiye ile kaydının yapıldığı sözleşmede belirtilen 15 Milyon TL tutarın İmamoğlu inşaat A.Ş tarafından Ali Nuhoğlu'nun banka hesaplarına gönderildiği yasal defter kayıtları ve bankacılık işlemleri üzerinden anlaşılmıştır. Ancak, yukarda bahse konu villanın devrinin henüz yapılmadığı (projenin devam ediyor olabileceği) anlaşılmıştır. Ayrıca sözleşmede Güllüce Tarımcılık A.Ş'nin muaccel hale gelmemiş olduğu belirtilen 87 Milyon TL ye ilişkin İmamoğlu İnşaat A.Ş'nin yasal defterlerine herhangi bir kayıt yapılmadığı anlaşılmıştır.
Hisse devir sözleşmesinde belirtilen, Güllüce Tarımcılık şirketinin muaccel hale gelmemiş 87 Milyon TL tutarındaki borcuna yönelik yapılan araştırmalarda; söz konusu şirketin devir tarihindeki yasal defter kayıtlarında şirketin herhangi bir kurum, kuruluş, işletme ve şahsa borçlu olduğunu gösteren bir hesap kaydına rastlanılmamıştır.
Güllüce Tarımcılık A.Ş'nin devir tarihi itibariyle yevmiye kayıtlarında 252-Binalar hesabının bakiyesinin bile 158.323.438,79-TL olduğu bilgisine rastlanılmıştır. Söz konusu 252- Binalar hesabının, şirket tarafından 31 Milyon TL ye alınan 2 adet villayı içerdiği ve bakiyenin villalara yapılan tadilat harcamaları ve enflasyon muhasebesi düzeltmeleri nedeniyle söz konusu tutara yükseldiği anlaşılmıştır."
Savcılık tarafından elde edilen raporların Hasan İmamoğlu ve avukatlarına sunulmasının ardından, baba İmamoğlu'na şu soru soruldu:
"Yukarıda MASAK Raporunda ve Ali Nuhoğlu isimli şahsın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadesiyle birlikte değerlendirildiğinde; bahse konu villa satış olayının muvazaalı şekilde yapıldığı, söz konuşu Güllüce Tarım unvanlı firmanın 87 milyon TL borcu olmamasına rağmen Hisse Devir Sözleşmesinde 87 milyon TL'lik borç gösterildiği ve bu borcunda şirketi devralan İmamoğlu İnşaat firması tarafından karşılanacağına dair tespitlere yer verilmesine rağmen söz konusu borcun Imamoğlu Inşaat firmasının defter kayıtlarına borcun işlenmediği anlaşılmıştır. Ali Nuhoğlu isimli şahsın beyanlarında da yapılan tespitleri doğrular nitelikte beyanlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen tespitler hakkında ifadenizi veriniz. Hisse devir sözleşmesinde Güllüce Tarım'ın belirtildiği gibi bir borcunun olmamasına rağmen borç gösterilmesi ve borcun İmamoğlu İnşaat firması tarafından üstlenilmesindeki amaç nedir? Detaylıca açıklama yapınız."
Hasan İmamoğlu ve avukatlarına sorulan bu soru karşısında Sn @eczozgurozel gibi Ekrem İmamoğlu için ortaya namusunu, şerefini koyanlar normalde ne bekler? Gerek Hasan İmamoğlu olsun gerek Avukatları olsun aradan geçen 1 yıl içinde bu iddiaları çürütecek tüm belgeleri teslim edip masumiyetlerini ortaya koymaları beklenir değil mi?
Ama cevap bu şekilde olmuyor. Bu sorular ve tespitler karşısında savunma ve açıklama beklenen Hasan İmamoğlu, şu cevabı verdi:
"Ben yukarıda da beyan ettiğim gibi söz konusu olaya vakıf değilim. Şirketin bu tür işlemleriyle Tuncay Yılmaz isimli şahıs ilgilenmektedir. Detaylarına kendisi vakıftır. Ayrıca benim ismim söz konusu soruda geçmemektedir."
İşte Hasan İmamoğlu ve avukatları, İmamoğlu İnşaat'ın Güllüce Tarımcılık'a ait hisselerin satışına yönelik hiç bir belge sunmamaları, sunamamaları, aslında tek bir şeyi ifade ediyor.
BABA-OĞULUN YAKAYI ELE VERDİKLERİNİ...
Bu videoda anlatılan (Emirgan’da 3 villanın yok pahasına aile şirketine geçmesi) ve sayısız yolsuzluk iddiasına makul bir tane yanıt veremediler…
Onun yerine görevini yapan Başsavcı Akın Gürlek’e iftira atıyor, gündemi değiştirmeye çalışıyorlar.
Ekrem İmamoğlu, pek çok soruya "hatırlamıyorum" cevabı vermişti...
Oğlu Selim, "Annem ve babam bilir" dedi.
Baba Hasan İmamoğlu da kervana katılıp, "Ayrıntıları şirket genel müdürünün bilebileceğini" söyledi.
Ama destekçileri her şeyi biliyor. "Suçu yok onların" diye bağırıyor...
"Yalan, öyle bir şey söylemediler" diyen çıkarsa da beni değil, Halk TV'yi yalanlamış olurlar. Oradan aldım bunları.
İstanbul'da Ayın Biri Kilisesi önünde oluşan kuyruk
Bu kuyruk cami önünde olsaydı Kemalistler h@vlamaya başlamıştı.
Kilise önünde olduğu için patilerini kaldırmış dilini dışarı çıkarmış şirinlik yapıyorlar..
Kemalizm dinlere dü$man değildir sadece İslam'a dü$mandır…
▪️Yolsuzluğu yaparken ‘kamera bantlama’, sinyal kesici kullanmak.
▪️Operasyona karşı ‘İKK” teknikleri(İstihbarata Karşı Koyma)
-Kimsenin bilmediği bir ofis kiralama.
-Hiç internete bağlanmamış bilgisayarda dosyaları saklama.
-Önemli ve stratejik görüşmeleri başkası adına SİM kart ve akıllı olmayan eski tip cep telefonu ile yapmak
"Haksızlığa" bakın!
İ.Ü Rektörü Prof. Osman Bülent Zülfikar, İmamoğlu'nun diploma gerçeğini aptala anlatır gibi anlatmış:
*10 kişilik kontenjan 52'ye çıkmış.
*Not ortalaması yetersizmiş.
*İngilizce yeterlilik belgesi de yokmuş.
Ama olmuş!
İşte bu adamın arkasından koşuyorlar!
Osman kavala denen ciğersiz köpeğin KVK eliyle aselsan telefonları depoya kaldırıp telefonu isteyenlerin eline nokia verdiği için projenin rafa kaldırıldığını da ekleyelim