Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere fon vurgunundan bütün Ak Partililer rahatsız, peki neden hala hamle yapılmıyor?
Yabancılar uyarıyor, taban rahatsız, borsa tepetaklak, bir numaralı gündem fon krizi ve tüm ekonomiyi dip dalga sarsıyor...
Bu dolandırıcılığı görmezden gelen bürokratlar, faydalananlar, ortak olanlar neden hala görevde?
Mantıklı bir cevap bulmaya çalışıyorum. İnanın aklım almıyor. Karşımızda gözü doymayan milyarlar götüren, sırtını Ak Partiye dayamış bir grup azılı azınlık var.
DEGER Mİ?
Koca bir davayı bu bir kaç kişinin hırsına feda etmeye değer mi?
https://t.co/oKo5dtKDjU
İSTANBUL SEL AFETİNDE KADERİNE TERK EDİLEMEZ!
1. İSTANBUL BELEDİYE BAŞKANI İÇERİDE!
İstanbul sel felaketiyle mücadele ederken siyasi hesaplar yapılamaz! AK Parti, belediyeleri ele geçirme derdini bir kenara bırakmalı, vatandaşın can güvenliğini öncelemelidir! Belediye başkanları görevlerini yapamaz hale getirilmiştir. Valilik muhatap bulamamaktadır.
2. VALİLİK AFET KOORDİNASYON MERKEZİ DERHAL TOPLANMALIDIR!
Valiliğin bugün yapmak istediği afet toplantısına 80 kuruluşun çağrıldığı ancak çağrılan kuruluşların toplantıya katılmadığından Toplantının yapılamadığı iddia ediliyor. Bu yalan ve toplantı Yapıldı ise alınan kararları ve tedbirleri açıklayın.
3. AFAD DERHAL HAREKETE GEÇMELİDİR!
Kurtarma ekipleri oluşturulmalı; AFAD, itfaiye, sağlık ekipleri, belediyeler ve güvenlik güçleri ortak bir koordinasyon altında çalışmalıdır.
4. KAHRAMANMARAŞ VE HATAY'DAKİ HATALAR TEKRARLANMAMALIDIR!
Deprem felaketinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin asayiş ve arama kurtarma çalışmalarında çok geç müdahil olduğu ve yeterince kullanılmadığını eleştiriyoruz.
Bu hatanın tekrarını reddediyoruz! TSK'nin imkân ve kabiliyetleri, mevzuat çerçevesinde afet müdahalesinde değerlendirilmelidir.
5. DEVLET FELAKETTEN SONRA DEĞİL, ÖNCESİNDE ÖNLEM ALIR!
Devlet, her şey olup bittikten sonra cenazeleri kaldıran değil; insanlarımızın başına felaket gelmeden önce önlem alan, vatandaşını koruyan ve hayat kurtaran kurumdur!
6. DAHA YAĞMUR MEVSİMİNİN BAŞINDAYIZ!
Dünyanın farklı kıtalarında yaşanan sel felaketlerinden ve aşırı yağışlardan ders çıkarılmalıdır. Riskli bölgeler denetlenmeli, tahliye planları hazırlanmalı ve yağışlar devam etmeden gerekli önlemler alınmalıdır.
7. GÖREVİ İHMAL EDENLER HESAP VERMELİDİR!
Gerekli tedbirlerin alınmaması ve görevlerin ihmal edilmesi hâlinde sorumlular araştırılmalıdır. Afet bölgesi ilanı dâhil olmak üzere gerekli hukuki ve idari tedbirler gecikmeden değerlendirilmelidir.
8. TALİMAT BEKLEMEYİN, AKSİYON ALIN!
Bürokratik yazışmalarla ve kurumlar arası sorumluluk tartışmalarıyla zaman kaybedilmemelidir. İstanbul'un ihtiyacı hızlı karar, güçlü koordinasyon ve etkin müdahaledir!
9. İSTANBUL'UN SEL FELAKETİNİN BİR BEKA SORUNUNA DÖNÜŞMESİNE İZİN VERMEYİN!
Beklenen büyük İstanbul depreminde nasıl bir teşkilatlanma kuracağınızı, kurumları nasıl koordine edeceğinizi ve milyonlarca insanın hayatını nasıl koruyacağınızı bugünden kanıtlayın!
İSTANBUL'A GÜVEN VERİN!
Görevinizi yapın, sorumluluk alın! Gerekli tedbirleri alamıyorsanız bu millete acıyın ve istifa edin!
İSTANBUL KADERİNE TERK EDİLEMEZ!
DERHAL AFET KOORDİNASYONU, DERHAL HAREKET
Defalarca okudum halada okuyorum çok güzel..
#Fakir Baykurt daha küçücük bir çocukken, köy kahvesinden yayılan çay kokusu bir gün öylesine hoşuna gider ki annesinin eteğine yapışır:
“Çay isterim, ille de çay!”
Annesi Elif Hanım oğlunu kıramaz. Elinden tutup kahveye götürür ve kahveci Topal Hüseyin’e seslenir:
“Hüseyin, bir bardak çay getir benim oğlana.”
Çay gelir.
Ama küçük Fakir, sıcak çayın nasıl içileceğini henüz bilmemektedir. Bardağı heyecanla eline alıp büyükçe bir yudum çekince ağzı fena halde yanar. Can havliyle bardağı elinden fırlatır.
Bardak toprak zemine düşer, kırılmaz.
Fakir’in aklına ise başka bir korku düşer:
“Şimdi annem bana çok kızacak…”
Belki bir tokat yiyeceğini bile düşünür.
Ama annesi ne bağırır ne de elini kaldırır.
Sadece kahveciye dönüp sakince:
“Hüseyin, bir çay daha getir oğlana.”
der.
İkinci bardak geldiğinde küçük Fakir artık ne yapması gerektiğini öğrenmiştir. Bu kez çayı üfler, acele etmeden yudum yudum içer.
Yıllar geçer…
Fakir Baykurt büyür, öğretmen olur. Fakat çocukluğunda yaşadığı o küçücük olayı bir türlü unutamaz.
Annesine defalarca sorar:
“Anne, o gün bardağı yere attığımda neden bana kızmadın? Neden vurmadın?”
Elif Hanım ise yıllarca bu soruya cevap vermez.
Ta ki bir gün oğlunun öğretmenlik yaptığı köy okuluna gidene kadar…
Ders sırasında sınıfın arkasında oturur ve oğlunu dikkatle izler.
Fakir Baykurt o günü anlatırken kendi ifadesiyle:
“Sınıfta estim, gürledim!”
der.
Ders bitince annesinin yanına gelir. Öğretmenliğinden memnun, biraz da gururludur.
“Anacığım, nasıl? Beğendin mi öğretmenliğimi?”
diye sorar.
Elif Hanım sakince cevap verir:
“Eh, işte… Fena değil.”
Fakir Baykurt şaşırır.
“Müfettişler geliyor, iyi veriyor, pekiyi veriyor. Sen ‘fena değil’ diyorsun. Nasıl olur?”
İşte annesi, yıllardır cevapsız bıraktığı o eski soruyu tam o anda cevaplar:
“Yıllarca sordun durdun. Şimdi aç kulağını da dinle.
Ben sana o gün çayı döktün diye kızsaydım, içindeki aslan küserdi.
Dövseydim, o aslan ölürdü.
Belki de böyle öğretmen olamazdın.
Şimdi sen de benim yaptığımı yap.
Sakin ol.
Bu çocukların içindeki aslanı sakın öldürme.”
Elif Hanım belki eğitim kitapları okumamıştı.
Çocuk psikolojisi üzerine eğitim de almamıştı.
Ama bir annenin sezgisiyle çok önemli bir şeyi biliyordu:
Bir çocuğun yanlışını düzeltebilirsiniz…
Ama bunu yaparken onun cesaretini, merakını ve kendine olan güvenini kırarsanız, verdiğiniz dersin bedeli çok ağır olabilir.
Fakir Baykurt öğretmendi.
Ama o gün sınıftaki en büyük dersi ona yine annesi vermişti. ❤️
#FakirBaykurt
Gazeteci Yılmaz Özdil:
2024 yerel seçim öncesinde testi kırılmadan önce buradan haykırırken Özgür Özel İzmir'de feci tipleri başkan adayı yapıyor. CHP seçmenleri bunun bedelini çok ağır ödeyecek diye bağırırken ne diyordu Özgür Özel? Adaylarımızı yapay zekayla belirledik diyordu. Evet.
Ne diyordu Özgür Özel?
Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki değişimi görmek isteyenlerin İzmir'e bakması yeterli diyordu. Değişim nerede diyenler İzmir'e baksın diyordu. Görüyoruz şimdi İzmir'deki değişimi.
Uğruna mücadele ettiğimiz insanlar tarafından taşlanmayı göze alarak, kariyerimi yakmayı göze alarak, kalemin namusuyla dosdoğru anlattım, anlatmayı beceremediğimi hayat mutlaka anlatır…
Emeklilerden Ankara'da oturma eylemi
◼️Ankara Sakarya Caddesi'nde emekliler, Ali Şekeroğlu'nun intiharının ardından oturma eylemi yaptı.
◼️Emekliler, 'Para için değil onurumuz için' sloganıyla bir kez daha taleplerini dile getirdi.