Ücretli doktor yoksa,
Ücretli hakim yoksa,
Ücretli polis yoksa;
ÜCRETLİ ÖĞRETMEN DE OLAMAZ!
Devletimiz ucuz iş gücü ayıbına derhal son vermeli, en az 100 bin kadrolu öğretmen ataması yapmalıdır.
#MaliyeAGS50Bin
Eğitimin omurgası, ilk basamağı, geleceğin mimarı ilkokul; ilkokulun ruhu ise sınıf öğretmenidir.
Ancak bugün Türkiye genelinde 23 bin sınıf öğretmeni açığı varken, sınıflarımız boş kalıyor; Gaziantep’te ve pek çok ilimizde minik yavrularımız "öğretmen yok" denilerek erken saatlerde kapıdan geri çevriliyor, eve yollanıyor.
Öğrenci sırada güvenle oturmayı beklerken, velilerimiz endişe içinde çocuklarının eğitim hakkının eksik kalmasını izliyor. Atama bekleyen binlerce sınıf öğretmeni ise meslek aşkıyla göreve hazırken geçici tedbirlere, ücretli öğretmenlik sistemine mahkum ediliyor. Yamalı bohçayla medeniyet inşası olmaz!
İlk çizgiyi çizen, harfi öğreten, "ben yapabilirim" diyeni hayata bağlayan bu meslek; onurlu, güvenceli ve tam kadro istihdamı hak ediyor. Çocuklarımızın ilk heyecanı kursağında kalmasın, sınıflar öksüz kalmasın!
Sayın yetkililer sesimizi duyun:
🔹 23 bin sınıf öğretmeni açığı acilen kadrolu alımlarla kapatılsın,
🔹 Geçici görevlendirmelerden vazgeçilsin,
🔹 Okullarımıza, yavrularımıza ve geleceğimize hak ettiği kadrolu öğretmenler atansın!
#UcretliDegilSinifOgretmeniAta
Millî Eğitim Bakanı sayın @Yusuf__Tekin ;
2024 ve 2025 öğretmen ataması 15 Nisan 2025 tarihinde toplam 25 bin olarak açıklanmıştı. Neden 2026 öğretmen ataması için bütçe kanununu bekliyorsunuz ki? 2026 yılında MEB'e tahsis edilen yaklaşık 2 Trilyon TL'lik bir bütçe var. 2026 yılında atanan öğretmenler 2024 KPSS ile 15 bin kişidir. 2027 bütçesini ilgilendiren kısım 2025 AGS ile atanacak öğretmenlerdir. Onun sayısı da sadece 10 bin kişidir. Atanacak kişilerin bütçeyle değil kadro ihdasıyla ilgisi vardır. Sizler @tcmeb olarak talep edersiniz ve cumhurbaşkanımız sayın @RTErdogan da uygun görmesi hâlinde bunu onaylar. 350 binden fazla öğretmenin 3 ay boyunca bekletilmesinin hiçbir anlamı yoktur. Kontenjanlar belirlensin, akademi eğitimleri yine Nisan'da başlasın. En azından öğretmenler atanıp atanamadığını anlasın. Bu süreçteki en kötü şey belirsizliktir. Bu konuda süreci hızlandırmanızı talep ediyoruz.
Akademideki sınav ortalamalarına göre tercih sıralamasının belirlenmesi yanlış bir uygulamadır. Bazı kişiler sınava girerken sadece bir il tercihinde bulunmak için giriyor. Örnek veriyorum ailesi İstanbul'da olan birisi sınava girerken tercihlerinde sadece İstanbul yapmak için giriyor. Ancak akademi sürecine göre Türkiye derecesi bile yapsa bu kişi 1 yıla yakın akademi eğitimi almalı ve ardından istediği ili tercih etmeli. Bir de istediği ilin açılmama ihtimali var. Yani İstanbul dışında bir yere atanmak istemeyen birisi akademide 1 yıl eğitim aldıktan sonra tercih yapıp yapmamaya karar verecek. Bu yanlış.
Yanlışlardan diğeri de akademilerin kurulduğu iller. 20 yıl hizmet yapsa bile gelemeyeceği Ankara ilinde insanları akademiye alıyorsunuz ve staja dahil ediyorsunuz. Oysa 1 yıl sonra en az 4 yıl görev yapacağı olan bölgelerde bu eğitimi alsalar daha iyi olmaz mıydı?
Muhtemelen akademide elenme sayısı binde bir bile olmayacak. Bu kişiler akademiye girdiklerinde atanmış öğretmen olarak girseler ve adaylık eğitimi yerine geçse olmaz mıydı? Önceden AKS vardı ve başarılı olmayanların adaylığı uzuyordu, adaylığı uzayanlar diğer yılda da başarılı olamazsa mesleğe girememiş oluyordu. Bu durum şu anda uygulamaya müsait. Eğer amaç tasarrufsa size iki örnek vereyim hangisi tasarruflu siz seçiniz?
1.DURUM: Öğretmenler MEB'e atanır. Atandıkları ilde okulda öğretmenliklerini yaparlar. Maaşlarını 70.000 TL olarak alırlar ve herhangi ek ders ücreti vb. almazlar. Her gün okul çıkışına denk gelen 2'şer saatlik seminerlere katılırlar. Yazın da okul dışı etkinliklerini tamamlarlar. 1 yılın sonunda adaylıkları kalkmış şekilde 1 yıllık öğretmen olarak bulundukları okulda görevlerine devam ederler.
2.DURUM: Öğretmenler atanacakları ille alakası olmayan ve şehirlerden uzakta yerlere öğretmen adayı olarak alınır. Öğretmenlik maaşının yarısı verilir. Verilmeyen yarısı da 1 yıl sonra atanacağı okulda çalışması için ücretli öğretmene verilir. 1 yıl geçer. Öğretmenler 2.dönemin ortasında ücretli öğretmenin yerine atanır. Öğrenci ücretli bile olsa öğretmeninden ayrılmak istemez. Yeni atanan öğretmen başlarken 1-0 geride başlar.
Şu anda gerçekleşmekte olan süreç tam olarak 2.durum. Buna ne gerek var @tcmeb ?
Geceleri başınızı yastığa koyduğunuzda hiç mi kendinize sormuyorsunuz biz neden işleri bu kadar zorlaştırıyoruz diye?
Bu akademiler seçim zamanı kalkar. Ben de alıntılayarak sizlere tekrar hatırlatırım. Yol yakınken dönün lütfen. Bu ülkenin eğitim konusunda kaybedecek değil 1 yılı 1 saati bile yok.
Sürecin ortasında KPSS'yi kaldırıp AGS'yi getirdiniz. Ortada akademiler yoktu, liseleri akademiye çevirdiniz. Süreci 8 ay geciktirdiniz. Atamayı artırma ihtimalinden dolayı kontenjanları açıklamayı geciktirdiniz, kontenjanları da artıramayıp tarihin en düşük atamasına imza attınız. Yetmedi insanlara İstanbul ve Ankara dışında konaklama imkânı sunulacak diye müjde verip konaklamanın en yüksek sayıda olduğu, başvuranın kesin konaklama çıktığı ilde (Aksaray) aylık 28.500 TL ödeme talep ettiniz. Verilen maaş 32.000 TL. Kalan 3.500 TL ile öğretmenlerin 1 ay geçinmesini bekliyorsunuz ve bu 1 yıla yakın sürecek. Ben hayatımda ilk defa bu kadar saçma maaş politası görüyorum. Evinden gelip giden ücretli öğretmenler kira vb. ödemediği hâlde bu maaşlarla nasıl geçineceğiz derken öve öve bitirilemeyen proje(!) Millî Eğitim Akademileri ne yazık ki daha da beter durumda. Ana muhalefet partisinin de ciddi anlamda bu konuyu gündemine alması gerekiyor, emeklinin durumundan daha beter bir durum mevcut. @herkesicinCHP
#AkademiMaaşlarıArtmalı
2026 Akademi alımları için şimdiden duyuruya çıkılmalıdır. 8 Mayıs tarihinde AGS başvuruları başlıyor. Mezun sayısı 50 bini geçen branşlar var. Hatta mezun sayısının binde 1'i bile atanamayan branşlar oluyor. Kontenjanlar önceden belirlenmelidir. İnsanlar alım sayısını görüp ona göre sınava hazırlanmalıdır. Ayrıca atama sayısı belirlenmelidir. Son üç yılda sırasıyla 20 bin, 15 bin, 10 bin gibi sayıları görünce seçim olmaması durumunda yapılacak alım 10.000 olarak tahmin ediliyor. Şimdiden söyleyelim 10.000 alım yetersizdir. Önümüzdeki sene başka illerde de akademilerin kurulacağını düşündüğümüzde sayı 10.000'in üzerinde olmalıdır. 2025 AGS sürecini düşündüğümüzde eğitimler sınavdan 9 ay sonra başlamış ve sınıflar ücretli öğretmenlerle idare edilmektedir.
2026 öğretmen alımlarının olması için 2025 sürecinin tamamlanmasına gerek yoktur. Teorik derslerden sonra uygulama dersleri olacağından akademiler boş kalacaktır. 2025 AGS ile atananlar uygulama dönemindeyken 2026 AGS ile atananlar eğitimlere başlayabilir. Böyle olursa 2026 Eylül'de 2026 AGS alımları yapılır ve ikinci dönem uygulamalar tamamlanır. 2026 AGS'de atanan kişiler 2027 Eylül'de görevlerinin başında olur. Aksi durumda en az 1 dönem öğrenciler öğretmensiz kalacaktır.
Taleplerimizi dikkate almanızı bekliyoruz.
Sayın @Yusuf__Tekin , @afarici , @cftcblnt
Ücretli öğretmenliğe karşıyım, ücretli öğretmenlerin atanması için yapılacak eyleme karşıyım, ücretli öğretmenlerin atanmasına tamamen karşıyım. Bu haltı bir kez yediniz ve bu atama haksız bir atamaydı. Bir kişi 5 yıl değil 55 yıldır ücretli öğretmenlik yapıyor olsa bile atanmayı hak etmez. Atanmak sadece sınavla, belirlenen kontenjana girerek hak edilir. Öğretmen açığının ücretli öğretmenlerle çözüldüğü bu emek sömürüsü sistemi meşrulaştıramazsınız. Bir ilçede 5 yıl üst üste ücretli öğretmen çalıştıracak kadar açık varsa çözüm bellidir: ATAMA YAPMAK
Bugün bir öğretmenimle görüştüm. Akademi geldiği için öğretmenlik hayalinden vazgeçmiş. Bu kadar belirsizlik sonucunda insanlar hayallerinden vazgeçmek zorunda kalıyor. Anne karnında KPSS ile tanışan çocuk doğduğunda AGS ile karşılaşıyor. Yürümeye de akademide başlayacak. İlk 18 aydaki ufak ayrılıklar bile bebeklerde travma yaratabiliyorken 30 bin TL maaşla hem bakıcı tutmasını hem de ev tutmasını beklemek çok da aile yapısını düşünmediğinizi gösteriyor.
Yasalar bile doğum yapan anneye 16 haftalık iznine ek 2 yıl aylıksız izin hakkı tanıyor. Eşi doğum yapan memura ise çocuğu 2 yaşına gelene dek aylıksız izin hakkı tanıyor. Ama biz ne yapıyoruz? Akademi adı altında ebeveynleri çocuklarından koparıyoruz. Ne için? Atandıkları okulda müfredatı daha iyi aktarabilsin diye.
Sizler bir anneyi evladından kopardığınız zaman dünyanın en iyi müfredatını en uzman kişiler tarafından anlatsanız da boşa. Akademi sıralarında oturan anne ve babaların düşüneceği tek şey evlatları olacaktır.
Şu anda bir sınıf öğretmeniyle bir okul öncesi öğretmeninin evli olduğunu düşünelim. Sınıf öğretmeni olan kişi 7 ilden sadece Sivas'ı tercih edemiyor, okul öncesi öğretmeni de sadece Sivas'ı tercih edebiliyor. Bu iki evli öğretmenimizin aynı şehirde birlikte eğitim alması mümkün olamıyor. Hani aile yılı? Yaşanan bu durum sizce ne kadar mantıklı? Çözümünüz var mı? Çözümünüz maalesef yok.
Bir sonraki dönemde akademilerin süresini 1 yıldan birkaç aya düşürmeyeceğinizi bilmeyen yok. Sizler de çok iyi biliyorsunuz ki akademilerde 500 ders anlatılabilecek bir müfredat da yok, bunu karşısında derece yapmış öğrencilere güzel bir şekilde aktarabilecek profesör de yok. Sistemin seçtiği bir başöğretmen Türkiye birincisine bizim müfredatımız böyle diye anlatamaz. Türkiye birincisi müfredatı başöğretmene anlatır. Çünkü Türkiye birincisi olmuş. Çünkü çok zor bir sınavdan neredeyse tüm soruları bilerek oralara gelmiş. Başöğretmen ise muhtemelen başka branşlardan geçiş yaparak o branştadır.
Akademilerin tamamını ziyaret edeceğim. Akademilerin tamamında eğitim gören öğretmenlerimizle iletişim hâlinde olacağım. Oradaki eğitmenlerin de her birini araştıracağım, derslerini takip edeceğim. Hele ki o akademilerde bir siyasi propaganda yapın ertesi gün basında kendinize yer bulursunuz. Bir ülkenin Millî (özellikle belirtiyorum MİLLİ) Eğitim Bakanı çıkıp da karnelerdeki Atatürk açıklamasını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile bağdaştırabilir mi ya? Bu kadarına da pes doğrusu.
Bakan bey veya bakanlıkta yetkili herhangi bir bey eğitim hakkında taleplerimizi dinlemek isterse pazartesi günü 13.00'te MEB önünde olacağız. Bekleriz @tcmeb
Bugün en önemli saatlerde (haber saatinde) ÖSYM başkanının istifa etmesini istediğimiz çalışmayla gündemdeydik. Bu etkinlik şahsım adına herhangi bir gruba bağlı kalmadan düzenlediğim bir etkinlikti. Şimdi diğer öğretmen arkadaşlarımızın düzenlediği etkinliğe destek verelim:
TÜM SORUNLARIN TEMELİNDE YATAN MİLLÎ EĞİTİM BAKANI DERHAL İSTİFA ETMELİDİR. BU KADAR MAĞDURİYET ŞİMDİYE KADAR HİÇ GÖRÜLMEMİŞTİR.
#YusufTekinGöreveSon
@OnurluOgretmen@afarici@afarici yapılan yanlıştan dönmek ve bunu kabul etmek de bir erdemdir. Uzman görüşleri ortada hata yok demek ve sürekli sınav değişikliği yapmak anlamsız ya istifa edin ya hatanızdan dönün
Bu koordinasyonsuzluk sizlerin eseri @afarici
Geldikten sonra akademileri açmakla uğraşacağınıza sınava hazırlanan öğretmenlerle uğraşıyorsunuz. Keşke yeterli bilgiye sahip olabilseydiniz. Daha sınıf öğretmenliği alan eğitiminde kaç soru çıkıyor onu bilmiyorsunuz. Bugün MEB ve ÖSYM bilgi paylaşımında bir hata yapıyorsa bu sizin süreci koordine edemediğinizi gösterir. Lütfen görevinizi bu işlerden anlayan birine devrediniz. Sınıf öğretmenliği alan eğitimi soru sayısı değişti mi değişmedi mi bunu açıklayınız.
Akademi Başkanı İstifa
Türkiye'nin en güvenilir kurumu olması gereken ÖSYM, maalesef süreç ortasında AGS içeriğine eklemeler yaparak 400 bine yakın öğretmeni mağdur etmiştir. Bu ilk değildir, bu zihniyetle yönetilmesi hâlinde son da olmayacaktır. Öğretmenler olarak hep bir ağızdan #BayramAliErsoyistifa diyoruz. Bu dakikadan sonra yapabileceğiniz en iyi hizmet istifa etmek olacaktır. Unutulmamalıdır ki İSTİFA DA BİR HİZMETTİR.
@OSYMbaskanligi