Diyarbakır'da bebekleri Down sendromlu doğan aile, kadın hastalıkları ve doğum uzmanına dava açtı. Doktor yaklaşık 78 milyon lira tazminat ödemeye mahkum edildi. Aile tarama testleri konusunda yeteri kadar bilgilendirilmediğini iddia etti. Doktor ise tarama testlerini ailenin kabul etmediğini öne sürdü, mahkemeye epikriz raporlarını sundu. Karara itiraz edildi ancak doktor icralık durumda... Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil: "Sözlü onam bile yeterli. Bunun sömürü alanı olmaktan çıkarılması, hekim ve hasta güvenliğinin sağlanması için düzenleme yapılmasını istiyoruz."
Sabah hastaneye ulaşmaya çalışan bir kadın doktora musallat olan insansı.
İnsan dokunulmazlığını korumak bir devletin en ali görevidir.
Toplumda duygu ve dürtü denetimi tamamen bozulmuş çok fazla insan var. Bu tarz saldırganlara en az 5 yıl hapiste yatacakları caydırıcı bir ceza uygulanmadıkça hiçbirimiz güvende olmayacağız.
Şiddete sıfır tolerans yasası çıkarın
**Sağlık sektöründe dönen nitelikli dolandırıcılık ifşası** 19.07.2025 tarihinde 3 yaşına yeni girmiş oğlum, çalıştığım için annem ve kardeşimle “öneri üzerine” rutin yaş kontrollerini (boy, kilo, gelişimi, kan değerleri) yaptırmak için ATAŞEHİR MEDICANA HASTANESİ’ne gitti. (1)
Görevi başında şiddete uğrayan bir meslektaşımızın memuriyetine son verilmeye çalışılması kabul edilemez!
Hekim Birliği olarak bu hukuksuz sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız!
Meslektaşımız Uzm. Dr. G. Kuruöz, 9 Mart’ta Aydın Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde görev yaptığı sırada bir hasta tarafından fiziksel saldırıya uğramıştır.
Olaya güvenlik görevlileri müdahale etmediği için meslektaşımız, şiddet esnasında refleks olarak kendisini savunmuştur.
Olayla ilgili tüm görüntüler ve tanık ifadeleri meslektaşımızın lehine olmasına rağmen, üstelik hasta ile aylar önce uzlaşmaya da varılmışken; 07.08.2025 tarihinde kendisine 657 sayılı Kanun’un 125-E/f maddesi gereğince “Devlet memurluğundan çıkarma” cezası tebliğ edilmiştir.
Bu karar, Aydın’da yaşanan olayla sınırlı olarak düşünülemez; görev başında şiddete uğrayan tüm hekimlerin onuruna ve haklarına yönelik ağır bir saldırı olarak görülmelidir.
Olayı tarafsız biçimde kamuoyuna duyuran, duyarlı ve etik gazeteciliği için deneyimli sağlık habercisi, duayen gazeteci Mesude Demir’e teşekkür ederiz.
Sağlık camiasında mücadele veren tüm hekimleri; sağlık, emek ve meslek örgütü aktivistlerini 26.08.2025 Salı akşamı (yarın) saat 20.00’de yapılacak X etkinliğinde desteğe davet ediyoruz.
@AydinValiligi@saglikbakanligi@drmemisoglu
#DayanışmaİleGerçekMücadele
https://t.co/NjRsWmiZz1
MHRS Optimizasyon Sistemi, hekim performansını değerlendirmek ve randevu planlamasını düzenlemek amacıyla geliştirilmiş gibi gözükse de sahada görev yapan sağlık çalışanları açısından birçok ciddi sorunu ve adaletsizliği beraberinde getirmiştir.
Her gün yüzlerce hastaya hizmet sunan hekimler, artık yalnızca rakamlarla ölçülmekte, sayısal skorlar üzerinden değerlendirme yapılmaktadır. Oysa bizler, yalnızca hasta sayısı değil, vaka zorluğu, hasta profili, klinik yoğunluk, kurumsal problemler gibi çok daha karmaşık etmenlerle karşı karşıya kalmaktayız.
-Performans puanı yalnızca sayıya dayalıdır. Bu, sağlık hizmetinin nitelikli sunumu açısından ciddi bir tehdittir.
-Yüksek başvuru oranı baskısı, hekimi daha çok hasta bakmaya, daha kısa sürede karar vermeye zorlamakta; bu durum hem hizmet kalitesini hem de hasta güvenliğini tehlikeye atmaktadır.
-Randevusuz hasta yükü sistem dışında bırakılmıştır. Ancak sahada hekimlerin en büyük yükü genellikle bu görünmeyen alandadır.
-Aynı hastanın tekrar bakılması, sistemde yalnızca “devam eden MHRS” olarak görünmekte, ancak bu takip sürecinin niteliği hiç sorgulanmamaktadır.
-Performans çarpanı gibi ölçütler, kurumlar tarafından zamanla baskı ve denetim aracına dönüştürülebilir. Bu da çalışan üzerinde psikolojik ve mesleki baskıyı artırmaktadır.
Bütün bu uygulamalar, sağlık çalışanlarının motivasyonunu kırmakta, tükenmişliği artırmakta ve nitelikli sağlık hizmetini sekteye uğratmaktadır.
Sağlık emekçisinin iş yükü sadece MHRS verileriyle değil, nöbetler, eğitim sorumlulukları, danışmanlık görevleri ve idari yüklerle birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca, hasta memnuniyetinin artırılması için niteliksel veriler, vaka çeşitliliği ve hasta profili gibi faktörler mutlaka dikkate alınmalıdır.
Genel Sağlık-İş olarak bizler;
Sağlık hizmetini bir sayı, bir grafik ya da bir puan tablosundan ibaret görmüyoruz. Sağlık Bakanlığı performans sisteminden vazgeçip, tamamı emekliliğe yansıyan, en düşüğü yoksulluk sınırı üzerinde tek kalem maaş uygulamasına geçilmelidir.
Bizler, emeğimizin yok sayılmasına, mesleğimizin değersizleştirilmesine, insan hayatının algoritmalarla ölçülmesine sessiz kalmıyoruz.
Her hekimin, her sağlık emekçisinin sesi olmaya; nitelikli, adil ve insan onuruna yaraşır bir sağlık sistemi kurulana dek mücadeleye devam edeceğiz.
@drmemisoglu@saglikbakanligi
#MHRS
Bir yanda çocuğuna okul kıyafeti alamadığı için intihar eden onurlu babalar, diğer yanda para uğruna her türlü kötülüğü göze alanlar… Çocuklar güvende değil, kadınlar korku içinde, hayvanlar zulme mahkûm. Okul önlerinde uyuşturucu satanlar, her gün katledilen kadınlar, sokaklarda terör estiren mafya çeteleri… Ortaçağın karanlığına özlem duyan, masumların inançlarını istismar eden din tüccarları; uyuşturucu baronlarıyla el ele yürüyen siyasiler… Halk açlıktan kıvranırken, yolsuzluk yaparak servetlerini katlayan hırsızlar; Yetimhanelerde fuhuşa zorlanan masum kız çocukları… Üç kuruş için bebekleri ölüme terk eden doktorlar… Hangi birine isyan etsek eksik kalıyor, kötülük dört bir yanımızı sarmış! Toplumun en derin damarlarına işlemiş bu çürüme… Eğer hukuk canlanmazsa, temiz siyasetçiler sahneye çıkmazsa, adaleti korkusuzca dağıtacak insanlar görevini yapmazsa, bu ülkeyi bu bataktan hiç kimse çekip çıkaramaz.
Sağlık Bakanlığı'nın teşvik dağıtım oranının belirlenme yetkisi, Hekimsen tarafından açılan dava sonucu, Danıştay Kararı ile iptal edilmesine rağmen, eski yönetmeliği değiştirerek(!), bu oranı belirlemeye devam etmektedir. Hekimsen'in yeni yönetmelikteki, Bakanlığı'n dağıtım oranına yeniden açtığı dava süreci devam etmektedir.
Teşvik dağıtım oranının düşük tutulduğu kurumlar arasında bulunan ADSM ve ADSH'larda, Ağustos ayında ve dün açılan EKOBS'da, Eylül ayında dağıtılan teşvik oranı%25'e kadar düşmüştür.
Kamuda çalışan diş hekimlerimiz mevcut sistemde hak ettikleri teşvik ek ödemeyi almak için insan üstü bir çaba göstermek zorunda kalmaktadırlar.
Hiçbir kurumda uygulamayan bu ödeme şeklinden, kurumun ödediği gelir ve damga vergisi haricinde, hekimlere ödenirken de hem gelir hem de damga vergisi kesilmektedir.
Hekimlerin daha fazla çalışması üzerine kurulu bir ödeme şekli olan teşvik ek ödemede sisteminde Bakanlığı'n oran belirleme yetkisi yani MOBBİNG'i devam etmektedir.
Hekim ve diş hekimlerimize parça parça ödenen ek ödemeler yerine, emeklerinin karşılığı olan, emekliliğe yansıyan TEK KALEM ve NET MAAŞ ödenmelidir.
@saglikbakanligi@drmemisoglu@HMBakanligi
Kış geliyor. Gelişim çağındaki çocukları yine gece karanlığında uyandırıp, uykulu halde okula göndereceğiz. Hem güvenli değil, hem sağlığa zarar, hem elektrik israfı. Bu yıl bu saçmalıktan vaz geçilsin #KışSaatiUygulansın
Sağlık Bakanlığı'nın, rutin haline getirdiği Ek Ödeme Bordro Sistemi (EKOBS)'ni geç açması, hekim ve sağlık çalışanlarının teşvik ek ödemelerinin hesaplanması ve hesaplarına belirsiz zamanlarda geçmesi nedeniyle oluşan çilesi bitmiyor.
Halbuki Sn.Fahrettin KOCA döneminde hazırlanan BEYAZ REFORM'da teşvik ek ödemeler için bir takvimi oluşturulmuştu.Bu takvime göre, her ayın 14'ünde EKOBS'un açılması gerekiyordu.Ancak BEYAZ REFORM hala hayal kırıklığı yaşatmaya devam etmektedir.
Her ay ne zaman ve ne kadar yatacağı belli olmayan teşvik ek ödemeler nedeniyle, Hekim ve sağlık çalışanlarının şahsi ödemelerindeki aksamalar ve özellikle okulların açıldığı Eylül ayında mağduriyetler daha da artmaktadır.
Hekimlerimiz emeklerinin karşılığını, emekliliğe yansıyan TEK KALEM ve NET MAAŞ olarak almak istemektedir.
@saglikbakanligi@drmemisoglu
Diş Tedavisine MHRS Engeli
Kamuda çalışan diş hekimlerinin, her ilde farklı uygulanan ve giderek artan MHRS sayıları nedeniyle hastalarına diş tedavisi yapmalar�� imkânsız hale gelmiştir.
"Hasta Memnuniyeti" odaklı Sağlık Bakanlığı'nın, FDI ve TDB'nin yapmış olduğu hasta muayene süreleri ile ilgili bilimsel çalışmaları göz ardı ederek, kamudaki diş hekimlerine 10-20 dakika sürelerde MHRS açmış olması, sadece muayene olan hasta sayısının artmasını sağlayacak, ancak yapılan diş tedavilerinin azalmasına neden olacaktır.
Kamuda çalışan diş hekimlerinin ve diş tedavisi bekleyen hastaların da mağdur olduğu bu sistem bir an önce değiştirilmeli ve tüm ADSM-ADSH ve devlet hastanelerindeki diş hekimlerinin MHRS randevusu süre ve sayıları, bilimsel kriterler gözönüne alınarak tedavi yapılacak sürelerde standart hale getirilmelidir.
#DişTedavisineMHRSEngeli
@saglikbakanligi @drmemisoglu
Sağlık Bakanlığı'na bağlı kurumlarda, hekim ve sağlık çalışanlarının teşvik ek ödemeleri Ağustos'un son günü olmasına rağmen halen yatırılmadı.
👉Hekim ve sağlık çalışanlarının yapmaları gereken ödemelerin gecikmesi, Bankalar başta olmak üzere Kara Listeye girmelerine neden olmaktadır.
👉Teşvik ek ödeme yönetmeliğinde belli bir tarih olmadığı için, Sağlık Bakanlığı keyfi tarihlerde ödeme yapmaktadır.
👉 Danıştay Kararı olmasına rağmen yeni bir yönetmelik(!) ile yasaları delen Sağlık Bakanlığı, Devlet ve Şehir Hastane'lerinde %36 ve ADSM - ADSH'larda gelir dağıtım oranlarını %25 yapması konusunda sormak isteriz;
➡️Bu oranı Bakanlığı'n belirleme kriterleri nelerdir?
➡️Kurumlar arasındaki bu fark neden bu kadar fazladır?
➡️Hekim ve sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılığı olan teşvik ek ödemelerinde kesinti yaparken Sağlık Bakanlığı'nın hiç mi vicdanı sızlamamıştır?
Kendisine bağlı kurumların her geçen gün dağıtım oranını azaltarak hekimlerin daha fazla hasta muayene ve tedavi yapmasını planlayan Sağlık Bakanlığı, kurmuş olduğu HAVUÇ sisteminin hekimlerde tükenmişlik sendromuna yol açacağını ve buna bağlı olarak kamudan ayrılan hekim sayısının her geçen gün artacağının farkına varmalıdır.
Sağlık Bakanlığı'nın,kurmaya çalıştığı hasta memnuniyeti odaklı sağlık sistemi için, hekim ve sağlık çalışanlarının ekonomik yönden refaha ulaşmasını ve bir an önce TEK KALEM MAAŞ sistemine geçilmesini sağlamalıdır.
@saglikbakanligi@drmemisoglu
Yaklaşık 8 yıl önce Starbucks’ta içtiğim soğuk demleme kahvenin fiyatına kızıp, “ben bunu evde de yaparım” demiştim ve yaptığımda daha da güzel olduğunu fark etmiştim. Starbucks’taki kahvenin fiyatıyla benim kahvenin maliyeti arasında da 22 kat fark vardı.
Tarifi Beyn'de paylaştım ve yıllar boyunca bu tarifte ufak tefek oynamalar yaptım, daha hijyenik koşullarda demlemenin ve süzmenin yollarını buldum ve dün, yeni tarifimi paylaşmaya karar verdiğimi burada açıkladım (bkz. alıntıladığım post).
Tweet binlerce beğeni ve “yer işareti” aldı, yüzlerce takipçi geldi ve hatta Beyn’in eposta abonelerinin sayısı bile arttı. Tweet’in böyle alıp yürüyeceğini aklıma bile getirmedim, bilsem daha güzel bir fotoğraf çekerdim, en azından fotoğraftaki 4 buçuk litre kahveyi yaparken süreci de fotoğraflardım! 😂 Neyse, olanla idare edeceğiz.
https://t.co/8NRduQuZ00
Kulislerde var bir kıpırdama bakalım sonuç ne çıkacak hastag etiketimiz 3 milyona yakın gösterim aldı. 11 saat olu halen gündemdeyiz. #MemuraYuezde85Zam