masumiyet senin kârın değil.
sen insansın!
kimi zaman bir cîfeye dokunurmuş gibi hissetsen de kendini, kendini kavrama çabasından aslâ vazgeçme!
kendini bütünüyle kavramak zorundasın
yani bütün günahlarınla
seni, hakkını verdiğin takdirde kemâle erdirecek olan günahlarınla.
D.C
Hak, bizden tarafsız olmanın keyfini sürmemizi değil, dürüst olmanın ızdırabını çekmemizi talep eder; dürüst olmanın, yani bir kuş gibi ürkek olmanın.
Dücane Cündioğlu
anlamak masraflı iştir: emek ister gayret ister samimiyet ister. yanlış anlamak kolaydır oysa, biraz kötü niyet, biraz da yetersizlik kâfidir.
Dücane Cündioğlu
orucun açların ve yoksulların halini anlamakla ilgisi yoktur, öyle olsaydı oruç yoksullara da farz kılınmazdı.
yoksullarla eşitliği oruçta arama ey talib, sahur ve iftarda yoksullarla eşit misin, sen önce ona bak!
insan önce uyum sağlar, sonra bu hâl alışkanlığa dönüşür, sonra bağımlılığa, sonra esarete, derken insan kendi zindanında ölümü bekler: özgürlüğü.
Dücane Cündioğlu
masalarını bile batılılar gibi köşeli (dikdörtgen veya kare) imal etmeyip, sofralarını daire suretinde teşkil, meclislerini daire şeklinde tertib eden bir medeniyetin mirasçıları, köklerini unutunca, ister istemez sofra ve meclislerin başköşelerine kurulmaktan hoşlanır oldular; +
atalarına ihanet etti bu toprağın çocukları. geçmişlerinden utandılar, tarihlerinden utandılar, kendilerini büyük yapan büyüklerinden, büyüklüklerinden utandılar.
utananların bu acımasız dünyada bir yeri olamayacağını bilemediler.
Dücane Cündioğlu
cehalete övgü, bu ülkede kavrayış yetersizliğini nakde çevirmenin en kısa yollarından biridir.
aydınlar hamaset satar, siyasetçiler alır, halk susar.
ne ki tarih, karıncaların çalışkanlığından arıların üretkenliğinden mahrum bu çakalları, daima tilkilerin yanına yerleştirir.