Hazreti Pîr Abdulkadir Geylânî’nin (ks) "Fethu’r-Rabbânî" isimli kitabı kalemin değil, kalbin eseridir.
Bu eserindeki sözleri, Kur'ân ve Sünnetin nûruyla kalbinde olgunlaşan marifet hakikatlerinin, sâliklerin nefis tezkiyesi için, irşad diliyle ifade edilmiş hâlidir.
Rasûlullâh’aﷺ hakaret eden, sadece alçak değil; lanetli ve kapkara kalbin sahibidir!
Bir avuç edepsizin çirkin karikatürlerle Efendimiz’e ﷺ dil uzatması, karanlık ruhlarının çırpınışıdır.
O’nu çizen eller kurusun!
O’na hakaret eden diller lâl olsun!
#lemandergisikapatılsın
“Peygamber, müminlere canlarından daha evlâdır.”
[Ahzâb,6]
O, ﷺ bize canımızdan ötedir!
Herkes bilsin ki biz O’nun için canımızdan da vazgeçeriz!
Allâh'ın, Rasûlü'nün, meleklerin ve bütün mahlûkâtın lâneti, Efendimiz’e hakâret edenlerin üzerine olsun!
#lemandergisikapatılsın
İlimden maksat, bilgileri kafaya doldurup, bunu bilmeyenlere aktarmak değildir.
İlim, insanlara Allah’ı bildirmektir. Kalplerde Allah ve Rasûlü’ne itaat duygusunun hâsıl olacağı ilimle konuşmaktır.
Yoksa bilgisayarlar daha âlimdir. Bir âlimin alamayacağı kadar kitap taşıyorlar.
Allâh (ﷻ) her şeyin sahibidir, her şeyin malikidir, kulları üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunur.
Kulluk da şudur; Allâh senin hakkında nasıl muamelede bulunduysa bundan razı olmak, itiraz etmemektir.
Rabbim bizi kulluk libası giydirdiği salihlerin arasına ilhak eylesin.
Allahım, yarın toprağın altına girdiğimizde, sen bize bu mazlum kardeşlerimizin çektikleri ızdıraplardan sorarsan, söyleyecek hiçbir sözümüz yok yâ Rabbi!
Bizi bu yükün altında bırakma!
Kardeşlerimizin üzerindeki ağır imtihanı kaldırıver!
Senin gücün her şeye yeter Allahım!
‘Ramazan gitti, her şey bitti.’ dersen, sen beklediğin rahmeti Allah’tan değil, aydan beklemiş olursun. Ki bu, şirktir.
Ramazan’da rahmeti bahşeden Allah’tır. Ramazan’da kullarına rahmet etmeye gücü yetiyor da diğer aylarda gücü yetmiyor mu?! Hâşâ! Allah bütün ayların sahibidir.
Peygamberimiz ﷺbuyuruyorlar ki:
"Kadir Gecesi'ni Ramazan'ın son on günündeki tek gecelerde arayın!" [Buhârî]
Bu gece tek gece, 21. gece.
Ümmetin, nusrete ve fethe çokça muhtaç olduğu şu günlerde ayık olalım da ümmetin kurtuluşu için Kadir Gecesi’nde de Rabbimiz’e dua edelim.
Hz. Aişe (r.a.) Annemiz anlatıyor:
“Rasûlullah Ramazan ayında ibâdet husûsunda diğer aylarda görülmeyen bir gayret içerisinde olurdu.
Ramazan’ın son on gününde ise kendisini çok daha fazla ibâdete verirdi. Bu günlerde geceyi ihyâ eder, âilesini uyandırırdı…”
[Buhârî, Müslim]
İbrahim (as), oğlu İsmail (as)’ı kurban etme emrini yerine getirmeye giderken şeytan, defalarca yoluna çıktı, O da her defasında onu taşladı.
Demek ki Allah yolunda yürüyenin önüne şeytan muhakkak çıkacak.
Sana düşen de İbrahim (as) gibi onu senden uzaklaştıracak taşı atmandır.
Ey Kalp Sahibi!
Hakk’a yöneldiğinde boş bir kalp, acziyet ve tevazuyla, boyun bükerek Allah’a yönel.
Aç olana ikram edilen yemek fayda verir. Tok olana en güzel yemekleri de versen ondan bir lezzet alamaz.
Allah için kurulan meclisleri, Hakk‘ın bir ikramı olarak bil de yönel.
Allahım!
Yolunda sâdık müminlerden eyle.
Bir gün senin kapında bir gün başka
kapıda olan değil;
darlık veya bolluk ne görürsek görelim,
acı veya tatlı ne tadarsak tadalım,
zor veya kolay ne yaşarsak yaşayalım,
az veya çok ne bulursak bulalım,
sebat ettir bizi hep senin kapında.
“Allah Subhânehû bizleri, Peygamberimiz ﷺ ve O’nun şerefli ailesi hürmetine, gerek iç dünyamız gerek dış dünyamız itibarıyla Sevgili Peygamberimiz’e tabi olmakla rızıklandırsın.”
[İmâm-ı Rabbânî (k.s.)]