그시대에도 여자들은 차별당하면 서러워했고 폭행 당하면 아파하는 사람이었는데 왜 시대를 남자의 면죄부로 들먹이는건지 모르겠음. 위인으로 알려진 사람이 흑인은 열등해서 노예가 적성이라고 주장하고 5살 아이 굴뚝 청소시켰으면 위인으로 치지도않았을거아님. 적어도 그 사람이 인종차별자고
부동산 집 딸내미 + 전세 거주 1n년 경력으로
저 모든 과정은 당연히 무조건 원래 해야하는 일임.
부동산이 저걸 귀찮아한다? > 복비는 꽁으로 먹나.
집주인이 저걸 귀찮아한다? > 전세금은 그가 급하지 내가 급한 것이 아님. 그는 그 돈을 받아서 필히 급하게 쓸 곳이 있음.
조금 다른 얘기지만 한국에서 스토킹이 심해져서 스토킹 법 마련하니 악용하는 남자들이 있다
받을 돈 있어서 찾아간 여자나 같이 바람피고 나서 혼자 도망친 다음 여자가 항의하면 스토킹으로 신고한다는 등의 행동인데
어떤 남자들은 항상 이렇게 여자를 위해 있는 제도를 악용하길 좋아하는거같아
💬 Yaklaşık 30 yıl boyunca kadın gibi yaşamaya çalışan İsviçreli Chris Brönimann:
─ Ameliyattan önce sahip olduğum sağlıklı bedenimi sadece bir günlüğüne yeniden alabilmek için neler vermezdim. Böyle bir gün artık hiçbir zaman olmayacak.
─ 19 yaşındayken "trans" bir kadınla tanıştım, ondan etkilenelerek "Kadın olursam ben de mutlu olurum" diye düşündüm. Ölümcül bir yanılgıymış.
─ Önce İsviçre televizyonu, ardından tüm LGBT oluşumları gece-gündüz benim haberlerimi yapmaya başladı. Adeta "LGBT'nin bir rol modeli" hâline getirilmeye çalışıldım.
─ O dönemde doğru olanı yaptığıma inanıyordum. Trans geçmişi olan insanlara yönelik hoşgörü ve saygı konusunda insanları bilinçlendirdiğimi düşünüyordum. Dünyanın renkli ve çeşitli olduğunu göstermenin benim misyonum olduğuna inanıyordum.
─ 16 kez ameliyat oldum, çok sayıda komplikasyon yaşadım ama hiçbir zaman gerçekten ciddi biçimde "Neden?" ya da "Burada tam olarak ne yanlış gitti?" diye sorgulanmadı.
─ Aslında bir illüzyona hizmet ettim ve aynı zamanda bir illüzyon sattım. Bugün bundan gerçekten utanıyorum.
─ Umduğum özgürleşmenin aksine kendimi daha da fazla sıkışmış hissettim. Beni daha da az anladılar, ben de ruhsal ve psikolojik olarak kendimle daha da az başa çıkabildim. Bu o kadar aşırıydı ki, birkaç kez hastanede yatmam gerekti, 2006’da artık tahammül edemediğimi düşündüğüm için hayatıma son vermek istedim. Tüm bunlar geçiş sürecinden sonra yaşandı.
─ Detranzisyon (geri dönüş) yapmak, tranzisyon (geçiş) yapmaktan çok daha zordur. Sözde başarılı ve kapsamlı bir tıp sistemimiz var, geçiş sürecini teşvik ediyor ve insana tüm seçenekler yelpazesini sunuyor. Ancak geri dönüş söz konusu olduğunda aynı tıp sistemi ortadan kayboluyor. Aynı doktorlar artık orada değil ve size yardım etmek istemiyorlar.
─ Neredeyse 30 yıl "trans kadın" olarak yaşadım ve 30 yılı aşkın süredir cinsiyet hormonları kullanıyorum. Bunun ne anlama geldiğini, ne tür etkileri olduğunu gençler bilmiyor. Söz konusu olan çocuklar ve gençler. Onların korunmaya ihtiyacı var.
─ Ben sessiz kalmayacağım. Evet, "trans" aktivistlerin tüm öfkesini üzerime çekiyorum. Nefret mesajları, ölüm tehditleri alıyorum. Neden? Sırf bu çılgın konuda tüm sonuçların farkında olmamızı istediğim için.
과학자도 똑같음. 다윈은 성선택에서 암컷의 선택이 결정적임을 알았으나, 암컷이 진화를 좌우한다는 걸 인정하지 못해서 암컷의 영향력을 축소함. 수컷은 많이 교미할수록 번식 성공률이 높다고 주장한 인셀의 아버지 베이트먼의 초파리 실험은 64번 중 딱 2번 성공함. 남자는 학문을 하면 안 됨.
Pregnancy is an insane cost on women and humanity. Progress on artificial wombs is as close to objective good as you’ll get in science and the hate this technology gets is baffling. It’s easy to romanticize pregnancy when your body isn’t the one being sacrificed.