Ülkemizde yaşanan depremler hepimizin derin acısı ...
İzmir Deprem bölgesinde olduğu için Kentsel dönüşüm adına durmadan çalışılması gerekir.
Bizim için önce insan hayatı önce sağlık!
Sağlıklı yaşam ve sağlam yapılarla İzmir'de yerinde dönüşüm mümkün ...
Birlikte Başaracağız❗️
Demokrat Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Sayın @dr_bostancioglu adını duymayanlara (duymak istemeyenlere) duyurulur.
Bugün tanınmak istenmeyenlerin aslında bir nevi izmir kadınları olduğunu gördük.
#burcubostancıoglu@KucukkayaIsmail@drcemiltugay
Sn.@drcemiltugay ,
@_DemokratParti ‘nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sn. @dr_bostancioglu ‘dur, eğer tüm seçmenlere hitap edecekseniz tanışmanızda fayda olur zira kadın adaylar azınlıktadır.
Tarihin kırılma anları vardır.
Tarih yazan tarihler...
Devirleri bitiren, çağlar açan, çağlar kapatan hadiseler vardır.
Tarihte her bir yeni çağ bir yeni söz ile, eylem ile, vakıa ile başlar.
Hani en aşina olduğumuz Batı için Amerika'nın keşfi bizler içinse İstanbul'un Fethi olan yeni çağın başlangıcı.
Yahut daha gerilere gidelim; Malazgirt Zaferi.
Belki Devlet-i Ali döneminde Tanzimat fermanı, ya da Mustafa Kemal Atatürk'ün yanında azmi ve kararlılığı ile Samsun'a ayak basışı...
Kahraman Mehmetçiğe Akdeniz'i işaret ettiği ya da Kocatepe sırtlarını yayan geçip düşmanı bin parça, bin pişman ettiği anlar.
Bakın ya da 'Efendiler' diye seslenip Milleti için, Milletin egemenliği için evla bildiği Cumhuriyeti ertesi gün ilan edeceklerini söylediği o an.
Ya da 78 sene evvel tam da bugün Milletin tarihinin yazılmasında, talihinin kırılmasında Atatürk'e yarenlik eden yiğitlerin "Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmak gerek" diye düşünüp, Atatürk'ün silah arkadaşları olarak onun medeniyet mücadelesini yükseltmek adına Demokrat Parti'yi kurdukları o an!
Aslında çağları değiştiren vakıalar değil iddialardır!
İstanbul'u fethedetmek vakıaydı, Vatanın iki yakasını bir araya getirmek iddia.
Vatanın işgalden kurtuluşu vakıaydı, Milletimizi hürriyetle kavuşturmak ise iddia.
Cumhuriyeti ilan etmek vakıaydı, Milleti teba olmaktan çıkarıp vatandaş yapabilmek, keyfiyeti kaldırmak, hürriyetleri temin etmek iddia.
İşte 78 sene önce partimizin kurulduğu bugün de bir vakıa, bir olay gerçekleşti. Partimizin kuruluşu vakıaydı.
Ülkeyi demokrasiyle buluşturmak, hürriyetleri yeniden tesis etmek, adaleti işler hale getirmek, refahı Millete yaymak, rekabet edebilen, büyüyen ve üreten bir Türkiye yaratabilmek ise iddia.
İşte böyle olunca aslında biz bugün bir iddianın ortaya çıkışının yıldönümü için geldik bir araya.
Bizlerle beraber devam ettirilen ve gerçekleşmesi için hayatımızı vakfettigimiz bir iddia.
Bir iddia ki şehitler verdik uğruna.
Bir iddia ki zindanlarda yatmayı, ölüme yürümeyi göze aldık.
Darbelere maruz kaldık.
Kurmaca mahkemelerde yargılandık.
Sistemli olarak hukuksuzluklara maruz kaldık
Ama yılmadık!
Milletimiz için, milletimizin geleceği, huzuru, mutluluğu, uluslararası toplumda hak ettiği yeri elde edebilmesi için miras aldığımı o iddia ile yaşıyoruz.
Hala hukuksuzluklara maruz kalsak da.
Adaletsizliğe maruz kalsak da.
Anti demokratik her türlü tertibin hedefi olsak da.
Bayar, Menderes, Polatkan, Zorlu, Özal, Demirel bırakmadı o iddianın peşini.
Ne olursa olsun sımsıkı sarıldılar.
Onlar onca şeye rağmen vazgeçmemişken biz nasıl vazgeçelim.
Vazgeçer miyiz?
Asla!
Kıratın yeniden şahlandığını, yeşille bozkırın savaşında yeşilin galip geldiğini, Türkiye'nin yeniden refah üretip ihraç ettiğini, bu Milletin yüzünün güldüğünü görmeden bu iddiadan vazgeçmek yok!
Gerçi bu iddia bir nihayete tekabül etmez
Bunlar gerçekleşse de bitmez vazgeçilmez!
Daha iyisi, hep daha güzeli için o iddiayla yaşarız biz.
Yaşıyoruz, yaşayacağız.
Kuruluşumuzun 78. Yılı kutlu olsun.
7 Ocak 1946…
Türkiye’de demokrasi tarihinin başladığı gündür bugün. Demokrat Parti olarak, 78 yıldır Türk milletinin önünde hizmet bayrağını taşımış bir gelenek olarak, “Yeter söz milletindir” sloganı ile yola çıktık ve milletin umudu olduk. Şu anda Türkiye, Demokrat misyonun eksikliğini ve bunun getirdiği tıkanıklığı yaşıyor. Bu misyonu savunanların, bu misyonu tekrar ayağa kaldırmak için her zamankinden daha çok çaba sarf etmesi gerekiyor. Bu mücadele için enerjimiz var; köklerimiz sağlam, dallarımız uzun, yapraklarımız yeşeriyor. Biz bu umudu yeşerteceğiz. Biz bu umudu örgütlemeye devam edeceğiz. Demokrasi ve hürriyet için mücadelemize devam edeceğiz.
İzmir’den bu anlamlı günde, Kurucu Genel Başkanımız Celal Bayar’ı, demokrasi şehitlerimiz Başbakanımız Adnan Menderes, bakanları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı, ve Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı, Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Süleyman Demirel’i rahmetle ve minnetle anıyorum.
Davamıza gönül vermiş tüm demokratlara selam ve saygılarımla, partimizin 78. yıl dönümünü kutluyorum.
Yüksek Mimar Ozan DEMİRBAŞ
Demokrat Parti İzmir İl Başkanı
Süper Kupa'ya ev sahipliği yapacak Suudi Arabistan idarecileri Milli Egemenliğimizin nişanesi, İstiklâlimizin simgesi İstiklâl Marşımızın okunmasını, Cumhuriyetimizin Kurucusu, Milli Mücadelenin Lideri Büyük Atatürk'ün posterlerinin, maçın oynanacağı stada girişini yasaklamış!
Meseleyi Futbol Federasyonu ve yetkilileri görüşüyormuş!
Bu futbolun değil egemenliğin, egemenliğimizin konusudur!
Görüşmesi gerekenler -hala varsa- devlet adamları ve devlet ricalidir!
Krallarının ölümünde yas tutan bizim ricale duyurulur; ivedilikle hadlerini bildirin, Milletimizi de bilgilendirin!
Süper Kupa finalinde İstiklal Marşı okunmaması, Büyük Atatürk'ün fotoğrafına ambargo konulması asla kabul edilemez!
Bu konuda saatlerdir pazarlık yapılması, spor tarihimiz ve uluslararası itibarımız açısından yüz kızartıcıdır.
#Galatasaray ve #Fenerbahçe iki büyük spor kulübümüz olarak bu muameleye asla razı olmamalı, derhal ve tereddütsüz şekilde Türkiye'ye dönmelidir.
Spor siyasetin esiri olursa, perşembenin gelişi çarşambadan belli olur!
Bu gece alınacak karar ne olursa olsun, Türkiye Futbol Federasyonu için bu olay tam bir yüz karasıdır. #TFF hemen istifa etmelidir.
Bu fotoğraf günümüz Türk futbolunun geldiği noktayı anlatıyor. Bu tür saldırıların devamı gelmemesi için ne gerekiyorsa o yapılmalıdır.
Yazıklar olsun...
#halilumutmeler
İzmir İl başkanlığı döneminde de il gençlik Kolları başkanlığı görevine getirilmiştim ve kendisiyle siyaset yapmaktan gurur duydum siyaset bilgimin ve tecrübemin büyük bir kısmını metin Başkanıma borçluyum kendisine Allah'tan rahmet ailesine sabırlar diliyorum.
Çok üzgünüm çok..
Gençlerimizin sosyal medya fırtınası ne yazıktır ki kara para fırtınasına dönmüştür.
Bu konuda gerekli müdahalenin bir an önce yapılıp suçlu olanlarla masum olanların ayırt edilmesi lazım.