Bu coronayi nasil 24 saat icinde ulkenin dort bir yanina yayar ve İtalyayi sollariz temali bir rekor denemesi mi yoksa universitelilerin normal embesilligi mi umarim ilkidir
Emrimdeyken şehit olan askerimin abisiyle İstanbul’dan Çorum’a otobüsle gitmiştik. O yolun her metresi ciğerime ciğerime saplanmıştı. Klavye başında şehitlik öven, güzelleyen herkese kafam girsin...
Sonuçları tartışmak bir şey değiştirmiyor. Asıl gündemimiz, Prof. Dr. Cenk Yaltırak’ın kurduğu cümle sonunda beliren sessizlik olmalı… Öyle değil mi lale’ler?.…
Bu adam Kanal İstanbul da tehlikeli diyor, o bölgedeki fay hatlarını tetikler de diyor. Bugün onu dinlemeyen siyasiler ilk felaket sonrası dönüp bize diyecekler ki, şimdi siyaset zamanı değil, kenetlenelim. Sevgi pıtırcığı mallar da diyecekler ki, kenetlenince çok güzeliz abi ya.
Ormanda yangın çıkmış. Otçul filler alevler arasında kalmış. Birer ikişer ölüyorlarmış. Küçük fil, şef filin yanına koşmuş ve “su bulalım! Su püskürtelim, su lazım!” diye bağırmış. Şef fil çok kızmış ve şöyle bağırmış; “Az önce arkadaşların öldü! Su istemenin sırası mı?!
Lan ne ara 2020 oldu ya. Rakamların dizilişine bak, bilim kurgu filmi başlangıcı gibi; YIL 2020! Uçan arabamla ışınlanma odasına gidip hafızamı kaydeden bilgisayarları yeni bedenime entegre etmem gerekecekmiş hissi var. Ama ben tivitıra girip ne haram ne değil onu tartışıyorum 😂
Üç beş tane fenomene para verip yerli oto övme twiti attırmışlar. Para karşılığı twit atmanın iğrençliği bir yana, benim fikrim sabit; uçarken gölgesi bunlardan yana düşen kuşun kanadını sikeyim.
ailevi sorunlar...maddi skintilar...ask hayatinda sanssizlik...kazik atan arkadaslar...vizeler...issizlik...kotu ulke ekonomisi...dunyaya geldigin donem...dunyada bulundugun cografi konum...imtihana bak...survivor resmen...ne gecebiliosun ne kaliosun oyle omrun boyunca ayni devam