IF YOU HAVE AN IPHONE 13, 14, 15, OR 16, DO NOT UPDATE TO IOS 26. APPLE'S NEW "LIQUID GLASS" DESIGN IS DESTROYING OLDER PHONES.
IF YOU ALREADY UPDATED, HERE ARE 6 SETTINGS THAT FIX IT:👇
Taraf gazetesinde yazarken Kemalizm ırkçılıktır diyen, Fetöcülere övgüler düzen Yüksel Taşkın’ı,
2023 genel seçiminde Atatürk’ün partisinden İzmir 1. sıradan milletvekili yapmışlardı.
Yeni Parti’ye geçen, Çerçeve Yasaya da EVET diyen Yüksel Taşkın #29Ekim için neler demiş?
Carrefour’u satın alan A101’in de aralarında olduğu Turgut Aydın holdinge bağlı markalar
•A101, English Home, Eve Kozmetik
•Memorial Sağlık Grubu
•Pizza Lazza, Saloon Burger
• TOM Bank
•Aydın Örme, TAFF Yapı, AYSHIPS
@celal2023 Asıl dolandırıcı bu sendikalar. Ne biçim bir ülkeyiz biz? Her kurum ( kurum sandığımız) ceplerini dolduran beceriksiz ve ne yaptığını anlamadigimiz yönetici ve çalışanlarla dolu. Sömüren sömürene….
Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı açıkladı:
104 senedir büyük ve haklı bir gurur ile kutladığımız İstiklal Harbi’nin adı (Kurtuluş Savaşı) ders kitaplarından çıkarılacakmış.
1919-1922 arasında yaşananlara Milli Mücadele denilecekmiş. Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı “Neyden kurtulduk. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” buyurmuş.
Bu Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanına sormak lazım: Savaş sonunda verilen madalyanın adı Milli Mücadele Madalyası mı İstiklal Madalyası mı?
Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ve bütün savaşı anlatan kitabın adı Türk İstiklal Harbi değil mi?
Elbette İstiklal Harbi Milli Mücadele’ye dayanır. Ancak kapsayıcı kavram İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) kavramıdır.
Eğitimsizlik bakanı, kurtuluş kavramı ile Osmanlı’dan kurtulduğumuzu sanıyor. Oysa İstiklal Harbi başladığı zaman Osmanlı zaten tarih olmuştu.
İstiklal/Kurtuluş, Batı emperyalizmiyle savaşın sonunda Batı emperyalizmine karşı elde edilmiştir.
Eğitimsizlik Bakanı bunları bilmez mi? Elbette bilir. Peki, ne yapmak ve neden yapmak istiyor? Öncelikle Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.
Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor. O zaman İstiklal Harbi kavramını ortadan kaldırarak başlayacaksın.
Zihinler savaşında, muharebeler kavramlar üzerinden yapılır. Önce varolan kavramlar yıkılır, silinir, anlamsızlaştırılır. Sonra ya varolan kavramlara yeni anlamlar yüklenir veya yeni kavramlar üretilir.
Burada sinsice İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramları yok edilirken İstiklal Harbi’nin bir boyutunu oluşturan Milli Mücadele onun yerine konulmak istenmektedir. Aslında Milli Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı o kadar içe geçmiş kavramlardır ki, bugüne dek birbirlerinin yerine de rahatlıkla kullanılmışlardır.
Şimdi bu zihniyetin İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını yasaklayarak gelmek istediği yer sonunda aslında İstiklal Harbi olmadığı noktasıdır.
AK Parti 24. ve 25. Dönem Ordu milletvekili İhsan Şener 2011 senesinde davet edildiğim bir TBMM alt komisyonunda İstiklal Harbi diye bir harbin olmadığını şehitliklerin sembolik olduğunu söylemişti. Ben de gereken cevabı vermiştim. Olay yargıya yansımıştı. Tabii vekillik sonrasında cumhurbaşkanlığına danışman olarak atandı bu zat.
Özetle, bugün Şeyh Sait’in hatırasına hakaretten cezalar verildiği, Şeyh Sait’in isminin bulvarlara verilmek istendiği, narko-teröristlerin kurucu önder ve baş müzakereci ilan edildiği bir dönemde, devletimizin ve milletimizin İstiklalini sağlayan İstiklal Harbimizin ismi ders kitaplarından çıkarılıyor olmasına maalesef şaşıramıyoruz!
Elbette helal süt emmiş Türk tarih öğretmenleri İstiklal Harbimizi öğrencilerimize anlatmaya devam edeceklerdir.@zaferpartisi
🌍 "Avrupa 40 derecede ağlıyor, biz Türkiye'de 46-47 C görüyoruz bu kadar söylenmiyoruz" diyenler için işin arkasındaki bilimsel gerçekleri 5 maddede özetleyelim 👇
☀️ 1. Gündüz İşkencesi: Özellikle Orta/Kuzey Avrupa'da yazın gündüzler 18-22 saat sürüyor. Güneş tepeden neredeyse hiç inmiyor, toprak ve binalar aralıksız güneş radyasyonuna maruz kalıyor. Coğrafyanın soğumaya vakti kalmıyor. (Öğle vaktinin 9-10 saat sürdüğünü düşünün)
🌤️ 2. Maskeleme Etkisinin Yok Olması: Avrupa’da hava kirliliği (aerosol) çok az olduğu için güneş ışınlarını filtreleyecek bir kalkan yok. Güneş ışığı direkt ve en yakıcı haliyle vücuda çarpıyor. Hissedilen sıcaklık bu yüzden çok daha agresif.
🥵 3. Evler Adeta Birer Termos: Avrupa'daki binalar kışın ısıyı içeride tutmak için yalıtılmış. İçeri giren sıcaklık günlerce dışarı çıkmıyor. Klima altyapısı da olmadığı için evler geceleri fırına dönüşüyor.
🌡️ 4. Nem ve "Boğulma" Hissi: Kuru bir 45 derece, nemli bir 35 dereceden daha katlanılabilirdir. Avrupa'nın nehir ve kıyı şehirlerindeki yüksek nem, vücudun terleyerek kendini soğutmasını engelliyor ve biyolojik iflası hızlandırıyor.
⚡ 5. Meteorolojik Anomali: Bu yüksek frekanslı sıcaklıklar özellikle kuzey Avrupa'daki yüz yıllık iklim dengesinin tamamen dışında. Altyapı da insan vücudu da bu ekstrem duruma hazırlıksız.
✍️ Özetle: Coğrafya, nem, altyapı ve 20 saatlik güneş birleştiğinde Avrupa'daki 35 derece, Türkiye'deki 45 dereceden daha ölümcül bir baskı yaratıyor.👇