Tunceli Kahramanı Türk’ün gökyüzündeki mührü Sabiha Gökçen, Atatürk’ü anlatıyor:
“Babamdan göreceğim şefkati ondan gördüm. Ben babamı çok küçük yaşta kaybettim.
Atatürk her yönüyle dahi bir insandı.”
Partimizin ikinci Merkez Yönetim Kurulu toplantısını verimlilikle gerçekleştirdik. Önümüzdeki döneme ilişkin çalışmalarımızı ele alırken, ortak geleceğimizi “ben” değil “biz” anlayışıyla inşa etme kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik.
Sevgili Kardeşlerim, Değerli Yol Arkadaşlarım,
Bir Kurban Bayramı’na daha hazırlanırken; içimizde geçmişin muhasebesini, yüreğimizde ise geleceğin umudunu taşıyoruz.
Bayramlar; hakikate sımsıkı sarılmanın, kardeşliğin yıkılmaz köprüsünden yürüyerek birbirimize yeniden ulaşmanın günleridir.
Bizler; tohumları aynı toprağa savrulmuş, yorulanların gölgesinde dinlendiği, her esen rüzgârı birlikte göğüsleyen ve kökleri birbirine sımsıkı bağlı büyük bir çınarız.
Ne yalanlar ve iftiralar ne de aramıza örülmek istenen duvarlar, bu kardeşliği bozabilecektir.
Bizim en büyük gücümüz; dürüstlüğümüz, birbirimizin gözünün içine bakarken saklamadığımız o saf hakikat ve aynı yola duyduğumuz sarsılmaz inançtır.
Bu Kurban Bayramı; eksilmeyecek kardeşliğimizin, büyüyecek umudumuzun ve ortak mücadelemizin en güçlü işareti olsun.
Hepinize sağlık, huzur ve umut dolu bayramlar diliyorum.
Na vijf intense dagen zit onze economische missie naar Turkije erop. Voor ik op het vliegtuig stapte bezocht ik nog de indrukwekkende fabrieken van BMC en FNSS in Ankara. Daar maakt Turkije tanks en pantservoertuigen met een belangrijke Belgische industriële inbreng. Die voertuigen kunnen ook voor onze defensie van belang zijn. Dat zijn ze overigens al jaren voor Oekraïne, dat aan Turkije een sterke en trouwe vriend heeft.👇🏻
Belgische tanktechnologie in Turkije
In immense fabriekshallen zijn bij BMC en FNSS duizenden mensen in de weer. Ze produceren er tanks en pantservoertuigen voor het Turkse leger en de wereldmarkt. Dat levert ook in België jobs en centen op. John Cockerill Defence uit Seraing produceert geschutstorens met 105-mm kanon voor de Kaplan-tank van FNSS. Die lichte tank is een zoveelste Turks exportsucces. Tot in Indonesië worden ze besteld.
Ook voor België?
Van de NAVO dient België een tweede brigade op te richten. Dat wordt een ‘lichte’ brigade: snel, wendbaar en aangepast aan moderne oorlogvoering. De pantservoertuigen daarvoor moeten bestand en beschermd zijn tegen drones en mijnen. Daar doen Turkse bedrijven als BMC, FNSS en ASELSAN non-stop onderzoek naar, steunend op lessen uit de oorlog in Oekraïne en hun eigen regionale conflicten. Als ze de beste technologie in huis hebben, en bereid zijn tot voldoende economische return voor onze eigen industrie, kunnen zij een interessante partner worden voor dit project.
Trouwe vriend van Oekraïne
In België is het weinig geweten, maar Turkse defensiebedrijven leveren al jaren essentiële militaire hulp aan de dappere soldaten van Oekraïne. Dat doen ze al van bij het prille begin van de oorlog. In februari en maart 2022 hielpen Turkse drones van Baykar, bewapend met Turkse raketten van Roketsan, de tankcolonnes richting Kiev tot staan brengen. Even belangrijk: BMC leverde 700 ‘Kirpis’ aan het Oekraïense leger: gepantserde infanterievoertuigen. Die beschermen inzittenden tegen mijnexplosies. Zo heeft dit bedrijf al talloze Oekraïense soldatenlevens gered.
NAVO-top
Nóg een domein waarin Turkije van belang is voor de Europese veiligheid, dacht ik bij mezelf toen ik door de indrukwekkende fabriekshallen wandelde. We mogen ons gelukkig prijzen dat we deze krachtige en innovatieve natie als NAVO-bondgenoot hebben.
Ik kijk er nu al naar uit om terug te keren. Dat doe ik binnenkort al, voor de NAVO-top in Ankara begin juli.
Tot dan, bedankt Turkije! Teşekkür ederim!
Theo
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partide sözde görev alan siyasi isimler Atatürk’ü tanıyor mu?
Sevgi olayı değil tanıyor mu?
Emanetinin bugün geldiği durum içler acısı
Belçika Savunma Bakanı’ı Theo Francken ‘inpaylaşımını görmelerini, yazdıklarını okur musununuz?
@herkesicinCHP
Oyuncu Bilge Şen: "Ben mafya dizilerinde oynamak istemiyorum. Benim ülkemin 15 yaşındaki çocukları onları göre göre mafya oldu. En küçük tartışmada bıçak sokuyor arkadaşına."
Aynı fotoğraf hem Sabah’ta hem de Yenişafak’ta yayınlandı.
Şeyma Subaşı, kadın jandarmanın yanında.
Çeken kim dersiniz?
Oturan kadın jandarma, çekene gülümsüyor. !!
Millet; jandarmaya kendisini emanet ediyor.
Bunun bir anlamı yok mu?