📌Tarsus'ta yapılan Kleopatra Meydanı kazılarında ortaya çıkan Roma Dönemine ait Svastika mozaiği.
Svastika, Türklerde "Oz Tamgası"dır. Kökenleri Türk olan Etrüskler vasıtasıyla Roma'ya geçmiştir.
#Mitoloji#Arkeoloji#Tamga#Cumartesi
Ulu ve kutlu Türk büyüğü Hacı Bektaş-ı Veli:
“Hararet nardadır, sacda değildir;
Keramet baştadır, tâcda değildir.
Her ne arar isen kendinde ara,
Kudüs’te, Mekke’de, haccda değildir.”
🇹🇷 Kıbrıs Girit Olmasın
Dr. Cihat Yaycı:
“Bugün herkesin hafızasına kazınması gereken bir tarihî ders vardır: Kıbrıs, Girit olmasın.
Neden bunu söylüyorum?
Çünkü 1890’lı yıllarda Yunanistan, Girit’te isyanlar çıkardı. Ardından 1897 yılında Girit’e asker çıkardı.
Bunun üzerine Sultan II. Abdülhamid, Osmanlı Ordusu’nu harekete geçirdi. 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda ordumuz Yunan kuvvetlerini ezip geçti ve Atina kapılarına kadar ulaştı. Askerî bakımdan tartışmasız bir zafer kazanıldı. Hatta birçok tarihçiye göre Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki en kesin askerî zaferlerden biridir.
İşte tarihimizi çok iyi bilmek zorundayız.
Peki sonra ne oldu?
Fransa, İngiltere, Rusya, Almanya, İtalya ve Avusturya-Macaristan devreye girdi. Büyük devletlerin baskısıyla Osmanlı ile Yunanistan masaya oturtuldu ve 1897 İstanbul Antlaşması yapıldı.
Savaş neden yapılmıştı?
Girit’in özerkleşmesini önlemek için.
Ama masada ne oldu?
Zafer kazanan Osmanlı Devleti, Girit’e özerklik verilmesini kabul etmek zorunda bırakıldı. Böylece Muhtar Girit Devleti kuruldu. Başına da Yunan Kralı’nın oğlu Prens George getirildi.
Sonuç ne oldu?
1913 Balkan Savaşı’nın ardından Girit tamamen Yunanistan’a bırakıldı.
Yani savaş meydanında kazandığımız Girit’i, diplomasi masasında kaybettik.
İşte bu yüzden diyorum ki:
Kıbrıs, Girit olmasın.
Bugün yaşanan gelişmelere dikkat edin.
18 Haziran’da Avrupa Parlamentosu raporu yayımlandı.
Ardından Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs konusunda yeni çözüm arayışları gündeme geldi.
Hemen sonrasında Amerikan Kongresi’nde Michael Rubin konuştu.
Dikkat edin…
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demiyor.
“Kuzey Kıbrıs” bile demiyor.
Sürekli “Occupied Cyprus” (İşgal Altındaki Kıbrıs) ifadesini kullanıyor.
Geçen yıl söylemiştim.
“Kıbrıs’ta bir karışıklık çıkarmaya çalışacaklar.” demiştim.
Şimdi de NATO Zirvesi’ni işaret ederek, “Kıbrıs meselesini NATO gündemine taşıyın.” çağrısı yapıyor.
Bir taraftan Birleşmiş Milletler üzerinden NATO’nun garantörlüğü tartışılıyor.
Diğer taraftan Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’taki askerî varlığı hedef gösteriliyor ve meşru varlığımız gayrimeşru gösterilmeye çalışılıyor.
Aynı dönemde İsrail hükümeti adına yapılan açıklamalarda, “Kuzey Kıbrıs sadece Yunanistan’ın ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin değil, bizim de meselemizdir.” deniliyor.
Yetmiyor…
PKK elebaşlarından Duran Kalkan da “Dana’nın kuyruğu Kıbrıs’ta kopacak.” ifadesini kullanıyor.
Şimdi bütün bu gelişmeleri yan yana koyun.
Avrupa Parlamentosu…
Birleşmiş Milletler…
NATO tartışmaları…
Amerikan Kongresi…
İsrail’in açıklamaları…
PKK’nın söylemleri…
Bunların hiçbirini birbirinden bağımsız değerlendiremezsiniz.
Bunların hepsi aynı büyük resmin parçalarıdır.
Onun için tarih bize sadece geçmişi anlatmaz.
Gelecekte yapılacak hataları da önceden gösterir.
Girit’in hikâyesi tekrar yaşanmamalıdır.
Kıbrıs, Girit olmamalıdır.
7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi sıradan bir toplantı değildir. NATO, Türkiye'yi neden birdenbire övmeye başladı?
Çünkü Batı değişmedi. Değişen sadece ihtiyaçlarıdır. Türkiye bir yandan "örnek müttefik" ilan edilirken, diğer yandan Washington'da, Mavi Vatan'a, KKTC'ye ve Doğu Akdeniz'deki milli haklarımıza yönelik baskılar artıyor.
Övgülere değil, sahadaki eylemlere bakmak gerekir. 1945'ten bugüne uzanan jeopolitik çizgide NATO gerçekten Türkiye'ye güvenlik mi sağlıyor, yoksa giderek daha büyük stratejik riskler mi üretiyor?
YouTube programımda Ankara Zirvesi öncesinde buzdağının görünmeyen yüzünü, Batı'nın değişmeyen Türkiye jeopolitiğini ve önümüzdeki kritik süreci tüm yönleriyle ele aldım. İzlemenizi tavsiye ederim.
https://t.co/KZr7V3fwjz
Aynı devrin devletleri İngiltere,Rusya,Almanya,Fransa ve İtalya yıkılmazken Osmanlı Türkiyesi niçin yıkıldı?
Tımar sisteminin bozulması-üretmemek
Sığ para sistemi-1641de Darphane’nin kapatılması
1526dan itibaren ulema-ilmiyenin bozulması
Enderuni bürokrasi ve liyakatsız yönetimi
Kaş Belediyesinin antik tiyatrodaki milli maç organizasyonu tüm dünyada en çok paylaşılan görüntüler arasına girdi.
Milyarlık bütçe ayırsanız turizm için daha iyi reklam yapamazsınız.
🔴Yunan rahip Evangelos Papanikolaou'nun Türkler hakkındaki sözleri yeniden gündeme geldi.
🇹🇷🇬🇷"Türkler nereyi aldılarsa hep daha iyilerdi. Birilerini seçmek zorunda kalsam, her zaman Batılılara kıyasla Türkleri tercih ederim.
Bizim için utanç verici ama bu gerçek. Türkler yönettiği dönemde insanlar kendi dinlerini rahatlıkla uygulayabiliyorlardı. Bu yüzden halk arasında "Latin serpuşuna Türk fesini tercih ederim"
-Türkler Girit'te tek bir manastırı bile kapatmadılar.
Fakat (Kral) Othonas'ın Yunanistan'daki emirleriyle birçok manastır ve kilise kapatıldı. Rahiplerin mallarına el konuldu ve siyasetçilerin maaşına dönüştürüldü.
#greek #Τουρκία #yunan #war
Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı:
— Bu Yunanlılar gerçekten enteresan bir millet.
— 'Cacık'ın yanına 'i' harfi koyup 'Caciki' yaptılar, oldu size Yunan.
— Yoğurdun başına bir 'Greek' ekliyorlar, oldu Yunan.
— Peki musakka? Ona da 'musakkaki' diyorlar.
— Helvaya 'helvaki', pastırmaya 'pastırmaki', Türk kahvesine 'Greek Coffee' diyorlar.
— Zeybek oyununa 'zeybetiko' diyorlar. Oldu size Yunan oyunu...
— Şimdi de bizim Mavi Vatan'ı çalmışlar. 'Blue Homeland bizimdir' diye paylaşım yapıyorlar.
Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı:
— Bunlar öyle faşist ki, “Doğu bizim, Batı hepimizin” diyorlar.
— Ahlat’a yerleştirilen 52 Ahıska Türkü ailenin tamamının oradan çıkarılmasını istiyorlar.
— Burası Türkiye değil mi?
— O zaman sen de buralardan defol.
Prof.Dr.Yusuf Halaçoğlu:
Bakmayın siz yankilerin, conilerin uyduruk kürdistan haritalarına, eski haritalara baktığımızda Hakkari bile "Türkomania" diye geçiyor.
Zaten Hakkari'de MÖ 1200 lere ait taş baba ve balballar bulduk.
Doğu Anadolu Bölgesinde bin civarında Kurgan ve Taş baba yani Türk mezarları keşfedildi.
Bir İskit gerçeği var.
Ankara Güdül'deki İskit petroglifleri 5 bin yıla kadar geri gidiyor. Frig mezarları da Roma'dan farklıdır.
Ben buradaydım demek için anıt, kitabe, yazıt, yazılı belge türünde kanıtların olması gerekiyor...Anadolu tarih boyunca Türklerindir.
Bu ülkenin sınırları şehit kanları ile çizilmiştir, elin yankileri, conileri
Türkiye hakkında konuşamaz.
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu,
Oğuzhan’ın peygamber olduğuna dair bilgiler öne sürdü:
“Türkler taşı oyup da tapmayan tek millettir.
Biz, Gök Tengri'ye inanmışız, tek Tanrı'ya inanmışız. İşte dikkat edin. ‘Yukarıda mavi gök, aşağıda yağız yer yaratıldıkda’
Bak yaratılmaktan bahsediyor bir oluşumdan. Türkler demiyor, insan yaratıldı diyor.
Aslında değişik kesimlerde Zulkarneyn olarak Oğuzhan'ı belirtiyorlar, bir peygamber olarak nitelendiriyorlar.
Belki de olabilir yani. Bir şey söyleyemeyiz ona.
Ama belli ki Türkler dağa tapmıyorlar, tşa tapmıyorlar, kendi yaptıklarına tapmıyorlar, güneşe tapmıyorlar.”
🔥 Cihat Yaycı:
— Adalar Denizi veya onların deyimiyle Ege sorunu yoktur.
— Sadece Yunanistan'ın talepleri vardır.
— Biz orası Türk Gölü olsun demiyoruz ama Yunanistan'ın Yunan Gölü olsun talebi var.
— Bazıları diyor ki, ‘amiraller, generaller emekli olunca konuşuyorlar’
— Ben bu kitapların %80'nini görevdeyken yazdım.
— Hatta Yunanistan Talepleri kitabımı yazdım diye Yunanistan beni şikayet etti
— ‘Bu adam başa beladır, Türk Yunan ilişkilerini bozuyor’ diye.
— Kitaplarımın hepsi Yunan medyasında tam sayfa manşetten verildi.
— Türkiye'nin hedefinde Yunanistan olmadığı halde, Yunanistan sürekli olarak bir şeyler talep ediyor.