"GİZLİ NEKROPOLİTİKA" adlı kitap+@ayrintiyayinevi çıktı, mutlaka incelenmeli.
Gizil Nekropolitika: Sömürgecilik, Pandemiler ve Aşı Emperyalizmi, sömürgecilik arka planından başlayarak salgınların köken ve sonuçlarıyla kapitalizm ile ilişkisini ele alıyor. Feride Aksu Tanık, sömürgeci tıbbın sömürge halklarıyla ve sömürgecinin sömürge ülkesiyle kurduğu ilişkiyi gizil bir nekropolitika bağlamında ele alıyor. AIDS ve COVID örnekleri incelenerek ilerleyen araştırma, pandemilerin sadece kökenleri bakımından değil sonuçları bakımından da yaşam ve ölümün paylaştırılmasında kapitalist ilişkilerin rolünü açığa çıkarıyor. Kamu fonlarıyla finanse edilen araştırmalar sonucunda üretilen aşı ve ilaçlar üzerindeki patent düzenlemeleri aracılığıyla şirketlerin kâr arzuları ve emperyalist devletlerin çıkarlarını birleştiren mekanizma, uygulamada, aşıya ve ilaca erişimde hem devletler arası sistem hem de toplumsal sınıflar düzeyinde yaşanan ölümcül eşitsizliğin kaynağı haline geliyor.
Yeryüzü uzunca bir süredir kapitalizmin yarattığı felaketler çağını yaşıyor. Pandemiler bunun en önemli sonuçlarından biri. COVID-19 Pandemisinin yarattığı yaralar henüz sarılmadan yeni salgınların kapıda olduğunun bilgisi her an kulaklarımıza çalınıyor. Böyle bir dönemde yayımlanan Gizil Nekropolitika konuyu anlamak için bilgi sunmanın ötesinde sorunsalı değiştirecek pratiğe davet olarak da okunmalı. https://t.co/nta7taqVcE
MAHİR'in tüm siparişlerini gönderdik, paketlerin içerisine çok çeşitli hediyeler koymak isterdik ama biz buradan olanca sevgimizi ve dostluğumuzu gönderelim.
Güzel günlerde okuyun, özlediğimiz günlerde buluşmak dileğiyle...+@yazilama
Evet, mesela dünden bugüne 408 görüntüleme 108 sepete ekleme, 9 âdet satın alma 5 puanlama 2 yorum var. Bu hareket eseri daha çok öne çıkarıyor, genel dolaşıma sokuyor, ana ekrana taşıyor. Reklam vererek değil de (çünkü bu eser reklam ürünü değil) daha çok dayanışma ve sahiplenme ile okura ulaştırmak anlamlı olur. Bir düşünceye aracılık ediyoruz, bunu ben severek yapıyorum. Desteklerinize...
Devrim Arabaları 2.0 kitabı esasen bir gerçeğin izdüşümünde.
Geçmişin izleklerinden hareketle, yalnızca bir projenin akıbetini değil; Türkiye’nin sanayileşme serüvenini, kendi markasını yaratma çabasını ve bu süreçte karşılaştığı görünür ve görünmez eşikleri analiz ediyor. Canlı tanıklar, belgeler ve tarihsel bağlam içinde şekillenen bu anlatı, okuyucuyu yüzeyde kalan cevaplarla yetinmemeye davet ediyor.
Devrim Arabaları 2.0 kitabımız ikinci baskı.
Bu eseri okumanızı önemle öneririm. Şöyle ki, ülkenin yakın geçmişinde yaşanan olaylar, giz perdesinin ardına saklanmış gerçekler, tanıkların anlatımı ve gerçekten bu ülke kendi yerli otomobilini neden üretemediğinin nedenini anlayacaksınız.
kitabı almak için link bırakıyoruz ve keyifle okumanız dileğiyle; https://t.co/PAbPHJXG8p
Bu kitap niye önemli ve neyi anlatıyor?
Bu hikâye bir otomobil üretme hikâyesi gibi görünebilir; tarihsel kırılma anı aslına.
Soru şu: Bu toprakların insanı yeni bir şey yaratabilir mi?
Evet, daha önce yaptı.
1961’de Devrim Arabaları, yalnızca teknik bir girişim değil; genç Cumhuriyet’in kendi kendine yetebilme idealinin somutlaşmış hâliydi. Ancak bu ideal, henüz vücut bulamadan kesintiye uğramıştı.
2009-2010 tarihleri arasında tekrar denendi. İşte bu hikâye o.
Canlı tanıklar, belgeler ve tarihsel bağlam içinde şekillenen bu anlatı, okuyucuyu yüzeyde kalan cevaplarla yetinmemeye davet ediyor.
Ancak bu kitap yalnızca geçmişe bakmıyor. Dijital devrim çağında, yapay zekâdan alternatif enerjiye, üretim modellerinden çalışma hayatının dönüşümüne uzanan geniş bir perspektifle, geleceğin eşiğinde duran insanlığa ve Türkiye’ye yeni sorular yöneltiyor. Yarım kalan bir hikâyenin yeniden yazılma ihtimalidir.
Peki kimler katkı verdi bu tarihin giz perdesinde kalmış olayın aydınlatılmasına:
Alpaslan Korkmaz
Alper Baykut
Güray Erol
Kaan Kurşun
Kazım Eryılmaz
Özgür Günaydın
incelemeniz ve edinmeniz için; https://t.co/0t9JYcq3oc
"Bir ihtimal daha var!"
Bu hikâye bir otomobil üretme hikâyesi gibi görünebilir; oysa gerçek bundan farklı; inanmışlık, irade ve tarihsel kırılma anı…
Soru şu: Bu toprakların insanı yeni bir şey yaratabilir mi?
Evet, daha önce yaptı. Yaprağın bile kımıldamadığı, her şeyin yağmalandığı, işgal edildiği bir iklimde, inanç ve iradeyle yepyeni bir cumhuriyet kurdu.
1961’de Devrim Arabaları, yalnızca teknik bir girişim değil; genç Cumhuriyet’in kendi kendine yetebilme idealinin somutlaşmış hâliydi. Ancak bu ideal, henüz vücut bulamadan kesintiye uğradı. Resmî anlatıların ötesinde, bu yarım kalmışlığın ardında hangi dinamikler vardı? Hangi yapılar, zihniyetler bu süreci sabote etti?
Devrim Arabaları 2.0 kitabı tam da bu soruların izini sürüyor.
Geçmişin izleklerinden hareketle, yalnızca bir projenin akıbetini değil; Türkiye’nin sanayileşme serüvenini, kendi markasını yaratma çabasını ve bu süreçte karşılaştığı görünür ve görünmez eşikleri analiz ediyor. Canlı tanıklar, belgeler ve tarihsel bağlam içinde şekillenen bu anlatı, okuyucuyu yüzeyde kalan cevaplarla yetinmemeye davet ediyor.
Ancak bu kitap yalnızca geçmişe bakmıyor.
Dijital devrim çağında, yapay zekâdan alternatif enerjiye, üretim modellerinden çalışma hayatının dönüşümüne uzanan geniş bir perspektifle, geleceğin eşiğinde duran insanlığa ve Türkiye’ye yeni sorular yöneltiyor.
Çünkü mesele bir otomobil üretmekten çok daha fazlasıdır:
Mesele, bir toplumun kendi potansiyelini gerçekleştirme iradesidir.
Bu eser, tarihin sessiz bırakılmış sayfalarına ışık tutarken, aynı zamanda bir yüzleşme ve yeniden düşünme çağrısıdır.
Ve belki de en önemlisi…
Yarım kalan bir hikâyenin yeniden yazılma ihtimalidir.
Panorama: "Karanlık Üçlü Sendromu"
Narsizm, Psikopati ve Makyavelizm.
Narsistik kişilik bozukluğu olan kişiler, çevrelerinden kendilerine aşırı hayranlık duyulmasını talep ederler. Bu ilgi sadece iş çevrelerinden değil; apartmana girerken kapıcıdan, alışverişte kasiyerden, lostrada ayakkabıcıdan gelmek zorundadır. Bu yüzden kendilerinden ekonomik olarak altta olan kişilere bonkör davranmak durumundadırlar. Bahşiş verirken kendilerini hiç kısıtlamazlar. Gerçekte sergiledikleri davranışlarla yahut zihinlerindeki fanteziyle bir büyüklük hissine kapılarak dünyanın kendileri etrafında döndüğünü düşünürler. Her şeyde hak iddiası olan, empati eksikliği bulunan kişiler olarak tarif edilirler (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2014). Her şeyde hak iddia etmelerinin sebebi, hayatın kendilerinin etrafında döndüğü yanılmasından ibarettir. Hayatın merkezi onlar, diğerleri ise o merkezi parlatmakla yükümlüdür. Çevrelerinden rol çalmaya oldukça hevesli olan narsistik kişiler, gerektiğinde sahnede göz önünde olmak için başkalarını aşağılarlar ve kimsenin kendilerinin önüne geçmesini hazmedemezler. Önlerine geçmeye yeltenen kişi en büyük düşmanları olarak çeteleye yazılır.
Narsisizmin yolu ister istemez güç ihtiyacı ile kesişir. Narsisizm, kendisini güç sayesinde var eder ve gücü elde ettiğinde iktidara giden yolda besleneceği bereketli topraklara ulaşmış olur. Besleneceği kaynak ise kendisinin pırıltılı ışıldamasına imkân verecek çevresidir. Bu kesişme sadece narsist birey için değil, ilişkide olduğu çevreleri için de sakıncalara yol açar. Çünkü bu ışık gözleri kör edecek bir lümene sahiptir. Kişi bu parlaklığa, uyguladıkları birtakım yöntemler sayesinde ulaşır. Glad (2002), uyguladığı yöntemler bakımından bu süreci şu şekilde sıralar: Narsistler, politik güçlerini korumak için, karşılarındakine antisosyalliğe varan davranışlar sergileyebildikleri gibi böbürlenme vasıtasıyla karşılarındakini küçük de hissettirebilirler. Bir narsistin teknesine binerseniz indiğinizde kendi benlik algınızı gözden geçirme ihtiyacı duyarsınız. Çok vakit geçirirseniz benlik algınız baştan aşağıya yenilenmek durumunda kalırsınız.
Yazarımız Nigar Falay, İzmir'deki okurları ile buluşuyor! Yarın Penguen Kitap İzmir İstinyepark şubesinde gerçekleşecek etkinliğimize tüm okurlarımızı bekleriz!
Yazarımız Nigar Falay, İzmir'deki okurları ile buluşuyor! Yarın Penguen Kitap İzmir İstinyepark şubesinde gerçekleşecek etkinliğimize tüm okurlarımızı bekleriz!
Bu haftanın okuma listesi, farklı alanlardan metinleri aynı merak etrafında bir araya getiriyor: edebiyat, bilim kurgu, psikoloji, sağlık, çocuk kitapları ve kişisel gelişim.
https://t.co/loy587NOwM