Hemşirelik; çalışırken en önde, ancak temsilde, kariyerde, özlük haklarında ve mali haklarda en geride bırakılmış mesleklerden biri hâline getirildi.
Bu düzen artık ne devam etmeli ne de edebilir.
Hemşireler kendi gücünün farkına varmalı, birlik olmalı; sarı sendikalardan ve hemşire olmayan liyakatsiz yöneticilerden medet ummayı bırakmalıdır.
Değişim, hemşirelerin ortak iradesiyle başlayacaktır.
@hemsirelerhakki@Hemsireler1ligi@thd_genelmerkez@ohder2006
#hemşire
#HemşirelikUzmanlıkİster
Hemşirelik eğitimi 4 yıl sürüyor; üzerine yüksek lisans ve doktora programları da var. Eğitim altyapısı ve akademik birikim mevcut. Ancak bunun mesleki ve ekonomik karşılığı yok.
Hastaya en uzun süre dokunan, bakımı planlayan, gece yarısı krizi yöneten ve çoğu zaman sistemin eksiklerini sessizce kapatan kişi çoğu zaman hemşiredir. Sağlık hizmetlerinin yükünün önemli bir bölümünü fiilen taşımaktadır.
Buna rağmen yüksek lisans ve doktora eğitimi, kariyer basamaklarına ve ücretlendirmeye beklenen ölçüde yansımamaktadır. Bu yalnızca bir maaş meselesi değil; uzmanlığın, emeğin ve artan sorumluluğun nasıl karşılık bulduğu meselesidir.
Birçok ülkede uzman hemşirelik yıllardır uygulamada. Türkiye’de ise yasal zemini bulunmasına rağmen uzman hemşirelik sistemi hâlâ hayata geçirilmeyi bekliyor.
@RTErdogan@EmineErdogan@saglikbakanligi@drmemisoglu@memindemirkoltr@DrYerebakan@fisunsenuzun
#HemşirelikUzmanlıkİster
#UzmanHemşireyeKadro
Bu kadar gereksiz bir şova gerçekten ihtiyaç var mıydı? Organizasyonu kim planladıysa sorgulanmalı. Ülkece yaşadığımız ekonomik sıkıntılar ortadayken bu tür gösterişlerin kimseye faydası yok.
Sürekli “kamu tasarrufu” deniliyor ama görünen o ki tasarruf yalnızca emekçiler üzerinden yapılıyor. Eğer öyle olmasaydı geçen ay hemşire odasındaki kahve makinesi “elektrik harcıyor, kamu tasarruf tedbirleri var” denilerek kaldırılmak istenmezdi. Ya da “tasarruf tedbirleri nedeniyle” bir hemşirenin tek başına nöbet tutup 20 hastaya bakması normalleştirilmeye çalışılmazdı.
Tasarruf; çalışanların dinlenme alanından, kahvesinden, emeğinden ve hasta güvenliğinden kısmak değildir. Gerçek tasarruf, kaynakların adil ve akılcı kullanılmasından geçer.
@gencliksporbak@TFF_Org@saglikbakanligi
Hastane idaresi demek, şifa bekleyen hastaya hizmet, emek veren çalışana adalet demektir.
Maalesef bazı yozlaşmış idareler bunu unuttu. Liyakati rafa kaldırıp yandaşlığı koltuğa oturttu. Torpili terfi sebebi, hukuku ayak bağı saydı. Emekçinin hakkını budayıp kendi koltuğunu güçlendirme peşine düştü.
Biliniz ki biz bu oyunu görüyoruz.
Mobbingi, haksız sürgünü, sendikal baskıyı, usulsüz atamayı not ediyoruz. Bugün susan yarın hesap verir.
HEPSEN olarak şunu net söylüyoruz:
Hastaneler babasının çiftliği değil, milletin emanetidir. Koltuğunu korumak için emeğe saldıran her idarecinin karşısında dimdik duracağız. Hukukun, liyakatin, adaletin yerini bulması için mücadele edeceğiz.
Emekçiyi ezen, hakkı yiyen idareciye bu bayram da mesajımız aynı:
Koltuk geçicidir, vebal kalıcıdır.
*Ayşe Kılınç*
HEPSEN Gaziantep Şube Başkanı
Geçen nöbette tam 24 bin adım atmışım. Ama sadece adım mı attım? Hayır.
O 24 saat içinde yeri geldi taşıma personeli oldum, sedye çektim. Yeri geldi yeni yatışların sistem işlerini halledip sekreterlik yaptım. Odaların temizliğini takip edip personele işini hatırlattım; televizyonu çalışmayan hastanın tv sini tamir ettim teknik servis oldum. Yemek yiyemeyen hastamı kaşık kaşık besleyip teşvik ettim; hayata küsen bir diğerine, bir psikolog gibi yaklaşarak herkesin bu günleri atlattığını anlatıp yaşama sevinci aşılamaya çalıştım.
Tüm bunlar olurken bir yandan durumu kötü olan hastamın sürekli vital takibini yapıyor, infüzyonlarını ayarlıyor, kan gazı takipleriyle boğuşuyordum. Yemek dağıtan personelin unuttuğu hastalar için yemek getirttim. Genel cerrahi dışında başka servislerden de yatışlar kabul ettik; bir yandan da o hastaların kendi doktorlarına ulaşabilmek için telefon başında helak oldum .Ameliyat sonrası narkozun etkisiyle nefes almayı unutan bir hastam vardı; başında durup ona yeniden nefes almayı hatırlattım, dakikalarca solunum egzersizi yaptırdık.
24 saat boyunca durmadan, bir saniye bile duraksamadan çalıştım. Şimdi ise o nöbetin geride bıraktığı derin bir uyku düzeni bozukluğuyla baş başayım.
Ha, bir de şeyi unuttum: Ben nöbette tüm bunları yaparken kendime ait en temel insani ihtiyaçları, su içmeyi ve tuvalete gitmeyi bile unutmuşum.
Şimdi soruyorum size: Neyim ben? Süpermen mi, yoksa sadece bir hemşire mi?
Bize resmiyette "stratejik personel" demiyorlar, bizi görmezden geliyorlar belki. Ama insanın bu dünyadaki ilk nefesi ile son nefesi arasında bizi gören, o çaresiz anlarında ellerini tuttuklarımıza soruyorum:
Biz sizin için neyiz?
#hemşire #ebe
@ihbektass Diyelim ki bu serviste hastanın durumu kötüleşti ve arrest oldu.
Bu tek hemşire mavi kod mu verecek, hastaya mı müdahale edecek, hasta yakının tepkisiyle mi uğraşacak, diğer hastaların tedavi ve takiplerine mi yetişecek ?
Bu düzenleme hasta ve çalışan güvenliğini hiçe saymaktır!
Antalya eğitim ve araştırma hastanesinde idare aldığı karara göre ek mesai ödememek için bir serviste tek hemşireyi 24 saat nöbet tutturarak hem hasta sağlığını hem de çalışan haklarını hiçe saymaktadır. 24 saat kesintisiz ayakta duran birinden verim alabilmek imkansızdır.
Hep-Sen Genel Merkezinden bildiriyoruz;
Hazırız !
Bu sene de her sene olduğu gibi Taksim’deyiz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz
Yaşasın işçi sınıfı
Yaşasın Hep-Sen
@hepsen_2020#1MayısHepsenleGüzel
Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’nde hem idari görevde bulunup hem de sendikal kimliğini kullanan şahsın, çalışanlar üzerinde baskı kurmaya çalıştığına dair çok sayıda geri bildirim tarafımıza ulaşmaktadır.
Bu tür girişimler; çalışanların özgür iradesini zedeleyen, etik ve ahlak dışı kabul edilemez davranışlardır.
Hiç kimse bulunduğu makamı kullanarak çalışanlara yön veremez, tercihlerini şekillendirmeye zorlayamaz. Bu kurumda herkesin özgür iradesi vardır ve bu irade baskıyla, tehditle teslim alınamaz.
Kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelerin, yapılan pazarlıkların ve çalışanlar üzerinde oluşturulmaya çalışılan algı operasyonlarının farkındayız. Tüm bu süreçler dikkatle takip edilmekte ve kayıt altına alınmaktadır.
Öte yandan, çalışanlara yönelik hakaret, küfür ve görevi kötüye kullanma iddiaları nedeniyle hakkında soruşturma başlatıldığı ifade edilen bu kişinin hâlâ görevine devam etmesi, tüm bu yaşananlarım merkezinde olması ve üniversite yönetiminin bu süreçte sessiz kalması kamu vicdanını ve kamu ahlakını ciddi şekilde rahatsız etmektedir.
Sessiz kalmak ortak olmak değilmidir? @pauedutr
Şunu herkes bilmelidir ki; kamu kurumları birilerinin babasının çiftliği, kişisel çıkar alanı değil, emeğin ve adaletin temsil edildiği yerlerdir.
Gerek hukuki gerek idari tüm süreçleri sonuna kadar işleteceğimizi, çalışanların hakkını savunmaktan geri durmayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
@hepsen_2020@ynsmsek
Yetkili Sendika Nasıl Yetkili Oluyor?
Değerli sağlık emekçileri,
Yıllardır aynı soru ortada duruyor: Mevcut yetkili sendika nasıl oluyor da hâlâ yetkili kalabiliyor? Onları yetkili yapan gerçekten güçlü bir mücadele mi, yoksa başka bir düzen mi?
Bugün sağlık emekçilerinin büyük bir bölümü yoksulluk sınırının altında maaş alıyor. Fazla mesai ücretinin saati 137 TL… O da ancak kadroluysan. Mobbing var, liyakat sorunu var, angarya desen fazlasıyla var. Peki tüm bu tabloya rağmen neden hâlâ aynı sendika “yetkili”?
Çünkü yıllardır sağlık emekçilerinin aklına aynı şey fısıldanıyor:
“Üye olmazsan rahat edemezsin.”
“Üye olmazsan tayin alamazsın.”
“Üye olmazsan sorun yaşarsın.”
Peki gelin biraz gerçeklere bakalım.
Türkiye genelinde idari kadrolarda diyelim ki 20 bin yönetici var. Ama aynı sendikanın 270 bin üyesi olduğu söyleniyor. Basit bir matematik sorusu:
270 bin üyeye 20 bin koltuk nasıl yetecek?
Demek ki sistem şöyle işliyor:
Birileri rahat birimlerde çalışacak,
Birileri torpille tayin alacak,
Birileri hak etmediği koltuklara oturacak…
Peki geri kalan büyük çoğunluk? Onlara da susmak ve beklemek düşecek.
Şimdi kendimize şu soruyu dürüstçe soralım:
Gerçekten kaybedecek bir şeyimiz mi var?
Bugün geldiğimiz noktada düşük ücret, ağır çalışma koşulları ve değersizleştirilmiş bir meslek gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bundan daha kötü ne olabilir?
Unutmayın:
Sizin kaybedecek bir şeyiniz yok. Ama onların kaybedecek çok şeyi var.
Yaşadıklarımız kader değil, bir tercihin sonucudur.
Ve her tercih değiştirilebilir.
Belki de bugün, o tercihi değiştirmek için iyi bir gündür.
Kıt imkânlarla, bin bir zorluk içinde sağlık hizmeti sunmaya çalışan hekimlerimiz, hemşirelerimiz ve tüm sağlık profesyonelleri; bir de idarelerin keyfi yıldırma çabalarıyla mücadele etmek zorunda bırakılıyor.
Bilinmelidir ki HEP-SEN, hukukun gücüyle tüm sağlık emekçilerinin yanında; haksızlığın karşısında, emeğin safındadır. @hepsen_2020
Hemşireler;
İşçiden düşük maaş alıyor
Teknikerden az ek ödeme alıyor
Uzmanlık kadrosu yok
Branşlaşma yok
Başhemşirelik kaldırılmış
…..
Ama on binlerce hemşirenin üye olduğu sendika başkanı hâlâ:
“Gel gel, bir şey olmaz” diyerek üye toplamaya devam ediyor.
#hemşire
Türkiye'nin neresinde olursanız olun, yalnız değilsiniz.
Mardin Artuklu Üniversitesi'nden tüm ülkemize sesleniyoruz: Hukuk servisimizle hakkınızın ve hukukunuzun teminatıyız.
@hepsen_hukuk@mardinilsaglik@hepsen_mardin
Modern sağlık sisteminin vazgeçilmezi olan hemşireler, bugünlerde "sessiz bir kriz" yaşıyor. Bilimsel makaleler ve saha verileri ışığında; hemşirelikte tükenmişliğin anatomisini ve tehlikeli sonuçlarını inceliyoruz.
Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için planlı istihdam politikaları şarttır. Atama bekleyen sağlıkçıların sisteme kazandırılması herkesin yararınadır.
İkinci alım geciktirilmemeli.
#KPSS2024AtamaBekliyor
Tek alım politikasıyla sağlık alanındaki insan kaynağı ihtiyacı karşılanamaz. Atama bekleyenlerin sisteme katılması hizmet kalitesini doğrudan etkiler.
İkinci alım için takvim açıklansın.
#KPSS2024AtamaBekliyor
Hastanelerde iş yükü artıyor, personel yetersizliği her geçen gün daha görünür hâle geliyor. Buna rağmen atanmayı bekleyen binlerce sağlıkçı evde bekletiliyor.
Sağlık için planlı ve adil istihdam şart.
#KPSS2024AtamaBekliyor
Sağlık çalışanlarının sayısı arttıkça hizmet kalitesi de artar. Atama bekleyen binlerce kişi varken personel açığıyla çalışmak kabul edilemez.
İstihdam güçlendirilsin, sistem rahatlasın.
#KPSS2024AtamaBekliyor
Eğitimini tamamlayan ve sınavdan yüksek puan alan sağlıkçılar görevine başlamak için hazır. Bu emeğin karşılığı bekletilmek olmamalı.
Adaletli bir atama süreci talep ediyoruz.
#KPSS2024AtamaBekliyor
Tek alım, binlerce umut demektir. Sağlık sistemininO ihtiyaç duyduğu insan gücü hazır beklerken bu bekleyiş uzamamalıdır.
Atama takvimi netleşsin, belirsizlik son bulsun.
#KPSS2024AtamaBekliyor