Hes projeleri ve maden ocaklarının yüklenici firmaları bellidir. Halk bu firmalari bilmeli tavırlarını koymalıdır. Halkımızda kültür olan doğamızı sonuna kadar sahiplenecek takipçisi olacağız. #abluka
Bıkmadan, usanmadan sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz!
Rojin için adalet, herkes için adalet!
Bu anlamlı koreografiyi hazırlayan UltrAmed grubuna ve tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyoruz.
#RojinİçinAdalet
Adli Tıp Kurumu Rojin Kabaiş dosyasına ilişkin bir açıklama yaptığı bilgisi haber sitelerine konu edilmiş ve açıklamada ;
“Rojin Kabaiş’ten alınan örneklerde kendisine ait DNA’nın yanı sıra sternal bölgede bir erkek DNA profili ve vajinal bölgede bir erkek DNA profili olmak üzere iki farklı DNA profiline rastlanmıştır. Ancak bu bulguların, ölüm sonrası süreçte veya çevresel temas sonucu kontaminasyon (bulaşma) ihtimalini bertaraf edemediği değerlendirildiği” belirtilmiştir. ( haber sitelerinden alınmıştır)
Daha önce Biyoloji İhtisas Dairesine 01.11.2024 tarihli raporuna istinaden sormuştuk, bu defa Adli Tıp Kurumunun yaptığı bu açıklama üzerine Adli Tıp 1. İhtisas Kuruluna 06.11.2024 tarihli raporuna istinaden soruyoruz.
1- Vajinal Bölgede erkek DNA profili elde edildiğini belirtmişsiniz( nitekim 10.10.2025 tarihli son raporda da sabittir) . Bu durumda 06.11.2024 tarihli Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu raporunun sonuç kısmının 3. maddesinde; “vajenden alınan doku örneklerinin Biyoloji İhtisas Dairesinde yapılan incelemesinde sperm ve farklı DNA profili tespit edilmedi “ şeklinde neden yazılmıştır ? ( raporun ilgili kısmı ektedir )
2- 06.11.2024 raporunuzda; Adli Tıp Kurumunuzda çalışanlar açısından bulaş ihtimalinin bertaraf edildiğini ancak “maktulün bulunduğu yerden otopsi yerine sevki sırasında olabilecek bulaş riskininde” bertaraf edilmesi gerektiğini, “Bu bulaş ihtimalinin de bertaraf edilmesinden sonra elde edilen farklı DNA tiplemelerinin şüpheli veya şüphelilere ait olma ihtimali bulunmaktadır” şeklinde kanaat belirtilmiştir. Van Cumhuriyet Başsavcılığı, ilgili görevliler ve diğer şahıslar yönünden bulaş ihtimalini bertaraf etmiştir. 06.11.2024 tarihli raporda bu ihtimal bertaraf edildiğinde, söz konusunu DNA tiplemelerinin şüpheli veya şüphelilere ait olacağı belirtildiği halde ilk raporda yer almayan “cesedin su içerisinde kalması ve sürüklenmiş olması” bulaş olasılığı açısından neden şimdi ifade edilmiştir ? ( Bu olasılığın rapor içeriğine göre maktulün bulunma anındaki pozisyonu ve kıyafetlerinin durumuna göre mümkün olmayacağı kanaatindeyiz)
Sonuç olarak Adli Tıp Kurumu raporunun içerik itibariyle bir çok konu başlığında eksik ve sorunlu olduğu tarafımızca soruşturma makamlarına daha önce yazılı ve sözlü olarak iletilmiştir. Belirtilen başlıklarda ve son gelişmeler ışığında yeni ve sağlıklı bir raporun aldırılması zorunlu olmuştur. ( Bu konularda soruşturma makamlarına bir kez daha başvuru yapılacaktır)
İstanbul Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesine soruyoruz ;
1- 01.11.2024 tarihli raporunuzun sonuç kısmının 5.4 maddesine; iki farklı erkek şahsa ait DNA örneklerinin Rojin’in bedeninin neresinden alındığını tüm eküvyonlar kimliklendirildiği halde ( eküvyonlar kimliklendirilmiş ve numaralı şekilde raporunuzda yer almakta ) neden belirtmediniz ?
2- Israrlı talepler neticesinde 10.10.2025 tarihli raporunuzun 5.4 maddesini düzeltmiş ve DNA örneklerinin Rojin bedeninin neresinden alındığını ( sternal ve intra vajinal bölge ) belirtmişsiniz. DNA örneklerinin 01.11.2024 tarihinde Rojin’in bedeninin neresinden alındığını bildiğiniz halde raporunuzun sonuç kısmına “örneklerden şüpheli bir bulgu tespit edilmediği” kanatine nasıl vardınız ?
3- Bulaş olasılığını Adli Tıp Kurumu çalışanları açısından bizzat bertaraf ettiğinizi raporunuzda belirtmişsiniz. DNA örneklerinin sternal ve intra vajinal bölgeden alındığını bildiğiniz halde raporunuzda “maktulün bulunduğu yerden otopsi yerine sevki sırasında olabilecek bulaş riskine” sadece dikkat çekmeniz tıbbi açıdan ne kadar gerçekçi ? ( raporunuzun bu değerlendirmesi kapsamında 200 üzerinde o gün için görevli ancak sonraki süreçte ülkenin farklı illerine dağılan kolluk görevlilerinden 8 ay boyunca DNA karşılaştırması için örnekler alınarak incelemeye tabi tutuldu)
4- Sadece bulaş olasılığına odaklanıp DNA örneklerinin bulunduğu bölgeyi ilgili Van Cumhuriyet Başsavcılığına yaklaşık 10 ay boyunca tüm ısrarlı taleplere rağmen bildirmeyerek soruşturmayı sürüncemede bırakarak etkisiz kıldığınızın farkında mısınız ?
Bu bir kasıt mı yoksa ihmal mi ? Kamuoyuna açıklamak zorundasınız.
Rojin Kabaiş dosyasında iki farklı erkek şahsa ait DNA örneklerinin Rojin’in bedeninin neresinden alındığına dair bilgiye raporlarda yer verilmemesi ve tüm ısrarlı taleplere rağmen bu bilginin dosyaya gönderilmemesi nedeniyle yakın zamanda Adli Tıp Kurumu hakkında suç duyurusunda bulunmuştuk.
Aradan geçen 9 ay sonra 2 farklı erkek şahsa ait DNA örneklerinin Rojin’in bedeninin neresinden alındığına dair bilgi yazılı şekilde dosyasına gönderildi.
Soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek bu bilgi
Neden gizlendi ?
Israrlı taleplere rağmen neden dosyasına gönderilmedi ?
Söz konusu dönemde Van Cumhuriyet Başsavcısı neden kamuoyuna DNA örneklerinin alındığı bölgeye ilişkin yanlış bilgi verdi ?
Tüm sorulara cevap vermek zorundasınız.
Soruşturma dosyası artık çok başka bir aşmaya geçmiştir.
Söz konusu dönemin Van Cumhuriyet Başsavcısının açıklaması👇
https://t.co/jCBapNhN3R @sontv_
Rojin Kabaiş’in bedeninden alınan DNA örneklerinin hangi bölgelerden alındığına dair kritik bilgi
Adli Tıp Kurumu tarafından defalarca yapılan resmi yazışmalara rağmen açıklanmamış, dosyaya gönderilmemiştir. Bu eksiklik yalnızca soruşturmanın seyrini doğrudan etkilemekle kalmamış, aynı zamanda adaletin gerçekleşmesini engellemiştir @VanBaroIHM@av_nahiteren
Van ve Diyarbakır Barosu olarak, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü soruşturmasında Adli Tıp Kurumu tarafından yürütülen işlemlerde ciddi ihmaller bulunduğunu kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.
Rojin Kabaiş’in bedeninden alınan DNA örneklerinin hangi bölgelerden alındığına dair kritik bilgi, Adli Tıp Kurumu tarafından defalarca yapılan resmi yazışmalara rağmen açıklanmamış, dosyaya gönderilmemiştir. Bu eksiklik yalnızca soruşturmanın seyrini doğrudan etkilemekle kalmamış, aynı zamanda adaletin gerçekleşmesini engellemiştir.
Adli Tıp Kurumu, tarafsız ve bilimsel esaslarla çalışması gereken bir kurum olmasına rağmen, raporların eksik ve yanıtsız bırakılmasıyla hem gerçeğin ortaya çıkmasını hem de etkili soruşturmayı engellemiştir. Bu nedenle ilgili yetkililer hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi (görevi kötüye kullanma) ve 281. maddesi (delilleri gizleme) kapsamında suç duyurusunda bulunulmuştur.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
#rojiniçinadalet
Adli Tıp Kurumu, Rojin’in bedeni üzerinden elde edilen ve bulaş ihtimali bertaraf edilen 2 farklı erkek cinsiyetine ait DNA örneklerinin, Rojin’in bedenin neresinden elde edildiğine dair bilgiyi 9 aydır tüm ısrarlaramıza, soruşturma savcısının tekit yazılarına rağmen dosyasına bildirmiyor.
Görevinizi kötüye kullanıyor ve delil gizliyorsunuz.
Söz konusu DNA örneklerinin nereden elde edildiğini biliyoruz. Sizler de raporunuza yazmak ve dosyaya sunmak zorundasınız.
Soruşturmayı sürüncemede bırakamazsınız.
İyi bakın halk ateş çemberinde LİCE ye acil hava desteği şart yerleşim yerleri yanıyor şuan. Ailelerimiz çaresizce izliyor @TC_icisleri@Diyarbakirbaro@dbakirvalilik
Havadan söndürme desteği gerekli. Lütfen bütün kurumlar üzerine düşeni yapmalı yangın yerleşim yerlerine ulaşmadan kırsalda canlılar ve doğa telef olmadan kontrolaltına alınmalı #liceyaniyor
Diş hekimliği mesleği nitelik krizinde.
Kontrolsüzce açılan fakülteler, düşen eğitim kalitesi, artan işsizlik…
Artık konuşmanın değil, çözüm üretmenin zamanı.
#DişHekimliğiPlanlanmalı