Doktoranın zorluğu yok diyen veya doktoralılar için her şey harika diyen veya dusçular doktoralilarin sorunlarına hakim diyen oldu mu peki?
Sorunlarınız olabilir, destek isterseniz aynı özveriyle destek olur tweet atarım.
Elimden gelen budur
Peki, siz şunu söyleyin
Sınav başarısı ile girilmiş bir alanda uzman olan bir meslektaşınıza, isterseniz en zorlu yollardan kabul alın, doktora programı ile aynı branşa girip eğitimi tamamladıktan sonra "uzman" unvanı alıp aynı yetkinliği alınca haksızlık yapmış olmayacak mısınız?
Son sınavda 90 üstü net yapıp açıkta kalan meslektaşınızın emeğine?
İnanıyorum ki siz tamamen hak ederek girdiniz ve evet çok sayıda hekim böyle
Ama tanıdık vasıtasıyla programlara hoca kararıyla yerleşmiş çok sayıda torpilli doktorali varken, sınavla girenlerin unvanını bu isimlerin almasının adalet olduğuna nasıl inanıyorsunuz?
Son bir soru:
DUS süreci yaşamış birisi olarak şu an neden DUS ile yerleştiğiniz bölümde değil de doktora ile kabul aldığınız bölümde asistansınız, kazanamadığınız için olabilir mi?
Son sınavda 92 net ile kazanamayan psikolojisi hiç iyi durumda olmayan meslektaşlarınıza önereceğiniz, tanıdık ricası gerektirmeyen bir doktora programı var mıdır??
Kimse doktora programlarına giren adaylara uzmanlık unvanı vaat etmedi.
Bu programlara yerleşenler, uzmanlık eğitiminin DUS ile kazanıldığını biliyordu.
Sonradan uzmanlık talep etmek kazanılmış bir hakkın değil, sonradan oluşan bir beklentinin ifadesidir.
#UzmanlıkeşittirDUS
“Yasemin Özkan bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.”
⚠️ İbrahim Haskoloğlu, Sağlık Bakanı Danışmanı Yasemin Kulak Özkan hakkında dolaşan birtakım iddiaları ele aldı.
Şahsın, ailesini Marmara Üniversitesi’nde istihdam ettiğine dair bir yazı yayınladı:
“Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
• Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
• Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
• Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
Bu ülkede bir yere gelmek için illa birini tanımak mı lazım? Bu ülkedeki ahlaki çöküş işte bu nedenle önlenemiyor. Dini de buna alet etmeye çalışıyorlar.
Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor. Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar. Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor. Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor. Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor. Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.”
Uzmanlık bir paye değil, bir terazidir.
Bir hekimin adının önündeki "uzman" sözü, o terazide herkesle aynı kefeye çıktığı anlamına gelir.
Kimine taş, kimine pamuk koyduğun an terazi bozulur, geriye sadece süslü bir kelime kalır.
Bugün o masada oylanan da bu olacak:
Terazi herkes için düz mü duracak, yoksa birilerinin lehine mi eğilecek?
Diş hekimleri olağanüstü bir şey istemiyor.
Aynı teraziyi istiyorlar, hepsi bu.
Bundan daha mütevazı, bundan daha haklı bir talep duymadım.
Doktoralı Diş hekimi meslektaşlarımızın akademide yaşadıkları mağduriyet de mutlaka giderilmeli, bunun üzerine düşülmelidir.
Ancak bu; yeni bir haksızlık oluşturarak, sınavla alınan ünvanı sınavsız vererek olmamalıdır.
#UzmanlıkeşittirDUS
Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
• Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
• Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
• Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
BU ÜLKEDE BİR YERE GELMEK İÇİN İLLA BİRİNİ Mİ TANIMAK LAZIM? BU ÜLKEDEKİ AHLAKİ ÇÖKÜŞ İŞTE BU NEDENLE ÖNLENEMİYOR. DİNİ DE BUNA ALET ETMEYE ÇALIŞIYORLAR.
Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor. Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar. Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor. Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor. Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor. Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.
Sayın bakan genel cerrahi uzmanıymış. Kendisiyle aynı sınavlara girmemiş aynı asistanlık sürecini geçirmemiş aynı emeği harcamamış birine kendi ünvanını bu kadar kolay verebilir miydi acaba
#doktorayauzmanlıkrezaleti@drmemisoglu
Uzmanlık her açıdan hak edilmiş bir yeterlilik olmalıyken bu yeterliliğe kendi bilgi birikimiyle erişemeyenleri de uzmanmış gibi saymak sağlık hizmeti verdiğimiz insanları aldatmaktan öteye geçemez
#DoktorayaUzmanlıkRezaleti
45 barajı geçenin uzman olabilmesi size adil geliyor ise Çene Cerrahları olarak biz de TUS'da 45 barajı geçip Plasik Cerrahi Uzmanı yada KBB uzmanı olalım! #DoktorayaUzmanlıkRezaleti