Çözüm sürecinin mimarları nerede? Çerçeve yasasına imza atanlar nasıl katılmaz. Pkklılarınıza sarılıp birlikte ahıt yakmalıydınız. Valla çok yakışıyorsunuz.
İSRAİL BASININDAN TÜRK ASKERİNİ HEDEF ALAN KKTC ANALİZİ: “NATO’NUN 5. MADDESİ KIBRIS’TA KORUMAZ”
Gökçe Örnekal
Tel Aviv (İHA)
İSRAİL HAYOM’DA YAYIMLANAN SHAY GAL İMZALI ANALİZDE KKTC’DEKİ TÜRK ASKERİ VARLIĞI İSRAİL’İN ASKERİ HESAPLARININ İÇİNE DAHİL EDİLDİ
ANALİZDE KKTC TOPRAKLARI “İŞGAL ALTINDA” OLARAK NİTELENDİRİLİRKEN, TÜRK ASKERİNİN NATO GÜVENCESİ DIŞINDA OLDUĞU SAVUNULDU
İsrail basınında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Türk askeri varlığını doğrudan İsrail’in bölgesel askeri hesaplamalarının içerisine yerleştiren dikkat çekici bir analiz yayımlandı.
İsrail gazetesi Israel Hayom’da 20 Ağustos 2026 tarihinde Shay Gal imzasıyla yayımlanan analizde, Türkiye’nin NATO üyeliğinin KKTC’de görev yapan Türk askerlerine NATO Antlaşması’nın 5. Maddesi kapsamında otomatik koruma sağlamayacağı ileri sürüldü.
Analizde KKTC toprakları için “işgal altındaki Kıbrıs” ifadesi kullanılırken, Türkiye’nin Ada’daki askeri varlığı da “işgal” olarak nitelendirildi. KKTC’deki Türk askeri kapasitesi ise İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan eksenindeki bölgesel güvenlik hesaplarının bir unsuru olarak ele alındı.
TÜRK ASKERİNİN NATO KORUMASI ALTINDA OLMADIĞINI SAVUNDU
Gal, analizinde NATO Antlaşması’nın yalnızca Türkiye topraklarını koruduğunu öne sürerek, Türk askerlerinin görev yaptıkları bölgelere NATO’nun 5. Madde güvencesini beraberlerinde taşımadığını iddia etti.
Analizde, “Antlaşma Türk topraklarını korur; Türk askerleri bu toprak statüsünü beraberlerinde Suriye’ye veya işgal altındaki Kıbrıs topraklarına taşımaz” ifadelerine yer verildi.
Böylece KKTC’de bulunan Türk askerlerinin olası bir askeri gerilim durumunda NATO’nun kolektif savunma mekanizmasından yararlanamayacağı görüşü ortaya atıldı.
KKTC’DEKİ TÜRK ASKERİ VARLIĞINI İSRAİL’İN ASKERİ HESAPLARINA DAHİL ETTİ
Israel Hayom’daki analizde KKTC’deki Türk askeri varlığına ayrıca geniş yer ayrıldı.
Türkiye’nin KKTC’deki askeri kapasitesinin Doğu Akdeniz’de İsrail, GKRY ve Yunanistan açısından oluşturduğu stratejik tablo ele alınırken, Türkiye’nin mart ayında Ada’nın kuzeyine 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma unsurları konuşlandırdığı belirtildi.
Türk savaş uçakları, hava savunma sistemleri, radar, elektronik harp ve deniz unsurlarının KKTC’de bulunması, analizde Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki “ileri askeri kapasitesi” çerçevesinde değerlendirildi.
Yazıda KKTC için ayrıca “başka hiçbir devlet tarafından tanınmayan ayrılıkçı yapı” nitelendirmesi kullanıldı.
“POSEIDON’UN GAZABI” SENARYOSUNU YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ
Analizde dikkat çeken bir başka bölüm ise daha önce gündeme getirilen “Poseidon’s Wrath – Poseidon’un Gazabı” adı verilen senaryoya yapılan atıf oldu.
Söz konusu senaryoda KKTC’deki Türk askeri varlığının İsrail, GKRY veya Yunanistan açısından ileri bir Türk askeri kapasitesine dönüşmesi ihtimali ele alındı.
Gal, KKTC’deki Türk askeri varlığının zaman içerisinde daha da güçlenmesinin bu kapasitenin ortadan kaldırılmasını zorlaştıracağını savunurken, bunun Türk askeri varlığına “dokunulmazlık” kazandırmayacağını ileri sürdü.
Analizde ayrıca Rum yönetiminin Ada’nın kuzeyi üzerindeki egemenliğinin yeniden tesis edilmesi “meşru nihai durum” olarak gösterildi.
SURİYE’DEKİ SALDIRI KKTC İLE AYNI DENKLEMDE ELE ALINDI
Israel Hayom, KKTC’ye ilişkin değerlendirmelerini Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik İsrail saldırısı üzerinden oluşturduğu askeri doktrinle aynı analiz içerisinde ele aldı.
Gazete, Türk askerlerinin Ebu Zuhur’a konuşlanmasından önce gerçekleştirilen saldırıyı “yerleşmeden önce engelleme” yaklaşımı kapsamında değerlendirdi.
Analizde, Türk askerlerinin bir bölgeye konuşlanmasından önce gerçekleştirilecek saldırıyla, konuşlanmanın ardından yapılacak saldırı arasında siyasi ve askeri sonuçlar bakımından önemli fark bulunduğu savunuldu.
Dağda ki Teröristi indirip tek tek bağrına basıp öpüp koklamak için çırpınan eski milletvekili değil mi bu? Biz Pkk terör örgütünü destekleyen bir sağlıkçıya canımızı asla emanet edemeyiz. Sen ne yapıyorsan yap.
AKP'li Mehmet Metiner: "Şayet sırf bu nedenle mesleğinden ihraç edildiyse son derece yanlış.
Dağdakileri indirip devletle ve toplumla bütünleştirmek istediğimiz bir dönemde İkra hemşirenin devletten dışlanması, devlet projesi olarak benimsediğimiz sürecin ruhuna ve amacına ters.
Umarım ve dilerim Sağlık Bakanımız konuya el atarak gereğini yapar."
⚠️ “Beğenmiyorsanız dağa çıkın!”
DEM Partili Cengiz Çandar:
• Neye itiraz ediyorsunuz, ne oluyor yani?
• Türk milliyetçi canibinden gelen ‘ülke bölünüyor’ diye saçmasapan, ne yasanın içeriğiyle, ne durumla ilgisi olmayan bir itiraz var.
• Kimi Kürt çevrelerinden kimi de Türk entelektüel çevrelerinden gelen ‘Bu ne biçim iş, yani Kürtler ne elde etti, bu böyle olur mu…’
• Yahu kardeşim bu bir örgütün ortadan kalkmasının hukuki düzenlemesi.
• Örgütün lideri peki diyor, yöneticileri peki diyor. Size ne oluyor peki?
• Beğenmiyorsanız dağlar sizi bekliyor. Buyrun çıkın, ne yapacaksanız yapın. (Medyascope)
Bebek Katili Abdullah Öcalan'dan Özgür Özel'e:
“Özgür Bey’e özel selamlar. Bir yetkilisi Meclis İzleme Kurulu’na katılmalı.
Ben bu kurulu CHP için dayattım. ‘Acaba bizi mi tasfiye ediyorlar, Cumhur İttifakı ile birleştiler, bizi mi yok edecekler?’ diyorlar ya…
Her gün hukuk ve demokrasi diyorlar. Bunun yolu bu çalışmadan geçer.
Biz AKP’lilerle değil, devletle demokratik hukuk çözümünü tartışıyoruz. ‘Hukuk ve demokrasi kanalını açmak herkes için hele sizin için son şanstır’ demelisiniz.
Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer.”
Bu da hala Esad diye sayıklıyor, bunun ve diğer milliyetçi geçinen partilerin, sürece karşı çıkmalarının tek sebebinin oy olduğu çok belli. pkk'nın legalleşme sürecine samimi olarak üzülen, karşı duran, kanına dokunan gerçek milliyetçi kesimi de kullanıyorlar.
🔴 Ümit Özdağ:
“Esad yönetimini yıkarsanız bunun İsrail’in kazancı olacağını söylemiştik.
Dediğimiz şey gün gibi ortaya çıktı.
İsrail, Suriye hava sahasını dilediği gibi kullanıyor. Artık Suriye topraklarını kendi etki alanı olarak görüyor ve Türkiye’nin kendi sınır bölgesinde, hatta Suriye sınırında dahi etkin olamayacağını söylüyor.”
‼️HUKUK DEVLETİNDE HÜKÜMLÜYE BU MUAMELE VE STATÜ VERİLEMEZ!
🔴 Cihat Yaycı : Terör suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan 55.600 kişinin ölümünden sorumlu teröristbaşı Abdullah Öcalan, devlet adına kurul oluşturacak, süreci yönetecek veya siyasallaşmayı organize edecek bir makam değildir!
Bir hükümlünün, “Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu” adı verilen bir yapıda yer alacağının açıklanması; ona fiilen siyasi aktör, müzakereci ve karar verici statüsü kazandırmak demektir.
Devletin kurullarında görevlendirilecek kişileri bir siyasi parti belirleyemez.
Üst düzey siyasiler ile yapılan görüşmeler de anayasayı, kanunları ve yargı kararlarını hükümsüz hale getiremez.
Terör örgütü silah bırakacaksa koşulsuz bırakır, kendisini fesheder ve devletin adaletine teslim olur. Bunun karşılığı, örgütün elebaşına makam ve siyasi statü vermek olamaz!
Şehitlerimizin katilini siyasetin merkezine yerleştiren hiçbir düzenleme, Türk Milletinin vicdanında ve hukuk devleti anlayışında meşruiyet kazanamaz.
TBMM ve yetkili makamlar Türk Milletine aşağıdaki 3 sorunun cevabını açıklamalıdır:
1. Böyle bir kurul gerçekten kurulacak ve Teröristbaşı bu kurulda yer alacak mı?
2. Teröristbaşı Abdullah Öcalan’a hangi hukuki sıfatla yer verilecek?
3. Bir hükümlünün siyasi süreci “organize etmesine” kim, hangi kanunla izin verecek?
Türkiye Cumhuriyeti, terör örgütünün ve onun siyasi uzantılarının şartlarıyla yönetilemez!
https://t.co/azIdI9CJfD
Tehlikeyi görüyor çünkü koltuğundan aşağıya bakmıyor, direk olay yerinden sesleniyor. Karar kademesi gerçekten bunu görmüyor mu? Peki görüyorsa ve istedikleri tam da buysa. Bu seçek sürecin kendinden bile daha tehlikeli. Siyasi çıkarlarınıza bari devlet aklını alet etmeyin.
AK Partili eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan:
PKK’nın silahından kurtardığımız bölgeyi, Apo’nun siyasi hakimiyetine teslim etmeyelim!
Bir haftadır bölgedeyim.
Sahada gördüğüm tabloyu açıkça ifade ediyorum.
Dün sandığın üzerinde PKK’nın silahının gölgesi vardı.
Bugün o gölge kalkarken yerine Apo’nun siyasi gölgesi yerleştirilmemelidir.
Silahların susması, terörün bitmesi Türkiye için tarihi bir kazanımdır.
Ancak terörü bitirmek başka, terör örgütünün liderini bölgenin siyasi koordinatörü ve Kürtlerin tek temsilcisi hâline getirmek bambaşka bir şeydir.
Silah bırakmak, silahla elde edilemeyen siyasi hâkimiyetin başka yöntemlerle kurulmasının kapısını açmamalıdır.
Yıllarca PKK’nın silahına boyun eğmeyen, tehdit edilen, bedel ödeyen ve devletinin yanında duran milyonlarca Kürt bugün Apo çizgisinde olmadığı için itibarsızlaştırılır, yalnızlaştırılır ve siyasetin dışına itilirse bunun adı çözüm değil, bir vesayetin yerine başka bir vesayet koymaktır.
Kürtlerin iradesi ne PKK’nın ne DEM’in ne de Apo’nun tapulu malıdır.
Devlet Apo’yla terörü ve silahsızlanmayı konuşabilir.
Ancak devlet eliyle Apo’ya siyasi statü kazandırıldığı, bölgenin siyasi temsilcisi görüntüsü verildiği anda çok tehlikeli bir kapı açılır.
Bugün bunun işaretlerini sahada görüyorum:
Dün “Bize oy vermezseniz silah var” baskısı vardı; yarın “Apo’nun çizgisinde değilseniz bu bölgede siyaset yapamazsınız” anlayışı doğabilir.
İşte Türkiye’nin asıl dikkat etmesi gereken tehlike budur.
PKK’nın silahından kurtardığımız bölgeyi, Apo ve çevresinin siyasi hâkimiyetine bırakamayız/ bırakmamalıyız.
Doğu ve Güneydoğu hiçbir örgütün, hiçbir kişinin, hiçbir siyasi yapının “kurtarılmış siyasi bölgesi” hâline getirilemez/ getirilmemelidir.
Biz de mesajın karşılığında çok pis kınadık ama. Bu stratejik sabır filan değil artık. Ülke içinde pkklı teröristlere, dışarda onları besleyenlere,İsrail ve yunanın tüm piçliklerine eyvalla çekmenin Türk devlet aklı olduğuna inanmıyorum. Bu siyasilerin tadımız kaçmasın politikası
Netanyahu:
Güneye doğru inen Türk askeri varlığını kabul etmeyeceğiz. Bunu açıkça belirttik.
Türkiye'nin, Halep'e yakın bir hava üssüne konuşlanma niyetinde olduğunu gördük ve mesajı ilettik.
Mesaj ulaştı ama görünüşe göre iyi anlaşılmadı. Biz de daha iyi anlamalarını sağladık.
İsrail piçleri Suriye'ye baya çökmüş, gelip sınırımızın dibini bile bombalıyorlar. Yunan desen hep ihlal içinde, bizde ise hep aynı tavır; kınıyoruz, tahriklere gelmiyoruz. Hep eyvalla çekeceksek savunma sanayine niye yatırım yaptık. Kafamıza füze yemeden harekete geçemiyormuyuz
Yunan ya da İsrail'le gireceğimiz ilk savaşta, görün o bıraktığınız mirası. Hapisten çıkarttığınız, dağdan indirdiğiniz, ödüllendirerek semirttiğiniz her pkklı kardeşiniz bize, Yunan'ın, Yahudi'nin topraklarımızda açtığı cepheler olarak geri dönecek.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE GENÇLERE MİRAS"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörsüz Türkiye sürecine yönelik değerlendirmelerini sürdürüyor
https://t.co/oUuH6ecuHl
Foto: NTV
İsrail'i kınamadı bile. En ufak bir dur yapma yok. Bu bir kaza değildi, Terör saldırısıydı. İsrail Terör Örgütünün terör eylemiydi.
Bunun adını koymadığımız sürce ve karşımızdaki bir devlet değil, bir terör örgüymüş gibi mücadele etmediğimiz sürece daha biz çok kınarız.
ABD TÜRKİYE BÜYÜKELÇİSİ VE SURİYE ÖZEL TEMSİLCİSİ BARRACK:
-İsrail’in Suriye’deki Ebu el-Duhur askeri hava üssüne saldırısı, İsrail ile Türkiye’nin yanı sıra Suriye arasında da doğrudan bir askeri çatışmaya hızla tırmanma yönünde gerçek bir risk taşıyordu.
-Türk kuvvetleri İsrail uçaklarının bu Suriye üssüne gitmekte olduğunu bilmiyordu, amacının ne olduğunu da bilmiyorlardı.
-Bu nedenle, kendilerinin saldırı altında olduğuna inanarak kendi savaş uçaklarını havalandırmaya karar verebilirlerdi
-Olaylar ciddi ve endişe vericiydi.
Ancak can kaybı yaşanmadığı ve durum tırmanmadığı için rahatladık.
— İsrail i24 News
Bu yavşak teröristler bu cesareti nereden alıyor biliyor musunuz? Bizim sınırsız sabrımızdan. Sürekli affetmemizden, barışçıl politikamızdan. Topun gelişine vurmadığımız sürece Yahudi terörü de Yunan Terörü de bitmeyecek.
🇹🇷 Cihat Yaycı : Gazisine saygı göstermeyen, şehidinin emanetine ve ailesine sahip çıkmayan bir millet; vefasını, vicdanını ve milli hafızasını kaybeder.
Vefasını kaybeden millet ise önce onurunu, sonra geleceğini kaybeder.
İsrail'in Suriye'de çöktüğü mevzileri kimliği belirsiz ama barışçıl bir hava aracıyla kınasak daha etkili bir kınama olmaz mı? Çünkü bu yaptığımız, vahşi bir hayvan saldırısında hayvanı konuşarak ikna etmeye çalışmak gibi bir şey.
Direk 2015 hendek dönemini hatırlattı bu görüntü. Şehirlerimize uzaktan bakıldığında pkk'lı teröristlerin ateşiyle aydınlan aynı bu sahneye benzer videolar vardı ama bulamadım. Her yerden silinsede hafızalarımızdan silinmeyecek.
Asla unutmam, asla unutma...
#SONDAKİKA
İşte size çerçeve yasası gibi görüntü.
Türk polisinin rahatsızlığına ve çaresizliğine bakın.
Terörist taklidi yapan, elinde keleşle taraftarı tarıyormuş gibi video çekenlerin cüretine bakın.
Gidin hevallerinize anlatın bunları, oyu da onlardan isteyin. Hayatım da bu seçimlerde ilk kez oy kullanmayacağım. Herkes böyle yaparsa bedeli ülke için ne olur bilmiyorum ama bu hataysa bile sizinki de hata. Pkk'yı ödüllendirdiğiniz gibi ben de size oy vererek ödüllendiremem.
Köklerimiz mazide, gözümüz atide; eserlerimizle bugünü inşa ediyor, geleceğe yön veriyoruz.
Bir bakışı Doğu'da bir bakışı Batı'da kendi eksenini kuran Türkiye, tarihinden aldığı birikimle dünyanın geleceğinde söz sahibi!
#MazidenAtiye