@UmitDikbayir Ümit bey , Ankara Cumhuriyet başsavcısı görevden alındı ve akın gurlegin yardimcisinin atandığı bilgisi var.biliyoruz ne anlama geldiğini değil mi? İddia doğru ise vahim!!. Daha birkaç önce YSK üyeleri ve başkanı değişti..butlan peydah oldu.tüm vatanseverler in birlik olma zamani
Şaibeyle gelenler, meşruiyetlerini yitirdikçe baskıyı artırıyor! CHP’yi tartıştırarak milletin yoksulluğunu, adaletsizliği ve memleketin gerçek sorunlarını unutturmaya çalışıyorlar. Ama nafile!
Makamlarını saray yargısının kararlarına borçlu olanların, Cumhuriyet Halk Partisi’nin onurlu kadrolarına ayar vermeye gücü yetmez.
CHP’yi 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi yapmanın karşılığı buysa, bu kararı boynumuzda bir onur madalyası gibi taşırız. Çünkü biz koltuklarımızı değil, halkın iradesini savunuyoruz.
Siyasi mühendislikle, tasfiye operasyonlarıyla önümüzü kesebileceklerini sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Halkın umudunu büyüten bu yürüyüş durmayacak.
CHP halkındır, halkın kalacaktır!
Saray kaybedecek, halk kazanacak!
İhracı istenen Burhanettin Bulut:
"Butlancıların aldığı bu karar benim için onurdur. Biz Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde demokrasi, adalet ve iktidar mücadelemize başımız dik, vicdanımız rahat bir şekilde devam edeceğiz."
https://t.co/E0VTENwBaz
Mutlak butlan yönetimi, Cumhuriyet Halk Partisi Tüzüğü’nü bir kez daha yok sayarak 9 milletvekilimizin tedbirli olarak disipline sevk edildiğini iddia etmiştir.
İddia diyorum çünkü yaptıkları işlem tamamen usulsüz ve tüzüğü aykırıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi Tüzüğü’nün 63/1. fıkrası, milletvekillerine yönelik uygulanacak disiplin sürecini hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde düzenlemektedir:
“Parti Meclisi üyelerinin, Yüksek Disiplin Kurulu başkan ve üyelerinin, TBMM üyelerinin ve partili büyükşehir belediye başkanlarının parti suçu oluşturan eylemleri Parti Meclisinin istemi üzerine Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanır.”
Yani milletvekilleri hakkında disiplin süreci, ancak Parti Meclisi’nin istemiyle işletilebilir.
Butlan yönetiminin dayanak yapmaya çalıştığı 63/5. fıkrası ise bambaşka bir düzenlemedir. Bu fıkra, ivedi durumlarda Merkez Yönetim Kurulu’nun, il yönetim kurullarına ait tedbirli görevden uzaklaştırma ve sevk yetkisini kullanabileceğini ifade eder.
Bu hüküm Parti Meclisi’ne tanınan açık özel ortadan kaldırmaz. Tüzüğün 63/1. fıkrasında sıralanan kurullarda görev yapanlar bakımından yetkili organ Parti Meclisi’dir.
Tüzüğün açık hükmünü yok sayarak Parti Meclisi’nin yetkisini gasp etmeye çalışan bu anlayış ve karar; hukuken de siyaseten de yok hükmündedir.
@PlanlamaQ5126@yunuspaksoy İsrail ile kayıkçı kavgasi var...ABD ve İsrail in istediğini yapanlardan kavga çıkmaz...milliyetçi , Atatürkçü olanlar la dusmandir İsrail ve ABD.."Dostum Trump" dan meşruiyet alıp, CHP ye , imamoğluna operasyon yapanlardan hayır gelmez ülkeye..
Sarayın yargı kollarının atamasıyla koltuğa oturanlar, Sarayda AK’lananlar, Sarayın aklına “devlet aklı” diyenler, iktidarın diliyle konuşanlar, Genel Merkez’den burunlarını çıkaramayanlar ferman buyurmuş. Tedbirli olarak beni ve yol arkadaşlarımı disipline sevk etmişler. Butlancıların aldığı bu karar benim için onurdur. Biz Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde demokrasi, adalet ve iktidar mücadelemize başımız dik, vicdanımız rahat bir şekilde devam edeceğiz. Sizlerse CHP tarihinde, parti içi demokrasiyi tasfiye etmeye çalışanlar olarak utançla hatırlanacaksınız.
Dünden beri Fatoş Pınar Türker’in mahkeme salonunda anlattıklarını tekrar tekrar okuyorum.
İnsanın içinde bir şey onarılmaz biçimde kırılıyor.
Çünkü bazı gerçekler vardır; onları dinlediğinizde artık mesele hukukun, yargının, soruşturmanın ya da gündelik yaşamın konusu olmaktan çıkar.
Karşınızda bir insan vardır. Korkusuyla, çaresizliğiyle, öfkesiyle, utancıyla ve hafızasına kazınmış acısıyla karşınızda duran bir insandır.
Bir kadının küçücük bir odada soyunmaya zorlandığını, bedeninin devlet gücünün konusu haline getirildiğini, mahremiyetinin elinden alındığını anlatması; ardından bir annenin çocuklarıyla korkutulduğunu, evlatları üzerinden baskı altına alınmaya çalışıldığını söylemesi herhangi bir demokratik toplumun vicdanını ayağa kaldırmaya yeter de artar.
Bir kadın mahkeme kürsüsünde ayağa kalkıp bütün ülkenin gözlerinin içine baka baka yaşadıklarını anlatırken, toplumdan beklenen şey susması değildir.
Toplumdan beklenen şey inanmak ya da inanmamak üzerinden saflaşması da değildir. Toplumdan beklenen şey, bu kadar ağır iddiaların sonuna kadar araştırılmasını istemesidir.
Çünkü adalet, güçlü olanı rahatlatmak için değil; güç karşısında yalnız kalanı korumak için vardır.
Hukuk, insanı devlete karşı korumak için vardır. Devletin elindeki yetkiler, insan onurunu güvence altına aldığı ölçüde meşrudur.
İnsan onurunu zedeleyen, kişiyi aşağılayan, korkuyu ve çaresizliği yöntem haline getiren her uygulama ise hukuk kisvesi altında yapılsa bile meşruiyetini kaybeder.
Biz dün Fatoş Pınar Türker'in anlattıkları karşısında insanlığımızdan utandık; bugün ise bu iddialar sorulunca sessiz kalan Adalet Bakanı'ndan da aynı havayı soluduğumuz için utandık.
Müzisyen Ali Altay, Kılıçdaroğlu'na hediye ettiği şarkının kullanımını yasakladı:
"Atatürk'ten özür diliyorum. Hak-Hukuk-Adalet şarkımı sizden geri çekiyorum!"
Dün, adalet ve hukuk sistemi adına utanç verici bir gündü.
Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker mahkemede, uğradığı şantajı, işkence ve taciz gibi zorbalıkları anlattı.
Salondaki herkesin tüyleri diken diken oldu. Bu anlatımları ben de milletimizle paylaşmak istiyorum.
İBB kumpas davasının, 19 Mart darbesinin sahibi saraydaki zihniyetin nasıl metodlar kullandığını ibretle okuyacaksınız.
Yargıyı yerle bir eden bu zihniyetin peşinden koşan ve “arınma” ifadesini dilinden düşürmeyen, pankartlar asan “saray kayyumu” da bu vahim ifadeleri derhal okusun!
https://t.co/39BNFNzjca
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel:
“Tarihi bir eşikteyiz. Ümit ediyorum ki artık bir aklı selim hakim olur, bu kritik eşik geri dönülmez şekilde aşılmaz.
Herkes bilsin ki, vakti gelmiş değişimin önünde kimse duramaz. Önümüzde duran bu milletin ayaklarının altında kalır.”
İBB davasında Fatoş Pınar Türker’in savunmasını okumakta zorlandım. Bu insan çıplak aramadan itirafçılığa zorlanmaya, çocuklarıyla tehdit edilmekten türlü türlü hakaretlere maruz bırakılmış. Türkler, işkencenin her türlüsünü yaşamış. Alın size İBB davası gerçeği.
Fatoş Pınar Türker’e yapılan bu muamele asla kabul edilemez. İnsan onuruna aykırı davranan ve kişinin mahremiyet hakkını yok sayan bu personel hakkında derhal soruşturma açılmalıdır.
Hukuk devleti; insanları aşağılayarak değil, hukukun üstünlüğüne bağlı kalarak adalet sağlar. Hiç kimseye, hiçbir koşulda, onurunu zedelemeyi amaçlayan bir muamele reva görülemez.
İnsan hakları evrenseldir. Adalet, intikam duygusuyla değil; hukuk, vicdan ve insan onuruna saygıyla tesis edilir.