Azerbaycan’da öğretmenlik yapan Zahra Hasanova, başörtülü olduğu için artık derse giremeyeceğinin kendisine bildirildiğini söyledi.
Hasanova, yıllarca büyük zorluklarla eğitim aldığını anlatarak başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin eğitim hakkının ellerinden alınmaması çağrısında bulundu.
Hz.Ömer’den sonra Emeviler döneminde Velid bin Abdülmelik Mescid-i Nebevi’yi yine genişletti. Abbasiler döneminde yine genişletildi. Eyyubiler, Memluklar ve Osmanlılar dönemlerinde de yine genişletmeler, onarımlar oldu. Fakat Hz.Ömer’in sözüne hiç dokunulmadı. Pencere halen açık.
Geçeceği evin duvarına Hz.Muhammed’inﷺ kabrini gören bir pencere açılacak ve bu pencere hiç kapatılmayacaktı. Halife Ömer bunu kabul etti, Hz.Hafsa evi boşalttı, kardeşinin evine taşındı ve söz verildiği gibi duvara pencere açıldı.
Sonunda Hz.Ömer’in aklına bir öneri geldi. Hafsa’nın evinin bitişiğinde kardeşi Abdullah bin Ömer’in(ra) evi vardı. Hafsa’ya mevcut evini boşaltıp vermesi karşılığında o ev önerildi ve Abdullah bin Ömer de bunu kabul etti. Ancak Hafsa’nın bir şartı vardı.
Devreye dönemin Medine’de yaşayan önemli sahabeleri girdi ve Hafsa’yı ikna etmeye çalıştılar. Ancak o, “Burası dünyada cennetten bir alan, sevgilimin ve son elçinin hemen yanı. Asla bırakmam” diyip gelen aracıları da reddedip gönderdi. Çözüm bulunamıyordu.
Hz.Ömer mescidin genişletilmesi kapsamında Hz.Hafsa’nın evinin de yıkılması gerektiğine karar verdi ve ziyaretine gidip evi boşaltmasını istedi. Fakat Hz.Hafsa bunu asla kabul etmedi ne Hz.Ömer ne dediyse kabul ettiremedi. Evi boşaltmıyordu Hz.Hafsa.
Mescid-i Nebevi’nin en çok ziyaret edilen yeri de kuşkusuz Hz.Muhammed’inﷺ kabridir. Aslında bu kabir Hz.Ayşe’nin(ra) eviydi ve alan da peygamberin evi olan kısımdı. Bu alanda tam kabrin bitişiğinde Hz.Ömer’in kızı ve peygamberin eşi olan Hz.Hafsa’nın (ra) evi vardı.
Ömer’in sözü, Hafsa’nın penceresi
Tutulan en uzun söz
Hz.Ömer’in(ra) halifeliği esnasında artan Müslüman sayısı ile birlikte Medine’ye gelen ve Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etmek isteyenlerin sayısında da ciddi artış olur. Çare olarak mescidin genişletilmesi kararlaştırılır.++
🔴 ABD’de mafya lideri olarak girdiği hapishanede İslam’ı kabul eden Loni Dawson, adını Abdülselam olarak değiştirdi.
44 yaşında girdiği hapishanede 43 yıl hapis yatan Abdülselam, 2025’in son dönemlerinde 87 yaşında hapisten çıktığı ilk anda şükür secdesine gitti.
06 J 1744 plakalı minibüse bindim. Ne kadar dedim. 55 TL dedi. Bozuk 55 çıkmadı 200 lira uzatacaktım.
- Ver o bozuklukları, bu yaşa kadar bir şey sahibi olamadım bu saatten sonra mı olacağım dedi.
Verdim. Sonra lisenin orada öğrenciler bindi. Öğrencilerin kiminden 5 eksik aldı kiminden 10 eksik kaldı kimden tam aldı.
Yola çıkmaya çalışan bir transportera yol verdi.
Sonra bir arkadaşı bindi Erdoğan abi ne yapıyorsun dedi güldü böyle. Erdoğan abiden para da almadı Erdoğan abi eski minibüsçüymüş.
Dikmen kavşağında başka bir minibüsle denk geldik. O minibüs bekleyen birkaç yolcuya kapı açtı. Ama yolculardan bir iki tanesi bizim olduğumuz minibüse doğru yürüdüler.
Kapıyı açmadı. Eliyle o minibüs işaret etti.
Erdoğan abi dedi ki niye almadın?
Adam dedi kapıyı açtı bizim minibüste dolu sayılır onunki boş dedi o alsın dedi bize yakışmaz dedi.
Erdoğan abi ile başladılar minibüsçülük konuşmaya Erdoğan abi: yenilerin ellerinde bir telefon insanların yüzüne bile bakmıyorlar dedi.
Bizim şoför abi dedi ki ben hayatta yolda telefonu elime almam. Hakikaten bir düşündüm yol boyunca telefon eline bir kere bile almadı.
İnerken adını sordum, Ahmetmiş... Teşekkür ederim Ahmet abi dedim elini sıktım.
Muhtemelen o benden az para aldığı için teşekkür ettiğimi falan sandı ama ben adamlığı için teşekkür ettim.
Turkcell hattıma son 15 dakikada 20 civarında mesaj geldi. İlki 50 GB internet bitiyor. https://t.co/VzPIFIyf7S bitmek üzere, 3.sü bitti… Sonrakiler ek 1 GB tanımlandı şeklinde.
Telefon masanın üzerinde dururken 15 dakikada bu kadar interneti nasıl bitirmiş olabilir? Ne yapmaya çalışıyoruz? İzah lütfen!!!
@turkcell@turkcellhizmet
"Fransız kralı ile görüştüm, aşağı buldum.
Japon imparatoru ile görüştüm, basit buldum.
İngiliz kralı ile görüştüm, kendi ayarımda buldum.
Ne zaman ki , Osmanlı Sultanı Abdülhamid Han ile görüştüm; heybeti, zekâsı ve nezâketi karşısında beni bir titreme aldı."
Alman imparatoru II. Wilhem
Abdülhamid Han'ı anlayamazsanız, dünyayı da anlayamazsınız, kendi dünyanızı da; dününüzü de bugününüzü de anlayamazsınız. Sultan Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır...
Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı güzel sözler söyle İsra Sûresi 23.Ayet