Kamuoyuna Duyuru
Yazılım tedarikçisi bir firmayla ilgili yürütülen soruşturma sürecine ilişkin basın ve sosyal medyada yer alan iddiaların kamuoyunda yanlış anlaşılmalara yol açmaması ve doğru bilgilendirmenin sağlanması amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.
MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞİKLİĞİ TALEPLERİ KARŞILANAMAYAN MESLEKTAŞLARIMIZ SENDİKAMIZI ZİYARET ETTİ
Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2026 yılı yaz tatili mazerete bağlı yer değişikliği sürecinde de öğretmenlerimizin tercihine bağlı olarak mazeretlerinin bulunduğu il veya ilçe emrine atanmalarına imkan sağlanmasını ve aile bütünlüğünü zedeleyen mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli adımların atılmasını istiyoruz.
Eğitim-Bir-Sen olarak öğretmenlerimizin haklı taleplerini önemsiyoruz. Sürecin takipçisiyiz.
BİZ VARIZ !
Doğu’dan batı’ya, köyden şehire, sınıftan kampüse… Her yerde biz varız.
Nerede bir eğitim çalışanı varsa oraya ulaşan selamımız, karabulutları dağıtıp umudu yeşerten güleryüzümüz vardır.
Nerede bir sorun varsa orada çözüm için emeğimiz, mağdurlarla dayanışmamız, sorunlarla mücadelemiz ve nihayetinde alın teriyle elde edilmiş kazanımlarımız vardır.
Yani nerede bir eğitim çalışanı varsa orada Eğitim-Bir-Sen vardır.
444 bin 429 üyemizle birlikte verdiğimiz mücadeleyle bugün yalnızca Türkiye’nin en büyük eğitim sendikası değil eğitimcilerin yerelden evrensele uzanan hür ve güçlü sesiyiz.
#EğitimBirSen #İyikiEğitimBirSenVar
SİYASETÇİNİN ÇAPSIZI MUHALEFETİNİ SENDİKAYA YAPAR!
CHP İzmir Milletvekili Salih Uzun'un Konfederasyonumuzu, Genel Başkanımız Ali Yalçın'ı ve milyonlarca kamu görevlisinin demokratik iradesini hedef alan son paylaşımı; bilgiye değil algıya, gerçeğe değil siyasi hesaplara dayanmaktadır.
Sayın Uzun'u, zaman zaman kamu görevlilerinin emeği üzerinden siyaset üretmek adına gerçekleri çarpıtan açıklamalarıyla hatırlıyoruz. Son paylaşımı da ne yazık ki bu alışkanlığının yeni bir örneğidir.
Öncelikle bilinmelidir ki; memur ve memur emeklilerinin maaş artış sistemi ile SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin artış sistemi aynı değildir. Dolayısıyla iki farklı statüyü yalnızca altı aylık enflasyon oranı üzerinden karşılaştırıp "sendika olmasaydı daha fazla zam alınırdı" demek; ya sistemi bilmemekten ya da kamuoyunu bilinçli şekilde yanıltma çabasından kaynaklanmaktadır.
Memur ve memur emeklilerinin maaş artışları, 4688 sayılı Kanun kapsamında belirlenen toplu sözleşme hükümleri ile enflasyon farkının birlikte uygulanmasıyla oluşmaktadır. Toplu sözleşme hiç yapılmamış olsaydı, kamu görevlileri yalnızca enflasyon farkıyla yetinmek zorunda kalacak; toplu sözleşmeyle elde edilen ilave artışlardan ve yüzlerce mali, sosyal ve özlük hakkından mahrum kalacaklarını ya bilmeyecek kadar konuya yabancı yada ana muhalefet görevini yapamayan çapsızlığıından kaynaklanıyor
Hatırlatmak isteriz ki; 2026 Ocak ayında kamu görevlileri %18,60, SSK ve Bağ-Kur emeklileri ise %12,19 oranında artış almıştır. O gün Memur-Sen'in mücadelesi sayesinde oluşan farkı görmeyenlerin, bugün dönemsel farklar üzerinden algı üretmeye çalışması en hafif ifadeyle tutarsızlıktır. Zira Ocak ve Temmuz dönemlerinde oluşan farklılıklar, toplu sözleşme ve Hakem Kurulu kararlarından kaynaklanan teknik bir sonuçtur. Bunu bilmemek eksikliktir; bilip de gizlemek ise kamuoyunu yanıltmaktır.
Üstelik toplu sözleşme yalnızca maaş artışı demek değildir. Memur-Sen'in mücadelesiyle bugüne kadar 1.124 kazanım elde edilmiş; CHP’ye rağmen toplu sözleşme ikramiyesi hayata geçirilmiş, 3600 ek gösterge düzenlemesi önemli ölçüde uygulanmış, sözleşmeli personel kadroya geçirilmiş, koruyucu giyim ve sosyal yardımlar genişletilmiş, görevde yükselme, izin, tayin ve çalışma hayatına ilişkin yüzlerce düzenleme kamu görevlilerinin lehine sonuçlanmıştır.
Bugün kamu görevlilerinin yararlandığı sayısız mali, sosyal ve özlük hakkının altında Memur-Sen'in kararlı mücadelesi vardır.
Öte yandan Memur-Sen, mevcut artış oranlarını hiçbir zaman yeterli görmemiş; tam aksine her platformda memurun hakkı olan daha fazlasını talep etmiştir. 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde; refah payı, taban aylığa seyyanen artış, gelir vergisi adaleti, kira ve büyükşehir tazminatı, 1. dereceye 3600 ek göstergenin eksiksiz uygulanması, memur emeklilerinin aylıklarının güçlendirilmesi ve çok sayıda mali-sosyal düzenleme masaya taşınmış; yetersiz teklifler ise açık biçimde reddetmekle kalınmamış emek hareketinin en büyük miting ve yürüyüşleri gerçekleştirilmiştir.
Biz sendikacılığı sosyal medya üzerinden slogan üretmek değil; masada müzakere etmek, meydanda mücadele etmek, gerektiğinde yargı yoluyla hak aramak olarak görüyoruz.
Bir milyonu aşkın üyesiyle Memur-Sen yetkisini siyasi partilerden değil, kamu görevlilerinin özgür iradesinden almaktadır.
Sayın Uzun, sendikaları hedef almak yerine CHP İzmir Milletvekili olarak İzmir’de ücretlerini alamayan belediye işçilerinin ve haklarını aramak için greve çıkan emekçilerin yanında olmayı tercih etseydi daha isabetli olurdu.
Keşke kamu görevlilerinin refah payı, vergi adaleti ve ekonomik kayıplarının giderilmesi konusunda da aynı gayreti gösterebilseydi.
Memur-Sen, dün olduğu gibi bugün de kamu görevlilerinin alın terini, emeğini ve hukukunu savunmaya; yeni kazanımlar üretmeye ve mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.
RESMİ GAZETE, REKOR ÜYE SAYIMIZI TESCİLLEDİ
Yayımlanan tebliğ ile rekor üye sayımız ve Türkiye’nin en büyük sendikası olduğumuz bir kez daha tescillendi.
“4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin 2026 Temmuz İstatistikleri Hakkında Tebliğ” Resmi Gazete’de yayımlandı.
444 bin 429 üyeye ulaşarak ülkemizin sendikacılık tarihinde kırdığımız rekor, tebliğ ile tescillenmiş; sendikal mücadelemizin zirvedeki yeri bir kez daha resmiyet kazanmıştır.
Eğitim-Bir-Sen olarak eğitim, öğretim ve bilim hizmet kolunda bir kez daha “Genel Yetkili Sendika” olma başarısını gösterirken aynı zamanda “Türkiye’nin en büyük sendikası” ünvanımızı perçinledik.
Sendikamıza üye olan yaklaşık 16 bin eğitim ve bilim çalışanının teveccühü, soylu mücadelemizin sahadaki güçlü karşılığını ortaya koymaktadır.
Konfederasyonumuz Memur-Sen de 1 milyon 130 bin 8 üye sayısıyla Türkiye’nin en büyük konfederasyonu olma ünvanını sürdürmektedir.
Eğitim-Bir-Sen’i yalnızca genel yetkiye taşımakla kalmayıp Türkiye’nin en büyük sivil toplum hareketi yapan, akıl ve alın teriyle bu başarıya omuz veren fedakar teşkilatımıza ve üyelerimize teşekkür ediyoruz.
#TürkiyeninEnBüyükSendikası #EğitimBirSen #RekorumuzResmiGazetede
Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin ile bir araya geldik
Görüşmemizde, 2025-2026 eğitim-öğretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak yeni eğitim-öğretim dönemine dair eğitim çalışanlarımızın talep ve beklentilerini paylaştık.
@tcmeb | @Yusuf__Tekin
Bugün 2025-2026 Eğitim ve Öğretim Yılının son günü yorucu bir çalışma döneminin ardından öğrencilerimiz karneleri ile buluşuyor.
Eğitim yılını tamamlayıp karnelerini alan çocuklarımıza iyi tatiller diliyor, daha da büyümüş ve güçlenmiş olarak önümüzdeki eğitim yılında yeni sınıflarında yerlerini almalarını temenni ediyorum
Öğrencilerimize rehberlik ve hizmet eden tüm öğretmen ve eğitim çalışanlarımıza da emek ve gayretleri için teşekkür ediyoruz.
#İyiTatiller #KarneSevinci
Kastamonu Teşkilat Buluşmamızı teşkilatımızın güçlü katılımı ve yüksek motivasyonuyla gerçekleştirdik.
Eğitim-Bir-Sen Kastamonu Şube Başkanımız Orhan Sancaktaroğlu’nun şahsında tüm yönetimlerimize, ilçe teşkilatlarımıza, kadın, gençlik, engelli ve emekli yapılanmalarımıza, işyeri temsilcilerimize ve kıymetli üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Eğitim-Bir-Sen Kastamonu Teşkilat Buluşması; siyaset, stk, sendika, bürokrasi, basın, başta olmak üzere teşkilatımızın katılımı ile güzel bir bütünlükte gerçekleşti. Kastamonu’da ortaya konan birlik ve beraberlik takdiri hakediyor.
Başarıları için teşkilatımızı tekrar kutluyorum.
Gayrete, fedakarlığa, mücadeleye devam inşallah.
Niyet hayır, akıbet hayır.
@orhan_sancaktar | @EbsKastamonu
Kastamonu Teşkilat Buluşmamız Yetki Şöleni Tadında Gerçekleşti
Üniversite dahil tüm alanlarda yetkiyi alarak başarılı teşkilat çalışmaları ve teşkilat yapısıyla mesuliyetinin hakkını veren şubemizle, işyeri temsilcilerimizle buluştuk. Tüm alanlarda yetkinin sevincini, coşkusunu paylaştık.
Eğitim-Bir-Sen demek; kavga üzerinden değil, emek üzerinden sendikacılığı büyütmektir.
Eğitim-Bir-Sen demek; sendikacılığı bir dava ve emanet bilinci olarak görmektir.
Eğitim-Bir-Sen demek; Anadolu’yu bir mesuliyet coğrafyası olarak görmek, bu topraklara karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmektir.
Eğitim-Bir-Sen demek; fikirlere saygıyı esas alırken, milli ve manevi değerlere halel getirecek hiçbir yaklaşımı kabul etmemektir.
Eğitim-Bir-Sen, günübirlik tartışmaların değil, kalıcı eser ve güçlü teşkilat bilincinin adıdır.
Teşkilatlarımız her şartta sorumluluk duygusunu diri tutarak yoluna devam ediyor.
@orhan_sancaktar | @EbsKastamonu
GENEL İDARİ İZİN GÜNLERİ OLAN 25-26 MAYIS’TA ÖĞRETMENLERİN VE YÖNETİCİLERİNİN EK DERS ÜCRETİ ALMASI, EĞİTİM-BİR-SEN’İN TOPLU SÖZLEŞME KAZANIMIDIR.
Toplu Sözleşme Hükmü;
“Ders görevinin yapılmış sayılacağı haller
MADDE 2- (1) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders yılı içerisindeki iş günlerinde genel idari izinli olmaları sebebiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiilen yerine getiremeyen yönetici ve öğretmenler ile öğrencilerin çeşitli nedenlerle sınıf veya okul bütünlüğünde izinli sayılmaları sebebiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiilen yerine getiremeyen yönetici ve öğretmenler, bu sürelerde üzerlerinde bulunan aylık karşılığı ders, varsa ek ders, ders niteliğinde yönetim, hazırlık ve planlama görevlerini yapmış sayılırlar.”
ILO’DA SİYONİSTLERİN FİLİSTİN’İ ÖTEKİLEŞTİRME OYUNUNU BOZDUK
Cenevre’de gerçekleşen ILO toplantısına katılan Genel Başkanımız Ali Yalçın ve konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın genel başkanlarından oluşan Memur-Sen Heyeti, Filistin’in gözlemci üyelik statüsünü iptal ettirmeye çalışan İsrail’i protesto etti.
Başlattığımız protesto sonrasında yapılan oylamada, siyonistlerin talebi 17 kabul oyuna karşı 394 oyla reddedildi.
#FreePalestine
İLO’da İsrail’in Önerisi Reddedildi✊
İsrail’in Israr Etmesi Üzerine Masalara Vurarak Protesto Ettik
İsrail’in talebiyle ILO’daki “Filistin'in gözlemci üyeliğinin kaldırılması”yönündeki oldu bittiye getirilmeye çalışılan önergesi, sosyal tarafları temsil eden delegelerin online oylamasında 17 Kabul , 394 RED ✔️
oyu ile reddedildi.
İsrail’in ısrarı üzerine masalara vurarak protesto ettik. Bir kaç defa yaptığı girişimi aynı şekilde protesto ile akim bıraktık.
#FreePalestine✊ #ILC2026
Memur-Sen Heyeti Olarak Başlattığımız Protesto Genel Kurul’da Büyük Destek Gördü: İsrail Susturuldu
Katiller topluluğu İsrail’in, Filistin’in ILO’daki “Üye Olmayan Gözlemci Devlet” statüsünü hedef alan ve Filistin’in uluslararası platformlardaki meşru temsilini zayıflatmayı amaçlayan girişimi, sosyal tarafları temsil eden delegelerin online oylamasında 17 kabul oyuna karşılık 394 ret oyuyla ezici bir çoğunlukla reddedildi. Böylece Filistin’in ILO bünyesinde elde ettiği temsil ve katılım hakları bir kez daha uluslararası toplum tarafından teyit edilmiş oldu.
Ancak İsrail bununla da yetinmedi. Genel Kurul’da bu kararı protesto etmek için söz alan İsrail temsilcisini, Memur-Sen/Türkiye heyeti olarak başlattığımız ve dünyanın dört bir yanından gelen delegelerin güçlü destek verdiği protestolarla susturduk. Salonda masalara vurularak yükselen tepkiler, açılan Filistin bayrakları ve adalet çağrıları, insanlığın ortak vicdanının sesine dönüştü. İsrail temsilcisinin konuşması defalarca kesintiye uğradı.
Bu tablo, yalnızca bir oylamanın sonucu değil; yıllardır işgal, zulüm, katliam ve hak ihlalleriyle mücadele eden Filistin halkına verilen güçlü bir dayanışma mesajıdır. Filistin davası, sadece Filistinlilerin değil; adalete, insan haklarına, emeğe, özgürlüğe ve insan onuruna inanan herkesin ortak davasıdır.
Uluslararası emek hareketi, hakkı ve hakikati hedef alan girişimlere karşı susmayacağını, mazlumun yanında yer almaya devam edeceğini bir kez daha göstermiştir. Filistin’in meşru temsil hakkını yok saymaya çalışanlar kaybetmiş; adalet, dayanışma ve insanlık kazanmıştır.
Memur-Sen olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin’in haklı davasını her platformda savunmaya, uluslararası kuruluşlarda adaletin, özgürlüğün ve insanlık değerlerinin sesi olmaya devam edeceğiz.
Filistin özgür olana, adalet yerini bulana kadar...
#Filistin #ILO #FreePalestine #JusticeForPalestine
Siyonist çeteye tüm dünyayı dar etmek ahdimizdir.
📍Cenevre BM İLO Genel Kurulunda İsrail terör devleti temsilcisi konuşunca hep birlikte protesto eserek susturduk.
DÖRT DÖRTLÜK ÇALIŞMA, TARİHİ REKOR, 444 BİN ÜYE!
Mayıs ayındaki üye tespit tutanakları sonucunda 2026 yılında tarihi üye rekoru gerçekleştirerek yaklaşık 16 bin yeni üye katılımıyla toplam üye sayımızı 444 bin 454’e yükselttik.
Eğitim-Bir-Sen’in üye sayısı Türkiye’de bir sendikanın ulaştığı en yüksek üye sayısıdır.
Eğitim-Bir-Sen, yıllardır zirvedeki yerini koruyarak büyümesini sürdürmekte ve zirvede kendisi ile yarışmaktadır.
Bu sadece bir başarı hikâyesi değil, kuşatmaları yara yara, tüm engelleri, zorlukları aşa aşa gerçekleştirilmiş bir başarı destanıdır.
Bu başarıda emek var, alın ve akıl teri var, dualar var.
Bu başarıda 444 bin 454 üyemizin desteği var.
Eğitim Bir Sen’i tarihi zirveye ulaştıran Şube Başkanlarımız nezdinde Şube Yönetimlerimize, Üniversite/İlçe Temsilcilerimize ve Temsilcilik Yönetimlerimize, İş Yeri Temsilcilerimize, üyelerimize;
emek, ömür ve gönül verenlere “444 bin 454” kez teşekkür ederiz.
Hep birlikte daha güçlüyüz.
Hep birlikte Bugünün ve Yarınların Sendikasıyız.
Hep birlikte Kalıcı İş ve Eylemlerin peşindeyiz.
#RekorÜyeYerimizZirve
REKOR ÜYE SAYISI İLE TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SENDİKASIYIZ
Eğitim ve bilim çalışanlarının haklarını koruyup ve geliştirme, yasaklarla mücadele ve özgürlük alanlarını genişletme mücadelemiz, 2026 yılında da eğitim çalışanlarının dalga dalga büyüyen teveccühüne mazhar olmuş, mayıs ayındaki üye tespit tutanaklarının ortaya çıkardığı netice ile sendikacılığın zirvesindeki yerini pekiştirmiştir.
Geçen yıl 428 bin 618 olan toplam üye sayımız, açıklanan mutabakat sonuçlarına göre 16 bin eğitim ve bilim çalışanının katılımıyla 444 bin 454’e yükselmiştir. Eğitim ve bilim çalışanları, genel yetkili sendika ünvanını üst üste 16. kez Eğitim-Bir-Sen’e vermiştir.
Eğitim-Bir-Sen’in üye sayısı, Türkiye’de bir sendikanın ulaştığı en yüksek üye sayısıdır.
Bu başarıda emek var, alın ve akıl teri var, dualar var.
Bu başarıda 444 bin 454 üyemizin desteği var.
Eğitim Bir Sen’i tarihi zirveye ulaştıran üyelerimize “444 bin 454” kez teşekkür ederiz.
Hep birlikte daha güçlüyüz.
Hep birlikte Bugünün ve Yarınların Sendikasıyız.
Hep birlikte Kalıcı İş ve Eylemlerin peşindeyiz.
444 bin 454 üyemiz adına taşıdığımız sorumluluğun bilinciyle hareket edecek, eğitim çalışanlarının sorunlarını çözmek, yeni kazanımlar elde etmek için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm gücümüzle çalışacağız.
Haberimizi okumak için: https://t.co/qJ8if09zac
#RekorÜyeYerimizZirve #EğitimBirSen
Siyonizm’e Karşı Cesaret
“Filistin için yaptığınız eylem bir şeyleri değiştirecek mi?” diye soruyor gazeteci Japon bir kadına.
Kadın, kısa bir an düşündükten sonra şöyle cevap veriyor:
“Belki bir şeyleri değiştiremem… ama kendimi değiştirebilirim.”
Dünya, bir anda büyük hamlelerle değil; içindeki sessizliği bozan, vicdanını uyandıran insanların çoğalmasıyla değişir.
İnsan kendini değiştirdiğinde, susmamayı öğrendiğinde, görmezden gelmemeyi seçtiğinde… O küçük dönüşüm, çok büyük bir etkiye yol açacaktır.
Çünkü bazen bir eylem, dünyayı değil; insanın kendi kalbini kurtarır.
Ve kalbini kaybetmeyenler oldukça, dünya da asla tamamen kaybolmaz.
Bir topluluk düşünün ki katillerden oluşmuş. Sadece gücü elveriyor diye masumları acımasızca katleden, eşyalarını, bahçelerindeki meyveleri çalan, evlerini işgal eden, kentleri haritadan silen ve bunu “vadedilmiş” yalanıyla meşrulaştırmaya çalışan.
Dünyada kendilerinden başka tüm canlıları ‘hayvan’ diye sınıflandıran Siyonizm tam olarak budur. Lobileriyle siyaseti, sanat-edebiyat dünyasını ele geçirmiş, sosyal medyayı kontrolü altına almış, sermayeyi tekelinde toplamış bu sürüyü tanımak isterseniz dönüp Epstein ve arkasındaki hikâyeye göz atmanız yeterli gelecektir.
Neyse ki insanlık her geçen gün katiller sürüsünü daha yakından tanıyor. Gittikleri yerlerden kovuluyorlar, aşağılanıyorlar, gerçekte ne oldukları yüzlerine haykırılıyor.
Yeter mi? Yetmez; herkesin #SiyonizmeKarşıCesaret göstereceği güne kadar gerçekleri her platformda tüm dünyaya haykıracağız.
Çabalarımız bunun için; kendimizi değiştirdiğimizde, boş vermediğimizde, kanıksamadığımızda, değişimin gücünü hafife almadığımızda, #SiyonizmeKarşıCesaret gösterdiğimizde dünya çok daha güzel bir yer olacaktır…
#SiyonizmeKarşıCesaret #CourageAgainstZionism
Yaşasın 1 MAYIS !
Suheybi Rumi’nin, Ubeyd Gazi’nin, Kerebi Gazi'nin
manevi huzurunda;
Dünyada ilk barış anlaşması Kadeş’inmirasını taşıyan
Ahi geleneğiyle yoğrulmuş bu kadim şehirden,
Anadolu’nun alın teri, Dünyanın merkezi Çorum’dan
Sözümüzü ve sesimizi yükselttik.
🎙️Paylaşımda Adalet, Dünyada Barış !
📍UŞAK
Uşak İl Milli Eğitim Müdürü Sn. Halil Yücel'i makamında ziyaret ederek çalışmalarında muvaffakiyetler diledik.
Nazik ilgi ve alâkalarından dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz.
Millî Eğitim Bakanlığı, Yönetici Eğitimini Yüz Yüze Yapma Israrından Vazgeçmelidir.
Bakanlık yetkilileriyle daha önce gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, eğitim programının uzaktan eğitim yapılması yönündeki haklı ve gerçekçi talebimize rağmen, @tcmeb programı hâlâ yüz yüze yapmakta ısrar etmesi anlaşılır değildir.
Okullarda dönem sonu ve yıl sonu sınavlarının gerçekleştirileceği, ders yılına ilişkin iş ve işlemlerin yoğunlaştığı, ayrıca YKS ve LGS süreçlerinin yaklaştığı bir dönemde; yönetici yetiştirme programının bir aya yayılarak hafta sonlarında yüz yüze eğitim yapılması kararı hem yönetici adaylarını yıpratacak hem de eğitim-öğretim süreçlerini olumsuz etkileyecektir. Eğitim kurumlarında iş yükünün en yoğun olduğu bir dönemde böyle bir uygulama DOĞRU DEĞİLDİR.
@tcmeb, yönetmeliğin yayımlanmasının üzerinden yaklaşık üç ay geçmiş olmasına rağmen eğitim programını son bir aya sıkıştırarak yüz yüze gerçekleştirme yoluna gitmesi DOĞRU DEĞİLDİR. Bu planlama ciddi sorun ve mağduriyetlere yol açacaktır.
Eğitimlerin verildiği merkezlere 200 km’yi aşan mesafelerden bu eğitimlere gelip, katılıp, dönmek ciddi bir sorundur.
Millî Eğitim Akademisi, yönetici yetiştirme programının yüz yüze yapılması konusundaki ısrarından vazgeçmelidir. Eğitim programları; uzaktan eğitim yöntemiyle, daha kısa, daha verimli ve amaca matuf bir içerikle gerçekleştirilmelidir.Aksi durum DOĞRU DEĞİLDİR.
Yıllardır eğitim camiası içinde görev yapan, teorik ve pratik anlamda önemli birikim, deneyim ve tecrübe kazanmış kurum yöneticilerinin adeta yıldırma niteliği taşıyan bir uygulamaya tabi tutulması DOĞRU DEĞİLDİR. Bu yaklaşım eğitim çalışanlarının motivasyonunu düşürmekte ve süreci verimsiz hâle getirmektedir.