@saglikbakanligi@drmemisoglu@sagliklicozum
Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birinci Basamağın asli görevidir. Aile Hekimleri olarak vatandaşlarımızın sağlığını koruyucu hizmetleri 15 Eylül 2005’den beri her gün 20 yılı aşkın süredir gerçekleştiriyoruz. Yeni uygulama ile eklenen 6 farklı HYP kriteri ile birlikte 18 farklı izlem şeklini, binlerce veriyi her ay hastalarımızdan alarak sisteme girmemiz beklenmektedir. Bu veriler izinli, raporlu olduğumuz günlerde düşüş göstermemekte, çalışma günlerimizde günlük yüzlerce veri sisteme girmemiz beklenmektedir.
Unutulmamalıdır ki bir Aile Hekimi günde ortalama 60-70 ‘e yakın hasta muayene etmekte, vekalet edilen günlerde bu sayı günlük 120-140 ‘lara çıkmaktadır. 140 Hastanın muayene edildiği bir günde hastalara sağlıklı tanı konabilmesi mümkün değildir! Bu günlerde ilgililer bu iş yüküne artı olarak saatlerce bilgisayar başında veri girilmesini istemektedir. Aile Hekimliği birimleri Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Çalışanından oluşmakta olup kamuya ait herhangi bir veri giriş memuru veya tıbbi sekreter Aile Sağlığı Merkezlerinde bulunmamaktadır. Hekim binlerce veriyi giren bir tıbbi sekreter veya veri giriş memuru değildir! Böyle bir düşünceyi tıp etiğinden uzak ve hastalıklı buluyoruz. Elimizde ki imkanlarla bu iş yükünün gerçekçi uygulanabilirliği bulunmamaktadır.
Bahsedilen veriler girilmediğinde %50’yi aşan oranlarda maaş kesinti uygulanmasına gidilmesi durumu ilgililerce pozitif performans şekilde lanse edilmeye çalışılmaktadır. Gerçek ise maaşımızın %65’i belirsiz performans kriterlerine bağlanmıştır.
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu olarak ilgilileri Uyarıyoruz! Angarya benzeri veri giriş işleriyle aile hekimlerini tükenmişliğe sürükleyen, ASM şartlarında zamansal olarak yapılmasına imkan bulunmayan , sahada ki gerçeklerle alakası bulunmayan iş ve işlemlerden artık vazgeçin!
Bizler AHEF ve 79 İl Derneği olarak saha da GERÇEK karşılığı olan, vatandaşımıza daha kaliteli bir hizmet sunacak formüllere hakim bilgi ve donanıma sahibiz . Göstermelik ve popülizmin eşlik ettiği politikalardan vazgeçilerek vatandaşımızın gerçekten hak ettiği sağlık hizmetine erişimini istiyoruz. Bu gerçekleri halkımıza anlatmak da dahil, her türlü platformda yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz.
Vatandaşımız GERÇEK sağlık hizmetini her zaman hak eder. Vatandaşımızın sağlığını korumak, sistemde çalışan Aile Hekimlerinin haklarının savunulması için, GERÇEKLERİ anlatmaya ve çabalamaya devam edeceğiz!.
Saygılarımızla …
AHEF Yönetim Kurulu .
📍Ülkemizin gelecekte ki 4 yılda ki sağlık sisteminde ki sorunu hekim sayısı olmayacaktır, fakültelerin vereceği mezun sayısı ile asıl problem hekimlerin verimli, adil şekilde iş yükünün dağıtılması sorunudur.
📍2026 sonu itibari ile 300.000 e yaklaşan Hekim sayısına rağmen toplam hekimlerin %10 nunu ( 29.750 Aile Hekimi) oluşturan Aile Hekimleri, yapılan muayene sayısının %40 ı gibi devasa bir iş yükünü sırtlanmış durumdadır.
📍Aile Hekimlerinin asli görevi birinci basamakta koruyucu sağlık hizmetlerine yoğunlaşabilmekken, verilen ve planlanan yeni iş yükleri ile nefes alamayacak duruma getirilmiştir.
📍Yıllık izinlerini kullandıklarında yan birimlerinde olan Aile Hekimi günlük 140-150 Hasta Muayenesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu hizmet sunumu hasta ve hekim için ideal olmaktan çok uzakta, hekimi yıpratıcı hastanın sağlıklı hizmet almasının önünde en büyük engeldir.
📍Halen yeni iş yüklerinin sistemin en verimli çalışan hekim grubu olan Aile Hekimlerine yüklenmeye çalışıldığını duyuyoruz, görüyoruz.
📍14 Mart Tıp Bayramında soruyoruz, sistemin kurbanları aile hekimimidir? Klinisyen midir?.
📍İş yükünü ve sağlık sistemini sayıları %10 olan Aile Hekimlerine her işi yüklemeye çalışarak çözemezsiniz. Hastanın daha kaliteli hizmet almasını ancak hekimlere adil, eşit yükü pay ederek çözebilirsiniz. Üzerimize yeni iş yükleri getirecek uygulamalardan derhal vazgeçin! Üzerimize getirilecek yeni iş yükleri sistemi çıkmaza sürükleyecektir.
📍Hiç bir Oecd ülkesinde Türkiye de ki Aile Hekimine yüklenen iş yükü katsayısı kadar yüksek kat sayıda bir iş yükü yoktur. Bazı ülkelere göre bu iş yükü 3 katından fazladır.
📍Konu-Sorun hekim sayısı değil hekimler arası iş yükünün adaletli, adil dağıtılması ve verimlilik sorunudur. Bu yönde çalışmaların AHEF ve sahayı bilen STK’lar tarafının dinlenerek çözülmesi şarttır. Her işi yükü altında çalışan Aile Hekimi çözsün fikri sağlıksız, kolaycılığa kaçan bir fikirdir. İş yükü altında tükeniyoruz, Bu 14 Mart da Sesimizi Duyan Var Mı?
#14Mart #AileHekimi #Ahef #Doktor #Hekim #SaglıkBakanlığı
Hangi hakime yanlış kararı ile bir tazminat var????? kararınınbir sorumluluğu bile yok ….. ki burda yanlış eksik birşey de yok , kişinin isteği 🤷♀️ yok artık gerçekten bilimi hekimleri bitirmek için uğraşan bir karanlık güruh var ama inadına bilim inadına eğitim….
— Türkiye’de Tıp Camiasını Sarsan Karar —
“Test istemiyorum” dedi…
Hastasının kararına uyduğu için hekim 77 milyon ₺ tazminata mahkûm edildi!
🎙️ Üstelik hastanın talebi epikriz raporunda kayıtlı olmasına rağmen…
📌 Olayın Özeti (Kayıt Var, İddia Var)
35 yaşındaki gebe hasta, hekim tarafından önerilen ikili tarama ve üçlü tarama testlerini şu ifadeyle reddediyor:
“Hayır, istemiyorum. Allah’tan gelene diyecek bir şey yok.”
Bu ret yalnızca sözlü değil:
📄 Epikriz raporuna açıkça kaydediliyor.
Hasta, gebeliğin 14. ve 17. haftalarında aynı ret beyanını yeniliyor → tamamı kayıt altında.
⸻
⚠️ Doğumdan Sonra Ne Oluyor?
Doğumdan sonra bebek Down sendromlu dünyaya geliyor.
Aynı kişi bu kez:
🗣️ “Test yapılmadı” gerekçesiyle dava açıyor.
Yani:
❗ Testi açıkça reddeden hasta,
❗ Sonradan “test yapılmadı” iddiasıyla,
❗ 77 milyon ₺ tazminat talep ediyor.
⸻
⚖️ Bilirkişi Raporu Ne Diyor?
Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda:
📌 “Hekime kusur yüklenemez.”
📌 “Tazminat şartları oluşmamıştır.”
📌 “Reddin epikrizde kayıtlı olduğu açıktır.”
Uzman görüşü net: Hekimin kusuru yok.
Ancak mahkeme;
❗ hastanın ret beyanını,
❗ iki ayrı haftada tekrarlanan reddi,
❗ “riskler anlatıldı” kaydını,
❗ bilirkişi raporlarını
dikkate almıyor.
⸻
💥 Mahkeme Kararı: 77.482.262 ₺ Tazminat!
Evet, yanlış okumadınız.
Hastanın kayıtlı reddine uygun davranan hekime:
💸 43,7 milyon ₺ maddi tazminat
💸 225 bin ₺ manevi tazminat
💸 3 milyon ₺ harç
💸 1,6 milyon ₺ yargılama gideri
💸 Faizlerle toplam: 77.482.262 ₺
⸻
🩺 HEKİMSEN: “Bu Haksızlık Kabul Edilemez!”
HEKİMSEN’in açıklaması:
🟥 “Hekim, hastanın kendi isteğine saygı gösterdiği için cezalandırılamaz.”
🟥 “Kayıtlı ret yok sayılmıştır.”
🟥 “Bu karar tıbbi kayıtları değersizleştirir.”
🟥 “Bu, sağlık sistemini zora sokacak bir emsal niteliğindedir.”
HEKİMSEN Hukuk Birimi:
📌 İstinaf başvurusu yapıldı.
📌 Süreç sonuna kadar takip edilecek.
⸻
📢 Kamuoyuna Çağrı
Bu karar yalnızca bir hekimin değil;
➡️ tüm sağlık çalışanlarının,
➡️ tüm gebe takiplerinin,
➡️ tüm tıbbi kayıt sisteminin,
➡️ hekim–hasta güven ilişkisinin
geleceğini ilgilendiriyor.
✊ “Hekim yalnız değildir.”
✊ “Hastanın kayıtlı kararına uymak suç değildir.”
✊ “İvedilikle hakkaniyet istiyoruz.”
Vatandaş Aile Hekimine 6 Ay-1 yıl içinde uğramazsa, Aile Hekiminin ücreti kesiliyor. Bakın vatandaşa bir sorumluluk yok, gelmeyen vatandaş için Aile Hekimi cezalandırılacak.
Derse gelemeyen öğrenci için öğretmenin , çevirmeye girmeyen vatandaş için polisimizin , nüfus güncellemesine gelmeyen vatandaş için nüfus memurunun ücretlerini de kesecek yeni süper projeler hazırlanıyor mu acaba insan merak ediyor ? Yoksa günah keçisi sadece Aile Hekimleri mi ? .
Bu uygulamayı mağara da yaşan, hiç bir eğitim almamış insana sorsanız " Olmaz böyle şey! " der ama Aile Hekimlerinde maalesef durum bu . Aile Hekimi vatandaşı zorla sokaktan çevirip ASM'ye sokacak hali olmadığına göre, akla Ücret Kesmek için aranan 1001 bahane kısmı geliyor.
Yetkililere sesleniyorum Aile Hekimlerine Uygulanan bu zihni sinir projeyi lütfen sonlandırın. Elimizde olması mümkün olmayan , sorumluluğun sadece hekime yüklendiği, dünyada eşi benzeri olmayan mantıkta olan bu tip projeler, Aile Hekimlerini sebepsiz yere cezalandırmaktan öteye gitmiyor, çalışma motivasyonumuzu yok ediyor.
Sağlık Bakanlığında aile hekimliğinin bütün yolları kronik hastalık izlemine çıkıyor. Yapana teşvik ücreti, yapmayanın ücreti kesilmektedir. İstatistik bilgilerin yer aldığı hastalara sorumluluk vermeyen, yaptırımı olmayan bu programın yararı da tartışmalıdır.@saglikbakanligi
📢 Değerli meslektaşlarımız,
22 Ekim Çarşamba saat 20.00’de, Sağlık Bakanlığı’nın ASM’lerde hekimlerin planlaması dışında açtığı randevulara tepkimizi göstermek için bir aradayız!
Birlikte ses olalım:
⏰ 20.00
📅 22 Ekim Çarşamba
🏷️ #RandevumaDokunma
📣 Hekimin mesaisini, randevusunu, emeğini hiçe sayan bu uygulamaya karşı hep birlikte dur diyelim!
@saglikbakanligi@drmemisoglu
Hafta Sonuna Girerken Küçük Bir Uyarı...
Bazı işletmeler artık fiyat işinin dozunu iyice kaçırmış durumda.
Örneğin:
• Bir dürüm 600 TL olmamalı,
• Bir araba yıkamak 500 TL olmamalı,
• Bir fincan çay 50 TL olmamalı...
Araç yıkanıyor, kaç tl 500/750 hatta bin tl, fatura kes- yok
Pos çek- yok, nasıl yapalım? Ibana at abi.
Bu listeyi yüzlerce örnekle uzatmak mümkün.
Lütfen itiraz edin.
Oturduğunuz yerde menü geldiğinde eğer fiyatlar uçuksa, çekinmeden kalkmayı bilin. Eğer vatandaş olarak sorgulamazsak, bu fiyatlar zamanla normalleşecek...
"Aaa çok pahalı!" demeyi, kalkmayı ve reddetmeyi artık alışkanlık haline getirmek zorundayız...
Enflasyonun en büyük sebeplerinden biri, halkın fiyat algısının bozulmuş olmasıdır...
Bazı işletmeler artık afaki fiyatlar yazıyor çünkü karşılarında tepki veren kimse yok.
Ben şahsen, son dönemde en az iki işletmeden fiyatlara itiraz ederek kalktım.
Mesele para değil; mesele 5 kuruşluk hizmete 25 kuruş istenip, insanın aklıyla alay edilmesidir.
Lütfen duyarlı olun.
Gereksiz harcamalardan kaçının.
İtiraz edin, tasarruf edin.
Harcama yaparken sadece TL hesabı değil, lot hesabı yapın.
Kaç lot parası ödediğinizi düşünün.
Değeri olmayan bir ürüne, ederinin üzerinde para ödemeyin.
Bir örnek:
1 kg mercimekten yaklaşık 30 tabak çorba çıkar...
1 kg mercimek 80 TL iken, bir kase mercimek çorbası 200 TL olamaz olmamalı...
En fazla 30-50 TL eder.
İçine stopaj, Bağ-Kur, kira, vergi ne koyarsan koy...
Bir tas çorbaya 3 kilo mercimek parası verilmesini kabul etmeyin.
Bu fiyat algısına dur demek bizim elimizde...
Devlet kira mekanizmasını çalıştıramıyor ve bahane buna
Örneğin bır berber 500 tl istiyor
Fatura pos vs yoktur. Bayan kuaförleri ise çok bambaşka bir dünya
İnsanların fıyat algısı değişti ve belli bir kesim tamamen seleyi suya vermiş, ' Battı balık yan gider ' düşüncesinde..
Harcamaları yaparken TL değil lot hesabı yapınız, bu harcama kaç lot'a denk geliyor düşüncesinde hareket etmek hem psikolojiye hem cuzdanlara fayda sağlayacaktır...
Hayırlı, bereketli günler dilerim...
Ülkemizde ;
KBB asistan eğitimi 1 Nisan 2016 / TUK Kararı 651 ile 5 yıldan 4 yıla düşürülmüştür
Uzman hekim eğitimi sekteye uğramamıştır.Eğitimin süresinden ziyade niteliği daha önemlidir.
#SAHU4yılolacak@saglikbakanligi@halksagligigm@suayipbirinci
Son yerleştirmede SAHU kontenjanlarının sadece %50’si doldu.
Çünkü sistem caydırıcı.
Uzun, maliyetli, yıpratıcı.
Hedef daha çok uzman hekimse, yol daha adil bir SAHU’dur!
#SAHU4yılolmalı