MEB YANLIŞTAN VAZGEÇMELİDİR
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeniden yönetici görevlendirme sürecinde okul yöneticilerine yönelik planlanan eğitimlerin, 4 hafta boyunca hafta sonları günde 8 saat yüz yüze yapılması sahada ciddi rahatsızlık oluşturmaktadır.
Okul müdürü ve müdür yardımcılarımız; hafta içi boyunca disiplin sorunlarından öğretmen ihtiyacına, veli baskısından okul güvenliğine kadar eğitim öğretimin tüm yükünü büyük bir fedakârlıkla omuzlamaktadır. Böylesine yoğun ve yıpratıcı bir çalışma temposunun ardından hafta sonlarının da zorunlu eğitimlerle doldurulması, yöneticilerimizin dinlenme hakkını elinden almakta ve motivasyonlarını olumsuz etkilemektedir.
Üstelik yıllardır yöneticilik yapan, sahada önemli tecrübe kazanmış eğitim yöneticilerinin yeniden “kursiyer” gibi değerlendirilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Yönetici gelişimi; tecrübeyi yok sayarak değil, sahadaki birikimi destekleyerek sağlanmalıdır.
Birçok yönetici, herhangi bir yolluk verilmeden uzak ilçelerdeki eğitim merkezlerine gitmek zorunda bırakılmaktadır. Bu durum hem maddi hem manevi mağduriyet oluşturmaktadır.
Kamu çalışanlarının hafta sonları; ailelerine, sosyal hayatlarına ve dinlenmeye ayırabildikleri en önemli zaman dilimidir. Fedakârlığın zorunluluğa dönüştürülmesi çalışma barışına zarar vermektedir.
Milli Eğitim Bakanlığına çağrımız nettir:
• Eğitimler yüz yüze değil, uzaktan eğitim yöntemiyle yapılmalıdır.
• Eğitim süreçleri mesai saatleri içinde veya daha makul bir planlamayla gerçekleştirilmelidir.
• Sahadaki gerçekler dikkate alınmalı, yöneticilerimizin emeği ve birikimi göz ardı edilmemelidir.
Okul yöneticilerimizin sesi duyulmalı, bu yanlış uygulamadan vazgeçilmelidir.
🔴 TUTMAYAN HEDEFİN FATURASINI MEMUR ÖDEMESİN
MEMUR ve EMEKLİSİNE SEYYANEN ZAM VERİLSİN !
Nisan ayı enflasyon oranı %4,18 olarak açıklandı. Ocak-Nisan enflasyonu %14,64 olarak gerçekleşti. Anlaşamadığımız 8. Dönem Toplu Sözleşme’de 2026’nın ilk 6 aylık dönemi için Hakem Kararıyla reva görülen %11’lik zam enflasyona yenilmiş ve daha bu aydan %3,28 enflasyon farkı gerçekleşmiştir.
Mart ayından itibaren başlayan akaryakıttaki artışlar ile Nisan ayı başında doğalgaz ve elektriğe yapılan %25 artış; hanelerin bütçelerine açıklanan enflasyon rakamlarından daha fazla yansıdığı tartışmasız bir gerçektir. Giyim, konut ve ulaştırma fiyatlarında yaşanan artış enflasyonun yukarı yönlü tırmanmasına neden oluyor.
4 ayda gerçekleşen enflasyon, 2026 yılı için hedeflenen/beklenen enflasyonu neredeyse yakalamıştır.
Hedefi tutturana kadar enflasyon tahminini devamlı yenileyen kamu işvereni; kamu görevlisine verdiği zammı da hedefi yenilediği gibi yenilemeli ve Seyyanen Zammı bir an önce vermelidir.
Yılın başındaki tahminle sonundaki gerçek arasındaki farkın bedelini “hedefi yanlış belirleyenler mi?” yoksa “asılsız ve tutarsız hedefi belirlemede hiçbir etkisi olmayan kamu görevlilerimiz mi?” ödemeli sorusunun cevabı artık verilmelidir.
Ocak-Mart ayındaki bütçe gerçekleşmeleri; emeğe ayrılması gereken giderlerin faize aktarıldığını açıkça göstermektedir. Bütçeyi emekle, alın teriyle büyütenlere karşılık, bütçede emeğin payını küçültmek sosyal devlet ilkesine yakışmıyor.
1 Mayıs’ta Çorum’dan da haykırdık. “Kamu kurumlarında tartışmalar artıyor, huzursuzluk büyüyor. Alım gücü düşüyor, fatura emekçiye/emekliye kesiliyor. Acilen yanlışın görülüp düzeltilmesi gerekiyor.” dedik.
Formül basit…
🔴Beklenen/hedeflenen enflasyon tutmadıysa ve piyasada beklenen disiplin sağlanamadıysa; enflasyon hedefini yenilediğiniz gibi kamu görevlisi ve emeklilerimizin maaşları/ücretleri yenilensin, tutmayan enflasyonun faturası sabit ücretlilerimize ödetilmesin, seyyanen zam verilsin ve tartışmalar bitsin.
GÜÇLÜ TÜRKİYE; GÜÇLÜ MEMUR İLE İNŞA EDİLİR!
Yüksek enflasyon ve fiyat istikrarsızlığı sabit gelirliyi zorluyor. Alım gücümüz düşüyor, enflasyonla mücadelede fatura emekçiye, emekliye kesiliyor. Orta sınıf yok oluyor, Emekliler, ay sonunu getiremiyor. Ücretlilerin vergi yükü artıyor.
8. Dönem Toplu Sözleşme’de; “Bu zam oranıyla kamuda aynı işi yapanlar arasında ücret dengesini alt üst ederseniz, Kamuda çalışma barışını bozarsınız”, dedik.
“Büyümeden, refahtan pay vermeden gelirde adaleti sağlamayı bırakın, alım gücündeki azalmayı düzeltemezsiniz” dedik.
Biz devletin iş gören eliyiz. İmkânı da imkansızlığı da en iyi biz görürüz. Biz varı da yoğu da biliriz. Ama birine varken diğerine yoğu bilmeyiz…
Bir kez de dünyanın merkezi Çorum’dan haykırıyoruz!!!
Güçlü Türkiye, Güçlü Memurla inşa edilir. Güçlü Memur; kamudaki adaletsizliğin bitirilmesiyle hayata geçirilir. Kamudaki adaletsizlik; ücretlerde dengeyi, çalışanlar arasındaki barışı sağlamakla gerçekleşir.
Yeniden büyük Türkiye; Ekmeği adil bölüşerek, Emeğin hakkını vererek, gelir dağılımında adaleti sağlayarak olur.
Bizi güçlü kılacak olan; alın teri ile yoğrulmuş adalettir.
#1MayıstaÇorumdayız
#PaylaşımdaAdaletDünyadaBarış
Gazze’de süregelen ağır kuşatmayı kırmak ve oradaki insanlara nefes olmak amacıyla yola çıkan Sumud Filosu, bugün hukuk dışı bir güç kullanımının hedefi olmuştur.
Sumud; kararlılığın, haysiyetin ve vicdanın adıdır.
Vicdan sahibi herkesi, bu haksızlığa karşı sözünü söylemeye; adaleti ve insan onurunu savunmaya davet ediyoruz.
#SumudSaldırıAltında
MUHTEŞEMSİN ÇORUM
“Güçlü Türkiye Adil bir Dünya” için, “Emek, Ekmek, Hakça paylaşım” için
“Paylaşımda Adalet, Dünyada Barış” diyerek; çelikten iradesiyle ücretlinin, sabit gelirlinin gür sesi Memur-Sen’imizin yiğitleri; Çorum Saat Kulesi Meydanı’nı doldurdu.
Memur-Sen’lilerin güzelliği, Çorum’un bereketiyle buluştu. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma bayramımız; on binlerce emekli, engelli, kadın, genç ve çalışan Memur-Sen’li kardeşimizin katılımıyla gözleri kamaştırıyor.
#1MayıstaÇorumdayız
#PaylaşımdaAdaletDünyadaBarış
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
Kiraz İlçe Başkanımız Harun Akarçelik, geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmiştir.
Cenazesi, Pazartesi (YARIN) öğle namazına müteakip Kiraz İğdeli Merkez Camii’nden kaldırılacaktır.
Merhum Başkanımıza Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve teşkilatımıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Mekânı cennet, makamı âli olsun.
“Şiddete Hayır !” Eyleminde Odağı Saptıranların Hedefi Şiddet Değil Hükümettir !
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan menfur saldırılarda, digital dünyanın dehlizlerinde kaybolmuş ve zombileştirilmiş katillerin öğretmen ve öğrencilerimizi şehit etmesine tepki koymak için iş bıraktık. Sesimizi yükselttik.
Okul güvenliğinin güçlendirilmemesi, rehberlik hizmetlerinin artırılmaması, sanal dünyanın tuzaklarına erişimin sınırlanmaması, okulların ve öğretmenlerin gereksiz yüklerden kurtulamaması, öğrenciye odaklanmaya fırsat vermeyen angaryalar gibi tartışılması gerekirken hususlara odaklanırken; bazı sendika (!) ve marjinal guruplarca bu olayda da odak saptırılmış ve tartışma siyasal bir zemine çekilmiştir.
Ait oldukları sosyal tabanın siyasal bilinçaltına mesaj vermek için saçmalayan sendikalar; sınırı korumak gerekirken, kapsamın dışına çıkmış, sapla samanı karıştırmış, dün ve bugünleri çelişmiş, adeta tutarsızlığın resmini çizmişlerdir.
1 Ay Önce:
“Okullar karakol değildir, eğitim polis nezaretinde sürdürülemez." diyen sendika,
1 Ay Sonra:
Bakanlığın önünde polis var, X ray var. Okulların önünde polis yok. Güvenlik neden polis tarafından sağlanmıyor diyor.
Bunun biri doğru biri yanlıştır.
Doğru alan; okulun güvenliği elinde plastik cop bulunan ve kendi güvenliğini sağlamakta zorlanacak bir personel tarafından değil, silahlı baskınlar da göstermiştir ki polis tarafından sağlanmalıdır.
Sendikacılığı ideolojik saplantılarına meze yapanların derdi başka.
▪️Ramazan Etkinliklerinden rahatsız olanlar,
▪️Okullarda tahtaları mora boyamaya kalkıp, çocuklara LGBT propagandası yapmaya yeltenenler,
▪️Okul çağındaki çocuklarımızı terör örgütüne sermaye yapamazsınız diye isyan eden, teröre karşı bayrak açan Diyarbakır Annelerini desteğe giden üyelerini sendikadan ihraç edenler,
▪️Devletimiz teröre karşı operasyon başlatınca Terör örgütüne canlı kalkan olmak isteyenler,
▪️Yaralanan teröristleri sendika merkezlerinde tedavi etmeye yeltendikleri için polis tarafından sendika bürosu basılanlar,
▪️Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın için mesaj yayınlıyor görünüp terör örgütüne bir çift laf bile söyleyemeyenler kalkmışlar kitle konsolide etmeye, marjinal yapılarla motive olmaya, sapla samanı karıştırıp; üzüm yeme değil bağcı dövmeye yelteniyorlar.
Derdi derdimiz olmayanlardan uzağız biz.
İş bırakma eyleminde maksat hasıl olmuş, bu vesileyle devlet digital dünyanın karanlık dehlizlerine girilmiş, tehlike görülmüş, gözaltılar ve müdahalelerle bazı tehlikeler önlenmiştir.
Okulların güvenliği konusuna dikkatler toplanmıştır.
Bu saatten sonra okul ve güvenlik konusu, siber tuzaklar mevzusu asla eskisi gibi değerlendirilmeyecektir.
Bizim derdimiz sorun çıkarmak değil sorunu göstermek, çözüme vesile olmaktır. Derdimiz üzüm yemektir, bağcı dövmek değildir.
Maksat hasıl olmuştur.
Pazartesi günü bayrağımızla okullarımızda olacak, dua ile şehitlerimizi anacak, oluşturulmak istenen iklime asla teslim olmayacak, her zaman olduğu gibi kaos peşinde koşan felaket tellallarına yine fırsat vermeyeceğiz.
ŞEHİT MESLEKTAŞIMIZI, ÖĞRENCİLERİMİZİ 81 İLDE DUALARLA UĞURLADIK
Eğitim-Bir-Sen olarak, Şanlıurfa’nın Siverek ve Kahramanmaraş’ın Onikişubatilçelerinde okullara yapılan silahlı saldırıları kınadık, şehit öğretmenimiz ve öğrencilerimiz için Cuma namazını müteakip gıyabi cenaze namazı kıldık.
Ankara’da, Melike Hatun Camii’nde, diğer illerde ise şubelerimiz tarafından belirlenen camilerde, cuma namazını müteakip üyelerimizin ve vatandaşların katılımıyla, Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı.
Akabinde yaptığımız basın açıklamalarıyla şiddet eylemlerindeki artışa dikkat çekerek, güvenli bir çalışma ortamının tesisi için gerekli adımların ivedilikle atılmasını talep ettik.
Cuma namazı sonrası kıldığımız gıyabi cenaze namazıyla; Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan menfur saldırılarda hayatını kaybeden öğretmenimiz ve yavrularımız için dua ettik, milletimizin ortak vicdanını haykırdık.
Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ailelerimizin ve aziz milletimizin başı sağ olsun.
Eğitim kurumlarına yönelen şiddet artık münferit değildir. Bu, toplumun tamamını ilgilendiren hayati bir sorundur.
Kontrolsüz dijital içerikler, şiddeti normalleştiren paylaşımlar ve çocuklarımızı hedef alan zararlı yönlendirmeler büyük bir tehdit oluşturmaktadır.
👉 Ailelerimize ve yetkililere çağrımızdır:
Çocuklarımızı dijital dünyada yalnız bırakmayalım. Bilinçlendirelim, koruyalım.
🤝 Bizler;
Sağduyunun, birlik ve beraberliğin yanındayız.
Gerginliğin değil, çözümün tarafındayız.
📚 Eğitim sadece bilgi değil, değer inşa etmektir.
Saygıyı, merhameti ve insan hayatının kutsallığını çocuklarımıza öğretmek zorundayız.
🇹🇷 Okullarımızı, öğretmenlerimizi ve çocuklarımızı asla yalnız bırakmayacağız!
🚫 Eğitimde şiddete asla teslim olmayacağız!
🚫 Geleceğimizi karartmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz!
🤲 Rabbim milletimizi böylesi acılarla bir daha imtihan etmesin.
#Ebsİzmir1
#EğitimBirSen
#EğitimdeŞiddeteHayır
ÇOCUKLARIMIZA OKULLARIMIZA MESLEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAK İÇİN İŞ BIRAKMA KARARIMIZI İKİ GÜN UZATTIK
Siverek’te dün yaşanan şiddetin şokunu yaşarken bugün Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’na yapılan silahlı baskında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimizin acısıyla Türkiye’de tüm yürekler kavruldu.
Okullarımızda giderek tırmanan şiddet sarmalını protesto etmek ve eğitim kurumlarımızın "güvenli alanlar" haline getirilmesi için her türlü çalışmanın ivedilikle hayata geçirilmesini talep etmek amacıyla daha önce ilan ettiğimiz Türkiye geneli iş bırakma eylemimizi 16-17 Nisan tarihlerini kapsayacak şekilde iki gün daha uzatıyoruz.
Tüm teşkilatlarımızla birlikte 17 Nisan Cuma günü, bütün illerimizde eğitim kurumlarına saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimiz için gıyabi cenaze namazı kılacak, aynı gün geniş katılımlı basın açıklamaları düzenleyeceğiz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Şehit öğretmen ve öğrencilerimizi dualarla ebediyete uğurluyoruz.
Kahramanmaraş’taki silahlı saldırıda şehit olan öğretmen ve öğrencilerimizin acısını yüreğimizde taşıyor; şiddete karşı tek yürek olmak için Konak Meydanı’nda buluşuyoruz.
Cuma namazı sonrası gıyabi cenaze namazı kılacak, ardından kitlesel basın açıklaması gerçekleştireceğiz.
Tüm üyelerimizin katılımını bekliyoruz.
🗓 17 Nisan Cuma
📍 Konak Meydanı Camii
Şehit öğretmen ve öğrencilerimizi dualarla ebediyete uğurluyoruz
Cuma namazı sonrası gıyabi cenaze namazı kılacak, ardından kitlesel basın açıklaması gerçekleştireceğiz.
Tüm üyelerimizin katılımını bekliyoruz.
🗓 17 Nisan Cuma
📍 Konak Meydanı Camii
ARTIK YETER !
Siverek’te okula yönelen şiddeti protesto ettik. Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde basın açıklaması yaptık.
Kanlıkuyu Meydanında toplanıp Ahmet Koyuncu MTAL’ye kadar yürüdük. Açıklama esnasında Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve ölümlerin olduğu saldırı öfkemizi daha da artırdı.
Dün Siverek,
BugünKahramanmaraş Onikişubat.
Art arda gelen okul saldırılarıyla bir kez daha derinden sarsıldık.
Hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Sürekli uyarıda bulunuyoruz, yükselen şiddet sarmalının tesadüfi olmadığını anlatmaya çalışıyoruz.
Eğitim kurumları artık güvenli alan olmalı, şiddetin hedefi hâline gelmemeli.
Karşımızdaki tablo münferit değil, açık bir toplumsal uyarıdır.
#EğitimdeŞiddeteSon #Siverek #Onikişubat #OkullarTatilEdilsin
🔴Bu Hafta Okullarda Derslere Ara Verilsin!
Okul güvenliği sağlanmadığı müddetce öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli.
Siverek’teki okul baskının üzüntü ve şaşkınlığını üzerimizden atamadan Kahramanmaraş’tan gelen okul saldırısı ile adeta yıkıldık.
Eğitim çalışanlarının bu dağılan psikoloji ile eğitim hizmetini sürdürmesi, ailelerin çocuklarını okullara göndermesi mümkün değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir
🔴Bu Hafta Okullarda Derslere Ara Verilsin!
Okul güvenliği sağlanmadığı müddetce öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli.
Siverek’teki okul baskının üzüntü ve şaşkınlığını üzerimizden atamadan Kahramanmaraş’tan gelen okul saldırısı ile adeta yıkıldık.
Eğitim çalışanlarının bu dağılan psikoloji ile eğitim hizmetini sürdürmesi, ailelerin çocuklarını okullara göndermesi mümkün değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir