Allah’’tan başka ilah yok demek, Allah’tan başka insanların hayatları hakkında hüküm ve nizam koyucu, tevbeleri kabul edip affeden yok demektir. @tevhidin_eri
Mısır sınırındaki çocuklar, Mısırlı askerlere sesleniyor:
"Silahını bize ver ki, senin için savaşalım!"
Aylar önce Sudanlı bir kadın, tüm islam coğrafyasındaki liderlere seslenip bizim elbiselerimizi giyin, silahları bize verin biz gidip savaşalım demişti.
Rasul(sav)in ümmeti içinde ashabı gibi inanan nice yiğitler vardır.
Onlardan Sa’d İbni Muâz(ra) Bedir‘de Nebi(as)‘a :
“Seni hak din ile ve Kur’ân-ı Kerîm ile gönderen Allah’a yemin ederim ki, sen bize denizi gösterip dalsan, biz de seninle birlikte dalarız” demişti.
Gene Mikdâd b. Amr el-Kindî :
“Ey Allah’ın elçisi! Biz sana İsrâiloğulları’nın Mûsâ’ya dediği gibi
‘Git, sen ve rabbin beraber savaşın, doğrusu biz burada oturacağız’ demeyiz. Fakat, biz de sizinle birlikte savaşacağız’ demişti.
Rabbim bizlere, kafirleri kınamak veya müstekbirlere çağrı yapmak yerine, onlara Halid bin Velid(ra) gibi : "Sizin hayatı sevdiğiniz kadar, ölümü seven bir orduyla geldim." diyecek Raşid Halifeler nasib etsin.
-Allahumme amin-
….
Hayat Boyu Dikkat Cemaat Demek Coca-Cola Domuz #ŞafakSezer #borsadasoygunvar #yasayuygulakadınıyaşat $CEEK #şiddetdildebaşlar
@dailyislamist Allah azze ve Celle, Gazze’de ateşkes olacak diye bu mazlumlara ve dahası ümmete yalan söyleyen, mücahidlere bunun için silah bıraktıran hainlere lanet etsin !
O bahsettiğiniz vakfın tüzüğünde "demokratik değerleri ve ilkeleri benimsemiş" bir gençlik yetiştirilmesi amaçlandığı belirtilir ki,
Süz de çok iyi bilirsiniz ki,
Demokrasi, Allah azze ve celle’ye ait olan hakimiyet hakkını (uluhiyet), yani insanların hayatları ile ilgili hüküm vs nizam koyma hakkını kula verdiği için küfürdür !
Ona inanmak ve benimsemek apaçık küfür, ona davet etmek de en büyük cürüm ve haramdır !
Bizler de sizlerin bu çürükleriniz ile akidelerini ve zihinlerini bozduğunuz gençliğe, tevhidin ve şirkin mahiyetini anlatmaya devam edeceğiz !
@dailyislamist Rasulullah(sav) Efendimiz hayatını tüm şirke, küfre, tağutlara karşı mücadeleye adamış iken, dahası tüm nebilerin gönderiliş amacı da bu iken laikliğe ve demokrasiye davet edenlerin Nebi(as)ye onbinlerce ağızdan salat okutmaları ne garib.Çok seviyorlarsa davasını dava edinsinler
@dailyislamist İnsanlık tarihin görüp görebileceği en güzel drone göstergesi. Rabbim o kelimelerin en kısa sürede yeryüzünde de hskimiyetini nasib etsin.
Onun için yaşar onun için ölürüz…
Ruveybidalar Gazze’de ateşkeş ve barış antlaşması konusunda #SizeYalanSöylediler
Ruveybidalar kim m?
Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöylebuyurmaktadır:
“İnsanlara öylealdatıcı seneler gelecek ki, o zamanyalancılar doğrulanacak, doğru sözlüolanlar da yalanlanacaklardır. O zamanhainlere itimat edilecek, emin olanlar daihanetle suçlanacaklardır. İşte o zamanRuveybida konuşacaktır.’ Denildi ki:‘Ruveybida da nedir?’ Buyurdu ki:‘Kamunun işleri hakkında söz sahibi olandeğersiz adamdır.’” [ibn Mace]
ABD ve kapitalist batı dünyası, kendi menfaatlerini gözetirken, asıl acı olan; birçok İslam beldesinin bunu engelleyecek iradeyi ortaya koyamaması ve halkın emanetini taşıyan yöneticilerin ümmetin izzetini korumakta yetersiz kalmasıdır.
Topraklarımızın stratejik zenginlikleri üzerine hesaplar yapılırken, ümmet krizden krize sürükleniyor. Kurtuluş; başkalarının oyunlarını seyretmekte değil, ümmetin iradesini, izzetini ve bağımsızlığını yeniden ayağa kaldıracak sahih bir bilinç ve kararlılığı inşa etmektedir.
Allah Rasulu (sav)in davasını , DAVA edinmez isek, Gazzeli kardeşlerimizin kıyamet gününde bizlerden DAVAcı olacağını bilmemiz gerekir.
"Ey Müslümanlar! Koyun gibi öldürülüp toplu mezarlara gömülüyoruz. Allah'ın huzurunda sizi DAVA edeceğiz."
Allah dört şeyi zahir kıldı(gösterdi) ,
dört şeyi ise gizledi.
Neden peki öyle ?
Çünkü Rabbimiz bununla imtihana ediyor :
Sen sebeplere mi güveniyorsun,
yoksa sebepleri de yaratan alemlerin Rabbine mi tevekkül ediyorsun ?
@dailyislamist Siyonist ordusunda görev yapan çifte vatandaşlar için yıllardır somut adım atmayanlar,
İslami şahsiyete sahip olduğu için Özbek, Türkmen, Kafkas, Çeçen be hatta Uygur müslümanları ise onlarca tepkiye rağmen, deport edilmeye devam ediyor.
Allah’ın arzını müminlere dar etmeyin !
Gazze’nin harabeleri arasında yükselen feryat, yalnızca bombaların sesi değildir. O ses; suskunluğun, korkaklığın ve ihanetin de sesidir. Zira mazlumun yanında durmamak, zalimin yanında saf tutmanın başka bir şeklidir.
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“İnsanlar zalimi görüp de onun elini tutmazlarsa, Allah’ın onları umumi bir azapla kuşatması yakındır.”
Ey yöneticiler! Ey saray âlimleri!
Tarih sizi protokollerinizle değil, mazlum karşısındaki duruşunuzla yazacaktır. Ahiret ise niyetlerinizle değil, yaptıklarınız ve terk ettiklerinizle hükmedecektir.
Unutmayın ki en ağır mağlubiyet, bir toprağı kaybetmek değil; Allah’ın rızasını kaybetmektir. Ve en büyük iflas, kıyamet günü mazlumların “Sen de bizim hasmımızdın.” sözüyle Allah’ın huzuruna çıkmaktır.
#yks2026 #yks26 #altın Oğuzhan Uğur ODTü AYT’de 3 Albayrak Beton #salı
Kıyamet günü, ne makamın fayda vereceği ne de servetin sahibini kurtaracağı gündür. O gün herkes, yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla Rabbinin huzurunda duracaktır. En ağır hesaplardan biri de, mazlumların davacı olduğu hesaptır.
Allah azze ve Celle şöyle buyurur:
“Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma. O, onları ancak gözlerin dehşetten donakalacağı bir güne erteliyor.”
(İbrahim Suresi, 14:42)
Bu ilahi uyarı, zulmün ve zulme karşı kayıtsız kalmanın hesabının mutlaka görüleceğini hatırlatır. Dünyada ertelenen adalet, ahirette eksiksiz tecelli edecektir.
Resûlullah (sav) ise şöyle buyurmuştur:
“Mazlumun bedduasından sakının. Çünkü onun duasıyla Allah arasında hiçbir perde yoktur.”
Mazlumun duası bu kadar güçlü iken, onun kıyamet gününde bizzat davacı olması nasıl bir kayıp olacaktır?
O gün ne mazeretler fayda verecek, ne alkışlar, ne unvanlar, ne de dünyadaki güç ve nüfuz…
İnsan, bir tek mazlumun hakkını dahi ödeyemeyeceğini anlayacaktır.
Rabbimiz bizleri zalim olmaktan da, zulme rıza gösterenlerden de, mazlumların kıyamet günü hasmı olacak kimselerden de muhafaza eylesin. Bizleri adaletin yanında duran, haksızlığa karşı hakkı söyleyen ve mazlumların duasına mazhar olan kullarından eylesin 🤲
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Sizden öncekileri helâk eden şey şuydu: İçlerinden asil ve nüfuzlu biri hırsızlık yapınca onu bırakırlardı; zayıf biri hırsızlık yapınca ise ona cezayı uygularlardı. Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’in kızı Fatıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim.”
Sadece bu hadis bile, adaletin temel ilkesini göstermesi bakımından mihenk taşı olurdu. Hukuk, kişiye göre değişmemeli, siyasetten, makamdan, servetten ve nüfuzdan tamamen bağımsız olmalıdır.
#AlperYusufPolataAdalet
Müminleri, terörün müsebbibi olan kapitalist batıya yaranmak için kurban etmekten vazgeçin !
Meselenin aslı şudur ki, Türkiye her sene sıkça BirLEŞMiş Milletlere, Avrupa Birliğine ve uluslararası kurumlara terörle mücadele adı altında yaptıklarının raporunu vermek zorundadır.
Önümüzde 7-8 Temmuz tarihlerinde de NATO zirvesinin Türkiye’de gerçekleşeceği göz önüne alındığında, son günlerde yapılan bu operasyonlar rejim adına boşuna değildir.
Hiçbir şiddet ve suç teşkil eden somut bir fiil , hatta terör örgütleri ile ilişki ve bağları olmayan müslümanların gözaltına alınmaları ve tutuklanmaları, onlara işid iftiralarının atılması kabul edilemez bir zulümdür !
Adalet ise, zayıfı ezmenin değil mazlumu korumanın adıdır. O yüzden kendilerine çağrımız, bu zulümlere bir an önce son vermeleri, rejimin empoze ettiği şekilde dine inanmayan müminleri de iftiralarla mağdur etmekten de vazgeçmeleridir.
@UrfaValiligi@adalet_bakanlik@abakingurlek@mustafaciftcitr
Kemalizm iktidar olmasın ve bu topraklarda 28 Şubat süreci tekrar yaşanmasın diye muhafazakar insanların verdikleri oylar ile 23 yıldan daha uzun süredir iktidar olan Ak parti, kemalist vesayeti aratmamak için suçsuz insanları sadece islami kimliğinden dolayı suçsuz yere gözaltına almaya ve hapislere mahkum ediyor.
#YusufZiyaHocayaAdalet
@dailyislamist Burdan kastı, ülkedeki her mümini ölü ve velilerden değil sadece Allah’tan tevbe ve dua istenilmesi gerektiği inancından ve tağutu inkarın imanın şartı olduğu söyleminden dolayı vahhabilik iddiasında ise, bu kendileri için çok hayırlı bir değişime işaret eder.
Tarih kitaplarında 1795 yılı, Osmanlı Hilafet Devleti’nin gerileme dönemi olarak aktarılır.
Düşünün ki o yıllarda, 1795 yılında imzalanan Trablus Antlaşması ile ABD, Akdeniz ve Atlas Okyanusu'nda serbest ticaret yapabilmek ve Berberi korsanlarının saldırılarından korunmak amacıyla Osmanlı Devletine vergi ödemeyi kabul etti. Bu durum yaklaşık 29 yıl boyunca devam etmiştir.
ABD, gemilerinin güvence altına alınması karşılığında Osmanlı'ya tek seferlik 642.000 altın ve yıllık 12.000 Osmanlı altını ödemeyi kabul etmiştir.
Ayrıca bu antlaşma, Amerikan tarihinin İngilizce olmayan ve başka bir dilde imzalanan ikinci belgesi olma özelliğini de taşır.
Şimdi ise, sınırları İngilizler tarafından çizilmiş, liderleri batıya uşaklık eden onlarca islam beldesindeki kukla devletler, o ABD ile müttefik olabilmek için ümmetin yeraltı ve yerüstü servetlerini peşkeş çekiyorlar.
İşte bu yüzden tek ümmet, tek devlet olmamız ve kafirlerin askeri, siyasi, kültürel ve ekonomik sömürüsünden kurtulmamız hayati bir önem arz etmektedir.
Bu ne ütopya, ne de hayaldir. Bu güç islamın akidesinde mevcuttur. Yeter ki ümmet, o akideye inansın, ondan neşet eden hüküm ve nizamlara sahip çıksın ve bunun için çaba göstersin.
Muhakkak ki bunu yaptığımızda, Allah’ın vaadi ve yardımı da haktır.