Ülkemiz de Halkımız da satılık değil! Madenler Devletleştirilmelidir
Türkiye doğal zenginlikleri ve mineral çeşitliliği bakımından dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Bu minerallerin üretimi ile sanayiden imara, tarımdan enerjiye ve sağlığa kadar birçok alanda kullanılan hammaddelerin arzı sağlanıyor. Doğal kaynaklarımız ve madencilik faaliyeti ülkemizin ekonomik bağımsızlığı, kalkınması ve halkımızın refahı açısından hayati önem taşıyor.
Bugün ülkemizde adına serbest piyasa ekonomisi denilen, sermayenin ihtiyaçlarını ve kârlılığını esas alan bir düzen hüküm sürmekte. Madenler ve madencilik de arama faaliyetlerinden çıkarma ve zenginleştirme aşamalarına kadar neredeyse tüm süreçleriyle piyasa düzeninin akılsızlık ve plansızlığı tarafından belirlenir durumda. Cumhuriyetin ilke edindiği devletçi ekonomi politikaları uyarınca Türkiye sanayi alt yapısının gelişiminde önemli etkileri olan Etibank, Türkiye Kömür İşletmeleri, Demir Çelik fabrikaları gibi devlet işletmeleri kurulmuştu. Bu işletmeler piyasacılığa kurban edildi. Ya tamamen özelleştirildi ya tasfiye edildi ya da küçültüldü;
Geldiğimiz yer ortada: Doğası yıkıma uğratılmış, kaynakları yağmalanmış, çarçur edilmiş bir ülke; her tür bilimsel tanım ve teknik olanak mevcutken maliyet ve kâr hesaplarına kurban edilen, hiçe sayılan işçi hayatları, sefalete mahkum edilen madenciler…fiilen güçsüz ve işlevsiz hale getirildi. Türkiye’de maden işletmeleri insan hayatını hiçe sayan paragöz holdinglerin, çokuluslu tekellerin ve onların merdiven altı faaliyet yürüten taşeronlarının eline teslim edildi.
Ülke topraklarının yarıdan fazlasını kapsayan maden arama ruhsatları ile binlerce işletme ruhsat ve izninin sermayeye devredildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu durum, doğal zenginliklerimizin fiilen ipotek altına alınması anlamına geliyor. Türkiye’de madencilik faaliyetinin milli gelir içersindeki payı ise hala %1’ler civarında. Belli ki maden arama ve işletme ruhsatları sermayedarlar için bir rant kapısı olarak kullanılıyor. Halka ait olan madenleri daha toprağın altındayken alıyorlar, satıyorlar, servetlerine servet katıyorlar. Yasaları, yönetmelikleri değiştiriyor, arkalarından dolanıyor, pek çok durumda ne yasa ne de kural tanıyorlar. Köy, tarım alanı, orman, zeytinlik, yerleşim çevreleri, tarihi veya doğal sit alanı demiyor talan ediyorlar.
Türkiye Komünist Partisi halkımızı bu arsızlığa dur demeye, doğal kaynaklarımıza, madenlerimize, emeğimize sahip çıkmaya çağırıyor! Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı, kalkınması ve halkımızın refahı için madenler derhal ve bedelsiz olarak devletleştirilmelidir!
1. Çokuluslu tekeller ve holdingler başta olmak üzere her tür özel sermayedar ve şirkete verilmiş olan tüm maden arama, işletme ve zenginleştirme ruhsat ve iznler bedelsiz olarak iptal edilmeli, tüm maden ve işletmelere el konmalıdır.
2. Bütün madencilik faaliyetleri devlet eliyle ve merkezi bir planlama doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. Bu yapılırken tüm ilişkili sektörlerin ihtiyaçları dikkate alınmalı, kapsamlı bir planlama ile hammadde arz güvenliğinin sağlanması, dışa bağımlılığın azalması, yerli sanayiye düşük maliyetli ve kaliteli girdi sağlanabilmesi esasıyla hareket edilmelidir.
3. Doğal kaynakların halk sağlığı ve çevreyle uyumlu, verimli kullanımını esas alan; bilimsel verilere dayalı bir madencilik politikası oluşturulmalı ve etkin biçimde uygulanmalıdır. Bu kapsamda maden havzaları, faaliyet gösterdikleri bölgelerde tarımsal ve sınai üretim, su kaynakları, orman varlığı ve halk sağlığı gözetilerek bütüncül bir planlama anlayışıyla ele alınmalı ve işletilmelidir.
4. Madencilerin çalışma ve sendikal örgütlenme hakkı güvence altına alınmalı, eksiksiz mesleki eğitim alabilmeleri sağlanmalı, insanlık onuruna yakışan, sağlıklı ve güvenli çalışma şartları yaratılmalı ve korunmalıdır.
5. Değerli madenlerin sadece hammadde olarak çıkarılıp ihraç edilmesine son verilerek uç ürünlere dönüştürülmesi, yarı mamul ve mamul maddelerin üretimi için planlı bir sanayi hamlesi yapılmalıdır.
6. İnşaat sektörüne hammadde sağlamaya odaklı, plansız ve denetimsiz bir madencilik endüstrisi yerine mühendislik kalitesi yüksek, katma değerli üretim yapabilen bir madencilik endüstrisi kurulmalıdır.
7. İşletmesi tamamlanan maden sahalarında kapatma, rehabilitasyon ve rekültivasyon (toprak ıslahı ve yeniden bitkilendirme yoluyla alanın ekolojik dengeye uygun biçimde doğaya kazandırılması) faaliyetlerinin, gerekli çevresel önlemler çerçevesinde eksiksiz olarak gerçekleştirilmesi zorunlu kılınmalı ve etkin biçimde denetlenmelidir.
8. Madencilik faaliyetlerinde kullanılan makine ve ekipmanların yerlileştirilmesi sağlanmalı; verimli, halk sağlığına ve çevreye uyumlu ileri teknolojilerin geliştirilmesine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütülmelidir.
9. Madenlerin ve madencilik faaliyetlerinin devletleştirilmesi sürecinin tamamı madenlerde örgütlü işçi sendikaları ve madencilik faaliyeti ile bağlantılı meslek odalarının aktif katılım ve denetimi ile gerçekleşmelidir.
Karanlığa karşı smaç! 🏐
Voleybol turnuvamızla ilgili en çok sorulan soruları yanıtladık.
Aklınıza takılan başka sorular varsa ya da turnuvamıza katılmak istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kadın Dayanışma Komiteleri Temsilcisi Eda Mermi ve Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Avukat Müjde Tozbey, 8 Mart'a giderken YENİÇAĞ'ın sorularını yanıtladı👇
https://t.co/aYTmkBZ5FI
#8Mart#siztekbizhepimiz
Bizler birbirine benzer şekilde öldürülen, aynı yoksullukla baş etmeye çalışan milyonlarız.
❓Bu kadar kalabalıkken neden yalnız hissediyoruz? Bize yalnız hissettirmek kimlerin işine geliyor?
💥2026’da kır bu çemberi. Fark et biz milyonlarız!
✨Birlikte yeni bir dünya kuralım: https://t.co/Ygu1OmDwRl
#kırçemberi #yalnızolma
Dün voleybol turnuvamızın ilk günüydü, smaçlarımızı karanlığa karşı vurduk. Bugün kupa günü. Sözümüz söz bu karanlığı, şiddeti, sömürüyü emekçi kadınlar değiştirecek 🚩✊🏐
Bugün #25Kasım, Mirabal Kardeşlerin öldürüldüğü gün. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
Kadınlar boyun eğmemeye, mücadeleye devam ediyor! Sen de boyun eğmiyorum diyorsan #yalnızolma
✨Kadın Dayanışma Komiteleri’ne Katıl: https://t.co/lxv4D4PAZA
🔴 25 Kasım için, hesap sormak için buluşuyoruz.
ŞİDDET İKTİDARINIZI YIKACAĞIZ❗️
💬 Bilgi almak ve iletişim için: https://t.co/Ygu1OmDwRl
🔺Eylemler ⤵️
▫️İstanbul | 23 Kasım Pazar 14.00 | Şişli Cevahir AVM önü
▫️Ankara | 25 Kasım Salı 19.00 | Sakarya Caddesi İş Bankası önü
▫️İzmir | 25 Kasım Salı 19.30 | Karşıyaka İzban Önü
▫️Eskişehir | 25 Kasım Salı 18.30 | Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kapısı önü
▫️Adana | 23 Kasım Pazar 16.00 | Baraj Yolu 6.5 Durak Migros Önü
▫️Mersin | 22 Kasım Cumartesi 18.00 | Forum AVM Midpoint önü
▫️Çanakkale | 25 Kasım Salı 18.00 | Saat Kulesi önü
▫️Denizli | 25 Kasım Salı 18.00 | Gazi İlkokulu önü
▫️Hatay Defne | 25 Kasım Salı 18.30 | Sümerler Mahallesi Maksim
▫️Muğla Menteşe | 25 Kasım Salı 18.00 | Sınırsızlık Meydanı
🔺Üniversite Eylemleri ⤵️
▫️Ankara Üniversitesi-DTCF | 24 Kasım Pazartesi 12.00 | Orta Bahçe -Diller Binası Önü
▫️Dokuz Eylül Üniversitesi | 25 Kasım Salı 12.00 | Tınaztepe Merkez Yemekhane Önü
▫️İstanbul Üniversitesi | 25 Kasım Salı 17.00 | Beyazıt Meydan
▫️Anadolu Üniversitesi | 25 Kasım Salı 18.00 | Merkez Yemekhane Önü
🔺Buluşmalar ⤵️
▫️Antalya Muratpaşa | 25 Kasım Salı 15.00 | Bahçelievler Semt Evi
▫️Antalya Kepez| | 23 Kasım Pazar 15.00 | Ulus Semt Evi / 25 Kasım Salı 20.00 | Altınova Semt Evi
▫️Balıkesir Edremit | 25 Kasım Salı 11.00 | Akçay Vera Kafe
▫️Bursa | 23 Kasım Pazar 13.00 | Hürriyet Semt Evi
▫️Diyarbakır | 23 Kasım Pazar 14.00 | TKP Diyarbakır İl Binası
▫️Hatay İskenderun | 25 Kasım Salı 19.00 | Gürsel-Konarlı Semt Evi
▫️Giresun | 22 Kasım Cumartesi 14.00 | TKP Giresun İl Binası
▫️Kocaeli | 25 Kasım Salı 19.00 | Birleşik Metal-İş Sendika Salonu
▫️Konya | 23 Kasım Pazar 15.00 | TKP İl Binası
▫️Manisa | 23 Kasım Pazar 16.00 | Nora Garden Kafe
▫️Muğla Ortaca | 23 Kasım Pazar 10.30 | Nâzım Kültür Kafe
▫️Sakarya | 22 Kasım Cumartesi 14.00 | Nanan Kafe
▫️Samsun | 22 Kasım Cumartesi 15.00 | Ömürevleri Pape Kafe
▫️Van | 22 Kasım Cumartesi 14.00 | TKP Van İl Binası
#25kasım #suçlusunuz
🔻Görevini yapmayanları korumak şiddettir.
Şiddet iktidarınızdır! #suçlusunuz#DöneÇelebi Ankara'da bir metro istasyonunda boşanma aşamasında olduğu Gafer Bozdemir tarafından uzaklaştırma kararına rağmen, elektronik kelepçeye rağmen öldürüldü.
Peki ya görevini yapmayanlar hakkında ne yapıldı? Hiç! Emniyet kolluğun ihmali olmadığı tespitinde bulundu. Kadın Dayanışma Komiteleri bu tespite itiraz etti, yargı süreci devam ediyor. Şimdi soruyoruz size fail kim? Şiddet nedir? Görevini yapmayanların korumak şiddettir❗️
Bayrağı yükseltenlere selam olsun!
Büyük zaferimiz Ekim Devrimi 108 yaşında. Devrim emekçilerin, devrim mücadele edenlerin, devrim bizim hakkımız. Bayrağı yine yükseltecek, hakkımız olanı alacağız!
Halka yalan söylemek suçtur diyenlerin, güne soL’dan bakanların sesi şimdi öncekinden çok daha güçlü!
Çağrımız bu sesi daha da güçlü kılmak için. #soLaAboneOl gerçeğin sesine güç ver👇
soL’a abone olmak için tıklayın:
https://t.co/5qcrKaC0ei
Gerçeğin tarafında duranların sesi, bu karanlıkta daha gür çıkmak zorunda.
Yalanın, gericiliğin ve baskının arttığı bir dönemde soL’un sesini büyütmek elimizde. #soLaAboneOl gerçeğin sesine güç ver👇
https://t.co/HAvgU0ovsb
TAM ZAMANI!
Gazeteciliğe yönelik saldırı, gerçeğe saldırıdır, halka saldırıdır.
Saldırı artıyor, biz direniyoruz. #soLaAboneOl gerçeğin sesine güç ver👇
https://t.co/CoixwtCkIS
TAM ZAMANI!
Gazeteciliğe yönelik saldırı, gerçeğe saldırıdır, halka saldırıdır.
Saldırı artıyor, biz direniyoruz. #soLaAboneOl gerçeğin sesine güç ver👇
https://t.co/CoixwtCkIS
Halka yalan söylemek suçtur diyenlerin, güne soL’dan bakanların sesi şimdi öncekinden çok daha güçlü!
Çağrımız bu sesi daha da güçlü kılmak için. #soLaAboneOl gerçeğin sesine güç ver👇
soL’a abone olmak için tıklayın:
https://t.co/CoixwtBMTk
Yasin Çalış yoldaşımızı genç yaşta kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Nezaketi, çalışkanlığı ve yaratıcılığıyla anılarımızda silinmeyecek izler bırakan yoldaşımız mücadelemizde yaşayacak.