Antalya’da yörük Türkler domates satsa zabıta tepelerine biner, Ruslar ekmeğin suyunu satıyorlar adına yenilik deniyor. Gizli saklı da yapmıyorlar, vergi, denetim yol ama reklam tabelası var.
📌İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: "Bir günlük bile olsa Kudüs Valisi olmayı hayal eder bunun için Allah'a dua ederdim" demiş.
Devlet Adamları, özellikle Osmanlı Torunu olduğunu iddia edenler, Osmanlı Tarihini iyi bilmeli gaf yapmamalıdır.
‼️Osmanlı'da Kudüs Valisi yoktu. Kudüs Valilik değildi. Sancak'tı ve en yüksek mülki amiri Mutasarrıf'tı.
👉Ne yazık ki Osmanlı'nın Son Kudüs Mutasarrıfı olan İzzet Bey, Kudüs'ü tek kurşun atmadan "Efendim" diyerek İngilizlere teslim etmişti.
Mutasarrıf İzzet Bey, Kudüs'ü teslim etme vazifesini de Belediye Başkan Vekili olan Filistinli Arap Hüseyin Efendi'ye vermişti. Hüseyin Efendi, Abdülhamid Döneminde Araplardan arazi toplayıp el altından Yahudilere satarak büyük bir servet edinmişti. Servetini de İngilizlerin garantörlüğü altında korumak için Kudüs'ü güle oynaya Allenby'e teslim etmişti.
İzzet ve Hüseyin Efendilerin İngilizlere teslim ettiği Kudüs'te Edmund Allenby; "El Nebi" olarak karşılanmıştı.
NOT: Sevgili arkadaşlar sizlerden ricam elden ele yayarak bu bilgileri kıymetli devlet büyüklerimize ulaştıralım ki bu tip basit konularda Osmanlıcılık oynarken komik durumlara düşmesinler...
#tarih #pazar #Kudüs
Bodrum’u, Marmaris’i, Alanya’yı , Çeşme’yi falan kürt mafyaların ve rüşvet karşılığı halk plajlarını kürt çetelere peşkeş çeken belediyelerin elinden kurtarırsanız bu para içerde kalır
⚠️SKANDAL
AZİZ YILDIRIM: 20 sene başkanlık yaptım gidipte bir gün TFF başkanına “bizi şampiyon yap demedim”
Bana bu şekilde haber gönderdiler kabul etmedim..
Dedilerki sen sakin ol şey yap.. Biz her türlü yardımı yapıcaz dediler
Soru; Kim dedi?
A.yıldırım :O kadar girmeyin
Türk ve Atatürk düşmanı.
Rum lobisini destekliyor.
Ermeni soykırımı yalanını savunuyor.
Ramazan ayında LGBT+ ofisi açtı.
Sözde onur yürüyüşüne katıldı.
Ruhban okulu açılsın diyen papazla dost.
Müslüman görünümlü Siyonist kuklası.
Bize ne namaz kılıyorsa? Güzellemeyin.
Ermeniler ve Yunanlar, Türk yemeklerini çalmayı bırakmalı. Komik ve acınası durumdalar.
Tüm bu yemekler etimolojik olarak Türkçe'dir.
Dolma: Dol-mak ile ilgili.
Sarma: Sar-mak ile ilgili.
Yoğurt: Yoğur-mak ile ilgili.
Ayran: Ayır-mak ile ilgili.
Börek: Bür-mek ile ilgili.
Baklava: Bağla-mak ile ilgili.
Pastırma: Bastır-mak ile ilgili.
Kavurma: Kavur-mak ile ilgili.
Döner: Dön-mek ile ilgili.
Katmer: "Kat" adı ile ilgili.
Sütlaç: "Sütlü aş" adı ile ilgili.
Yufka: Eski Türkçe "Yuvka" adı ile ilgili.
Liste uzayıp gider.
Türkçe bilen küçük bir çocuk bile bu yemeklerin adlarını anında anlar, Yunanların ve Ermenilerin aksine Hititlere kadar uzanan zorlama bir araştırma yapmasına gerek kalmaz. Çünkü bu sözcüklerin hepsi Türkçe kökenli.
Baklava özelinde konuşacak olursak, baklava, Çin sınırından Balkanların batısına kadar Türklerin egemen olduğu tüm topraklarda vardır. Moğollar da bilir. Pek çok çeşidi vardır. Örneğin Azerbaycan'da, Karadeniz'de, Konya'da, Balkanlarda vesaire başka başka Baklavalar vardır ama temelde aynıdır. Tatlı, Osmanlı saray mutfağında zirveye ulaşmıştır ve günümüzdeki biçimini almıştır.
Baklava ve yukarıdaki tüm yemekler, hem sözcük kökeni, hem de pişirme/yapma yöntemleri bakımından tamamen Türk yemekleridir.
Bunlardan başka, sözcük kökeni olarak Türkçe olmayan ama Türk mutfağı tarafından icat edilen yemekler de vardır.
Örneğin "cacık", Farsça-Türkce kökenli bir yemek olsa da Türk icadıdır. Türkler yalnızca "Cac" adını Farsça'dan almıştır ama yemeğin kendisi Türk mutfağında icat edilmiştir. İçinde yoğurt olan dünyadaki hemen her yemek Türkler tarafından icat edilmiştir.
Pilaki: Rumca/Yunanca kökenlidir ama Yunanlarda bu bir balık yemeğidir. Türk mutfağındaki pilaki ise bambaşka bir yemektir. Türk mutfağı bu tekniği alıp fasulye, barbunya ve zeytinyağı ile birleştirerek tamamen kendine özgü soğuk bir zeytinyağlı yemek kategorisi yaratmıştır.
Nasıl ki Roma imparatorları, imparatorluk sınırlarının uzandığı tüm yerlerden ürünler getirip bunları kendi mutfağının zenginligiyle birleştirip, geliştirip yeni yemekler icat ediyorduysa, Türkler de aynısı yapmıştır.
Türk yemeklerini çalmayı bırakın. Kendinize yalan bir tarih yaratmayı bırakın. Türk nefretinden arının. Kendinizi gülünç duruma düşürüyorsunuz.
#SONDAKİKA
İranlı, Rısha Hussaın:
Dünya, İran'a 47 yıl ambargo uygulandı.
İran dünyaya 24 gün yaptırım uygulayınca, ABD ve müttefkleri diz çöktü.
Hürmüz'ün kapatılması yanlışsa, Gazze'lilere giden yardım Refa'ın 2 yıldr kapalı olması, nasıl doğru olabilr?
#GazzeyiUnutmayın
Kimse tehlikenin farkında değil.
Yeterince gündem bile olmuyor.
Bu bir egemenlik meselesidir.
Türk milleti, lütfen bu konunun unutulup geçiştirilmesine izin vermeyin.
💥 Şişli’de bulunan İstanbul Ortaokulu’nda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yapan Sümeyye Işıkoğlu isimli öğretmenin, sosyal medyada açıkça bölücü propaganda yaptığı ortaya çıktı.
Şahsın paylaşımlarında yer alan bazı ifadeler:
• Türkiye Kürtlerindir.
• Kusura bakma Filistin, biz de işgal altındayız.
• Gula bahçe Kürdistane!
Öğretmenin paylaşımları ise, bahsi geçen okuldaki bir öğrencinin velisi tarafından ifşa edildi. (TamgaTürk)
PKK'yı hortlattığınız yetmedi, şimdi de Pontusçuluğu mu hortlatacaksınız?
Bize "Türk Ortodokslar çok Türkçü ve hep siyaset yapıyor" diyen Fener Rum papazlarının nasıl ikiyüzlü olduğunu görün.
Bunlar, Yunan olmayan Ortodoks müminleri Yunanlaştırmaya çalışacak kadar fanatik milliyetçilerdir. Türkiye'de daha dün Bulgarca ayin yapmak isteyen Bulgarlara bile Yunanca ayin dayattılar. Bu fanatizmi Yunan olmayan tüm Ortodokslara yapıyorlar.
Bakınız, Yunan Parlamentosu'nda konuşma yapıyorlar, Yunan bayrakları ile yürüyüş yapıyorlar, askeri törenlere katılıyorlar, Amerika'da Trump ile görüşüyorlar, Rusya-Ukrayna meselesinde Türkiye'yi zor durumda düşürüyorlar. Kıbrıs ve İsrail meselesinde açıklamaları belli. Ama onlar siyasi değil biz siyasiyiz öyle mi?
Tanrı'nın izniyle 100 yıl önce Atatürk oyunlarınızı nasıl bozduysa, bugün Türk milleti oyunlarınızı yine bozacaktır.
Tanrı Türk'ü korusun.
⚠️ Çakarlı araçtan paylaşım yapan şahıs bakın kim çıktı!
AKP’li gazeteci Emin Pazarcı’nın kızı Begüm Ece Pazarcı, çakarlı araç içinden ‘Bugün günlerden Galatasaray’ paylaşımı yaptı.
Paylaşım sosyal medyada büyük tepki toplarken, şahsa neden çakar hakkı verildiği tartışma konusu oldu.
DOLANDIRICILIK DAVASINDA ÜNSAL BAN İLE YARGILANMIŞ
👉🏻 Öte yandan gazeteci Muhammed Vefa, Emin Pazarcı’nın AKP’li Mamak Belediyesi’nde çalışan eşinin Kültür Bakanlığı’na geçtiğini; kızı Begüm Ece Pazarcı’nın da dolandırıcılık davasında yargılandığını yazmıştı:
“CHP'lilere ‘ahlak’ dersi veren Emin Pazarcı’nın eşi Mamak Belediyesi’nde çalışıyordu; Beştepe bağlantılı Kültür Bakanlığı’na geçişi yapıldı.
Binlerce genç sanatçı adayı, devlet kadrosuna alınmak için sınava girmişti.
Aynı zamanda Emin Pazarcı’nın avukat kızı, Türk Hava Kurumu dolandırıcılık dosyasında Ünsal Ban ile birlikte ağır ceza mahkemesinde yargılanıyor.”
ODTÜ’de öğrenci kimlikli teröristler Türk bayrağı açılmasına “ODTü Faşizme mezar olacak” havlamaları ile saldırmışlar. ODTÜ’nin Atatürkçü, yurtsever, Türk milliyetçisi gençliği bu teröristleri tükürüğünde boğar.
Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Ankara Jandarma Alay Komutanlığı bu teröristleri daha ne kadar izleyecek. Türk bayrağına saldıranların ODTÜ ile ilişkileri kesilmeli ve ait oldukları yere yollanmalılar. @zaferpartisi@OdtuTurkoloji@METU_ODTU@EmniyetAnkara@AnkaraJandarma
Gazi Paşa vefat etmeden 1 yıl önce az daha cumhurbaşkanlığından istifa edip Hatay'da çete reisi olacaktı.
Mussolini'nin elçisiyle görüşürken gidip askerî üniformasını giymişti.
Kullandığı bastonu da silahtı.
Trablusgarp'ta gözüne şarapnel girdiğinde "Tek gözle de analarını..." demişti.
Daha sonra "Çok intikamcı olunuz. Düşmanımız çoktur." demişti.
Siz de Mustafa Kemal Paşa'yı sol liberal, SWJ, Woke falan sanıyorsunuz heralde. Adam mareşaldi.
Neyse ki Atatürk'ü sizden öğrenmediğimiz gibi size verecek cevabımız da bulunuyor Allah'a şükür.
Yunanistan Göç ve İltica Bakanı Kairidis:
"Şimdi bir başka yalan olan Pontus 'soykırımı' meselesine gelelim."
"1980’lerin sonlarında, hiç yaşamadığımız ‘sözde’ Pontus soykırımı bir anda ortaya atıldı."
"Ayrıca Yunanistan tarihine bakıldığında birçok savaş suçu örneği bulunmaktadır."
Lozan Antlaşması'nın 59. maddesi bu gerçeği açık biçimde ortaya koymaktadır. Yunanistan, savaş hukukuna aykırı eylemleri nedeniyle tazminatla yükümlü tutulan tek ülkedir.
Madde 59’dan ilgili kısım:
"Yunanistan, Anadolu’da Yunan ordusu veya idaresinin savaş hukukuna aykırı eylemleri sonucu meydana gelen zararları tazmin etme yükümlülüğünü kabul eder."
"Türkiye ise, savaşın uzamasından ve sonuçlarından kaynaklanan Yunanistan'ın mali durumunu dikkate alarak, Yunan Hükümeti’nden her türlü tazminat talebinden kesin olarak feragat eder."
Bu çerçevede 1920'de Ermenistan ile imzalanan Gümrü Antlaşması da önemli bir başka resmi belgedir:
"Katliamlara katılmamış Ermenilerin Türkiye’ye geri dönebileceği hükme bağlanmıştır."
Aradan 100 yıl geçmesine rağmen, resmi anlaşmalar ortadayken bazı çevreler kendi anlatılarını inşa etmeye çalışıyor. Ancak tarih, belgeyle yazılır ve bu belgeler açıktır.
"Lamı cimi yok. Bu ülkede Türk ordusunun kuruluş târihi biliniyorsa, TSK de, herkes de, bunu Atsız'a borçludur. Öncesinde Yeniçeri Ocağının kuruluşu, Kara Kuvvetleri'nin kuruluşu olarak kutlanırken, Atsız'ın yazıları sâyesinde düzeltilmiştir.
Bu ülkede Mehmed Âkif'in cenâzesi kaldırılmışsa ve mezârı yapılabilmişse, yine Atsız çevresindeki Türkçülerden Fethi Tevetoğlu ve arkadaşları sâyesindedir.
Osmanlı Devleti'nin ilk dönemlerine dâir en önemli eserler olan Âşıkpaşaoğlu, Oruc Beğ, Ahmedî târihleri, 2. Murat dönemine âid takvîmler sâyesinde o dönemi iyi bir şekilde biliyorsak, bunları keşfederek bilim âlemine sunan Atsız sâyesindedir. Ayrıca Kânûnî
Sultân Süleymân ve sonrasında 30 yıl boyunca şeyhülislâm olarak görev yapan Ebûssuûd hakkında yazılan ilk bilimsel eseri de yine Atsız yazmıştır.
Bir de 1300 yıllık uykudan uyandırdığı Kür Şad var ki, en büyüğüdür...
Siz severmişsiniz, sevmezmişsiniz, zerre önemi yok. Biz de sizi sevmiyoruz."
Bu ülkede sol maskesiyle pazarlanan malum siyasi yapı, düpedüz bir etno-faşizm aparatıdır. 40 bin kişinin katiline 'önder' diyen ve dünyanın her yerinde huzursuzluk yayan bu kabileci zihniyet, bizde 'özgürlükçü' diye pazarlanıyor. Bunlar solcu değil, etnik narsisistlerdir.
Bundan sonra 3 Mayıs Türklerin günüdür.
Türkçüler! Toplu veya yalnız, her yerde 3 Mayıs'ı analım. Analım ve Kür Şad'ın hatırasını yüceltelim.
H. Nihal Atsız