yaz dizisinin mustakil bahceli evde oturan gariban kizinin burjuvazi yali capkini patronunu sokakta kofte ekmek marti etinden tavuk durum tavuk pilav falan yemeye goturmesi ve o aksam zengin picin buyulenip asik olmasi ahahahahahsha bi siktirin gidin amk
Kaygılı kişilerin sezgileri kuvvetlidir. Çünkü empatiktirler. Diğer insanların dikkat etmedikleri detayları görürler. Duygusal zekaları yüksek olduğu için Ses tonlarını, jest ve mimikleri iyi okurlar. Haliyle çıkarımları da yüksek olur.
Eve konuşan otomatik çay demleme makinesi aldık, su kaynayınca 'Su ısındı şimdi çayınızı demliyorum' diye sesli uyarıda bulundu, eşimle birbirimize baktık vay be gibisinden, çayı demledikten sonra da 'İçeceğiniz hazır' diye seslendi bize, helal olsun ne makineymiş dedik, aslında bozulan makinemiz de otomatik demlerdi ama konuşmadığı için bizden hiç özvü almamıştı.
İşte hayat da böyledir arkadaşlar. Siz işinizi ne kadar iyi ve doğru yapsanız da, aynı hatta daha basit bir işi, şovunu yaparak göstere göstere yapan kişi sizden daha çok övgü alır ve daha değerli olur.
Erenköylülerin müteahhitlerle pazarlık yaptığı toplantıları görmesek, inanacaz!
O gün mutfaktaki ankastre davlumbazın markası için can alıp can verecek tipler,
bugün, müteahhitler evleri zorla yıkmış gibi, "ah azizim bir zamanlar burası ne güzeldi" diye nostaljik info sıkıyor.
Adamı linç etmişler çünkü çocuk yapanların bunu güzellemesine alışkınız ama yapmayanların güzellemesine sinir oluyorlar. İstiyorlar ki çocuk yapmayanlar mutsuzluktan çıldırsın da bu sayede kendi çabaları, kendilerinden vazgeçişleri bir anlam kazansın.
Biz ilkokuldayken sınıfta herkesi tek tek kaldırıp babasının mesleğini soruyorlardı. Hala var mı bu acaba, inşallah yoktur. Ne gereksiz bi tanışma şekliydi.