Avukat, @istbarosu , İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi @istanbulbaroahm , Türkiye Barolar Birliği Avukat Hakları Merkezi, Anadolu Üni. Özel Hukuk Tezli YL
AV. ENES AKBAL’A YÖNELİK HUKUKA AYKIRI MÜDAHALE KABUL EDİLEMEZ
Avukatın görevini yerine getirirken kamu görevlilerinin işlemlerini hukuka uygunluk bakımından kayıt altına almaya çalışması, hiçbir şekilde gözaltına alınması veya özgürlüğünün kısıtlanması için gerekçe oluşturamaz.
Trajediden komediye: Bir baro başkan adaylığının anatomisi
✍️ ATA YAZICIOĞLU yazdı: Kocasakal ve ittifakının milliyetçilikten ırkçılığa kadar genişletilmiş bir Cumhur İttifakı olduğu anlaşılmaktadır. Aynılar aynı yerdeler. Adaylığının şahsi değil bir zihniyet adaylığı olduğunu ve kendisinden talep edilen görevi reddetmesinin mümkün olmadığını söyleyen Kocasakal’ın yapmayı ve yapmamayı vaat ettiklerinden, İstanbul Barosu’nun Kılıçdaroğlu’su olmaya aday olduğu anlaşılmaktadır.
https://t.co/nYJh7k1aQj
1961 Anayasası’nın 65. yılı | ANAYASA FORUMU
🗓️ 10 TEMMUZ 2026 CUMA
🕕 17.00
📍 İSTANBUL BAROSU Av. ORHAN ADLİ APAYDIN KONFERANS SALONU
https://t.co/csfxdjDIqC
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 19.02.2026 tarihli ve 2024/2990 E., 2026/357 K. sayılı kararı ile, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 39. maddesinin ve bu maddeye dayanılarak tesis edilen disiplin cezasının iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 02.05.2024 tarihli ve 2023/5706 E., 2024/2485 K. sayılı kararı bozulmuştur.
Kararda, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 39. maddesinde yer alan;
"İş sahibi anlaşmayı yaptığı avukattan sonra ikinci bir avukata da vekâlet vermek isterse, ikinci avukat işi kabul etmeden önce ilk vekâlet verilen avukata yazıyla bilgi vermelidir." şeklindeki düzenlemenin, avukatlık meslek kurallarının amacı kapsamında getirildiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 172. maddesinde düzenlenen iş sahibinin ilk avukatın yazılı muvafakatini alma yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve iki düzenlemenin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu belirtilmiştir.
Kararda ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 134 ve 135. maddelerine ilişkin iptal kararına değinilmiş; 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun ile Avukatlık Kanunu'nun 135. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda, "işin kabul edilmesinden önce, aynı işle ilgili olarak daha önce vekâlet verilen avukata bilgi vermemek" fiilinin disiplin cezasını gerektiren haller arasında düzenlendiği ifade edilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Baromuz ve Türkiye Barolar Birliği’nin temyiz istemlerini kabul ederek, Danıştay Sekizinci Dairesinin kararını bozmuş ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere Danıştay Sekizinci Dairesine gönderilmesine kesin olarak karar vermiştir.
Meslektaşlarımızın bilgisine saygıyla sunulur.
MİZAH SUÇ DEĞİLDİR
DENİZ GÖKTAŞ SERBEST BIRAKILSIN!
Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisinin sosyal medyada yayımlanmasının ardından hakkında soruşturma başlatılması ve yurt dışından dönüşünde gözaltına alınması; Anayasa’nın düşünce, ifade ve sanat özgürlüklerini güvence altına alan 25, 26 ve 27. maddeleri ile kişi özgürlüğünü koruyan 19. Maddesinde belirtilen kişi güvenliği ve özgürlüğünün özünü zedelemektedir.
Demokratik toplumlarda mizah; toplumsal olayları sorgulayan, eleştiren ve kamusal tartışmayı besleyen temel bir ifade biçimidir. İfade özgürlüğü yalnızca kabul gören, rahatsızlık yaratmayan düşünceleri değil; sarsıcı, incitici, rahatsız edici ve iktidarı eleştiren ifadeleri de korur. Nefret söylemi ya da şiddete açık çağrı niteliği taşımayan mizahi anlatımların ceza soruşturmalarının konusu hâline getirilmesi, demokratik toplum düzeniyle bağdaşmaz.
Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamalar, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olmak zorundadır. Hakkında açılan soruşturmayı bilerek ülkesine dönen Deniz Göktaş hakkında gözaltı tedbirine başvurulması; zorunluluk ve ölçülülük koşullarını karşılamamaktadır.
Dahası, Deniz Göktaş'a ters kelepçe uygulanması ve emniyet binası içinde ters kelepçeli halde çekilen görüntülerinin servis edilmesi, güç gösterisinden öte;* insan onurunu zedeleyen, kötü muamele ve işkence yasağı bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken ağır bir uygulamadır. Bu uygulama, gözaltı tedbirine ilişkin adli sürecin bir parçası değildir. Bu görüntüler, kamuoyuna verilen bir gözdağıdır. İnsan onurunu zedeleyen bu uygulama; masumiyet karinesini, kişi özgürlüğünü ve kötü muamele yasağını delmektedir. Hukuk devleti, teşhir ve itibarsızlaştırma üzerinden işletilemez.
Ayrıca, bu tür işlemler yalnızca kişi özgürlüğünü değil; sanatsal ve eleştirel ifade alanını da baskılayan, toplumda otosansürü yaygınlaştıran caydırıcı bir etki yaratmaktadır.
Mizah ve politik hiciv, toplumun ve yönetenlerin kendileriyle yüzleşmesini sağlayan bir dev aynasıdır. Demokratik yönetimler, kendilerine tutulan bu aynaya tahammül edebildikleri ölçüde demokratik kalabilirler.
İstanbul Barosu olarak, Deniz Göktaş’a yönelik bu müdahaleyi asla kabul etmiyoruz. Yetkili makamları sanatsal ifade özgürlüğünü ceza tehdidiyle baskı altına alan uygulamalardan vazgeçmeye, Deniz Göktaş’ın derhal serbest bırakılmasını ve hakkında yürütülen soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandırılmasını sağlamaya çağırıyoruz.
12. yargı paketindeki sınıfsal düzenlemeler
🔴Alacağın tamamı için zaman aşımını kesen, birden çok kez bedel artırımı imkanı sağlayan, işverenlerin ve sermaye örgütlerinin yıllardır istemediği belirsiz alacak davası kaldırılıyor.
🔴Pakette yer alan kısmi dava ile zaman aşımının kesilmesi düzenlemesinin bu maddenin yerini dolduracağı iddiası doğru değil. Çünkü alacak miktarı bir kez artırılabilecek, hâkim davacıya süre vermeyecek. Birden çok kez bilirkişi hesaplaması yapılan davalarda ciddi hak kayıpları meydana gelecek.
🔴Çalışma gücü kaybından veya destekten yoksun kalmaktan kaynaklanan maddi tazminatın bilinmeyen dönemine, olay tarihinden değil karar tarihinden itibaren faiz işletilecek.
🔴Paketle AYM'nin pilot kararına konu olan munzam zararı giderme iddiasıyla yasal faiz oranı düzenleniyor. Yasal faiz reeskont faizinin yüzde 80'i olacak. İşçilik alacaklarının çoğunluğuna en yüksek mevduat faizi işletildiğinden, bu düzenleme aşkın zararın telafisi bakımından devede kulak bile olamayacak.
🔴İşçilerin haklarını törpülemek için her türlü istisnai düzenlemeyi getirenler, faize faiz işletilmesi yasağına işçilik alacakları yönünden bir istisna tanınması, Merkez Bankası enflasyon hesaplayıcısının ölçüt olması ve benzeri gerçekçi çözümleri düşünmüyor bile.
Yazının tamamını okumak için 👇
62. BARO BAŞKANLARI TOPLANTISI'NDAN KESİTLER – ÇIĞLIK
Sevgili Erinç Başkan ve baro başkanlarım, sizden yardım talep ediyorum. Bu bir çığlıktır, İstanbul Barosunun çığlığıdır.
Savcılık kaleminde kuyruk olan avukatlar… Çağlayan'ın 7. katı çok meşhur, şimdi Kartal'da da aynı durum oluşmaya başlıyor. Bırakın savcıya ulaşmayı, savcının kalemine bile ulaşmakta zorluk çekiyorlar.
Avukatları böyle aşağılamaya hiç kimsenin hakkı olamaz. Her uluslararası toplantıda arkam daki Türk bayrağı, baro logolu bayrak ve Atatürk portesiyle vurguladığım üzere barolar kamu kurumlarıdır.
Avukatların savcılık önünde kuyruk olması baroların bu özelliğiyle çelişmektedir. Bu İstanbul'dan size ilettiğim en acı haber. Buna sizin de değerli önerilerinizle, birlikte çözüm bulalım.
LGBTİ+ hakları insan haklarıdır. İstanbul Barosu olarak, insan haklarının evrenselliği, eşitlik ilkesi ve ayrımcılıkla mücadele temelinde herkes için hak ve özgürlükleri savunmayı sürdürüyoruz.
Onur Haftası kutlu olsun.
YANITLARIM:
Prof. Dr. Selcuk Öztek’in TBMM. Adalet Komisyonu’ndak konuşmasına yanıtlarm:
1) Bu çok sayın profesör, geçmişte “kısmi dava”nın ne büyük haksızlıklara neden olduğunu bilmiyor olsa gerek; yargıda davaların nasıl yürüdüğünü hiç incelememiş, öyle anlaşılıyor.
2) Çoğu usul hukukçuları gibi, Almanya’da 130 yıldan beri, İsviçre’de 70 yıldan beruygulanan "rakamlandırılmamış alacak (belirsiz alacak) davası"ndan hiç söz etmediler. Bu konuda öven veya eleştiren tek makale yazmadılar.
3) Batı'dan alınan her hüküm bize uymuyormuş. Öyle ya biz geri kalmış ülkeyiz. Böyle düşünüp yıllarca yargıda hak arayanların canına okudunuz.
4) İşviçre’den alınırken yanlış tercüme edilmiş. Hayır efendim, İsviçre Federal Usul Kanunu’nun 85.maddesinin hem Fransızca’sını, hem Almanca’sını Türkçeye çevirdik ve İsviçre metnindeki “rakam belirtilmemiş alacak davası” deyimini “belirsiz alacak davası” olarak adlandırdık.
5) Belirsiz alacak davası “çıban başı” olmuş, onlara “çile çektirmiş. Vah vah ! Bir doktora görünseydiniz, belki yaranıza merhem bulurlardı.
6) Belirsiz alacak davası, Yargıtay ile Anayasa Mahkemesini birbirine düşürmüş. Yok öyle bir şey. Yargıtay, bir denetim yeri olan Anayasa Mahkemesi’nin uyarılarını dikkate almadı. Hem “belirsiz tam yargı davalarını” başarıyla uygulayan Danıştay ile Anayasa Mahkemesi, sayın Prof’un deyimiyle birbirlerine düştüler mi ? Hem biliyor musunuz, İdari Yargı, yasa değişikliğind önce de “belirsiz tam yargı davası” biçiminde özlük haklarla ilgili kararlar veriyordu.
Siz HMK’dan belisiz alacak davasını kaldırırsanız iki yüksek mahkeme arasında
İçtihat aykırılığı olacak.
7) Son olarak şunu belirteyim ki: Hem HMK’nın 107.maddesinin kaldırılması, hem TBK 55.maddesine iki fıkra eklenmesi. sermayenin ve bazı patronların
İsteğiyle yapılıyor. Tıpkı 1993 yılında yapıldığı gibi.
!Bu ülkede en çok haksızlık işçilere yapıldı, yapılıyor !
AVUKATLIK YASASI'NIN 35. MADDESİNE MUHALEFET EDEN ANONİM ŞİRKETLER HAKKINDA İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASI İÇİN SUÇ DUYURUSU İŞLEMLERİNE BAŞLADIK!
1136 Sayılı Avukatlık Yasası'nın 35. maddesi gereği avukat bulundurmak zorunda olan anonim şirketlere ilişkin yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde; avukat bulundurma zorunluluğu olan anonim şirketlere gönderilen yazıya cevap vermeyen anonim şirketler hakkında idari yaptırım uygulanması talepli suç duyurusu işlemlerine başlanılmış olup; ilk olarak İstanbul, İstanbul Anadolu ve Bakırköy adliyelerinde suç duyuruları yapılmıştır.
1136 Sayılı Avukatlık Yasası'nın 35. maddesine muhalefet eden tüm anonim şirketler hakkında idari yaptırım uygulanması talepli suç duyurularını kısa sürede tamamlayacağımızı kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.
İstanbul Barosu
Savunmaya yönelik gerçekleştirilen tüm saldırılara karşı durmaya devam edeceğiz. Meslektaşımızı aramıza geri getirmeyecek olsa da sanığın hak ettiği cezayı bulması, elbette savunmaya karşı silahların konuşmaması adına önemli
Başkanımız Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, 7 Ocak 2026 günü katledilen meslektaşımız Av. Zekeriya Polat’ın Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülen karar duruşmasına katıldı.
Esasa dair son beyanların alınmasının ardından mahkeme heyeti karar için ara verdi. Sanık kamu görevi nedeniyle kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi ve cezasında herhangi bir indirim yapılmadı. Tasarlama hususu ise mahkemece kabul edilmedi. Ayrıca sanık hakkında ruhsatsız silah taşıma suçundan hapis cezasına ve adli para cezasına hükmedildi.
Acımız Sonsuz
Türkiye Barolar Birliği delegesi ve İzmir Barosu önceki başkanı Avukat Özkan Yücel'i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Savunma mesleğinin örnek temsilcisi Avukat Özkan Yücel'e rahmet; ailesine, yakınlarına, dostlarına, İzmir Barosu'na ve tüm hukuk camiasına başsağlığı dileriz.
Türkiye Barolar Birliği