Testosteronu düşük erkekler dürüst değildir, aldatır. Kadına ve çocuğa karşı koruyuculuğu olmaz. Aile kurma hevesi yoktur. Ahlâki değerlerini çabuk yitirir. Kandırmaktan, hile yapmaktan, arkadan dolap çevirmekten ve yalan söylemekten utanmaz. Milletine faydası olsun derdi olmaz, vatan, millet, din, dil, bayrak bilinci yoktur.
Erkeklerde testosteron düzeyi neden rekor düzeyde düşük sanıyorsunuz? Porno, paketli yiyecek, toplumsal cinsiyet propagandası, plaza-ev-AVM üçgeni, uyduruk kağıt bardaklarda satılan ne idüğü belirsiz kahveler, günübirlik seks, TV ve sosyal medya...
Plan tıkır tıkır işliyor...
Amedspor'un Türkiye futboluna (rakiplerine) katkısı...
1-) Ortalama 5 bin kişiye oynayan takımların, Amedspor'la maç yapacağı zaman tribünleri tamamen doluyor.
2-) Normalde tribünde çekirdek çitleyen taraftarlar, 90 dakika boyunca "milli maç" havasında tezahürat yapıyor.
3-) Sosyal medyada etkileşim oranları düşük olan takımlar, Amedspor'la maç yapacağı zaman provokatif paylaşımlar sayesinde etkileşim rekorları kırıyor.
4-) Amedspor galip geldiğinde taraftarlar kendi takımını veya başkanını suçlamak yerine "Çerçeve Yasa"yı bahane ediyor/edecek.
Bu liste zaman geçtikçe daha da uzar...
Cambrigde Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mete Atatüre, 2.Hypatia Bilim ve İletişim Festivali’ne davet ediyor
@HypatiaBilim: “Cambridge’den Foça’ya uzanan heyecan verici bir kuantum yolculuğuna hazır mısınız?”
Festival ayrıntıları ve kayıt için linke tıklayın
Yıllar önce anladım: Kalbi temiz olan sahipsiz değildir. Uçurumun kenarından defalarca dönersin. Tam bitti dediğin yerde bir kapı açılır, hiç ummadığın biri el uzatır, olmayacak dediğin lehine döner. Herkes şans der ama sen bilirsin, şans değildir. Mesele güçlü ya da akıllı olmak değil; ah almadan yürümek, kimse görmese de vicdanını temiz tutmak, kötülüğü tanısan bile huy haline getirmemek. Hayat herkesi düşürür ama bazıları paramparça olmaz. En karanlık yerde bile üzerine ışık düşer, görünmeyen bir el seni geri çeker. Buna ilahi koruma diyorum. Herkese iyi ol ama herkesi yakınına alma, enerjini koru. Seni ayakta tutan zekan, paran, çevren değil; bozmadığın temiz kalbin. En büyük zırhın o.
Herkes Lukaku'nun düzgün Türkçesine şaşırıyor ama adam nadir bulunan bir poliglot. Zaten 8 dil biliyor ve 9.cuyu da sökecektir hemen. 😃
Farklı dilleri çabuk öğrenen ve çok sayıda dili akıcı bir şekilde konuşabilen kişilere poliglot deniyor.
Bir de Hiperpoliglot var onlar 20 dil falan konuşabiliyorlar akıcı şekilde.
Ergenlerin en çok kullandığı yeni nesil kelimeler ve Türkçe karşılığı
1) Cringe: Utanç verici, insanı başkası adına utandıran durum.
2) Ghostlamak: Birine açıklama yapmadan aniden iletişimi kesmek.
3) Stalklamak: Birinin sosyal medya hesabını gizlice ve ayrıntılı şekilde incelemek.
4) Flexlemek: Hava atmak, sahip olduğu bir şeyi gösteriş amacıyla sergilemek.
5) Shiplemek: İki kişiyi birbirine romantik olarak yakıştırmak.
6) Vibe: Bir kişinin veya ortamın verdiği hava, his, enerji.
7) Rizz: Karizma, özellikle karşı tarafı etkileme veya flört etme becerisi.
8) Slay: Çok iyi yapmak, harika görünmek, başarılı olmak.
9) Delulu: Gerçekçi olmayan hayallere veya beklentilere kapılmak.
10) Sigma: Başkalarının onayını önemsemeden kendi yolunda giden kişi.
11) Aura: Bir kişinin yaydığı karizma, enerji veya etkileyicilik.
12) NPC: Kendi fikri yokmuş gibi davranan, tekdüze hareket eden kişi.
13) Mid: Vasat, sıradan, beklentiyi karşılamayan.
14) Sus: Şüpheli, güven vermeyen.
15) Cap: Yalan, palavra.
16) No cap: Ciddiyim, yalan söylemiyorum.
17) Ate: Bir şeyi çok iyi yapmak, döktürmek.
18) Cooked: Bitmiş, mahvolmuş, çaresiz veya çok kötü durumda olmak.
19) Lowkey: Çok belli etmeden, içten içe, biraz.
20) POV: Bakış açısı. Sosyal medyada "Kendini şu durumda hayal et" anlamında kullanılır.
@hmelisaacar Şaşırdım! Ve sevindim. Uzunca bir süredir sizi takip ediyorum. İskoçya da yaşadığınızı sanıyordum. Foça deyince siz, akraba gibi hissettim 😂 ben de Foça da yaşıyorum. Küçük yerler böyle hissettirir. Prof. Mete Atatüre de Foçalıymış mesela. Buna da şaşırmıştım.
Kimse kusura bakmasın ama WhatsApp’ta süreli mesaj kullanan insanlar bana hiç güven vermiyor. Bir şey yazıyorsan arkasında durursun.
İş konuşuyoruz, evrak istiyoruz, bilgi paylaşıyoruz… 24 saat sonra hepsi buhar oluyor. Aynı evrağı, aynı bilgiyi defalarca birbirimize göndermek zorunda kalıyoruz. Madem kullanıyorsunuz, bari iş yazışmalarında kullanmayın. Sizce bu gerçekten mantıklı mı?
Şûra suresi 20. ayetle her denk geldiğimde, dünya namına hırsla istediğim her şey için bir kez daha düşünüyorum. Çünkü insanın bütün derdini ve hesabını tek bir çizgiyle ikiye ayırıyor bu ayet ;
Dükkana fayans yaptırıyorum. Diyarbakırlı Ali Usta sabah üç tane makine yağlı poğaça yedi. 1 demlik kaçak çay içti. Sabah sekiz akşam yedi arasında hiçbir şey yemeden full kondisyon çalışıp 75 metre² fayans döşedi. Öğlende ne yiyorsun usta diye sordum yemek yersem çalışamıyorum dedi. Hakikaten de yemeden sabahtan akşama kadar çalıştı. Şimdi bu kondisyonu gösteren adam günde 25.000 TL kazansa bile hakkıdır kardeşim. Klimanın altında ofiste oturup göt büyüten adam ustalar çok para kazanıyor diyor. Bir zahmet kazansınlar.
Haluk Levent sürecine dair en doğru analiz budur bence.
"AHBAP'ın evinden trilyonlar geçerken devletin bundan habersiz olması mümkün mü?"
Dücane Cündioğlu: "Burada ahbap çavus ilişkisi var. Çavusları yargılayamayız ama Ahbapları günah keçisi yapıp harcarlar."
Bu meselenin siyasi ayağı olmadan buralara kadar gelmesi imkansızdır. Her zaman olduğu gibi siyasi ayak yine hesap vermeyecek! Çünkü çavuşları yargılayamıyoruz.
Haluk kendi kendini bitirmekle kalmadı, ona inanan, güvenen ve destek olan herkesi paramparça etti. Binlerce ahbap gönüllüsü genç büyük bir yıkıma uğradı. Haluk yapılacak yargılamalar sonunda beraat de etse, aklansa da paklansa da artık toplum nezdinde Haluk bitmiştir.
Haluk'un geçmişini hep biliyorduk. Fakat depremde, selde, orman yangınlarında ahbap gönüllülerinin yardım çabalarına herkes şahitti ve pek çok insan buna tutunuyordu. Burada olan gönüllülere ve devlet kurumlarına güveni kalmadığı için bir iyilik hareketine tutunmaya çalışıp yardım edenlere oldu.
Bu olayın sosyal ve psikolojik sonucu ağır olacak. Devlet kurumlarına karşı güven sorunu yaşayan insanlar büyük bir yıkım yaşayacak. Otorite konumunda olanlar ve yandaşlar ise bunu ciddi şekilde kullanacak.
"Yok daha neler bu da olmaz artık" diyeceğimiz daha nice şeyler yaşamaya devam edeceğiz. Ne vakit ki ahbaplara çavuşluk edenlere de hesap sorabilir hale geliriz işte o zaman az da olsa bi umut var diyebiliriz...
@ducane #HalukLevent