Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
İsrail’i savunan hesapları anlıyorum.
Bir şey demiyorum.
Yazayım.
3 aydır Mısır refah kapısından geçmeyen yardımlarımız var.
Şu anda çocuklar açlıkla sınanıyor.
Ve ölecekler belki de.
İsrail Hamas’ı bahane ederek 20 bin çocuk öldürdü.
Öldürülen çocuklar için bile “Teröristlerin evinde ne işleri var?” diyorlar.
Tel Aviv’de yaşayan İsrailli arkadaşlarım geçtiğimiz mitingde haykırdılar “Çocuk ölümlerinin sorumlusu Netenyahu’dur” diye.
Şu an önemli bir tarihi olaya tanıklık ediyoruz.
Ülkemde her kesimden politik düşünürün yüksel sesle bu Nazi soykırımını andıran işgale karşı durması gerekiyor.
Bazı kardeşlerim yazıyor
“Abi Araplardan bize ne biz ülkemize bakalım” diye.
Olmaz!! Olamaz!!!
Sen muhalif isen ülke yönetimini eleştir , dilediğini yaz savun.
Ama bu bir insanlık dramı.
Orda Araplar yok orda insanlar var çocuklar var.
Hitler’den 15 yıl sonra gazetelerin sorularını yanıtlayan Avusturyalı , İsviçreli, Belçikalı binlerce insan “keşke susmasaydık bizlerin de suçu var” demişken Adalet , sosyal haklar, özgürlük, demokrasi, insan hakları için yazılar yazan arkadaşlarımızın Filistin’e karşı daha duyarlı olmasını bekliyorum.
Milli duyguları yüksek olan kardeşlerimize de şunu söylüyorum.
Bu siyonist politika bugün Filistin’de.
Yarın herhangi bir dünya düzeninde bizim şehirlerimize göz koyarsa ne yapacağız. Çünkü bu da olası bir durum.
Fikirlerime katılmayanları saygıyla karşılıyorum.
Ama düşüncelerim bunlar. 🙏
#GazaStarving
Victor Hugo’ya bir gönderme-ekleme de ben yapayım.
Paris’te bir sivil öldürülse bu bir “cinayet” oluyor.
Ama Filistin’de öldürülürse bu sadece bir “mesele” oluyor.
Çocuklar arasında nasıl ayrım yapılabilir?Nasıl?
Göklerden bombalar düşüyor Gazze’ye.
Bulutlar çocuk öldürmesin🙏
@vekilince Yaa söyler misin kim ince haklıymış diyor ? Anket sonuçları açıklandı ve çekilme kararı aldın. Alem sağır millet kör mü ? Hiç sordun mu kendine ben niye YSK’nın klavye oyunlarını çözemedim diye ? Hiç pişmanlık duydun mu seni destekleyenleri yüz üstü bıraktığın o gece mesela ?
Dostlarım,
23 Nisan gibi özel ve anlamlı bir günde 100. Yıl Marşımızı paylaşmak benim için mutluluktur.
İyi dinlemeler diliyorum, güzel enerjiler getirsin size bu müzik. Bir gün hep beraber söylemek umuduyla.
İçtenlikle, sevgiyle.
Fazıl
https://t.co/Z1bXAmchU9
Ali Sunal:
“Herkes normalleşmenin peşinde. Peki nedir bu normal? Mesela fay hattına binalar yapmak mıdır normal olan?
Çalışmalar ve yardımların gecikmesi, denetlenmemiş binalar, beceriksiz müteahhitler, liyakatsiz görevliler, çürük binalara imar affı vermek normal midir?”