💵💴💷
Dünyada 1971 yılından beri para kullanılmıyor. Evet, doğru okudunuz..!
Siz sadece elinizdeki kağıtların para olduğuna inandırıldınız ama değil.
Ve tarihin en vahşi kölelik dönemi işte böyle başladı. Nasıl mı?
#Flood'a başlayalım..
#Cumartesi
Bu yıl Dicle Üniversitesi ve Hochschule Bielefeld – University of Applied Sciences and Arts (HSBI) ortaklığında, 26-28 Ekim 2026 tarihlerinde Diyarbakır’da gerçekleştireceğimiz 9. Uluslararası Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Sempozyumu (ISEPA’26)’na bildirilerinizi bekleriz.
Sempozyumumuz bu yıl, tamamen ücretsiz olarak katılabileceğiniz birbirinden değerli 3 farklı workshopa ev sahipliği yapacak:
Prof. Dr. Christoph Weisser (HSBI) – Artificial Intelligence in Research
Prof. Dr. Peter Hartel (HSBI) – Artificial Intelligence in Teaching
Asst. Prof. Dr. Moritz Martin Botts (Türk-Alman Üniversitesi) – Academic Success Without a Budget
🌐 https://t.co/90sGIpzAe8
Dostoyevski’nin "Yeraltından Notlar" kitabında anlatıcı, bir bilardo salonunda kendisini bir eşya gibi kenara iten subayı saplantı hâline getirir. Onunla sokakta omuz omuza çarpışıp eşit olduğunu kanıtlamak için günlerce plan yapar. Hatta sırf bu an için borç parayla paltosuna şık bir kunduz yakası bile diktirir. Nihayet Nevski Bulvarı'nda subayın omzuna bilerek çarpar. Ancak subay bu durumu sıradan bir temas sanıp hiçbir tepki vermeden yürüyüp gider. Başkarakterin zihninde kurguladığı o büyük isyan, karşı tarafın gerçekliğinde yer bile tutmamıştır.
İnsan, iç dünyasında yürüttüğü savaşların dışarıdan da aynı netlikte görüldüğünü sanır. Birine duyulan öfke veya ona karşı planlanan bir hamle, çoğu zaman sadece onu kuran kişinin zihnini yorar. Karşımızdakine bir ders verdiğimizi ya da onu sarstığımızı düşündüğümüz anlarda, o kişi genellikle bizimle aynı savaşın içinde bile değildir. Bir çatışmadaki en ağır yenilgi, karşı tarafın sizinle savaşmaya tenezzül etmemesidir.
Galatasaray’da iş bilmezlik ve liyakatsizliğin faturası ağır olacak!
Transferin başındaki yönetici; Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılıyor olmamıza, son dört yılda üst üste şampiyon olmamıza, Avrupa’nın en iyi tribün atmosferlerinden birine sahip olmamıza ve üst düzey yeni tesislerimizin bulunmasına rağmen görüşülen oyuncuları ikna edilmesini sağlayamıyor.
Üstelik görüşmeleri de çoğu zaman bizzat kendisi yürütmüyor. Koskoca Galatasaray, vasıfsız bir yönetici yüzünden menajersiz transfer görüşmesi yapamıyor. Maalesef yabancı dili dahi olmayan bir kişiden çok şey bekleniyor.
Başkan Dursun Özbek’in yetkilendirdiği bu isim, dört yıl önce Erden Timur’un temelini attığı yapıyı adım adım tüketiyor. Hem kâğıt üzerinde hem de saha içinde kadronun geldiği nokta içler acısı.
Yönetimde yer alan birçok kişi bu durumdan rahatsız ancak içeride tepki gösterdikleri anda garip bir şekilde sosyal medyada hedef haline gelip linçleniyorlar.
İş bilmezlik ve liyakatsizlik, Galatasaray’ı şampiyonluktan edecek gibi görünüyor. Son dört yılda büyük emeklerle inşa edilen yapı, tek bir dönemde heba edilme riskiyle karşı karşıya.
15 yıldan fazladır olduğum bu mecrada ilk kez şimdilerde tam olarak "köyden indim şehre" metaforu yaşıyorum.
Biri diyor ki 9 gün tayland'a gittim 190K TL sudan ucuz. Öteki serpme olmayan kahvaltıya 2 kişi 1600 lira ödedim çok mutluyum diyor.
Fiyat algım tamamen yok oldu. 20 bin liraya motorsiklet satılıyor, 4 kişi balık yesen 20 bin, 160 bin liraya 3x7 havuz yapıyorlar, 190'ı sadece tatile (ucuz) veriyorsun. Kurulu düzen, tüm ekipmanı ile devirlik restoran 1 milyon, 13 yıllık toyota 1.2 milyon !!!
Ülke koca bir tilt makinesi gibi, halk bir oraya bir buraya savruluyor, her çarptığı yerden ayrı bir ses geliyor ama sadece çarptıran kazanıyor.
Statik tanımları sevmediğimi bilirsiniz. Gerektiği kadarını cümlede kullanmak iyidir deyip, koyun pazarlığına girişelim.
Kurbana çok var ama ben köyüne gidip pazarcıdan bir kuzu beğendim. Kendim büyüteceğim. Hemen 800 TL verdim, araca yükledim = #SPOT, nakit işlem
TÜREVLER 👇🏽
Bu hakemlere rağmen 1-0 öndeyiz. Ne yaptığınızı, planlarınızı, içinizdeki kötülüğü görüyoruz. Bu düzen böyle gitmeyecek. Buradayız, susmayacağız! Sonunda yine iyiler kazanacak!
Galatasaray bu sezon şampiyon olsa bile olmamış gibi davranıp teknik ekip ve futbolcuların çoğu değişmeli bi doymuşluk var başta hoca değişikliği lazım.
Yer yüzünün en şımarık camiasıyız
Bu kadar lakaytlik gevşeklik olmaz
Başarıya doyduysanız o formayı giymeyin
İskelet omurga kanatlar ne varsa değişmeli Galatasaray'da
Ocak ayındada para harcamadın umuyorum ki yaz transfer döneminin planlaması yapılmıştır
La portada de The Economist pone el dedo en la llaga: el problema de la inteligencia artificial ya no es sólo lo que puede hacer, sino quién la controla. Cuando una tecnología capaz de alterar empleos, seguridad, mercados e incluso decisiones públicas queda concentrada en manos de unos cuantos, el debate deja de ser técnico y se vuelve político, económico y democrático. Ahí está el verdadero foco rojo.
Durante años se nos vendió la idea de que bastaba con dejar correr la innovación y confiar en que el mercado acomodaría todo. Hoy esa fantasía empieza a romperse. La IA no sólo está acelerando el progreso: también está concentrando poder, debilitando contrapesos y colocando a los Estados frente a un dilema brutal: regular mal puede asfixiar la innovación, pero no regular puede entregar el futuro a una élite tecnológica sin control real.
La pregunta de fondo no es si la IA es maravillosa o peligrosa. La pregunta es mucho más seria: ¿vamos a permitir que una de las fuerzas más decisivas de nuestro tiempo quede gobernada por intereses privados, con lógica de negocio, sin responsabilidad democrática suficiente? Ese es el tamaño del debate. Y mientras más tardemos en entenderlo, más caro nos va a costar.
🎬 5 şiir, 10 beste...
Aynı dizeler, farklı besteciler, farklı sesler...
Sabahattin Ali, Refik Durbaş ve Nazım Hikmet’in şiirleri yıllar içinde poptan arabeske, protest müzikten marşlara kadar defalarca bestelendi.
Nükhet Duru’dan Azer Bülbül’e, Sezen Aksu’dan Edip Akbayram’a, Zülfü Livaneli'den İbrahim Tatlıses'e...
Bazı şiirler sadece okunmaz; söylenir...