SPK Başkanı görevde,✅
BDDK Başkanı görevde,✅
Masak yönetimi görevde,✅
Borsa İstanbul yönetimi görevde,✅
Takasbank yönetimi görevde,✅
Hazine ve Maliye Bakanı görevde,✅
AK Partili fon vurguncuları serbest,✅
Ama suçlu bu soygunu dile getiren muhalefet partileri, bu soygunu anlatan gazeteciler, yorumcular...❌
Birisi Sn. Erdoğan'a Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetiminden sorumlu olduğunu anlatsın.
Yoksa bu vurdumduymazlıkla ülkeyi uçurumdan aşağı atacaklar!
Takasbank'ın açıklaması fecaat.
Plan Bütçe Komisyonunda kırdıkları potları kurtarmaya çalışıyorlar.
Çok söylenecek şey var ama özellikle İşsizlik fonu ile ilgili kısım daha çok izaha muhtaç.
(madde 4) İşsizlik Sigortası Fonu'nun başka bir yatırım fonunu özellikle seçerek fonlamasının mümkün olmadığını söylüyor.
'İşsizlik Sigortası Fonu Takasbank'ta işlem yaparken kimi fonladığını bilmiyor' diye savunma mı olur?
İşsizlik Sigortası Fonu gibi stratejik ve hassas bir havuzun, aracı kurumlar perdesi arkasında gizlenen hangi borçlulara kaynak sağladığının şeffaf olmaması kabul edilemez.
"Karşı tarafı seçemiyoruz" savunması, kurumsal denetim açısından bir mazeret olabilir mi?
Aksine bu savunma piyasada kimin kime para aktardığının denetlenemediği kör bir alanın varlığını tesciller.
Biz buraya düz bir yoldan gelmedik.
Bir sivil darbenin okları üzerimize atılırken yürüdük, yürüyoruz.
Bu oklarla vurulanlar, düşenler oldu.
Oklardan korkup kaçanlar oldu.
Ben size bu yolda hiç düşmemeyi değil, her seferinde ayağa daha kuvvetli kalkmayı vaat ediyorum.
Bizim sermayemiz, teslim olmamaktır.
Nazır Kapusuz yayında birçok mühim bilgi ve çarpıcı analiz paylaştı. Onlardan biri de borsadan çıkan büyük para. Bu meblağın 1-1,5 trilyon liralık kısmının nereye gittiği ise şu an için belirsiz.
https://t.co/9c1HQSrQu3 @Nazirkapusuz3#VerManşeti
Türkiye hayalimize bütün kalbimle, bütün aklımla, bütün ruhumla inanıyorum.
İçimde şüphenin bir kırıntısı bile yok.
Böyle bir Türkiye mümkündür.
Böyle bir Türkiye bu milletin hakkıdır.
Bizim siyasetimizin üç kelimesi vardır:
Vizyon. Reform. İcraat.
Vizyon; ayakları yere basan büyük bir gelecek iddiasıdır.
Reform; değiştirme cesaretidir.
İcraat ise sözü hayata geçirme iradesidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan defalarca, altını çize çize, tekrar tekrar ifade etti, yap işlet devret projelerine cebimizden, bütçeden tek kuruş para harcanmadı.
Yap işte Devret projelerine 1 trilyon TL’nin üzerinde para ödendi.
Neden diye Soran oldu mu ?
Bir memleketin nasıl yönetildiğini, insanına nasıl davrandığını anlamak istiyorsanız bazen her şeyden sıyrılıp önce sofranıza bakacaksınız.
Kimler oturuyor o sofrada?
Kimler ayakta bekliyor, kimler kapıda bırakılmış?
Kimin önüne bir lokma ekmek koyulmuş, kimin tabağı boş?
Ve en önemlisi o sofrada kimin söz hakkı var?
Sofrayı büyüteceksiniz kardeşim. Lokmayı adil bölüşeceksiniz.
Ekmeği çok üreteceksiniz, adil bölüşeceksiniz.
Ve bu ülkenin sofrasında kimse misafir değildir, bunu unutmayın. Herkes bu memleketin eşit ve onurlu bir parçasıdır.
Sevgili eşim, 22 yıllık devlet memuru, şehir plancısı Evren Buçan 15 ayı geçen haksız ve hukuksuz tutukluluğunun ardından 19 Ekim Pazartesi Şile Belediyesi davasında ilk kez hakim karşısında. Evren, mesleğini kanunlara uygun yaptığını ve kenti koruduğunu anlatırken destek olmak isteyen tüm dostlarımızı ve yol arkadaşlarımızı 19 Ekim Pazartesi günü saat 10:00’da Anadolu Adliyesi Konferans Salonuna bekliyoruz!
#EvrenBuçanİçinÖzgürlük
Ekrem İmamoğlu savunmasını tamamladı.
Özellikle de şu sözleri çok çarpıcı:
"Siz bir fetret devrinin liderliğini yapıyorsunuz."
"Buradan söylüyorum; devriniz bitmiştir."
"Milletin dışındasınız. Kendinize uygun bir muhalefet inşa etmeye çalışıyorsunuz."
"Bu kabus bitecek. Bu kabusun bittiği günler yakındır."
"Ne siz ne de o bir avuç militan bürokrat ne de o çevrenizdeki zavallılar, bana asla boyun eğdiremeyeceksiniz. Beni teslim alamayacaksınız."
"Aileme her türlü saldırıyı yapabilirsiniz. Ama benim irademe sahip olacak kişi anasının karnından doğmadı."
"Ben milletimi temsil ediyorum. İnandığım ülküden, demokratik hukukun egemen olduğu özgür ve eşit bir Türkiye inancından asla vazgeçmeyeceğim."
Savcı devamında, Ekrem İmamoğlu’na, tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in “kasa” olduğu iddiasına yönelik soru sordu. İmamoğlu, “Ertan Yıldız’ın ortaklık iddiaları var. Mehmet Türk ve kardeşiyle ilgili suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum. Sayın Bakan da kendisini iyi tanır” dedi.
Tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunmasında, Mehmet Türk ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile ilgili iddialarda bulunmuştu.
Ongun şunları söylemişti:
”Mehmet ve Fatih Türk isimli insanları iyi tanıyan biri var. O da Sayın Adalet Bakanımız. Ben bizzat Mehmet Türk'ten, Akın Bey'le iyi ahbap ilişkisi olduğunu dinledim. Belki Ekrem Başkan daha fazlasını da biliyordur. Mehmet Türk ile Sayın Gürlek'in samimi bir tanışıklığı vardır. Mehmet Türk söyledi bana bunu. Fatih Türk de Mehmet Türk ile çalışan kardeşidir. Asıl patron abi Mehmet tabii ki. O zaman şüphe sorduruyor: Acaba Ertan'ın itirafçı olarak devşirilmesinde, iddia makamının dostu Türk Ailesi etkili oldu mu? Böylece soruşturma gadrine uğramamış olabilirler mi? Beyanlara göre ortaya çıkan durum, kuvvetli şüphe yaratıyor. Çünkü Ertan'ın sorumluluk döneminde bu arkadaşların 6 firmasına ihale yağmış. Hepsi, Ertan'ın yönettiği iştirak şirketlerinden, İBB'den değil. Ve asıl konu, bu aile neden şüpheli bulunmamış? Savcılığın radarından nasıl çıkmış?"
Ekmeğimizi de sözümüzü de birlikte paylaştığımız bir memleket için yürümeye devam edeceğim.
72 millete bir nazarla bakan bir memleket için bu yoluma asla sapmadan devam edeceğim.
Farklı kimliklerimiz olacak, farklı inançlarımız olacak, farklı hayatlarımız olacak, farklı fikirlerimiz, farklı siyasi tercihlerimiz olacak ama ortak bir vatanımız var bizim.
2014 yılında siyasetin dışında biriydim ve o yıl yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyumu Tayyip Erdoğan’a verdim. Şimdi de siyasetin dışındayım, önümüzdeki aylarda veya yıllarda, demokratik bir seçim olursa ve Ekrem İmamoğlu CB adayı olarak seçime katılabilirse oyumu onun için kullanacağım. Çünkü o hem zulme uğramış birisi hem de Türkiye’ye hizmet edeceğine inanıyorum.
Beni sevenler de sevmeyenler de tercihimi şimdiden öğrensinler.
"KORKMUYORUZ, VAZGEÇMİYORUZ"
Ekrem İmamoğlu'nun savunmasından:
"Onlar sanıyorlar ki bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulmayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar tarihin azabından kurtulmayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar. Allah'ın gazabından kurtulmayacaklar. Ne kadar baskı yaparsanız yapın, yargıyı ne kadar sopaya çevirirseniz çevirin, bu millet iradesine ve rızkına vurulmak istenen prangaları tarih boyunca söküp atmıştır, bu millet tekrar söküp atacaktır.
Biz de Cumhuriyet'in onurlu mirasına milletin helal hakkına sahip çıkmaktan bir adım bile geri durmadık durmayacağız. Korkmuyoruz, vazgeçmiyoruz. Alnımız ak, başımız dik, bir milim geri adım atmıyoruz. Bu ülkenin meydanlarında, sokaklarında, sandıklarında yeşeren o büyük umudu adliye koridorlarında kurulan kumpaslarla söndürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Çünkü bu ülkenin son sözünü hiçbir iktidar söylemedi, söyleyemeyecek.
Hiçbir makam söylemedi, hiçbir kişi söyleyemez, hiçbir mahkeme de söyleyemez. Son sözü her zaman daima millet söyledi, yine millet söyleyecek. Ve milletin o sözü Cumhuriyet'in temelidir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Biz Atatürk'ün öğrencileriyiz. Cumhuriyet'in yılmaz bekçileriyiz. Demokrasinin sonsuz savunucularıyız. Siz ne yaparsanız yapın, son sözü daima millet söyler, son hükmü daima ilahi adalet verir. Bir de hiç kimsenin şüphesi olmasın, adalet kazanacak, demokrasi kazanacak, Cumhuriyet kazanacak. Bu aziz millet kazanacak. Ben kendimi hiç kimseye değil, aziz milletime emanet ediyorum. Ne güzel söylemiş Hazreti Ali . Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır. Ey halkım, Hazreti Ali'nin sözünü tekrar ediyorum. Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır. Aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum."
#ibbdavası
Ben 1990’lı yıllarda Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ı tanımazdım. Ne vakit haksızlığa ve devlet-yargı zulmüne uğradı, o andan itibaren onu destekledim. Ne vakit hukuk ve demokrasiden saptı, onu eleştirdim. Ekrem İmamoğlu’nu da tanımam bilmem. Ama Erdoğan’a yapılan haksızlık ve hukuksuzlukların çok daha fazlası ve aynı mantık ve hedefe yönelik olarak şimdi Ekrem İmamoğlu’na yapılıyor. Hem de eski İstanbul belediyesi başkanı Tayyip Erdoğan tarafından yeni İstanbul belediyesi başkanı Ekrem İmamoğlu’na yapılıyor bu haksızlık.
Söylemeye çalıştığım şudur: ben İmamoğlu iddianamesini vakit ayırdım okudum. Şimdi savunmasını dinledim. İmamoğlu’nun masum olduğuna inanıyorum. Onun gösterdiği liderliği ve cesareti taktir ediyorum. Herkese yaptığı savunmayı okumasını ve vicdanıyla değerlendirmesini tavsiye ederim.