Bizim prensiplerimiz, "gökten indiği sanılan kitapların" dogmaları ile asla bir tutulmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz...
ATATÜRK - Son meclis konuşması 1937
@veganzulal En acı olanda, iki ayaklı merhametten yoksun hayvanların, ağzı,dili olmayan masum hayvanlara eziyet etmesi.
Tek derdi bir avuç mama olan şu masumlara yapılanlara bakın.
Anneniz size hiç mi aile terbiye vermedi?
Fotoğraftaki kişi NATO operasyonunda gözaltına alınan TEMA Ankara Şube Müdürü Fatma Didem Genç. Annesi ve babası alzheimer hastası. “Beni tutuklamayın anneme ve babama bakacak kimse yok, onlar ölüler” diyerek ağladı. Tutuklandı.
HAYVANLARI KULLANARAK AKP’YE GEÇMEK!
İLKESİZ SİYASET 8
Nimet Özdemir’in hızlı dönüşleri, son dönemde tanık olduğumuz utanç verici transfer ortamında birilerine alışılagelmiş bir ilkesizlik olarak görünebilir ama 7527 sayılı yasa yürürlüğe girdiğinden bu yana katledilen hayvanları düşündüğümüzde tartışmasız büyük bir ikiyüzlülüktür!
27 Temmuz 2024’te medyaya yaptığı açıklamada şunları söylemiş Özdemir: “Yasa teklifini Cumhurbaşkanımız imzalarsa uygulanacak, imzalamazsa uygulanmayacak. Burada en suçsuz ve masum, sesi çıkmayacak, kendini savunamayacak olan cezalandırılıyor. Bu akla, vicdana uyan bir şey değil.”
O yasa teklifi Erdoğan tarafından imzalandı ve o tarihten bu yana Türkiye’de hayvan bakımevleri ve sokaklar birer mezbahaya döndü! Ve iki gün önce Nimet Özdemir’e AKP rozetini takan da Erdoğan’dı...
Özdemir, tepkileri duymamak için istediği kadar sosyal medya hesaplarını kapasın, telefonlara çıkmasın, AKP’nin çıkardığı yasayla birlikte katliamlar yüzünden yükselen hayvan haykırışları ülkenin her yerine yayıldı! Demek ki o canların seslerini de duymaz olmuş!
AKP’nin belgeli gemi vurgunu!
Türkiye Petrolleri A.Ş.‘nin alt şirketi olan Türkiye Petrolleri Offshore A.Ş.‘nin;
Sondaj gemilerine aldığı ‘platform destek gemileri hizmetleri’ için devasa tutarlarda ödeme yaptığını tespit ettik.
TP-OTC önce hizmetlere ilişkin kiralama ve diğer giderleri TPAO’dan tahsil ediyor, ardından şirketlere aktarıyor.
Her sondaj gemisi başına ortalama 2 adet platform destek gemisi hizmeti kiralanıyor.
🔴Sondaj gemisi başına ödenen destek gemileri hizmet tutarı⬇️
Günlük: 30.000 Dolar
Aylık: 900.000 Dolar
Yıllık: 10.950.00 Dolar
🔴Kiralık olarak kullanılan 11 adet destek hizmet gemisi için TPAO’nun kasasından çıkan toplam tutar⬇️
Günlük: 165.000 Dolar
Aylık: 4.950.000 Dolar
Yıllık: 60.225.000 Dolar
İlki 2017, sonuncusu 2025 yılı olmak üzere satın alınan toplam 6 adet sondaj gemisi için;
Bugüne kadar ödenen kiralık destek gemileri hizmet tutarı toplamı:
En az 225 Milyon Dolar!
Güncel kurla 10 Milyar 500 Milyon Lira!
Oysa TPAO’nun, bu tutarla, mevcut destek gemilerini defalarca kez satın alması mümkündü!
TPAO mevcut 6 sondaj gemisini, onlarca yıllık operasyonlar için satın aldığına göre;
Bu sondaj gemilerinin kullanması zorunlu olan destek hizmet gemilerini niye satın almıyor da, astronomik rakamlarla kiralıyor?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a soruyorum!
Bu para kimlerin cebine giriyor, derhal açıklayın!
İşte kesilen faturanın belgesi⬇️
İBB davasını takip etmek için mahkemeye gelen yazar Sunay Akın:
"Bu ülkenin çok değerli hukuk fakültesi öğretim görevlileri, buraya gelin. Sizi burada görmek istiyoruz.
Burada bir olay var ve bu sizin de gerçekliğiniz. Neredeler? Lütfen sahip çıkın.
Bu ülkenin adaletine kim sahip çıkacak? Bu davanın nasıl siyasi bir dava olduğunu, o insanların nasıl siyasi rehine haline getirildiğini her gün gelip görüyorum."
(SZC)
Irak’ta çocuk yaşta evliliğin önünü açan ve evlilik yaşının 9’a kadar düşürülebileceği gerekçesiyle yoğun eleştirilere maruz kalan yasa tasarısı, bugün artık yasalaşmış durumda.
Bu videoda ise, yasa kabul edilmeden önce bir Iraklı kadın hakları aktivistinin, hayatını riske atma pahasına yasa tasarısını destekleyen bir imama karşı çıkışını izliyorsunuz:
“1400 yıl önce 9 yaşındaki Aişe ile evlenen Muhammed’i örnek alıyorsunuz. Ancak bu, günümüz dünyasında kabul edilebilir ya da normal bir durum değil.”
Kabul edilemez, korkunç cümleler ile zehir saçan Rümeysa Eker’i “Hakaret, Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’’ suçu ile 5816 sayılı yasaya aykırılıktan savcılığa şikayet etmiştim.
Şahsi dosyamın, hakkındaki aynı suçlamalar ile şikayet eden pek çok kişinin dosyasıyla birleştirildiğini öğrendim.
Umarım çok sayıda şikayetçiye ulaşma zorluğuna takılıp dosya sürüncemeye girmez.
Adil yargılamaya uygun şekilde, makul sürede sonuçlanmasını dilediğim haklı şikayetimin sonuna kadar takipçisi olacağım.
Türkiye Cumhuriyeti’nde Türklere, Türklerin varlığına varlığını armağan eden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’e ve onun izinden gidenlere saldıranlar hukuk yoluyla bedelini ödemeli.
“Cehalet ve ihanet” içinde olanlar, ülkemizin değerlerine hakaret etmeye cüret edenler hakkında emsal bir yargılama ve karar bekliyoruz.
@adalet_bakanlik
Konunun takipçisi olan değerli avukatım @ilknuradiller’e yürekten teşekkür ederim.
@eyyoborsada Yan tahtalarda dönen oyunları yazman için birilerinin canını biraz daha sıkması mı gerekiyor?
Yanlışları bildiğiniz halde gizlemek ve susmak, bu ahlaksız oyunlara ortak olmakla eş değerdir.
Canını sıkmayan yılan bin yaşasın mı diyorsun?
ERDOĞAN’IN DİPLOMASI SAHTE Mİ? ADIM ADIM DELİLLER!
Bir vatandaşın videosu, Recep Tayyip Erdoğan’ın diplomasının neden sahte olduğunu hukuki ve kronolojik delillerle adım adım ortaya koyuyor:
1. Marmara Üniversitesi 30 Mart 1983’te kuruldu. 1981 Şubat’ta “mezun” olduğu iddia edilen belge nasıl düzenlenebilir?
2. Sunulan diplomada iki imza var: Dekan + Rektör. Oysa o dönemde diploma tek imza ile (yükseköğretim kurumu müdürü) düzenlenirdi. Dekan ve rektörün yetkisi yoktu → belge resmen sahte.
3. Diploma numarası uyuşmuyor: 8081 mezun listesinde 8345 numara ile listelenmiş.
4. Geçici mezuniyet belgesinde tarih (gün/ay/yıl), ıslak imza ve fotoğraf eksik. Belgede “fotoğrafı yukarıda onaylanmış bulunan” yazıyor ama fotoğraf yok!
5. 2 Haziran 1979 tarihli 147 sayılı Kanun’a aykırı. Kurumlar üniversite statüsüne geçmeden diploma verilemez.
6. Transkript ve öğrenci kayıtları yok. YSK mahkeme kararıyla üniversite sicilinden istemeliydi.
7. Orijinal diplomada pul, mühür ve “incelendi” notu bulunur. Sahte belgede bunların hiçbiri yok.
Sonuç:
YSK bu sahte belgeleri kabul ederek TCK 204. madde gereği resmi belge sahteciliği suçuna ortak oldu (2-5 yıl hapis).
Anayasa md. 6 ve md. 101 ihlali: Yüksek öğrenim şartı kanıtlanamıyor. Bu belgelerle üçüncü kez adaylık da suçtur.
Bu sahtecilikle nasıl “Cumhurbaşkanı” olundu?
Hukuk devleti nerede?
#ErdoğanDiploması #SahteDiploma #YSKSuçOrtağı #TCK204 #Anayasa101 #HukukDevleti #AdaletArayışı #HalkMeclisi
📍İstanbul Sarıyer'de rezerv alan ilan edilen bölgedeki tapular iptal edildi.
🗣️Hak sahipleri: Bir sabah kalktığımızda tapularımızın özel bir firmaya satıldığını öğrendik.
Boğaz manzaralı 3+1 ev için 1,2 milyon TL gibi ödeme yapılıyor ve tapunuz alınıyor.
"11 saat bir yere uçacaksam kendi memleketimde görmediğim şeyler görmek isterim. 2 sene önce Japonya'ya gittiğimde kendi ülkemde görmediğim bir şey gördüm. Akıl almaz, uzaylı gbi, sofistike bir medeniyet gördüm. İnanılmaz bir yapılanma."
@avcemilcicek Yaşanan son olaylardan sonra, hàlà hukukun bağımsız olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Tek adam rejiminde, hukuk siyaset tarafından rehin alınmış durumda,
bu durumun en baş sorumlusu da direnmeyen, kendi rızası ile teslim olan
yargıdır. Gerçekleri yazacak kadar da mı cesur değilsiniz?
“Muhammed'in, Ayşe ile evliliği Buhari başta olmak üzere sahih kabul edilen tüm Hadis kitaplarında vardır.
Akrabalarından gelen rivayetlerde de Hz. Ayşe'nin '6 yaşında nişanlandım, 9 yaşında evlenip zifafa girdim' dediği yazılıyor.
Bir tek bu olay da değil. Muhammed'in kızları Zeynep ve Rukiye isimli kızlarının evliliklerine bakarsanız, evlilik yaşları 8-10 yaşlarıdır.
Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm de Ömer'le çocuk yaşta evlenmiştir.
Ayrıca evlendirmek başka, zifafa girmek başka diye bir anlayış da yoktur.
Evliklik gerçekleşince, sonuçları da her zaman yaşanabilir demektir.”
Prof. Dr. Mustafa Öztürk