Çocuklarımızı çalışma hayatına hazırlarken onları korumak zorundayız. Eren’in acısı, stajyer ve çırakların iş güvenliği ile sosyal haklarının yeniden ele alınmasını gerektiriyor.
@vedatbilgn@zorlu77@Akparti@MHP_Bilgi
Erenler Yok Olmasın
Yargıda Başlangıç
#StajyerçıraklıkTBMMye
STAJYER ÇIRAK ÇOCUKLAR İŞKAZASINDAN HAYATINI KAYBETMEYE DEVAM EDİYOR
Daha dün çırak ve stajyerlerin geçirdiği iş kazalarını, kaybettikleri uzuvları ve Yargıtayın meseleye nasıl baktığını konuşuyorduk.
Bugün önümüze yeni bir isim daha geldi:
EREN GÜNDOĞDU — 15 YAŞINDA.
Tekirdağ Çerkezköy'de stajyer olarak bulunduğu inşaatta kablo çekerken elektrik akımına kapıldı.
Hastaneye kaldırıldı.
Kurtarılamadı.
Daha 15 yaşındaydı.
Meslek öğrenecekti. Eğitim görecekti. Geleceğini kuracaktı.
Fakat şimdi hazırladığımız “Vefat Eden Çırak ve Stajyer Çocuklarımız” listesine bir isim daha eklemek zorunda kalıyoruz.
İşte insanın artık sormaktan yorulduğu, fakat cevap verilinceye kadar sormaktan vazgeçmemesi gereken soru burada:
Bir türlü neden önlem alamıyoruz?
Arda Tonbul'u makinede kaybettik.
Zekai Dikici'yi elektrik tesisatı yaptığı inşaatta yüksekten düşerek kaybettik.
Ulaş Dumlu'yu elektrik işi sırasında kaybettik.
Ömer Çakar'ı klima tesisatı işinde kaybettik.
Mahir Buğra Karagön'ü pastanende elektrik akımına kapılarak kaybettik.
Şimdi de 15 yaşındaki Eren Gündoğdu'yu elektrik akımına kapılarak kaybettik.
İsim değişiyor.
Şehir değişiyor.
İşyeri değişiyor.
Ama tehlike değişmiyor.
Üstelik hukuk bu çocukları görmüyor değil.
Daha önce incelediğimiz Yargıtay kararında, stajyerlik sözleşmesiyle çalışan öğrencinin ölümüyle ilgili olay SGK tarafından iş kazası kabul edilmişti.
Muhtemelen buda yargıya taşındığında benzer bir gelişme olacaktır.
Başka Yargıtay kararlarında da çırakların geçirdiği kazaların iş kazası niteliği ve iş sağlığı-güvenliği koruması açık biçimde karşımıza çıkıyor.
O halde çok temel bir çelişkiyle karşı karşıyayız:
Çocuk öğrenci ise neden inşaatta elektrik kablosu çekiyor?
Çocuk öğrenci ise şu anda okullar kapalı. Bu çocuk orda ne arıyordu.
Cevabı açık çünkü öğrenci değildi.
İşçi gibi üretimin ve tehlikenin içindeyse neden hâlâ yalnızca “öğrenci/stajyer” etiketi üzerinden tartışıyoruz?
Ve en önemlisi:
Bir çocuk öldükten sonra olayın “iş kazası” olduğunu tartışmak yerine, neden o çocuk hayattayken iş güvenliğini sağlayamıyoruz?
Neden sigortasını tam sigorta üzerinden gerçekleştirilemiyor.
Mesleki eğitimin amacı çocuklara meslek öğretmektir.
Elektrik akımına kapılmayı öğretmek değildir.
Yüksekten düşmeyi öğretmek değildir.
Pres makinesinde parmak kaybetmeyi öğretmek değildir.
Kızgın yağla yanmayı öğretmek değildir.
Ölmeyi hiç değildir.
Bugün Eren'in ölümüyle birlikte bizim çalıştığımız dosya sayısıı 45'e yükseldi.
Hedef bu listeyi 46'ya, 47'ye çıkarmak değildir.
Asıl başarı, bu listeye artık tek bir çocuğun adının dahi eklenmemesini sağlamaktır.
Eren Gündoğdu'yu da unutmayacağız.
Diğer çocuklarımızı da unutmayacağız.
Fakat yalnız hatırlamak yetmez.
Bir çocuk daha ölmeden; eğitim, denetim ve iş güvenliği sisteminin gerçekten çocukları koruyup korumadığını yeniden sorgulamak zorundayız.
Çünkü artık “haberimiz yoktu” denilemez.
Yargı kararları var.
Ölen çocukların isimleri var.
Ağır yaralanan çocuklar var.
Uzuvlarını kaybeden sözde öğrenciler var.
Ve şimdi önümüzde 15 yaşındaki Eren Gündoğdu var.
Daha kaç çocuk?
Çırakların emeklilik hakkı meselesi
📌 Türkiye’de sosyal güvenlik hakkı ve emeklilik sistemi baştan aşağı sorunlu bir sistem.
📌 Çırakların durumu özellikle adaletsizlik içermektedir. Mevzuat gereği aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilerin uzun vadeli sigorta primleri ödenmediğinden, çıraklıkta geçen süreleri emekliliğe esas sigortalılık başlangıç tarihi sayılmamaktadır.
📌 Çıraklık yapan, çırakların çalıştığı iş yerinde çalışan, çırak çalıştıran herkesin tanık olduğu ve bildiği gibi tüm çıraklar ağırlıklı olarak üretime yönelik işlerde çalıştırılmaktadır. Bu nedenle uzun vadeli sigorta primleri de ödenmelidir.
📌 Ancak bu gerçeğe rağmen sigortalılık başlangıç tarihini dava yoluyla geriye çekmek, istisnai durumlar dışında, 5 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle mümkün olmamaktadır.
📌 Çıraklık yaptığı yerde sonradan sigortalı olarak çalışmaya devam eden ve fiilen eğitim görmeyip işçilik yapan, son işten çıkış tarihinden sonra 5 yıl geçmemiş olan kişilerin dava yoluyla emeklilik hakkına kavuşması için hukuk mücadelesine girişmesi doğru olacaktır. Bu kişiler istisnayı oluşturmaktadır.
📌 Milyonlarca kişinin yaşadığı haksızlığı giderecek olan yasal düzenlemedir. Fiili durum, yani çırakların, MESEM öğrencilerinin eğitim görmeyip doğrudan üretimde, üretime yardımcı işlerde çalıştığı dikkate alınarak 5510 sayılı Yasa’nın 5’inci maddesinin değiştirilmesi gerekir.
Yazının tamamı👇
Mağduriyetleri gidermek için maliyet hesabı yapılmaz!
Yargıtay’ın kararı üzerine iş mahkemesinde başlatılan süreç, staj ve çıraklık sürelerinin iş girişi olarak sayılmasıyla sonuçlanmalıdır!
Mağduriyetin sebebi çalışanlar değil Çalışma Bakanlığı’dır.
@CirakStajFED@SamsunDernekCSM
#MahkemeStajyerçıraktanYanaYaSiz
Yargıtayın Staj ve Çıraklara yönelik verdiği karar önemli.
TÜİK’in işçi saydığı,Bakanlığın öğrenci olarak tanımladığı 18 yaş öncesi kaza sigortası yapılıp emekliliğe esas sigorta başlatılmayan çalışanlar için, iş yerinde işin işlevi üzerinde değerlendirme yapılması gerektiğine yüksek mahkeme kararı kanunla staj ve çıraklar işe başladığı anda emekliliğe esas sigorta başlamasının sağlanmasına vesile olabilir.
#StajyerçırakKalıcıYasaistiyor
@CirakStajFED@ANKSTAJCIRAK@KONYA_SCSM@Gaziantepscsm@bursastajder@stajcirak3434