"Durursam çökeceğim.
Ve beni izleyen anaforlara takılıp daha da dibe batacağım; gecikmişlik, kaderim ve yaptığım koşu, kaderime karşı başkaldırım.."
"Ruhun Gökkuşağı" Mehmed Uzun
ÖSYM, AGS 2025’ten sonra 2026’da da istatistikleri ve net ortalamalarını sır gibi saklamaya devam ediyor. Daha katsayı hesaplamalarını doğru oturtamayan sistem, şimdi de şeffaflıktan uzak bir kapalı kutu süreci yürütüyor. Adaylar kendi sıralamasını ve yığılımları neden göremiyor? Bu gizem kime hizmet ediyor?
#26AGSiçinDDK #26AGSÇözüm
ÖSYM, 2026 MEB-AGS sayısal verilerini derhâl açıklamalıdır.
Çünkü adayların puanlarıyla ilgili ciddi soru işaretleri var. Ortalama, standart sapma ve test bazındaki sayısal veriler açıklanmadan; puanlamada bir hata, tutarsızlık ya da haksızlık olup olmadığını sağlıklı biçimde değerlendirmek mümkün değil.
Binlerce öğretmen adayının emeği söz konusu.
Şeffaflık bir lütuf değil, zorunluluktur.
Sayısal verileri açıklayın; herkes puanının nasıl oluştuğunu görsün!
#26AGSiçinDDK
İlk sonuçlar yanlış hesaplanmış, kaldırıldı, sonra “düzelttik” deyip tekrar açıldı. Doğru-yanlış sayıları aynı kalmış ama puanlar değişmiş. Kim ne kadar etkilendi, kimse bilmiyor. Şeffaflık nerede?
#DevletDenetlemeKuruluÖSYM
Türkiye’de yüz binlerce adayın kaderini belirleyen bir sınav yapılıyor; sonuçlar açıklanıyor, sonra geri çekiliyor ve gerekçe neredeyse şu:
“Pardon, sizi geçen yılın hesabıyla değerlendirmişiz.”
Bu bir sınav sonucu değil, kurumsal ciddiyet sınavı.
#AGS2026#ÖSYM
Kamuoyuna yansıyan görüntülerde Rahmi Koç tarafından anlatılan fıkra ve kullanılan ifadelerin, Kürt kimliğini aşağılayan, küçümseyen ve toplum nezdinde olumsuz bir algı oluşturan nitelikte olduğu; ayrıca kadın kimliğini hedef alan cinsiyetçi söylemler içerdiği görülmektedir.
Toplumun belirli bir kesimini etnik kimliği üzerinden alaya alan, aşağılayan veya değersizleştiren söylemler ile kadınları aşağılayan, cinsiyet temelli kalıp yargıları yeniden üreten ifadeler; toplumsal barışa, eşit yurttaşlık ilkesine, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve insan onuruna zarar vermektedir. Özellikle kamuoyunda etkisi bulunan kişilerin kullandığı bu tür ifadeler, ayrımcılığı normalleştirme ve toplumsal önyargıları derinleştirme riski taşımaktadır.
Kürt halkının kimliği, tarihi ve toplumsal varlığı üzerinden üretilen aşağılayıcı söylemler kabul edilemez. Aynı şekilde kadınların cinsiyetleri nedeniyle küçümsenmesi, alay konusu yapılması veya toplumsal yaşamda ikincil konuma iten söylemlere maruz bırakılması da kabul edilemez. Hiçbir halkın etnik kimliği nedeniyle, hiçbir bireyin ya da toplumsal kesimin de cinsiyeti nedeniyle hedef alınması demokratik toplum düzeni ve insan hakları değerleriyle bağdaşmamaktadır.
Bu nedenle, söz konusu ifadelerin hukuki açıdan değerlendirilmesi ve gerekli soruşturmanın yürütülmesi amacıyla ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.
Etnik kimliğe dayalı ayrımcılığın, nefret söyleminin, cinsiyetçi söylemlerin ve aşağılayıcı ifadelerin karşısında olmaya; eşitlik, insan onuru, toplumsal cinsiyet eşitliği ve birlikte yaşam ilkelerini savunmaya devam edeceğiz.
Nûçeyên ku ji bo raya giştî hatine weşandin de, tê xuya ku pêkenoka ku ji aliyê Rahmî Koç ve hatiye vegotin û îfadeyên hatine bikaranîn, xwedî taybetmendiyên ku nasnameya Kurdan dadixin, biçûk dixin û di nav civakê de têgihaneke neyînî çêdikin. Her wiha, tê dîtin ku ev naverok nasnameya jinê dike armanc û gotinên zayendperest ên li dijî jinê di xwe de dihewîne.
Gotinên ku henekên xwe bi qismekî civakê dikin, biçûk dixin, an jî nirxê wan kêm dikin, û her wiha îfadeyên ku jinan biçûk dixin û klîşeyên li ser bingeha zayendî ji nû ve çêdikin, zirarê didin aştiya civakî, hêmanên welatîbûna wekhev, wekheviya zayendî û rûmeta mirovan.
Ev îfade, nemaze dema ku ji hêla kesayetên giştî yên bi bandor ve têne bikar anîn, dibin sedema normalîzekirina cudakariyê û kûrkirina pêşdaraziyên civakî.
Gotinên biçûkxistinê li ser nasname, dîrok û hebûna gelê Kurd nayên qebûlkirin. Bi heman awayî, biçûkxistin, tinazkirin an jî marjînalîzekirina jinan ji ber zayenda wan jî nayê qebûlkirin.
Armancgirtina gelek kesan ji ber nasnameya wan a nijadî an jî kesekî ji ber zayenda wan nayê qebûlkirin. Nêzîkatiyên bi vî rengî zirarê didin têgihîştina demokrasî, wekhevî û mafên mirovan.
Em wekî Baroya Wanê ji raya giştî re radigihînin ku em ê li dijî kesên têkildar da ku lêpirsîn bê despêkirin demildest gilîyê bikin.
Em ê li dijî cudakariya li ser bingeha nasnameya nijadî, gotinên nefretê, gotinên zayendperest û zimanê heqaretkar derkevin; û binemayên wekhevî, rûmeta mirovan, wekheviya zayendî û jiyana hevbeş biparêzin.
Atanmamış ama mükemmel öğretmenlik yapacağına inandığım insanlar tanıdım
Atanmış öyle insanlar tanıdım ki yetiştireceği öğrencilere üzüldüm
Hayat mı adil değil MEB in sistemi mi ?
Bunu da MEB düşünsün ?
@Yusuf__Tekin
Depresyon da dahil pek çok psikolojik sorunun en sevdiği şey hareketsizliktir. Hedef hareketsizken onu kolayca ele geçirir. Ev sevmediği şey ise aktifliktir. Kısacası hareket edin. Ne olduğu önemli değil.
Hikayelerime bakmasa instagram kullanmıyor diye düşündüğüm, hiç bir story, gönderi (istisnasız) paylaştığını görmediğim arkadaşım, dün "ilk defa ilerdeki eşimle paylaşacağım" dedi.
Ötesi yok bunun, alfa işte tam olarak bu.. O ilerdeki eşi şuan her neredeyse çok şanslısın bacım.