⚓️🇹🇷 MUAVENET’İN ACISI YÜREĞİMİZDE!
34 yıl önce NATO tatbikatında, ABD uçak gemisi Saratoga’dan ateşlenen güdümlü mermilerle Adalar Denizi’nde vurulan TCG Muavenet’te şehit düşen Kudret Güngör, Alper Tunga Akan, Serkan Aktepe, Mustafa Kılınç ve Recep Akan’ı rahmet ve saygıyla anıyoruz.
Aynı gecenin acısını bedenlerinde ve yüreklerinde taşıyan kahraman gazilerimizi de minnetle selamlıyoruz.
Şehitlerimizin aziz hatırasını ve gazilerimizin fedakarlığını daima yaşatacağız.
O geceyi unutmadık, unutmayacağız! 🇹🇷
Arap İsyanı olmasaydı neden Suriye düşmezdi?
Çünlü Nablus'ta cephe yarıldıktan sonra Mısır Sefer Kuvveti sıtma ve İspanyol gribi sahasına girdi. İki haftada 20 bin asker hastalık nedeniyle tahliye edildi.
Şam'dan sonra iki tümenle ilerlemek istediler. 4. Tümen hastalık yüzünden daha Şam'dan çıkar çıkmaz dağıldı. İleri harekâtı sadece 5. Süvari Tümeni sürdürebildi. O da Halep'e ulaştığında 1.500 atlıya düşmüştü.
İngilizlerin insan gücü tükenirken Suriye'deki ilerleyişin devamını mümkün kılan temel unsurlar Şerifî kuvvetler ve yerel Arap desteğiydi.
İbrahim Tatlıses’i şöhrete kavuşturan "Ayağında Kundura" türküsünün orijinalindeki "Ben bir Türk oluram" dizesi, bilinen versiyonda "Ben bir garip uşağım" olarak değiştirilmiş, neden böyle yapıldı Türk ifadesinden neden rahatsızlık duyulmuş anlamak güç
Resmi kayıtlarda 11.720 Rus yaşıyor Alanya'da. Diğer yabancılarla birlikte toplam 36.500 yabancı ediyor.
Özellikle Ruslar nüfuslarının iki katı yaşayacak kadar evleri var. Kiracı Rus yok neredeyse. Birçoğunun Türk kiracısı var.
Turizm işini abartıyoruz bence.
Ziya Gökalp Kürt olduğuna yönelik çok sayıda soruya "Soyumuz Çermik kökenli Türkmenlere dayanır. Atalarımın Kürt veya Arap olduğunu öğrenseydim bile yine Türküm derdim. Çünkü kişinin milliyetini tayin eden ırki menşei değil, terbiye ve duygularıdır" demiştir.
Alparslan Türkeş'in Ziya Gökalp için Kürt demesi üzerine kızı Seniha Gökalp kökenlerinin Buhara Türklerine dayandığını söylemiş.
Kısaca Kürtçüler temelsiz sallar. Bu dediklerine kanıt bir tane de yazı veya video gösteremezler.
⚠️ “Tera’nın batırdığı para ile; 440 F-16, 227 F-35, 100 şehir hastanesi, 10 Çanakkale, 16 Osmangazi, 31 Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılır.”
👉🏻 Fatih Altaylı: “Birkaç sene önce ABD’de Madoff Investment adlı şirket battı. Aynen bizdeki Tera gibi.
1960’da kurulan Madoff Investment 60 milyar dolarlık bir dolandırıcılık batığı bıraktı ardında.
32,5 trilyon dolarlık ABD ekonomisinde 60 milyar dolar. Toplam ekonominin 541’de biri.
Bizdeki Tera ise 25 milyar dolarlık batık bıraktı. 1,6 trilyon dolarlık Türkiye ekonomisinin 64’te biri.
Yani ünlü Madoff, Tera oranında bir batık bıraksaydı, 600 milyar dolarlık bir batık bırakacaktı ardında.
Yani mesele o kadar büyük.
Yine de somut bir şey ifade etmiyor değil mi? O zaman somutlaştırmaya çalışalım.
Bugün İş Bankası’nın piyasa değeri yaklaşık 7 milyar dolar, Garanti’nin 11, Akbank’ın 7. Tera 3 bankayı yok etmiş.
Yine tam somut olmadı galiba. Daha da somutlaştıralım. Elle tutulur, gözle görülür olsun.
Mesela savunmamız için yıllardır almaya çalıştığımız F-16 Block 70 uçaklar var. Bunların tanesi 60-65 milyon dolar. Tera’nın batırdığı 25 milyar dolar ile tam tamına 416 adet F-16 uçağı alabiliriz. Şu anda Türkiye’nin envanterinde olanın iki katı.
Hani İsrail, çatışma falan diyoruz ya, İsrail’in toplam savaş uçağı sayısının 2,5 katı. Vermiyorlar ya, verseler 110 milyon dolarlık fiyatıyla dünyanın en pahalı savaş uçağı denilen F-35’lerden 227 adet alabilirdik Tera’nın buharlaştırdığı para ile.
Milletin uçak gemisi zannettiği, İHA-SİHA gemisi dediğimiz TCG Anadolu’muz var mesela. Bunun maliyeti 1 milyar dolar civarı. Tera batığı ile 25 adet TCG Anadolu inşa edebilirdik.
Dünyanın en pahalı “hakiki” uçak gemisi var, USS Gerald Ford. Maliyeti 12 milyar dolar. Bundan da 2 adet alabilirdik.
Diyeceksiniz ki, hep savunmadan örnek veriyorsun. Doğru. Çünkü savunma harcamalarını çok önemsiyor millet, o yüzden.
Başka örnekler de mümkün.
Mesela hastane diyelim. Bugün 1000 yataklı bir şehir hastanesinin maliyeti 10 ila 14 milyar TL arası. Yaklaşık 250 milyon dolar. 25 milyar dolarlık TERA batığı ile 81 ilimize 100 şehir hastanesi yapmak mümkün.
Çok övündüğümüz Çanakkale Köprüsü var. Şişik maliyeti 2,5 milyar dolar. Tera’da batan para ile 10 Çanakkale Köprüsü yapmak kabildi. Osmangazi Köprüsü daha ucuz. 1,5 milyar dolar. Ondan 16 tane yapardık sağa sola. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ise sudan ucuz 800 milyon dolar. Ondan 31 tane yapılırdı, Tera batığı ile Boğaz’ın üstünü köprüyle kaplardık.
Hani bir nefeste söylüyorsunuz ya ‘25 milyar dolar’ diye.
Batan para bu işte. 440 F-16, 227 F-35, 100 şehir hastanesi, 10 Çanakkale, 16 Osmangazi, 31 Yavuz Sultan Selim Köprüsü.
Canlandı mı gözünüzde hırsızlığın, yolsuzluğun, dolandırıcılığın boyutu?
Şimdi daha iyi anladık mı Fatma Betül Sayan Kaya gibilerinin göz göre göre, göstere göstere nelerimizi çaldığını?”
⚠️ Kürtler eziliyor mu? Yerinde gözlemledim.
1 hafta boyunca Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep’teydim.
Kürtlerin ezilmesi bir kenara dursun, çoğu şehirden daha lüks ve konforda yaşıyorlar.
En basitinden Edirne merkezde çoğu yol bozukken bu adamların ilçeleri bile asfalt.
Diledikleri yerde Kürtçe konuşabiliyorlar, şarkılarını dinleyebiliyorlar. Karışan eden yok.
Pasajlarda birçok dükkanda pos cihazı yok, nakit alıp vergi ödemiyorlar.
22.00’den sonra alkol satan mekanlar var. Mardin’de çarşının göbeğinde, çekmeceye falan da saklama zahmetine girmeden aleni şekilde tezgahta kaçak sigara satıyor adamlar.
Batıda değil tezgahta kaçak sigara satmak, dükkanın yarım metre önüne normal ürün koysan zabıta gelip sınır ihlalinden müdahale eder.
Kıyı şeridinde mekanlar bunlarda. Güneydoğu’da 400-500 liraya sattıkları bir porsiyon eti; batıda 1500 TL’ye okutuyor.
Adamlar sadece Güneydoğu’da değil; İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da bizden iyi yaşıyor.
Ama lafa gelince Kürtler eziliyor. Nasıl?
Cahit Sıtkı Tarancı Diyarbakır'ın şehirli Türk ailelerinden.
Ziya Gökalp de baba köyü Çermik'te Türkmen köyü olan ve kendisi Diyap merkezde büyümüş Türk.
Sezai Karakoç da Ergani'li Türkmen.
Bu isimlerden iki tanesi zaten Türk Milliyetçilerinin fikir ve sanat önderlerinden.
📌Bu görüntüler bugün Uludağ'da çekilmiş, watsaptan gönderdiler. Evliya Çelebi'nin de dediği gibi "velhasıl Bursa sudan ibarettir."
Lakin Bursa'da sular kesik. 2 günde bir her hanenin suyu kesiliyor 12 saatliğine, Uludağ'ın gürül gürül akan bu suları ise su şirketlerine satıldı.
#Bursa #Uludağ #sukesintisi
⏩Fon Skandalı sonrası istifa eden Ak Partili Fatma Betül Sayan Kaya, Özata Denizcilik Hissesine 63.359.000 TL para yatırmış, kocası İlyas Kaya ise aynı hisseye 99.687.000 TL yatırmış.
Tarih 8 Nisan.
Bu tarihte #ozatd hissesi 222.60 TL.
Hanımefendinin hisseyi 255 TL'den aldığı yazıyor. Mühim değil, hisse 220 lira diyelim.
Bu hisse Ağustos 2024'te 105 TL'den halka arz edilmiş.
Hisse Fatma Betül Hanım'ın aldığı tarihten itibaren hızla yükselmeye başlamış, 30 Nisan 2026'da 373 Lira olmuş. Mayıs ayı sonunda 1 Haziran günü 1400 liraya kadar fırlamış. Eylül başında sattığını düşünürsek, 1 Eylül fiyatı 4820 TL'ye ulaşmış...
Şimdi burada 220 liradan 4800 liraya müthiş bir sıçrama periyodu var.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi 160 milyon parayı gözünü kırpmadan bu hisseye yatırıyor. Bu kadar büyük bir para böyle bir şirkete yatırılır mı? Bu riske girilir mi?
Tabi ki hayır.
Lakin birileri size bir şeyler fısıldarsa yatırdığın para 20 misli artacak derse ve çıkman gereken zamanda sizi uyarırsa yatırırsınız...
Burada bir "insider trading" durumu olduğu aşikar.
Bu arada Özata Denizcilik Mart 2026'da açıkladığı bilançoda 127 milyon TL zarar açıklamış.
Mayıs 2026 Bilançosunda 288 Milyon TL zarar açıklamış.
Son olarak Austos 2026'da açıklanan bilançosunda 603 Milyon TL zarar açıklamış.
Bu geçen periyotta şirketin 1 Milyar 290 Milyon borcu varken borç hemen hemen sabit kalmış toplam varlıkları ve özkaynakları da hemen hemen sabit kalan şirketin piyasa değeri 14.3 Milyardan 324 Milyara çıkmış.
Yani Fatma Betül hanım ve kıymetli zevci 160 Milyon Liralık birikimlerini böyle parlak(!) bir şirkete yatırmakta bir beis görmemişler...(!)
İşin ilginci SPK bu bilançolara bakıp "Bu nasıl oluyor" dememiş. Yani görevini yapmamış.
Şöyle bakalım, Özata'nın Özkaynakları 4.5 Milyar lira, ve bir karı koca bu hisseden tertemiz 2 milyar kazanmış.
Ben böyle bir kazancı izah edemem. Zarar açıklayan ve zararı katlanarak artan bir şirketin fiyatının 4 ayda 220 liradan 4800 liraya çıkmasını da kimse izah edemez.
Merak ediyorum bu işin sonu ne olacak acaba?
İktisat Fakültesini bitireli çok oldu, bunların sayesinde doktora yapıyoruz. Sağolsunlar...(!)
#ARTIKYETER #fonmağdurları #tera #pusula #istifa #TeraFonMağdurları #teraportföy #terayatırım #yeterartık #dstkf #ktlev #trhol #MehmetŞimşek #cumartesi #pazar #bist #bist100
🔴#SONDAKİKA | AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya görevinden İSTİFA ETTİ.
Sayan’ın nisan ayında 63 milyon 359 bin lira değerinde Özata hissesi aldığı,
Eylül ayında ise hisseleri satarak 1 milyar 344 milyon lira gelir elde ettiği haberleri paylaşılmıştı.
Yunanlılar, Ermeniler, İsrailliler böyle harita yapınca sıkıntı yok, ama Türkler yapınca hemen bir ezikleme durumuna düşenler var.
Neredeyse 10 asır yönettiğimiz yerler için de keşke gitmeseydi diyelim bir zahmet.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi ile ilgili iddialar sonrası AK Partili isimlerden de tepki gelmeye başladı: “Doğruysa istifa etmeli”
Şamil Tayyar, Kaya hakkındaki iddiaların vahim olduğunu belirtti:
- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan ve eşi İlyas Kaya’yla ilgili fon iddiası, çok vahim. İddiaya göre; Karı koca toplam 163 milyon 46 bin lira yatırıp 5 ay sonra 2.17 milyar lira çekmişler.
- Eğer iddialar doğruysa, kabul edilebilir bir durum değil. Hemen istifası gerekir. İddialar doğru değilse, hemen yalanlamalı ve dava açmalıdır. Hiç kimse makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamaz.
Sinan Burhan da Kaya’nın bu iddialara hemen cevap vermesi gerektiğine dikkat çekti:
- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın eşinin ismi İsmi fon vurgunu içinde geçiyor.
- Sn. Kaya bu İddialara cevap vermeli, kamu vicdanını teskin eden bir açıklama yapmalıdır.
- Cevap veremiyorsanız. İstifa onurlu bir kurumdur.
Bir kadın, gittiği iş görüşmesindeki şartları paylaştı:
• İş görüşmesinden geldim; hayatımın en kötü görüşmesiydi. Yani böyle şoklar içerisinde çıktım.
• Size hemen şartlardan bahsedeyim. “Asgari ücret; 2 bin TL de yol parası vereceğim" dedi.
• Bu arada hiçbir yerde yol parası 2 bin TL tutmuyor. Neyse, yemek yok.
• Hangi gün izin kullanacağım belli değil. Haftada 63-64 saat çalışacaksın toplamda.
• Bir de "Bu 30 bin TL bir yıllık kardeşim. Ocakta asgari ücrete zam yapıldı, yapılmadı boşuna haberleri takip etme" diyor.
• Yani "Sana bu kadar, bir sene 30 bin liraya çalışacaksın" diyor.
• Bir de kendisini acındırıyor ya! "Bizim de işler çok iyi gitse de versek keşke" falan yapıyor.
• Abi sen lisans mezunu, geçmişte hep yöneticilik deneyimi olan bir insanı çağırıp 30 bin lira teklif etmeye utanmıyorsun; yüksek maaş istemekten ben mi utanacağım?
• Allah iş arayan herkesin yardımcısı olsun. Çok kötü piyasa, çok kötü...