Mevcut fon sorunu çözülmezse fonlarda parasını tutan sayısı azalır.
Dolaylı olarak %17.5 vergide düşüş meydana gelir.
Şuanda sadece fonların vergisinden devletin kasasına yılda 500 milyar TL'ye yakın para giriyor.
Sanmayın bu ateş sadece vatandaşı yakar. Bu ateş #BES e sıçrar #Borsa ya da #banka lara da. Herkes varlıklarda nakite döner !
#tera #tly #thf #doh
#PHE DEN EN SON ÇIKARKEN TOPLAMDA -14 ZARAR YAZDI ÇEKTİM. KİMSEYE DE BİR LAFIM OLMADI 7/7 RİSK, KAZANDIM KAYBETTİM DEDİM. İŞ NE ZAMAN Kİ @spkgovtr YA GEÇTİ -7 GÖRDÜKTEN SONRA SATIŞ YAPAMADIM BENİM İTİRAZIM O ZARARA DEĞİL, ÇIKMAMA İZİN VERİLMEMESİDİR. (ANLAYANA..) #THF#TLY#TP2
500 bin kişinin %98’i bundan sonra borsaya da fona da güvenip parasını yatırmayacak.
Bu hafta sonu yaşadığımız stresin ve hayatımızın her alanına yayılan bu mağduriyetin bedeli sadece para değil.
Hala yatırımcıyı güvene alacak somut adım yok.
#TeraFonMağdurları#teraportföy
Milyarlarca liralık fon vurgununun ardından dün gözaltına alınan Tera Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'in adı, uyuşturucu ve fuhuş partileri ile gündem olan ve hakkında yakalama kararı bulunan firari Kasım Garipoğlu ile aynı dosyada çıktı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianameye göre iki isim, 2021 ve 2022 yıllarında Kapalıçarşı'da 350 milyon dolara yakın kayıt dışı dövizi 'yatırım fonları' ve 'finansal aracı şirketler' üzerinden aklayarak sisteme soktu.
Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanlarından Emre Tezmen’e bakın. Nasıl profesyonel bir şekilde borsayı manipüle edip milyon dolarları aklamışlar…
“Destek Faktoring” Şubat 2025’te 47 liradan halka arz oluyor.
Temmuz 2026’da fiyat 3.960 lira, yani halka arzda 100 bin liralık hisse alanın parası 8,4 milyon lira oluyor.
Hani 1 yılda nasıl bu kadar büyük bir yatırım ve kaynağı belirsiz bir para varsa herkes zengin oluyor.
Ve kimse de sorgulamıyor, burası da çok enteresan.
Destek Faktoring alacak finansmanı yapan basit bir şirket.
Şubat 2025 halka arzda değeri 438 milyon USD.
Temmuz 2026’da 28 milyar USD. Tüpraş o tarihte 11,5 milyar USD, İş Bankası 7,5 milyar USD.
Bu hisse bu hale getirilene kadar SPK sadece bakıyor ve hiçbir müdahalede bulunmuyor.
Sadece izliyorlar, tabii para da sıcak ve tatlı geliyor. Kaynağı da hiçbir şekilde açıklanmıyor.
Yıllardır borsada faaliyet gösteren ve köklü bir geçmişe sahip olan dev firmaların bile ulaşamadığı bir piyasa değerine, hiçbir geçmişi ve finansal kaynağı belirgin olmayan kişilerin bir anda ulaşması da imkansızdır…
✔️ Bu vurgun 1 senedir biliniyordu, siyasetçiler ve akrabaları parasını çekti,
VE,
BOOOM.
KLASİK AKEPE HIR'SIZLIĞI...
Peki bu 20 milyar doları kim ödeyecek❓️
Sıçmayı unutan halk.
@sedat_peker#Bedelinisandıktaödeyeceksiniz
Gazeteci Timur Soykan'dan "Yüzde 10 bin getiri" iddialarına sert tepki: "Türkiye artık tek adam rejiminde, bir saray rejiminde ve bunlar imkansız değil. İçinde AKP'li biri var, Cumhurbaşkanı danışmanı var."
⚖️ Sadece 12 kişinin girdiği bu fon nasıl denetimden kaçtı? Hedef Holding örneğiyle çarpıcı iddialar Sözcü Televizyonu'nda. @ilgazsenem@timursoykan
Ekonomist Güldem Atabay'dan fon soruşturmasına dair çok konuşulacak sözler: "Ben 31 senedir piyasadayım; 1 evim, 1 arabam var. O özel jetlerin, Dubai'deki villaların arkasında normal işlemler olduğunu söylemek mümkün değil."
🎙️ Atabay soruyor: 500 bin kişinin mağdur olduğu sistemde parayı kazanan o 12 kişi kim? MASAK incelemesi neden fonların kurulduğu yıllar atlanarak 2024'ten başlatılıyor, kimler korunuyor?
Detaylar Sözcü Televizyonu'nda. 📺👇 @ilgazsenem@timursoykan@guldematabay
1.3 TRİLYONLUK BORSA MANİPÜLASYONUNDA SKANDAL BÜYÜYOR: SPK VE BDDK BU İŞİN NERESİNDE? MURAT AĞIREL’DEN ŞOK SORULAR!
Devasa hisse değerlemeleri, %10.000’e varan şüpheli kârlar ve İsviçre hesaplarına aktarılan milyon dolarların gölgesindeki dev fon soruşturmasında, araştırmacı gazeteci Murat Ağırel denetim mekanizmalarına ve medyadaki sessizliğe dikkat çekti.
Sözcü TV canlı yayınında süreci analiz eden Ağırel, finans piyasalarını denetlemekle yükümlü kurumların sorumluluğunu ve olayın arkasındaki olası zırhı sorgulayarak çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Ağırel’in öne çıkardığı kritik başlıklar şöyle:
▪ "SPK ve BDDK Bu İmzaları Biliyor mu?: 'Arkada Güçlü Bir İrade Olmalı'"
Hisseler bu denli şişerken denetleyici kurumların sessiz kaldığını belirten Murat Ağırel, "Bu evrakları imzalayanlar başlarına ne geleceğini biliyordur. Buna rağmen imza atılabiliyorsa arkada 'Atın bu imzayı, biz varız' diyen çok güçlü bir yapının bulunması gerekir" ifadelerini kullandı.
▪ "Kamu Görevlilerine Dokunulmazsa Fatura Büyür"
Soruşturmanın sadece şirket yöneticileriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Ağırel, "SPK veya BDDK yetkililerine dokunulursa belki de 'Hepimiz oradaydık' diyecekler. Eğer kamu tarafındaki sorumlulara dokunulmazsa, arkadaki gücü korumak için dokunulmuyordur" dedi.
Piyasalarda fon şoku…
#DenizUras: “Bir balondan bahsediyoruz. Olmaması gereken bir fiyatlandırmadan bahsettiğimiz için hızlıca borsa çakıldı. Fon, yatırımcıya o parayı geri ödeyemedi ve 500 bine yakın mağdurdan bahsediyoruz. Ancak bu rakam tam gerçeği de yansıtmıyor.” #NOWAnaHaberHaftaSonu @urasdeniz
Ülke neresinden tutsan elinde kalıyor!
30 yıllığına köprü ve otoyolları devredip kasaya 3,5-4 milyar dolar koymanın hesabı yapılırken, bir anda 18 milyar doların siyasal İslamcılar tarafından çalındığı öğreniliyor.
Bin yılın en büyük yağmasını yaptılar son 15 yılda.
Deniz Zeyrek, fon soruşturmasına ilişkin:
"Akın Gürlek bütün operasyonlarda 'Gittiği yere kadar gider' diyor. Burada da onu bekliyoruz, gittiği yere kadar gitsin.
Yönetim kurulunda 7 kişi varsa 7'sine de gitsin, 3 tanesinde kalmasın.
Bloomberg'ün analizine göre 350 bin mağdur, 680 milyar lira. Ne demek ya, 680 milyar lira?"
Bu işten büyük mağduriyet yaşayan,3 gündür ailece stres altında gün geçirmeye çalışan bir kardeşiniz olarak; burada yazılanları çok kaale almayın, ilgilenmeyin dahi. Sıfıra inecek diyenler tamamen etkileşim peşinde. İçinizi ferah tutun, 3 gündür mesele ile ilgileniyorum.
KÜÇÜK YATIRIMCININ HAKKI KORUNMALIDIR!
İLK SÖZ;
ŞÜPHELİ PARA TRANSFERLERİ GECİKMEKSİZİN TAKİP EDİLMELİ; VARLIKLARIN KAÇIRILMASINI ÖNLEYECEK HUKUKİ TEDBİRLER ALINMALI VE BÜTÜN SÜREÇ BAĞIMSIZ, ŞEFFAF VE DENETLENEBİLİR BİÇİMDE YÜRÜTÜLMELİDİR.
Bu ülkenin, ekonomi ve sermaye piyasaları üzerinden yürütülen hibrit bir müdahale süreciyle karşı karşıya olduğuna dair çok ciddi işaretler vardır.
Yıllar öncesinden yapılan uyarıların dikkate alınmadığı; borsa, fon ve portföy yönetim şirketleri etrafında oluşan bazı yapıların yeterince ve zamanında denetlenmediği anlaşılmaktadır. Yüz binlerce vatandaşın küçük birikimleri üzerinden hareket kabiliyeti kazanan dar bir çevrenin, hukuk sınırlarını aşan manipülatif işlemlerle olağanüstü kazançlar elde ettiği yönündeki iddialar bütün boyutlarıyla araştırılmalıdır.
Şimdi biz de tarihe not düşelim; safımız belli olsun:
Dün de milletimizin durduğu yerdeydik, bugün de mağdurların ve mazlumların yanındayız.
Yedi farklı kuruma ait fonların işleme kapatılmasının ardından, bu fonlarda katılma payı bulunan vatandaşlarımız haklı olarak şu soruyu soruyor:
“Tasfiye nasıl gerçekleştirilecek, ana paramı kurtarabilecek miyim?”
Fonların portföylerinde yer alan bazı hisse senetlerinin fiyatlarının aşırı ölçüde yükseltildiği, kimi değerlendirmelere göre ortalama 40 kata varan fiyat hareketlerinin oluştuğu ifade edilmektedir. Bu hisselerin değer kaybetmeye devam etmesi hâlinde fonların varlıkları hızla eriyebilir ve tasfiye sonunda katılma payı sahiplerine dağıtılabilecek ciddi bir kaynak kalmayabilir.
Bu noktada Sermaye Piyasası Kuruluna çok önemli görevler düşmektedir.
Yaklaşık bir buçuk yıl devam ettiği belirtilen olağan dışı fiyat hareketleri süresince;
* Bu fonlara kimler, hangi tarihlerde ve ne miktarda giriş yaptı?
* Kimler, hangi tarihlerde sistemden çıktı?
* Manipülatif işlemlerden kaynaklandığı tespit edilen olağan dışı kazançları kimler elde etti?
* Bu kişi ve kurumların toplam kazancı ne kadardır?
* Paralar hangi hesaplara ve hangi kişi ya da kuruluşlara aktarılmıştır?
Bu soruların cevabını ortaya koyacak hesaplamaların yapılması teknik olarak mümkündür. Çalışma derhâl tamamlanmalı; hukuki süreçlerin gizliliği korunarak sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Ayrıca fonların hâkim ortakları, yöneticileri ve bağlantılı kişi ya da şirketlerin bu dönemde maaş, huzur hakkı, danışmanlık ücreti, kâr payı, prim veya başka adlar altında elde ettikleri bütün gelirler incelenmelidir. Manipülatif ve hukuka aykırı işlemlerden kaynaklandığı yargı kararıyla belirlenen kazançlara tedbir konulmalı ve bu kaynaklar küçük yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanılmalıdır.
Şüpheli para transferleri gecikmeksizin takip edilmeli; varlıkların kaçırılmasını önleyecek hukuki tedbirler alınmalı ve bütün süreç bağımsız, şeffaf ve denetlenebilir biçimde yürütülmelidir.
Bugüne kadar denetim görevini ihmal ettiği iddia edilen kamu görevlileri hakkında da gerekli idari ve adli incelemeler başlatılmalıdır.
Çağrımız açıktır:
SPK’yi ve ilgili bütün kurumları, telafisi mümkün olmayan zararlar doğmadan süratle harekete geçmeye; küçük yatırımcıların ana parasını ve hukukunu koruyacak kapsamlı bir tasfiye modeli oluşturmaya davet ediyoruz.
Bu süreçte bedel, ne küçük yatırımcıya ne de milletimizin vergileriyle oluşan Hazine’ye ödetilmelidir.
Haksız kazanç kimdeyse bedeli de ondan tahsil edilmelidir.
TLY fonunda 100.000 kişinin 250Mr’ı vardı. Yani kişi başı ortalama 2.5Mn TL. 2.5Mn TL’si buharlaşan 100.000 kişi düşünün. Bu parayla gençler evlenecek, evliler çocuk yapacak, emekliler geçimini sağlayacaktı. Devasa sosyal bir krize sebep olmamak için bu sorunu çözün!
#tera