@fatihcolak19831 Abi yine basmışsın hastalıklı türleri topraklarımızı zehirlemek içün canla başla üretiyorsun, sen bitanesin senden bitane daha yok :))) Yaşa, varol....
Atasız tohum severlere de burdan selam olsun
Ülkemize izinsiz giren, doğaya çöplerini atan göllerimizde, eylenip sularımızı tüketen, göç kuşlarından hangi ülkeden geliyor ise vergi alınsın yemesini içmesini o ülke karşılasın hem hava sahamızı kullanıp geçsinler hemde bedava devlet buna el atsın lütfen yok öyle yağma
Halk arasında “kanserli patates” diye anılan hastalıklı patates tarlalarını anımsayın… Artık o tarlalara ekim yapılamıyor, çünkü toprak kimyasal ilaçlarla zehirlendi. İthal Agira’dan başka patates yiyemiyorsunuz. Bizim ata tohumu sarı, sulu yerli patatesimizi yok ettiler❗️
Emperyalist şirketlerin hem yapay tohum, kimyasal gübre, böcek zehiri hem de insan hastalıklarına ilaç üretmesi bir raslantı mı❓Ata tohumu satışını, köylünün pazarlarda fide satışını kim yasaklattı❓Doğurgan tohumların yerine her yıl parayla alınan kısır tohumları geçirmek için kimler sertifika zorunluluğu getirdi❓Dünyayı çölleştiren ve Türkiye’yi yoksullaştıran muazzam bir kumpas kurdu bu şirketler.
BAKANLIK SÖZCÜSÜ YALAN SÖYLÜYOR,
ATA TOHUMUNA İFTİRA ATIYOR!
"Hastalık yayıyor" bahanesiyle yerli ata tohumunun satışını yasaklayıp, ithal ve hibrit tohumların önünü açanlar bilimi tamamen çarpıtıyor.
Gerçek bilimsel araştırmalar ne diyor, gelin rakamlarla yüzleşelim:
BİLİMSEL ARAŞTIRMA SONUÇLARI (AÇIK KANIT):
Sertifikalı/Hibrit Tohumlar: Piyasadaki hazır paketli sertifikalı tohumlarda hastalık ve virüs çıkma oranı %28 ile %50 ARASINDADIR! (Yani parayla satılan tohumların yarısı virüslü!)
Atalık/Yerli Tohumlar: Doğal döngüsünde üretilen ata tohumlarında hastalık riski sadece BİNDE 1 ile 1.3 ARASINDADIR!
NEDEN ATA TOHUMU DAHA TEMİZ VE DİRENÇLİ?
Çünkü atalık tohumlar yüzyıllardır bu coğrafyanın her türlü hastalığına, kuraklığına ve virüsüne maruz kalarak hayatta kalmıştır.
Onların güçlü bir GENETİK HAFIZASI vardır. Hastalığı tanır, bağışıklık geliştirir ve kendini savunur.
Şirketlerin laboratuvarda ürettiği hibrit tohumlar ise kimyasal ilaçlarla büyütülen, bağışıklığı çökmüş, çıtkırıldım bitkilerdir. En ufak virüste havlu atarlar.
GERÇEĞİ HAYKIRIYORUZ:
Milyonlarca bitkinin iç içe geçtiği endüstriyel seralarda, işçilerin eliyle ve budama makaslarıyla virüsü birbirine bulaştırıp "sertifikalı" diye bize satanlar; köylünün bahçesinde gözüyle seçtiği en sağlıklı, en dirençli ata tohumuna leke süremez!
Asıl mesele gıda sağlığı değil, küresel tohum kartellerine pazar yaratmaktır. Çiftçiyi her yıl şirkete köle etmek istemenizdir.
İftiralarınız bilime ve toprağın hafızasına çarpıp geri dönecek!
İnanmayanlar İçin Bilimsel Literatür Kaynakları:
1Değirmenci, F. & Açıkgöz, S. "Aydın İlinde Domates Alanlarında Tohum Kaynaklı Virüs Hastalıklarının Belirlenmesi" (Sertifikalı paketlerin yarısı virüslü çıktı).
2Atik, S. & Paylan, S. D. "Screening Seed-Borne Viruses in Commercial Tomato Seeds by NGS Technologies" (Ticari tohumlarda yüzde 28 virüs kanıtı).
3R. B. Maude, "Seed-Borne Diseases"; European Journal of Plant Pathology (Ata tohumlarında biyolojik bulaş riski binde 1 seviyesindeyken, genetik direnç mekanizmaları hibritlerden kat kat üstündür).
#AtaTohumu #GıdaEgemenliği #YerliTohum #TarımPolitikaları
@fatihcolak19831 abi yıllardır zwhirlenen ormanlarımız var serrifikasız tohumlarla oluşam çam ormanları tok edilmesi lazım böyle kaypaklık olmaz ormanlarımız sertifikasız tohumlarla kendi kendine çıkan ağaçlarla zehirlenitor topraklarımız allah korusun devlet çözecek maşallah imşallah
@fatihcolak19831 Abi bunlarin olayi osur osur ipe diz yorma sen uret yeter seni gorunce korktular fideyi yasakladilar :) kral sensin otukenden ciktik bunlardan mi korkucaz anirmaya gelenler siraya girmis demekki saplamissin guzelce tohumlari topraga
📍Ordu
Yaylalar holdinglere değil, halka aittir!
Ordu Perşembe Yaylası’nda halkın eylemlerine ve İdare Mahkemesinin verdiği yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarına rağmen Taşzemin Madencilik tarafından altın madeni arama ve sondaj çalışmaları yeniden başlatıldı.
Toprağımızın ve geleceğimizin satılmasına göz yummayacağız!
#YaşamıSavun
v/ @SaldaDernek
Salda Gölü Koruma Derneğinin amacı; “Anayasanın 56. maddesinde tanımlanan sağlıklı çevrede yaşama hakkının, doğal ve kültürel değerlerin korunmasının, sadece mevcut hukuksal düzenlemelerle sağlanamayacağı” düşüncesiyle, bilimsel bilgiler ışığında, kamuoyunun bilgilendirilmesi, ++
Ordu/Perşembe sakin şehir (Cittaslow) peki yaylası da sakin kalsa olmaz mı? Gittik gördük, raporlar yazdık. Cennetten bir köşe, binlerce hayvanın sere serpe yayıldığı muhteşem bir yayla, eşsiz bir ekosistem. Ne yazık ki madenciliğin tehdidi altında. Köylüler istemiyor, turizmciler istemiyor, bilim insanları çok yanlış çok yazık olur diyor. Sahil istemiyor dağ istemiyor. Yazıktır günahtır, buraya dokunmak geleceği karartmaktır. Ordu Perşembe yaylası yayla kalsın, suları böyle tertemiz aksın, insanı da kurdu kuşu, börtü böceğini de mutlu etsin. Yıllık bir milyona yakın turist ülkenin en güzel ilçelerinden birine madencilik görmeye, kirli suları içmeye mi gelecek sanırsınız?
@mahirseki Ben bu olayı nükleer savaşa benzetiyorum, ancak bir ülkeye nükleer bomba atılırsa o topraklar yüzlerce yıl kullanılamaz bu da aynısı kardeşim.
@SedatCezayirli *Ortalama Zeka ve Basit Hayat Tecrübesine Sahipsek..
*Türkiye'nin Tüm Topraklarına Maden Ruhsatı Verme İşinin Ekonomi, Ticaret İşi Değil;
''Vatan Topraklarının Topyekün İmhası''
''İnsan, Havyan ve Bitki Yaşamının Sona Erdirilmesi'' Projesi Olduğunu Artık Anlamış Olmamız Lazım..