“Aileyi koruma” söylemi altında farklılıkları hedef alan operasyonlar, hem bugünün toplumunu hem de geleceği tehdit ediyor.
Bir ülkede insanların yaşam biçimleri, kimlikleri, tercihleri veya ait oldukları topluluklar üzerinden peşinen şüpheli ve suçlu ilan edilmesi adalet değil, ayrımcılık üretir.
Farklılıkları kriminalize eden bu dil, toplumda nefret kültürünü büyütür, insanları birbirine karşı kışkırtır ve birlikte yaşama iradesini zayıflatır.
Daha da önemlisi, tarafsız olması gereken Adalet Bakanı’nın belirli toplumsal grupları peşinen suçla ilişkilendiren ve onları yargının hedefi haline getiren bir siyasi dil kullanması kabul edilemez.
Devletin görevi toplumun hangi biçimde yaşayacağına karar vermek değil, herkesin eşit haklarını, özgürlüğünü ve güvenliğini korumaktır.
Dokuz Eylül Üniversitesi'nde bağlı Güzel Sanatlar Enstitüsü'nün Cumhurbaşkanlığı kararıyla kapatılmasına karşı İzmir'de, @universitemDEU önünde yapılan basın açıklamasına katıldım.
Uzmanlar uyarıyor‼️
Trabzon havalimanında zemin kayarken üstüne yenisini yapmak nedir?
Dibi balçık kil olduğu için 3 yılda 5 kere tamir gördü olmadı.
97 milyon ton dolgu için yeni taş ocakları yeni yıkımlar demek
Kıyı ekosistemi hepten çökecek.
45 milyar TL kaynak heba olacak.
Otoriter iktidar ülkeyi yaşanmaz hale getiriyor. Kendileri gibi yaşamayan, düşünmeyen, davranmayan herkese düşman hukuku uygulanıyor.
Komedyenlere, insanların gülümsemesine dahi tahammül etmeyen bu iktidar, demokratikleşmenin önündeki en büyük engelidir.
#DenizGöktaş #DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Her ne kadar @OGMgovtr yangının kontrol altına alındığını söylese de durumun öyle olmadığı anlaşılıyor.
#Fethiye’de #yangın, maalesef yerleşim yerlerini tehdit ediyor.
Etkili müdahale şart!
Ankara İl Eş Sözcümüz Aydın Şimşek, Partimizi temsilen @egitimsen tarafından düzenlenen Eşitlik ve Özgürlük İçin 6. Demokratik Eğitim Kurultayı'na katıldı.
#DemokratikEğitimKurultayı
PARTİ MECLİSİ SONUÇ BİLDİRGESİ
Parti Meclisimiz, 23 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantıda Türkiye’deki siyasal gelişmeleri, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü bakımından ortaya çıkan imkânları ve riskleri, bölgesel gelişmeleri, toplumsal muhalefetin durumunu ve önümüzdeki dönemin siyasal mücadele başlıklarını değerlendirmiştir.
Sonuç bildirgesini okumak için linki ziyaret edebilirisiniz ⤵️
https://t.co/OlBZlryXfk
17 Ağustos, hem acılı #Marmara depreminin yıldönümü, hem de bir kentte ve nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi sorguladığımız bir gündür.
#Deprem riskini büyüten, doğayı, kentleri ve yaşam alanlarını ranta açan anlayış bugün de sürüyor.
Dere yataklarına, fay hatlarına ve ekolojik eşiklere rağmen sürdürülen yapılaşma, bilimsel uyarıların ve kamusal denetimin yok sayılması, felaketin boyutlarını büyüten politik tercihlerdir.
Doğayla çatışmadan onun doğanın sınırlarını gözeten, rant yerine yaşamı esas alan ekolojik ve demokratik kentler için mücadele ediyoruz.
#17Ağustos’ta yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz.
Unutmak değil, değiştirmek zorundayız.
Kamu görevi yürütmesi gereken kolluk, iktidar tarafından şirketlerin özel güvenlik örgütü haline getirildi.
JES yapılmak istenen #Bingöl#Karlıova#Kayapınar köyüne bugün sondaj ekipleri Jandarma korumasında gelmiş durumda.
Jandarma tarafından ablukaya alınan bölgeye köylülerin girmesine izin verilmiyor.
Rant ve talan düzenine karşı yaşam alanlarını savunan halkın yanındayız!
15 Temmuz’dan bugüne darbe sürüyor!
KHK zulmüne uğrayanların mağduriyeti gerçek bir yüzleşme ve adaletle çözülmedikçe kanayan yara durmayacaktır.
15 Temmuz’un kirli tortusu #ToplumsalEnkazKHK şeklinde bugünün üzerine çöküyor.
🎙️BASIN TOPLANTISI
ORDU VALİSİ HALKA DEĞİL, MADEN ŞİRKETLERİNE HİZMET EDİYOR!
Perşembe Yaylası, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesi için aday yerlerden biri.
Bilirkişi raporuna karşın madenci talancılar, yaylayı delik deşik etmeye başladı.
Ordu Valisi canla başla madenci şirketin yanında, halka karşı bir mücadele içinde.
Vali, kolluğu da şirketin özel güvenlik örgütü gibi çalıştırıyor.
Ordu ve Giresun Valileri @TC_icisleri Bakanlığı tarafından derhal görevden alınmalıdır. @mustafaciftcitr
https://t.co/VETrCxdAb2
20 Temmuz: Emperyalizmin, Milliyetçiliğin ve Bölünmenin Mirası
#Kıbrıs'ın yakın tarihi, emperyalizmin ve milliyetçiliğin halklara neler kaybettirdiğinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Yüzyıllar boyunca aynı adayı paylaşan Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar, özellikle İngiliz sömürge yönetimi döneminde uygulanan "böl ve yönet" politikalarıyla giderek birbirinden uzaklaştırıldı.
Kıbrıs’ta silahlı örgütler aracılığıyla ortak mücadeleyi, emekçilerin dayanışmasını ve iki toplumlu bir gelecek fikrini savunan insanlar susturuldu.
1974'te #Yunanistan'daki askeri cunta tarafından desteklenen darbe ve ardından yaşanan katliamlar, adayı yeni bir felaketin eşiğine sürükledi. #Türkiye'nin #20Temmuz'da başlattığı askeri müdahale ise kısa sürede kalıcı bir askeri ve siyasi bölünmeye dönüştü.
Bu yaşananların sonunda kazanan, halkları birbirinden ayıran milliyetçi siyasetler ve onları besleyen güç dengeleri; kaybeden ise evlerini terk etmek zorunda kalan insanlar, ortak yaşam kültürü ve adanın çok kültürlü toplumsal mirası oldu.
Kıbrıs'ta kalıcı barış, etnik üstünlük iddialarıyla değil, ancak emperyalizme karşı halkların ortak iradesi, demokrasiye, sosyal adalete ve iki toplumun eşitliğine dayalı ortak bir geleceğin inşası ile mümkün olacaktır.
#cyprus #July20th #cyprus1974
Adalet Nöbetimiz devam ediyor!
Dost kurumların ziyaretleri sürüyor. Dayanışmalarıyla nöbetimize güç veren tüm kurum ve temsilcilerine teşekkür ediyoruz.
✔️Yeşil Sol Parti
#CANLI I KHK'lıların adalet arayışı neden hâlâ sonuçlanmadı; hak ihlalleri nasıl giderilebilir?
📌OHAL Komisyonu adalet sağladı mı, yeni bir hukuki süreç gerekli mi?
📌KHK sorunu çözülmeden gerçek bir demokratikleşme sağlanabilir mi?
@Kemalav@mkorkmaz62
https://t.co/MpqmQlJynK
Yazıklar olsun!
Perşembe Yaylası’nın yolunu askerlerle kapatmışlar!
Yaylasına çıkmak isteyen yöre halkını engelliyorlar.
Bu askerler şirketlerin özel güvenlik görevlileri mi?
Yüz yıllardır bu topraklarda yaşayan insanlara kendi yaylasına yürümeyi mi yasaklıyorsunuz? @TCOrduValiligi, @TC_icisleri Bakanı @mustafaciftcitr, @TCEnerji Bakanı @aBayraktar1, @csbgovtr Bakanı @murat_kurum, @TCTarim Bakanı @ibrahimyumakli
Hangi hakla?
Hangi kanuna dayanarak?
Bu halka eziyet etmeyin ve ettirmeyin artık!
#PerşembeYaylası
Darbeye de, Darbe Düzenine de Hayır!
Nereden gelirse gelsin, hangi gerekçeyle meşrulaştırılmaya çalışılırsa çalışılsın, sivil veya askeri her türlü darbeye karşıyız.
15 Temmuz'un ardından yaşananlar, Türkiye'nin yakın tarihinin en ağır demokrasi ve hukuk kırılmalarından biri olmuştur.
Darbe girişimi, iktidar tarafından otoriter bir rejim inşasının gerekçesi ve rejim değişikliğinin anahtarı olarak kullanılmış, OHAL ve KHK düzeniyle temel hak ve özgürlükler sistematik biçimde budanmıştır.
15 Temmuz'dan önce yıllarca darbe girişiminin asli failleriyle siyasal ortaklık kuran, devletin kritik kurumlarını birlikte şekillendiren iktidar, darbenin siyasi ayağını açığa çıkarmak konusunda hiçbir gerçek irade ortaya koymamıştır. Buna karşın 150 bini aşkın insan KHK'larla kamu görevinden ihraç edilmiş, milyonlarca insanı etkileyen ağır hak ihlalleri ve mağduriyetler yaratılmış, demokratik siyaset zemini ortadan kaldırılmış, halkın iradesi sistematik olarak gasp edilmiştir.
Yeşil Sol Parti olarak darbeye de darbeciliğe de karşıyız. Silahlı bürokrasinin siyaseti dizayn etmesi de, yargının siyasi iktidarın aracı haline getirilerek siyasal alanı şekillendirmesi de birer darbe pratiğidir.
Bugün Türkiye, hukuk, yargı ve devlet gücü üzerinden süreklileştirilmiş bir darbe düzeni ile karşı karşıyadır. Türkiye'nin ihtiyacı süreklileştirilmiş bir OHAL rejimi değil, demokratik hukuk devleti, çoğulculuk, adalet ve toplumsal barıştır.
#15Temmuz
MYK üyemiz @sonmeznaci devam etmekte olan süreçle ilgili değerlendirmeler yaptı.
💬Silahların bırakılıyor olması demokratik siyaset alanına önemli bir genişleme potansiyeli içeriyor.
💬Devletin ve mevcut iktidar blokunun bu meseleyi biraz araçsallaştırması bir eksikliktir.
💬Bu süreç ‘pişmanlık yasası’ gibi diz çöktürmeyi hedefleyen bir stratejiyle yürütülemez.
💬CHP'li belediyelerden DEM Partili siyasetçilere kadar yürütülen baskı politikaları sona ermeli, yargı bağımsız hale getirilmeli ve siyaset alanı özgürleştirilmelidir.
💬Demokrasi güçleri birlikte mücadele etmeli.
19 yaşında yaşamdan koparılan Ali İsmail Korkmaz’ı, katledilişinin 13. yılında özlemle anıyoruz.
Ali İsmail’i hedef alan karanlık; muhalif olanı kriminalize eden, toplumsal linçi bir yönetim biçimi haline getiren, adalet mekanizmalarını susturarak yerine korku rejimini koyan ceberut iktidar pratiğinin doğrudan sonucudur.
Gezi Direnişi’nde filizlenen halk iradesini, ekolojik yıkıma karşı gelişen yaşam savunusunu ve eşitlik talebini, Ali İsmail, “düşlerimde özgür dünya” sözüyle en anlamlı şekilde özetlemişti.
Bugün de linç kültürüne karşı örgütlü dayanışmayı büyütmek, doğanın talanına karşı yaşamı savunmak, baskıcı ve otoriter yönetim anlayışına karşı demokrasi ve özgürlük mücadelesini yükseltmek hem Ali İsmail’e, hem demokrasi mücadelesinde yitirdiklerimize, hem de düşlerinde özgür dünyayı bekleyen kuşaklara karşı sorumluluğumuzdur.
Ali İsmail Korkmaz’ın anısına saygıyla...
#AliİsmailKorkmaz