Meçhul bir yolcuyum bu son akşamda,
Ümit nûrum söndü siyah bir camda.
Evim, çocuklarım, gözüm arkamda;
Ahbaplar bu itiş, kakış nereye?!.
Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı
@fosyolojik Rivayet-i hadîste vardır ki her sabah bir melaike çağırıyor: لِدُوا لِلْمَوْتِ وَابْنُوا لِلْخَرَابِ yani "Ölmek için tevellüd edip dünyaya gelirsiniz, harap olmak için binalar yapıyorsunuz." diyor.
İhtiyarlar Risalesi - 70
tek çözüm savaşmaktır.
evet, bu cümleyi kurarken ürkmüyorum.
barış isteyenlerin çocuk cesetleri karşısında nasıl sessizleştiğini, uluslararası hukuk denilen şeyin güçlü devletlerin imzaladığı, zayıf halkların kanıyla yazılan bir komediye dönü��tüğünü gördükten sonra teslimiyetin, kötülüğün oksijeni olduğunu görüyorum.
diplomasi masalarında mürekkep kurumadan yeni bombaların düştüğünü, "insan hakları" kavramının sadece güçlünün elinde bir pazarlık aracına dönüştüğünü gördükten sonra sessiz kalmanın, zulmün en büyük destekçisi olduğunu anlıyorum.
tek çözüm savaşmaktır.
uluslararası kuruluşların kınama açıklamaları yaparken bile titrek seslerle konuştuklarını, barış görüşmelerinin sadece güçlünün zamanını genişletmek için yapıldığını, adaleti savunma iddiasındaki kurumların menfaat hesaplarıyla suskunlaştığını gördükten sonra pasifizmin, zalimlerin en sevdiği politik duruş olduğunu fark ediyorum.
bu bir hayatta kalma kavgası ve bu kavgada kaybedenler toprağın altına, kazananlar tarihe geçer. umut kelimesi masal kitaplarında kaldı. şimdi gerçeğin soğuk ve keskin yüzüyle yüzleşmek zorundayız. Demir ve ateşle yazılan bir kaderi, kâğıt ve kalemle bozamazsın. Eğer birileri senin yaşam hakkını gasp ediyorsa, sana uzanan eli kökünden kırmaktan başka çaren kalmıyor.
tek çözüm savaşmaktır.
savaşmadıkça konuşma hakkın yok. savaşmadıkça tanınmıyorsun. savaşmadıkça acın anlaşılmıyor. ve bütün tarih, savaşanların kaleminden çıkıyor.
israil gibi bir organizmanın karşısına hâlâ diplomasiyle çıkanlar, hâlâ uluslararası hukuk ile meseleyi çözeceğini zannedenler, hiç anlamadı: bu dünyanın kuralları zalimler için değil, zalimin adını anmamaya yeminli yapılar için yazılmış.
yüzden uluslararası hukuk diye bağırmak, hukuk tanımayana “elindeki satırı biraz daha düzgün kullanır mısın?” demekle eşdeğer.
bu çağın gerçeği nettir: güç kullanmayanı kimse dinlemez.
tek çözüm savaşmaktır. evet, bu cümleyi kurarken ürkmüyorum.
ezgi akgül
15 mayıs 2026 / ankara
@yenisafak@Yaziyor Evet, Hâlık-ı Mevt ve Hayat, şu destgâh-ı dünyada, hikmetiyle hayatı öyle bir kanun-u emriye-i mu'ciznüma ile idare ediyor ki, o kanunu tatbik ve icra etmek; bütün kâinatı kabza-i tasarrufunda tutan bir zâta mahsustur.
Sözler - 294
@fosyolojik Yani: "Ben muhabbet üzerine bir rüşvet, bir ücret, bir mukabele, bir mükâfat istemiyorum. Çünki mukabilinde bir mükâfat, bir sevab istenilen muhabbet zaîftir, devamsızdır."
Mesnevi-i Nuriye - 173
@fosyolojik Herşeyde bir ihlas var. Hattâ muhabbetin de ihlas ile bir zerresi, batmanlarla resmî ve ücretli muhabbete tereccuh eder. İşte bir zât bu ihlaslı muhabbeti böyle tabir etmiş:
وَ مَا اَنَا بِالْبَاغ۪ى عَلَى الْحُبِّ رِشْوَةً ضَع۪يفٌ هَوًى يُبْغٰى عَلَيْهِ ثَو��ابٌ
@mkemalsayar Ve bahar giysilerine bürünmüş gelirken kıyamet ''gönüllü mağlupları olacak hayatın'' doktor. Yarından korkan adam,Ruknettin böyle söyler.
Siz doktor,yazabilir misiniz bir gülü yeniden Alıştırabilir misiniz baharı çürüyen toprağa Kabaran yağmuru yeraltına
@myzccc Ümmideyiz ye's ile âh eylemeyiz biz
Sermâye-i îmânı tebâh eylemeyiz biz
Bâbın koyup ağyâra penâh eylemeyiz biz
Bir kimseye sâyende nigâh eylemeyiz biz
Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammedsin efendim
Hak'dan bize sultân-ı müeyyedsin efendim
beni kitapların içinde "harfsiz", bilginin içinde "hikmetsiz", hakikatin içinde "gerçeksiz", inancın içinde "imansız", duanın içinde "aminsiz" bırakma.
ey anlamın sahibi…
beni kendimden koru. en çok kendime yeniliyorum. kendi boşluğumda kayboluyorum. içimdeki boşlukla ne yapacağımı bilmiyorum. mümkün değil dediklerime “mümkün” de. gönlüm yorgun, içim dağınık. sen topla içimi, sen kur sakin bir liman kalbimde.
ey kayyyum-u kainat,
hayatın gövdemde açtığı boşlukları, senin rahmetinle doldurmak için yine kapında bekliyorum. beni kendi çürümüşlüğümde bırakma. topla beni.
ezgi...
İsrail’in Gazze, Filistin ve bölgeyi kana bulayan politikaları ile coğrafyayı bekleyen tehditleri ele aldığımız 'Taraf Olmak' belgeselimiz nedeniyle YouTube kanalımız kapatıldı, itirazımızla geri açıldı; ancak hala kısıtlı…
'Taraf Olmak' X’te!