MİLLEYHA’DA SON DURUM… İlgili kurumlar bu dökülen deprem molozlarını hemen temizlemeli. BU SORUN ARTIK KÖKTEN ÇÖZÜLMELİ. Şu an kurak mevsim, BÜTÜN MOLOZLAR VE ÇÖPLER TOPLANMALI. Hep göstermelik yapılıyor bu işler. Görevliler başında durmadığınızda göstermelik toplayıp gidiyor. Zabıta bekçisi konuldu, doğru düzgün çalışmıyor. Hem çalışsa uzaydan bakınca bile görünen şu devasa alanı gözden kaçırırlar mıydı? Göz yumuluyor ya da umursanmıyor. Yetkililer ve ilgililer, kimlerle irtibata geçeceğinizi ve ne yapılması gerektiğini biliyorsunuz. Dünyanın en önemli canlı havzalarından birinin betonla kaplamasına göz yumamazsınız. Doldurun kepçeleri alana. Yıkın bütün kaçak yapıları. Toplayın bu dökülen deprem molozlarını ve kesin cezalarını… Dönümünü 15 kuruştan satmışlardı. Ödeyin 15 kuruşu, kapatın şu imar davasını… SULAK ALANA EV YAPILMAZ, DEPREM BÖLGESİNDE ÜSTELİK… İlkokul çağı bilgisi… (Lütfen paylaşıp bütün ünlüleri etiketleyin.) #milleyhakuşcenneti
6. günde #DenizliYanıyor
En az 400 hektar alanımız tahrip oldu ve sayısız yaban canımızı kaybettik.
6 gündür neden yeterli müdahale desteği gelmiyor? Canı pahasına ormana kalkan olan ekiplere ve yüzlerce gönüllüye neden yeterli hava desteği sağlanmıyor.
Denizli’de 6 gündür süren yangında 400 hektar etkilendi. Yangın Tavas’a kadar ulaştı. Gece donanımlı hava filomuz hâlâ yok! Yangını hızla kontrol altına alacak önlemlere ihtiyacımız var. Ormanlarımız yanıyor! #DenizliYanıyor
Oğlum Samet Özgül 5 Kasım akşamı trafikte uyardığı 3 cani tarafından boğazından bıçaklanarak öldürüldü! İstinaf Mahkemesi 20 ayrı sabıkası olan ve uyuşturucu ticareti yapan Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz'ü serbest bıraktı, Halil İbrahim Demirci'nin müebbet cezasını 25 yıla indirdi. Savcı ve hakimlere soruyorum sizin hiç evladınız öldürüldü mü? Benim çocuğumun hayatını elinden alanlara bu cezayı verdiğiniz için vicdanınız rahat mı? Benim çocuğum 28 yaşına kadar beni 1 gram dahi üzmedi... Size soruyorum anne olarak aynısı sizin çocuğunuza yapılsa ne yapardınız? @yilmaztunc@TCYargitay Çocuğum geri gelmeyecek ancak cezası bu kadar hafif kalmayacak, başka Sametler için başka anneler için mücadele edeceğim! @adalet_bakanlik@AliYerlikaya@aydinsule1@avcagdascelik@aydinsule1@bengibaser@eczozgurozel@okonuralp @gizemozcanchp @feyzaltun @umitozdag@OzlemGurses@muratagirel@OguzhanUgur@ismailsaymaz
Denizli’de 4 gündür devam eden, yeterince gündeme gelmeyen orman yangını!
Gece donanımlı hava filolarına ihtiyaç var. Binlerce hektar orman kül olmasın!
Tarihi Dekuk Şelalesi'ne idiği belirsiz, doğa düşmanları tarafından tahrip edildi. Yaşanan patlamada orada bulunan 2 vatandaşımızın yaralandığı patlamanın faillerinin tutuklanmasını talep https://t.co/u81Jfn8VQSğa ve insanlık için ADALET istiyoruz!!
Kadim Şehrim Antakya
Aslında, sadece şehir değil, çocukluğum, anılarım, arkadaşlarım, depremle birlikte yerle bir oldu. Bir avuç kaldık. Nihayetinde bu şehir yine bizim. Biz burada kalacağız, buraları tekrar inşa edeceğiz, gidecek yerimiz de yok zaten.
Daha önce hep arazi çalışmaları için gittiğim Doğu Karadeniz'i bu defa turist olarak gezdim. Her yer o kadar bakımlıydı ki ister istemez kıyaslama yapıp durdum ve memleketimi iyice terkedilmiş, iyice gariban hissettim. Mesele deprem değil üstelik. Deprem öncesi halimiz de diğer illerle kıyaslanamayacak kadar hizmetten yoksunmuş onu iyice farkettim. Gezdiğim, gördüğüm illerde, tüm tarihi eserler özenle restore edilmişti. Kale burçları, eski evler, tarihi kiliseler... Sümela'nın üzerinde durduğu kartal yuvası gibi oyuk, düşen taşları durdurmak için çelik ağlarla kaplanmış mesela. Dağcılar ve jeologlar projelendirip beraber çalışmış... Amasya Kalesi, tüm duvarları ve burçlarıyla ayağa kaldırılmış mesela. Dağda gerdanlık gibi parlıyor... Kaderine terk edilmiş Demirkapı ile kıyasladım ister istemez. Kaç yüzyıldır ayakta. Kaç deprem atlatmış, şu son felaket dahil. Ama artık yorgun. Çok yorgun. Yıkıldı yıkılacak. Sonra, Antakya Kalesi'nden hiç bir iz kalmayacak. Koz Kalesi'de aynı şekilde. Ayakta ama yorgun... Onlarca eser daha sayabiliriz. Seleukeia Pieria, Al Mina, Kantara... Her biri, vaktinde hakettiği bakımı, onarımı görseydi şehri kalkındırabilecek güçte, güzellikte eserler...Bunları kaderlerine terk etmeyip onarmak çok mu zordu zamanında diye sormadan edemedim. Şu aşamadan sonra da zor artık. Şehir yıkılmış, daha tarihi eserlere sıra gelene kadar...
Bu bakımsızlıktan, bu hizmetsizlikten konu açılınca herkes topu karşısındakine atar. Kimse sorumluluk kabul etmez. Ama bir şehirde, yollar başka kurumun sorumluluğundadır, tarihi eserler başka, altyapı başka, sosyal, kültürel hizmetler başka... Eğri oturup doğru konuşalım: Biz doğru düzgün ne yol gördük ne altyapı ne sosyal hizmet ne kültürel hizmet ne de başka bir şey... Gördük diyen çıksın gezsin, kıyaslasın. Görebildiğimiz, 1990'lar standartlarıydı ancak. Asla 2020'lere yakışır bir kent hizmeti alamadık. Hiç bir kurumdan!
Tek tük olumlu örnekler vardı tabi, haksızlık etmeyelim, Müze, St. Pierre, Titus Tüneli vs. Ama şehrin potansiyeline kıyasla devede kulaktı olanlar. Çok daha fazlası olabilirdi. Depremden sonra elimizde çok daha fazlası kalabilirdi. Ayağa kalkmamız çok daha kolay olabilirdi...
Hiç değişmeyecek bu görüntü. Sistemin en büyük başarısı halkın çocuklarına sermaye için halkı dövdürebilmesi. Bağıra bağıra susuzluk gelirken halâ daha arsızca su kaynaklarını talan ediyorlar. Keşke çok olsak da durdurabilsek!
Depremzedelerin Üstüne Çimento Tozu Yağıyor!
Hatay'ın Antakya ilçesinde Güzelburç ve Kızılay Konteyner kentinin hemen yanıbaşında bulunan çimento fabrikası adeta ölüm tozu saçıyor.
İddiaya göre konteyner kentlerde kalan vatandaşların onlarca şikayetine rağmen tedbir almayan fabrika yönetimi vatandaşları göz göre göre zehirliyor.
#hatay #antakya #deprem #toz
"Amanos Dağları’nda bulunan endemik bitkiler arasında 20 tanesi sadece Antakya’da bulunuyor." @burcumeltemarik, Prof. Dr. Yelda Güzel'le Antakya'da bulunan endemik bitkileri ve bitkiler ile ilgili farkındalığın artmasının bölgeye olan yararlarını konuştu.
https://t.co/JzbTRRwmz8
Saldırı altındayız:
Sultangazi Cebeci mevkilerimizi taş ocağı ve beton santralleri için yıkıp cehenneme çevirmeye devam ediyorlar.
İstanbul’u betona yığınına çevirmek için can suyumuzu, son nefesimizi de böyle kesiyor, Kuzey Ormanları’na hala böyle kıyıyorlar👇