@turkkont Dünyanın en iyi voleybol ligi diyoruz.
Bunlar bütçe için ismine iki farklı sponsor almak zorunda kalmış
Sapkayı bı önünüze mı koysanız acaba @TVForgtr
Ben zaten başka bir takımla anlaştığı iddialarına inanmıyorum ki.
Ona dair bir şey yazmadım şu ana kadar.
Sadece bir an önce sözleşme yenilenmesi gerektiğini ve bu işin şubat-mart gibi aylara bırakılmaması gerektiğini söylüyorum.
Aksi taktirde bugün yalan olarak çıkan haberlerin gerçek versiyonunu okuma ihtimalimiz doğabilir.
Geçen sezon 19 Mart tarihinde yazmışım bunu.
Bu işin daha bu yönetime kalmadan Saran yönetimi zamanında halledilmesi gerekiyordu.
Onlar her zamanki gibi hata yaptı.
Fakat yönetim değişeli 4 ay oldu ona rağmen hâlâ tık yok. @aydinacun
Vargas ile sözleşme yenileme işini sakın önümüzdeki seneye bırakmayın.
Kızın aklını çelerler bir bakmışsın Vargas da gitmiş kalmışsın sap gibi. O yüzden hemen yarın gidin, 3 senelik yeni sözleşmeyi koyun önüne.
@zytnbahcesii Hiç inanamadım maalesef.
Aydın Bey'in kendi X hesabı yok mu?
Bir şey söylemek istese oradan paylaşırdı.
Ya da çok daha güvenilir sayfalara veya muhabirlere haber yaptırırdı.
Niye gidip, 400-500 takipçili bir duyumcu hesabına kendi ağzından tweet attırsın?
Bizim voleybol ile özdeşleşmiş iki tane taraftar grubumuz var. Biri Challange biri de 7. Adam.
Fakat buna rağmen hiçbir gündeme katılmıyorlar.
Tamam, teşekkür ederiz takımı yalnız bırakmıyorsunuz elinizden geldiğince destek de olmaya çalışıyorsunuz.
Fakat hiçbir gündemde yoksunuz.
Abbondanza'ya istifa demezsiniz, Orhan-Soner ikilisine istifa demezsiniz.
Bugün sözleşme gündemi varken en basitinden, "Melisa'ya & Arina'ya yeni sözleşme!" tezahüratı falan yapıp, sesimizi duyursanız fena mı olurdu?
Vargas, Arina ve AnaC'ya yeni sözleşme alabilir miyiz artık?
Yoksa sözleşme imzalamak için oyunculara 10 tane teklif gelmesini mi bekleyeceğiz?
@aydinacun
Evet, az önce biten lig maçını da görmüştür umarım bu el kol yapan, her şeyi biz biliyoruz havalarına giren ve “Litvanyalılar, Sırplar, Yunanlar bilmiyor bu olayı, sadece Ataşehir'de kombine sahibi olan bizler biliyoruz.” diye düşünen tayfa.
Umarım birçoğu da salonda, o çok sevdikleri ve oturmaya doyamadıkları koltuklarından izlemişlerdir bu lig maçını.
Bugün tam onların istediği, beklediği gibi bir ortam vardı salonda. Son iki dakika hariç en ufak bir gürültü olmadan, kimse onları ayağa davet etmeden, oyuncuların ayakkabısın parkeye sürtme sesini dinleyerek izlediler maçlarını.
Sadece son beş dakikada, tam da onların istediği kütüphane sessizliğinde altı serbest atış kullandık ve o sessizlikte 2/6 isabet bulduk.
Buna rağmen, ilk GFB & ÜNİFEB'in olduğu EuroLeague maçında kaçan bir serbest atışı; harçlığından kısıp oraya gelen, altyapı voleybolu, altyapı basketbolu, altyapı futbolu ve diğer tüm şubelerimizi kadın-erkek branş ayrımı yapmadan, Türkiye'nin 81 ilinde mümkün olduğunca yalnız bırakmamaya çalışan, kareografiler veya pankartlar yapmak için günlerce sabahlayan gençlere bağlayıp, el kol yapmazsınız umarım.
Artık o gözleriniz açılsın bir zahmet.
İlk salonda olduğunuz maçta serbest atışlar esnasında yapacağınız tezahüratları merakla bekliyoruz.
@gencfborg@unigfborg@1907unifeb
Basketbolda serbest atış atılırken sessiz olmak gibi bir olayın her salonda olduğunu düşünen herkese toplu bir cevap olsun:
Öyle bir şey yok.
Bu attığım takımların herhangi bir maçını izlerseniz bunu anlarsınız. Ayrıca benim attığım örnekler de epey yeterli olur.
Çünkü bu attığım örneklerin kimi play-off maçlarında, kimi derbi maçlarında, kimi ise eşitlikle girilmiş son 1 dakikada kullanılan serbest atışlar. Yani sıradan maçlar veya sıradan durumlar değil.
Ona rağmen bu serbest atış fikrinize inanmaya devam edersiniz o zaman da kanıtlı örnek sunun.
Gidin Fenerbahçe'nin iki şartta da kullandığı en az 50'şer serbest atışın istatistiğini tutun ve bizimle de paylaşın.
Fakat bu Avrupa'da böyle oluyor diyerek, Kızılyıldız, Partizan, PAO veya Zalgris örneklerini vermeyin. Bu bilginiz doğru değil.
Ezber konuşmaya devam, bravo.
Ben senin o hatırlayamadığın maçı da söyleyeyim- Fenerbahçe-Oly maçı.
Melli'nin 3+1'inde kullanılan serbest atışta tepki gösterdi.
Orada yapılan tezahüratta herhangi bir tezahürat değil, Melli'nin adına yapılan tezahürattı.
Adamın koçluk kariyeri 10+ yıllık.
Ve örnekte de belirttiğim Zalgris'in başında da koçluk yaptı bu adam.
Sen de gelip binlerce serbest atıştan 1 tanesini örnek gösterip "Saras buna tepki gösterdi" diyorsun.
Onu da %100 alıntıladığık hesaptan görmüşsündür.
Boşuna o alıntıldığım yazıdan örnekler verme bana. Çünkü o yazıda doğru olan çok az şey var.
O yüzden gelip bir de burada "haklı iken haksız olursun." edeviyatı falan da yapma burada.
Dediğim gibi, git Fenerbahçe'nin iki durumda da kullandığü 50'şer serbest atışın istatistiğini tut. Öyle gel.
Basketbolda serbest atış atılırken sessiz olmak gibi bir olayın her salonda olduğunu düşünen herkese toplu bir cevap olsun:
Öyle bir şey yok.
Bu attığım takımların herhangi bir maçını izlerseniz bunu anlarsınız. Ayrıca benim attığım örnekler de epey yeterli olur.
Çünkü bu attığım örneklerin kimi play-off maçlarında, kimi derbi maçlarında, kimi ise eşitlikle girilmiş son 1 dakikada kullanılan serbest atışlar. Yani sıradan maçlar veya sıradan durumlar değil.
Ona rağmen bu serbest atış fikrinize inanmaya devam edersiniz o zaman da kanıtlı örnek sunun.
Gidin Fenerbahçe'nin iki şartta da kullandığı en az 50'şer serbest atışın istatistiğini tutun ve bizimle de paylaşın.
Fakat bu Avrupa'da böyle oluyor diyerek, Kızılyıldız, Partizan, PAO veya Zalgris örneklerini vermeyin. Bu bilginiz doğru değil.
Bu yazıyı görmeden önce de aynı fikirdeydim, gördükten sonra da aynı fikirdeyim: Bu arkadaşlar git gide beka sorunu oluyorlar.
Kimse sizlere "bağırmayın, destek olmayın" demiyor, diyemez de. Takıma katkınız yadsınamaz ve kimse de bunu inkar edemez.
Sizden istenen şey bizim takım oyuncuları serbest atış kullanırken birkaç saniye susmanız.
Bu iş yıllarca böyle oldu. Kafanıza göre düzen kurmayın. Avrupa'da da böyle oluyor. O çok beğendiğiniz OAKA'da da, Kızılyıldız tribünlerinde de, Oly tribünlerinde de böyle oluyor. Bir de yalan söylüyorsunuz "oyuncularla konuştuk, sessizliğin etkisi yok" diye. Geçen sene bir maçta -bulursam paylaşacağım- Saras, serbest atışlar sırasında tezahürat yapılmasına çok sinirlendi ve ilk kez taraftara el kol yaptı.
Ben 10 yılı aşkındır o tribündeyim. Bir tek siz mi fedakarlık yapıyorsunuz? Belki de sizler benim yıllardır yaptığım ve yapmaya devam ettiğim fedakarlığın 1/10'unu yapmıyorsunuz. Kimse kalkıp da bana had bildirmeye kalkamaz. Pek çoğunuz üniversite öğrencisisiniz, hayata atıldığınızda göreceğiz acaba kaçınız benim gibi, bizim gibi devamlılık sağlayacak?
Ayrıca tribünde "Bağırmayan taraftar siktirsin gitsin" diye de bağıramazsınız. Kimse size sormayacak nerede olacağını. Hadi biz de o zaman "serbest atış sırasında susmayan taraftar siktir olsun gitsin" diyelim. Karşılıklı küfürleşelim. Bu mudur istediğiniz?
Dün size insanlar tepki gösteriyor susmadınız diye, "susmuyoruz" diye bağırarak inatlaşıyor, sonra gelip bir de bunu yazıyorsunuz.
Ayrıca, sayınız diğer insanlara göre daha az. Salonu "ele geçirmek" gibi bir niyetiniz var ise eğer her tribünden bilet SATIN ALIN önce.
Son olarak, lütfen gidin ve futbolda ne yapıyorsanız yapın. Pek çok tezahüratınız uymuyor basketbola. "Fener baaaskeeet bollll" diye bağırıyordunuz Bologna maçında.
Bu salon başarıların olduğu, kaosun olmadığı, herkesin keyif aldığı bir yer. Bunu yok etmeyin.
Büyük çoğunluğu basketbolun temel kurallarını dahi bilmeyen bir ekip -evet, gerçekten pek çoğunuz bilmiyorsunuz-, basketbolun kurallarını çok iyi bilenlere ve bu salonda yıllarını harcayanlara posta koymaya çalışıyor, şaka gibi.
Tam olarak şu. Fazlası yok, eksiği var.
Adamı p2'den p17'ye düşürdüler bir de utanmadan pite çağırıyorlar hâlâ.
Vallahi Hamido'nun yerinde olsam arabayı sağa çekip inerdim.
Şu arabayla sıralamada mucize yaratacağım sonra o aptal stratejileri ile benim yarışımı bitirecekler...