“Ama sanki hariciye ve sanayi tarihimiz boyunca bu ülke tek bir çivi dahi çakmamış, bütün teknoloji birikimimiz bir kenara atılmış da; her şey son 20 yılda gökten zembille, e-devlet şifresiyle beraber inmiş gibi böbürlenen bir zeka konforunu nasıl anlayabiliriz?”
Allı allandı Güllü evlendi
İktidar KK’yla CHP’yi bölmekte başarılı olmaya oldu da istediği siyasi sonucu elde edebilecek mi o belli değil
YP’nin günü gelene kadar zaruret dışında CHP ile ilgilenmemesi TR’nin çözüm bekleyen acil kök sorunlarına yönelmesi başarmasının anahtarıdır
Sn @kilicdarogluk bu saatten sonra ülkeye ne yapacağınızın/yapabileceğinizin hiç bir önemi yok; bundan sonra önemli olan tarihe nasıl geçeceğiniz, nasıl anılacağınız, neslinize nasıl bir miras bırakacağınızdır.
Zamanınız var, karar sizin
Saygılarımla
İçinden geçmekte olduğumuz süreç bizim” Fransız Devrimi “mimizdir
Bedelini ödemediğimiz, yukarıdan sunulan ihsanlarlar, sunan tarafından istendiğinde geri alınabilmektedir
İhtiyacımız hakkımızın ihsanı değil, bedel ödeyerek temel Hakk’a ulaşmak için demokratik mücadeledir.
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
Dün bu X masajını yazmış fakat paylaşmamıştım.
Artık buna gerek kalmadı.
Uzun yıllar CHP Genel Başkanlığı yapan Kemal Kılıçdaroğlu siyaseten vefat etmiştir.
Ruhuna Fatiha
Mesele CHP değil, özne Türkiye hukuk devleti olarak kalacak mı?
Mahmut Arıkan:
“İhaleye fesat mı karıştırdın? Sorun yok. Hakkında yolsuzluk iddiası mı var? Önemi yok. Usulsüzlükle mi suçlanıyorsun? Hiç dert etme. 'AK-MATİK' var. Bir yıkamada, bir rozet değişikliği ile her şey bir anda tertemiz oluveriyor. Şaka gibi ama maalesef gerçek”
@halktvcomtr Ne babamın parası ile adam olmadım, ne de devletin hak edilmeyen parasıyla adam oldum. 28.5 yıl çalıştım. Alımın teri. Size de tavsiye ederim.
@veliagbaba@UmitDikbayir Sayın ağababa sivreltiğiniz kazık misali!!! Yalım sizin genel merkezine yalvardı lar ana siz bu kazıktan vaz geçemediniz. Halende il ilçe yönetimi cumhuriyet halk partisine yakışır bir şekilde göreve gelmediler. Bu kadar kazıktan sonra Dur demiyecekmisiniz?!!!
@durbunhaber Her yönüyle sakil bir durum
Ne yani bu rica olmasaydı hak sahibinin hakkı ödenmeyecek miydi?
Hak için aracı koymak, hakkı lütuf olarak sunmak
“Çalışanın hakkını alın teri kurumadan ödeyiniz”
değerini istismar edip içini boşaltıp retorik düzeyine indirmek
Tam bir riyakarlık
@halktvcomtr@ismailsaymaz İlk defa olmuyor bu yolsuzluklar. Huzurevinde çalışıp alnın akıyla ayrılabilmek kadar güzel bir şey yoktur. Sosyal hizmetler Allah a emanet. Gelen giden mülkü amirler sadece aklı başında eli ayağı düzgün insanlarla fotoğraf çekilip giderler.
Hiçbirşey olmasa bile kesinlikle birşeyler oldu diye vurguluyor...
Seninle dalga geçiyor, ey halkım!
Bak, halkı ekmeğe muhtaç ettik ama bilançomuz iyileşti diyor seni yöneten.
Ama suçun hepsi sende!
SENSİN BUNLARIN SORUMLUSU!