Maarif Modeli alelacele yürürlüğe kondu ve bugün ortaya çıkan tablo ne yazık ki ciddi sorunlara işaret ediyor. Öğretmenlerden, velilerden ve öğrencilerden gelen geri bildirimler; birçok derste müfredat karmaşası yaşandığını, materyal eksikliklerinin bulunduğunu, öğretmenlerin yeterli hazırlık süresi olmadan uygulamaya geçtiğini ve öğrencilerin adaptasyon sürecinde zorlandığını gösteriyor.
Eğitim, deneme-yanılma ile yürütülebilecek bir alan değildir. Böylesine kapsamlı değişiklikler; pilot uygulamalar, sahadan gelen görüşler ve güçlü bir hazırlık süreciyle hayata geçirilmelidir. Öğretmenlerin, velilerin ve öğrencilerin deneyimleri dikkate alınarak Maarif Modeli acilen yeniden değerlendirilmeli ve gerekli revizyonlar yapılmalıdır.
#MaarifModeli #Eğitim #MilliEğitim
Liseler sınavında derece yapıp Fen lisesini kazandım.
Tübitak matematik olimpiyatlarında dereceler yaptım.
Üniversite sınavında yine derece yapıp İngilizce Tıp Fakültesini bitirdim.
Dünyanın en zor sınavı olan tıpta uzmanlık sınavını kazandım, uzman doktor oldum.
11 yıldır aktif hekimlik yapıyorum ama cart curt gençlik kollarındaki lise terk adam, benim alamadığım evi alıyor, binemediğim arabaya biniyor.
Meğer mesele okumak değilmiş, doğru yere yaslanmakmış..
Sınıfım çiçek gibi. Öğrencilerim saygılı, ilgili. Resim yaparken klasik müzik dinliyorlar. Okuldan çıkınca parkta kavga kıyamet. Sebebi saldırgan ve küfürbaz tek bir öğrencim. Çünkü o çocuğun ailesi de kavgacı, çocuk başıboş. Davranış eğitiminde aile işbirliği yoksa hep eksiğiz.
Kahramanmaraş katilinin rehber öğretmeni, durum için katilin öğretmen olan annesiyle iletişim kurmuş ancak telefon suratına kapatılmış.
Aile katilin sorunlarını “üstün zekâ” diyerek normalleştirip destek almayı reddetmiş.
Anne ve baba baş suçlu!
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Her veli toplantısında dile getirdiğim bir mesele var: Sınıfta otoritemi korumam ve daha sağlıklı eğitim verebilmem için evde öğretmene saygıyı ihmal etmeyin. Çocuk, öğretmeni evde nasıl duyarsa okula da öyle taşır; öğretmene öyle davranır. Öğretmene saygı, eğitime saygıdır.
Milli Eğitim Bakanlığına okullarda yaşanan olaylarin azalması için 5 öneri
1-Ortaokullarda özürlü 20 özürsüz 20 olmak üzere toplam 40 gün devamsızlığı olan direkt sınıf tekrarına bırakılsın.
2-İlkokullarda sınıf tekrarında veli dilekçesine gerek duyulmadan yapılması
3-RAM'a yönlendirilmesi uygun görülen öğrencinin velisinden izin alınmaması
4-Sürekli devamsızlık yapan ve 3.maddenin
uygulanmasından rahatsız olan velinin elinden çocuğun alınarak sevgi evlerine gönderilmesi
5-Öğretmene şiddet uygulayan veya tehdit içerikli mesaj atan velinin en az 5 yılla yargılanması
Kötü davranışların bedelini ödemeyen çocuklar yetişiyor.
Biz öğretmenlerin eli kolu bağlı. Disiplin yönetmeliği zaten havada .
Geçtim liseyi ,ortaokulu…Birinci sınıf öğrencisi, bizlere kafa tutabiliyor artık.
30 yıllık öğretmenim.Hiç böylesi bir ortam yaşamadım.
Bir çocuğun / gencin çekindiği
üç unsur vardı. Evde anne baba, okulda öğretmen ve sokakta kolluk güçleri.
Önce “çocuğunuzla arkadaş gibi olun” modasıyla anne-babanın otoritesi bitti.
Sonra okulda öğrenci ve velinin fiziksel ve sözlü şiddetine karşı sahip çıkılmayarak öğretmenin itibarı yerle bir edildi.
Akabinde AB uyum yasaları diyerek kolluk kuvvetleri güvenlik görevlisine dönüştürüldü.
İnsan bir otoriteye tabi olması içgüdüseldir. Hayatındaki bu otorite eksikliği boşluk kabul etmedi.
Korkacağı, çekineceği bu üç unsurdan artık çekinmeyen çocuk ve gençteki bu otorite boşluğunu sokaktaki serseri, dizideki kabadayı, okul önündeki mafyatik tipler doldurdu.
Şimdi elimizde sadece anne babadan, öğretmenden veya kolluk kuvvetlerinden değil, mahkemeden, hakimden, savcıdan hatta cezaevinden bile çekinmeyen bir gençlik kaldı.
Yapımda ve yayında emeği geçenlere Allah izan ve nizam versin.
Okullarda disiplin yönetmelikleri acilen tekrardan gözden geçirilmeli! Bir öğrenciyi kazanacağız diye 40 öğrenciyi kaybetmek istemiyoruz artık! Disiplin edilemeyen her öğrenci, mezun olunca toplum için bir süre sonra tehdit oluyor! Suç işleyenlere ciddi yaptırımlar gelmeli!
Çin, şehir içi sıcaklığı düşürmek amacıyla otoparkları yüzen bahçelere dönüştürdü.
Betonlaşmanın neden olduğu aşırı ısınmayı engelleyen bu proje, hava kalitesini iyileştirerek şehir hayatını daha yaşanabilir kılıyor.
Banyoya bir çam kozalağı koyarsanız, duş sırasında oluşan nemle birlikte kapanır; ortam kuruduğunda ise tekrar açılır.
Bu sayede kozalağı, banyonuzdaki nem dengesini takip etmek için doğal bir higrometre olarak kullanabilirsiniz.