Zeytinburnu'nda ölü bulunan anne Fatma Nur Çelik'e vakıf şubesinde tecavüz edip 2017 yılında evlendikten sonra, 3 yaşındaki öz kızına cinsel istismarda bulunan ve kuvvetli deliller olmasına rağmen TUTUKSUZ yargılanan Kuran'a Hizmet Vakfı sorumlusu Ayhan Şengüler.
Türk Telekom’da bir gelişme var!
Değerli dostlar,
Bugün itibariyle yaşanan gelişmeye göre;
Türk Telekom’un İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’daki 6 milyon 300 bin aboneye verilen abone hizmetleri, abone tesisi ve arıza ıslahıyla ilgili işlerin;
Yandaş şirketlere fiili olarak devri, devre 2 gün kala apar topar ertelendi. Fiili devir tarihi 1 Şubat 2026’dan 1 Mart 2026’ya alındı.
Bu erteleme kararında etkili olan kamuoyunun güçlü desteği için teşekkür ediyorum.
Devasa bir kamu zararı doğuracak ve binlerce Türk Telekom teknikerini işten koparacak olan;
Bu devirler iptal edilinceye kadar mücadeleye devam❗️
Suç duyurusunda bulundum❗️
AKP’nin 2017 yılında 21-b pazarlık usulü ihaleyle, adrese teslim olarak Makyol şirketine verdiği;
Antalya-Konya karayolunun ilgili kesimlerinin yağmurda sular altında kalması ve 3-4 metre derinliğe sahip bir göle dönmesiyle ilgili suç duyurusunda bulundum.
Bu rezaletin şüphelileri⬇️
🔵Cumhurbaşkanlığı Kabinesindeki Bakan sayısının beşte biri kadar bakan;
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, Tarım ve Orman Bakanı
🔵İhaleyi alan ve inşaatı yapan şirket MAKYOL
🔵Diğer yetkili kamu görevlileri
Peki bu rezalet neden oldu?
❌Yolun kot seçimi yanlış
❌Sanat yapıları yetersiz
❌Güzergah seçimi yanlış
❌ÇED gerekli değil kararı yanlış
❌Drenaj çözümleri yetersiz
❌Doğal su döngüsü korunmamış
❌Havza bütünlüğü gözetilmemiş
❌Yüzey ve yeraltı suları sürekliliği bozulmuş
❌Afet riski yok sayılmış
❌Su baskın ihtimali yok sayılmış
Sonuç⬇️
Bu ihale kapsamında;
KGM’nin MAKYOL şirketine ödediği toplam tutarın dolar karşılığı, iş artışıyla birlikte⬇️
179 Milyon Dolar❗️
Bunca ödenen paranın ardından yolun sular altında kalması kamu zararıdır.
Bu bir doğal afet değil, sorumsuzluğun, kâr hırsının, kanun tanımazlığın bir sonucudur❗️
⬇️⬇️⬇️⬇️
“Laikliği Savunuyoruz” bildirisine imza atan Laiklik Meclisi Yürütme Kurulu Üyemiz Mahmut Aslan ifadeye çağrıldı.
Mahmut Aslan ifadesinde, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve demokratik bir devlet olduğunu düzenlemekte, yönetim şeklini bu şekilde belirlemiștir. Bu nedenle bildiride yazılanlar suç değildir. Anayasayı savunmaktır. Her yurttașın görevidir. Ayrıca bize bu suçlamalarda bulunanlar anayasayı ihlal suçu işlemektedir” şeklinde beyanda bulundu.
https://t.co/brJisKI82C
İhtiyaç sahibi öğrenciye kaynak bulmaya çalışmak ağır cezalık suçmuş. Sulh ceza hakimi kararı açıklamadan 20 dakika önce tutuklandığımızı sosyal medyadan öğrendik. Türkiye’deki adaletin geldiği nokta bu. Benim korkacağımı düşünen varsa sakın hayal görmesin. Sevinenler kına yaksın. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.
"LAİKLİKLİĞİ BİRLİKTE SAVUNUYORUZ" bildirisi konusunda,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 3 Mart 2026 tarihinde ifademi verdim.
Hiç kimse laikliği savunmak nedeniyle suçlanamaz.
Laikliği savunmak suç ise bu suçu işlemeye devam edeceğiz.
Laikliği savunduğumuz ve savunmaktan vazgeçneyeceğimiz için aynı metni ifadem olarak da yazıp altına imzamı attım.
Laiklik özgürlüktür.
Din ve vicdan özgürlüğü dahil, bütün hak ve özgürlüklerin yaşanabilmesi, ancak ve ancak laik hukuk devletinin varlığı ile olanaklıdır.
Laikliği savunmak, herkesin hak ve sorumluluğudur.
Laikliği savunmak gelecek kuşaklara karşı da sorumluğumuzdur.
Bu nedenlerle laikliği savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
#LaiklikÖzgürlüktür
#LaikliğiBirlikteSavunuyoruz
Kurt kuzuyu yemeye karar vermişse bahanesi çok olur.
Üç dönem milletvekilliği yapmış, iki kez Bolu���da açık farkla seçilmiş Tanju Özcan, Bolu’nun gençlerini, öğrencilerini düşündüğü, onların daha rahat ve huzurlu eğitim almaları için burs sağladığı için tutuklandı.
Moralini yüksek tut Tanju Başkanım, bu günler geçecek, Bolu’nun iradesi de, senin mücadelen de ayakta kalacak. Bu hukuksuzluğu pervasızca yapanlar and olsun ki bağımsız yargı önünde hesap verecek.
Bu olayı okuyup geçmeyin. Olabildiğince her yerde, herkesle paylaşın ki skandalı duymayan kalmasın:
— Aylardır kızı ve kendisi için adalet arayan bu annemiz #FatmaNurÇelik ve kızı bugün sahilde ölü bulundu!
Kuran’a Hizmet Vakfı sorumlusu Ayhan Şengüler'in istismarına karşı yıllardır mücadele veren, sesini duyurmak için adliye önünde nöbet tutan Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra’nın cansız bedenleri Zeytinburnu sahilinde bulundu.
Anne “ölürsem intihar etti demeyin” demişti. Bu yüzden “intihar etti” demiyorum. Bu adam EN AĞIR CEZALARI almalı! Yeter artık! Bir canımızı daha kaybetmek istemiyoruz!
LAİKLİĞE VE LAİK EĞİTİME SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Türkiye Cumhuriyeti’nin modern, bağımsız ve laik bir hukuk devleti olarak inşasının en önemli dönüm noktalarından biri olan 3 Mart 1924 Devrim Yasalarının yıldönümünde; laiklik ilkesinin, hukukun üstünlüğünün ve eğitimde birlik anlayışının tarihsel ve anayasal önemini bir kez daha hatırlatma sorumluluğunu taşıyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Şeriye ve Evkaf Vekâleti’nin kaldırılması ve Hilafetin ilgası ile hayata geçirilen reformlar; çağdaş yurttaşlık anlayışının, bilimsel düşüncenin ve demokratik toplum düzeninin temel taşlarını oluşturmuştur.
Anayasa’nın 2. maddesinde Cumhuriyetimizin temel nitelikleri arasında sayılan laiklik ilkesi, yalnızca devlet düzeninin değil, toplumsal barışın, eşit yurttaşlığın ve hukuk güvenliğinin de en önemli güvencelerinden biridir. Laiklik ilkesi, tüm yurttaşların inanç ve vicdan özgürlüğünün korunmasının yanı sıra kamu hizmetlerinin tarafsız ve eşitlikçi biçimde yürütülmesinin de temel koşuludur.
Eğitim, yurttaşlık bilincinin gelişmesini sağlayan en temel kamusal hizmetlerden biridir. Bu nedenle eğitim hizmetlerinin devletin gözetim ve denetimi altında, bilimsel esaslara dayalı, eşitlikçi ve laik bir anlayışla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana hedeflenen çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmanın en güçlü dayanaklarından biri laik ve bilimsel eğitimdir.
Son dönemde eğitim politikalarına ilişkin bazı düzenleme ve uygulamalar, kamusal eğitimin niteliği, tarafsızlığı ve laiklik ilkesi açısından kamuoyunda tartışmalara yol açmaktadır. Eğitim kurumlarının, tüm inançlara ve inançsızlıklara eşit mesafede duran; bilimsel bilgiye dayalı, çoğulcu ve kapsayıcı kamusal alanlar olarak korunması gerektiğine inanıyoruz.
Laiklik ilkesi, yalnızca bir anayasal düzenleme değil; hukukun üstünlüğünün, demokratik toplum düzeninin ve toplumsal barışın vazgeçilmez dayanağıdır. Anayasal değerlerin korunması, eğitim hakkının eşit ve bilimsel temeller üzerinde sürdürülmesiyle mümkündür.
İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu olarak;
Anayasa’da güvence altına alınan laiklik ilkesine sahip çıkmaya,
Çağdaş, bilimsel ve kamusal eğitimi savunmaya,
Eğitim hizmetlerinin eşitlikçi ve tarafsız bir anlayışla yürütülmesini desteklemeye,
Eğitim kurumlarında din ve vicdan özgürlüğü ile eşitlik ilkesinin korunmasını savunmaya
kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna bildiririz.
İSTANBUL MESLEK ODALARI KOORDİNASYONU
İstanbul Barosu | İstanbul Dişhekimleri Odası | İstanbul Eczacı Odası | İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası | İstanbul Tabip Odası | İstanbul Veteriner Hekimler Odası | TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu
Öyle bir program ve kadroyla ortaya çıkıyoruz ki:
Ülkeyi yerinden yöneteceğimizi,
şehirlerimizi dayanıklı, şehirlerimizde hayatı güvenli, ferah ve ucuz kılacağımızı herkes görecek.