Büyük Türk Milleti'ni Cumartesi günü saat 13.30'da vatan ve millet uğruna bedel ödeyen kahraman gazilerimize destek olmak üzere Ankara Güvenpark'a davet ediyorum.
Çerçeve Yasa ile bebek, asker, öğretmen, yaşlı, genç demeden binlerce insanımızı katleden PKK'lı teröristler affedilirken, bedel ödeyen şehitlerimizin, gazilerimizin yanında durmak namus borcumuzdur.
Bu adam; terör örgütü PKK’nın 7.500 mermi kullanarak yaptığı hain saldırıdan sağ kurtulmuş, 33 silah arkadaşı yanında şehit olmuş hayata tutunmuş, ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş, isyan etmemiş ama hakkını ararken hayatını kaybetti.
Bu adamın ahında boğulacaksınız.
Kütahya'da kamulaştırma kapsamında yıkım kararı verilen evin tahliyesi sırasında, 74 yaşındaki ev sahibi kadın, evi için 550 bin lira kamulaştırma bedeli teklif edildiğini öğrenince fenalaştı.
(KütahyadanHaber)
Güney Koreliler Bile Gazilere Saygı İçin Güvenpark’taki Eylemimize Desteğe Geldi Bir Siz Gelmediniz….
Şehidini Gazisini Bilmeyen Bir Halk Olduk.
BİZLER BİR DAHA ÖLDÜK
TEŞEKKÜRLER
SİLİVRİ SICAKTIR : FATMA SİBEL'DEN MEKTUP VAR
======================================
Ne diyelim...Silivri'den selamlar.
Hakim dedi ki:
"Maktul İbrahim Paşa olayını gündeme getirmenizi kamu düzenini bozucu nitelikte bulduğum için tutuklanmanıza karar verdim."
Ben de zaten, benden önce 55 adet uyuşturucu şüphelisini sorgulamış ve 50'sini serbest bırakmış olan hakimi hiç yormak niyetinde değildim.Uzatmadım.
Biz zaten; 50 adet uyuşturucu şüphelisinin toplumun içine salınmasının kamu düzenini bozmayacağını ama adı sanı yıllar önce unutulmuş bir eski bakana Maktul İbrahim Paşa hatırlatmasının bozacağını bilen insanlarız.
O bakımdan gülümseyerek Silivri'nin yolunu tuttuk. Zaten, "bırakır" umudu ile sorgu hakimine dil dökmeye karşıyım.
Silivri (yeni adıyla Marmara Ceza İnfaz Kurumu) güzel bir yer; adeta bir "yaşam alanı". Her taraf tertemiz, görevliler güleryüzlü. Kurum içi düzen tıkır tıkır işliyor.
Bir reviri var; "revir" dediysek neredeyse sadece ameliyathanesi eksik.
Belki de Vatan Emniyet'İn nezarethanelerinden sonra burası bize otel gibi gelmiştir ama Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ni de görmüş biri olarak , "Bakırköy mü, Silivri'mi" diye sorsalar Silivri'yi tek geçerim.
Atacağı twitle başını belaya sokacak arkadaşlar; tutuklu nakillerinin o ay hangi cezaevine yapılacağını öğrenerek ona göre twit atsınlar.
Artık sıraya koymuşlar.
Bir ay Bakırköy, bir ay Maltepe, öteki ay Silivri.
Temmuzda nöbet Silivri'ye geçtiği için bir gün farkla Silivri'yi yakaladım. Kendimi ikramiye çıkmış gibi hissediyorum.
Şu da var ki; Ekrem İmamoğlu ve ekibinin Silivri'ye gelmesinden sonra sanki Silivri'nin şartları olumlu anlamda epey değişmiş. 2008 yılından 2012 yılına kadar "Ergenekon" sanığı olarak Silivri'ye gelip gitmiş biri olarak söylüyorum.
VIP konukların barındırıldığı, dünyanın gözü önündeki bir infaz kurumu olarak bir hayli çeki düzen verilmiş bu güzide kurumumuza.
İçeride,eski bir siyasetçiyi Maktul İbrahim Paşa'ya benzettiğiniz için yatıyor olmanız Libya, Pakistan ligi bir demokrasiye delalet ediyor olabilir ama fiziki şartlarda kusur bulursanız ayıp edersiniz.
Biz zaten hiç bir zaman, bir eli yağda, bir eli balda gazetecilerden olmadık. Mesleğimizin taşıdığı riskin bilincindeyiz. Gazeteciyi tutuklatarak cezalandıracağını zannedenler gülünç duruma düşmesin.
Bir gazeteci için böyle bir dönemde Silivri'de olmanın mesleki tecrübeye ve ülkeyi daha iyi tanımaya katacağı şeyleri düş��nebiliyor musunuz?
Silivri Türkiye'nin laboratuarı. Burada inanılmaz insan manzaraları, dramlar ama onların yanısıra da komedi filmlerini aratmayacak hayatlar var.
Aktarmaya devam edeceğim.
Sağlıcakla kalın.
@ErkaniHarbiyye Turkiyede șu anda depreme uygun diye satilan hafif çelik binalar hepsi.Tum dunyada minimum S350 kullanilirken Turkiyede S280 ve 08-1.2mm sacdan uretilen yapilar bunlar.Arada ki ton basina maliyet farki sadece 100 dolar.
Senin suç duyurunla bugünkü tutuklanmasının arasında bağ var demedik ; gözünle oku @muratagirel .
Açtığın davada takipsizlik kararı verilince üstüne bir de "huzurumu bozuyor" suçlaması ile saat 8'de kapımıza polisleri kapımıza dayatman ile;
aynı şeyi Berat Albayrak'ın yapması arasındaki benzerliğe dikkat çektik.
Hangi sıradan vatandaş Türkiye'de herhangi bir başkası hakkında "huzurumu bozuyor" diye suç duyurusunda bulunuyor da, ertesi gün kapısına hemen beş tane polis dayanıyor?
Hem de adli işlem yapmayı zorlaştıracak saat 8 gibi müthiş bir zamanlama ile.
Türkiye'de kim polis/savcıları bu kadar hızlı ve nokta atış harekete geçirebilir?
Kapınızın önünde Devlet'in polisi 24 saat nöbet tutarken; aynı Devlet'in polisi bizi cezaevine götürmekle meşgul.
Devlet içindeki klik savaşlarında bir kliğe hizmet etmeyi muhaliflik olarak pazarlamayı bırakın.
Geç bunları çocuk...
Ustan Tuncay gibi Uğur Mumcu olacakken operatif bir Uğur Dündar'a dönüştün, hala bize masal okuyorsun.
Bizim Silivri cezaevi önündeki bavullu fotoğraflarımızı;
"biz Silivri cezaevine bavulumuzla gittik" diyerek sahtekarca sahiplendiğin gün karatın belli olmuştu.
@fsyuksek yine Silivri cezaevi yolunda bavulu ile.
Fotoğrafını iletiriz ; ileride seninmiş gibi sahiplenirsin yine.