Diyarbakır’ın eski İl Emniyet Müdürü Sayın Dr. Fatih Kaya’nın görev yaptığı dönemde, kendisiyle bizzat telefonda görüşür; tarafımıza iletilen sorunlarla ilgili karşılıklı istişarelerde bulunur ve çözüm yolları arardık...
Kendisi, nezaketiyle, devlet ciddiyetiyle ve sorun çözme iradesiyle gerçek anlamda bir devlet adamıydı...
Kendisine bu vesileyle kucak dolusu selamlar ve sevgilerimizi gönderiyoruz...
Makamlar gelip geçicidir; önemli olan o makamları nasıl doldurduğunuz ve o makamda nasıl iz bıraktığınızdır...
Bazıları ise makamın ağırlığını taşımak ve o koltukları doldurmak yerine, vatandaşa ve personele tepeden bakmayı, ceberrutluk ve zorbalık yapmayı yöneticilik zannediyor...
O yüzden mahiyetindeki personeller hep mutsuz ve baskı altında...
Devlet adamlığı başka, kibir başka bir şeydir...
Bu tür idarecilerin sığır çobanı olmaları bu ülke için daha faydalı bir iş olurdu...
Haksız mıyım...?
İntihar eden Polisimizle alakalı korkunç bir iddia daha !
#Skandal 🤬🤬🤬
Başakşehirde intihar eden Mehmet ERBİL’in eşiyle az önce görüştüm.
Yenge Hanımın dediğini dilim döndüğünce aktarıyorum:
- “ Öncelikle ne Başakşehir Emniyet Müdürü ne Kaymakam beni aramadı. İlgilenmedi ‼️
Ayrıca (X) Başkomiser, eşimin bir kadınla ilişkisi olduğunu belirtti”
Dedi
Yani kocası dün intihar etmiş, halen yoğun bakımda savaş veren, biri otizmli 2 pırlanta gibi evladı olan acılı Eş’e bu denecek laf mı ?
Hangi vicdan, hangi ahlak, hangi insan bunu kabul eder ?
İntihar eden Polisle alakalı CHP’nin meclise soru önergesi vermesini, birtakım mobing ve ağır iddiaları manipüle etmek için, bu yol mu seçildi ? Yenge Hanım bununla alakalı ifade vermeye hazırım,
iletin lütfen dedi.
Sn. İç İşleri Bakanım, bu konuya hassasiyetle yaklaşacağınızı umuyorum. Soruşturmanın selameti açısından, ismi geçen, mobing iddiaları yaptığı öne sürülen kişilerin açığa alınması gerekmez mi ?
@RTErdogan@TC_icisleri@EmniyetGM@TC_istanbul@istanbul_EGM@CHP_Basaksehir
İki polisi katleden psikopatın
yakalanma anı👇
Elinde yine silah‼️
Alnının ortasından vurulması gerekirken….
Çünkü
POLİSİN SİLAHI VAR
SİLAH KULLANMA YETKİSİ YOK‼️
Olmaz böyle şey
Polis Meslek Kanunu ile birlikte
Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu da
Acilen güncellenmelidir
Güne Merhaba
NEDEN EMNİYET TEŞKİLATI’NIN BAŞINDA, TEŞKİLATIN KENDİ GÜZİDE KADROLARINDAN BİRİ NEDEN GENEL MÜDÜR OLMAZ?
Bir kez daha hatırlatıyoruz.
Asıl mesele; Emniyet Genel Müdürü’nün mülki idare amiri olmasının ötesindedir.
Esas mesele; Türkiye’nin en stratejik kurumlarından biri olan Emniyet Teşkilatı’nın bugün yaşadığı moral, motivasyon ve kurumsal aidiyet problemidir.
Bekçisinden polis memuruna, komiserinden emniyet genel müdür yardımcısına kadar teşkilatın her kademesinde ciddi sorunlar yaşanıyor.
VE ÖNÜMÜZDE ÇOK ZOR VE KRİTİK AYLAR VAR.
POLİSİN MORAL MOTİVASYONU ÇOK ÖEMLİ.
Özlük hakları…
Çalışma şartları…
Amir-memur ilişkilerindeki problemler…
Psikolojik problemler…
Artan polis intiharları…
Mesleki tükenmişlik…
Bütün bunların sebep-sonuç ilişkileriyle birlikte masaya yatırılması ve polis teşkilatına yönelik gerekli adımların gecikmeden atılması gerekiyor.
Çünkü moralsiz polis sahada etkili olamaz.
Polisin etkili olamadığı yerde sokakta güvenlik problemi ortaya çıkar.
Güvenlik probleminin olduğu yerde huzur olmaz.
Huzurun olmadığı yerde ise demokrasi sağlıklı işlemez.
Bunu Ankara’daki siyasetçi arkadaşlara daha nasıl anlatacağız?
15 Temmuz işgal girişiminin ayak sesleri, 7 Şubat MİT kriziyle başladı; 17-25 Aralık süreciyle açığa çıktı ve nihayetinde 15 Temmuz gecesi işgal girişimine dönüştü.
Devlet aklı ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın milletimiz ile birlikte kararlı duruşu sayesinde, özellikle 17-25 Aralık operasyonlarından sonra yargı, bürokrasi ve emniyet içerisindeki işgalci yapılar tasfiye edilmeye başlandı.
Tamamı temizlendi mi?
Hayır.
Hâlâ saklananlar var mı?
Evet.
Ancak o süreçte polis teşkilatı kendi içinde çok ciddi bir yurtsever dönüşüm yaşadı.
FETÖ tarafından türlü operasyonlarla tasfiye edilmek istenen, iftiralarla yargılanan, intihara sürüklenen, ihraç edilen ya da kenara itilen vatansever emniyet mensupları; o kritik dönemde devletine, milletine ve bayrağına sahip çıktı.
15 Temmuz gecesi siyasetin içinde saklananları, ortadan kaybolanları, çiftlik çiftlik dolaşanları millet unutmadı.
Diğer tarafta ise Özel Harekât Daire Başkanlığı bombalandı.
Polislerimiz şehit oldu.
Ankara Emniyet Müdürlüğü hedef alındı.
Köprülerde emniyet mensupları can verdi.
Türkiye’nin dört bir yanında polis teşkilatı, vatandaşlarla omuz omuza vererek işgal girişimine direndi.
O gece kaçanların bir kısmı ise daha sonra en yüksek perdeden “FETÖ karşıtı” söylemler üretmeye başladı.
Çünkü hem kendilerini gizlemek hem de toplumu ikna etmek zorundaydılar.
15 Temmuz sonrasında yargı ve bürokraside mücadele sürerken, mülki idare soruşturmaları kapsamında ByLock kullandığı açık olan birçok isimle ilgili dosyaların bir kısmı engellendi, bazıları ise rafa kaldırıldı.
Ve ardından…
15 Temmuz gecesi en kararlı mücadeleyi veren emniyet mensuplarına yönelik sessiz ve sinsi tasfiye süreçleri başladı.
Bugün bütün bunları konuşmak zorundayız.
Çünkü birileri, yıllardır FETÖ’nün hedeflediği projeleri yeniden devreye sokmaya çalışıyor.
Polisin sahada etkisizleşmesini isteyen anlayış, bugün farklı yöntemlerle yeniden karşımıza çıkıyor.
Mülki idare amirlerinin doğrudan emniyet müdürlüğü kadrolarına özellikle büyük illerde atanabilmesi yönündeki ısrar bunun en dikkat çekici örneklerinden biridir.
FETÖ’nün en büyük hedeflerinden biri polisi tamamen kontrol altına almaktı.
Bu nedenle özellikle büyükşehirlerde emniyet müdürlüklerine örgüt çizgisinde isimlerin atanmasını istiyorlardı.
Bu girişimler geçmişte defalarca gündeme getirildi ancak başarılı olunamadı.
Bugün ise çok önemli bir soru ortada duruyor:
Liseden itibaren polislik kültürüyle yetişmiş, İstanbul’u, Ankara’yı, İzmir’i yönetebilecek kapasiteye ulaşmış onlarca kariyer emniyet müdürü varken…
Neden teşkilatın içinden gelen isimler sistematik biçimde geri planda bırakılıyor?
Neden Emniyet Genel Müdürlüğü’nde ısrarla bir mülki idare amiri görmek isteniyor?
Emniyet Genel Müdürlüğü
Adı üstünde emniyetimiz için var
Böyle bir kurumun X hesabı daha düne kadar yorumlara kapalıydı
Olmaz böyle şey demiştim
Bugün açılmış👇
Budur👌
Yaza çize, konuşa konuşa
Başaracağız 🇹🇷
Değerli abilerim, kıymetli kardeşlerim...
KOLLUK-DER eski başkanımız Vedat KILIÇEL, istifasını sunmadan önce bizlerden önemli bir ricada bulunmuştur...
Yakın zaman içerisinde öncelikle 7 bölgede teşkilatlanma çalışmalarının başlatılması, ardından ise büyükşehirler başta olmak üzere diğer illerde de teşkilatlanmanın hayata geçirilmesi yönünde adım atmamızı özellikle istemiştir...
Bu kapsamda, en kısa süre içerisinde gerekli çağrıları yaparak olağanüstü genel kurul toplantımızı gerçekleştirmeyi ve bu doğrultuda tüzüğümüzde gerekli değişiklikleri yapmayı planlamaktayız...
Çünkü artık görüyoruz ki; Türkiye’nin dört bir yanında polis, bekçi, jandarma ve sahil güvenlik personelinin sesi olacak güçlü ve organize bir yapıya her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır...
Ancak bu teşkilatlanmayı hayata geçirebilmemiz için sizlerin desteğine büyük ölçüde ihtiyacımız bulunmaktadır.
Bu nedenle derneğimize yapılan bağışların yanı sıra, derneğimizin sürdürülebilirliğini sağlayacak farklı gelir kaynakları oluşturabilmek adına da çalışmalarımızı başlatmış bulunuyoruz...
Lütfen verilen bu mücadelenin tamamen sizler için olduğunu unutmayın...
Bizler makam, mevki ya da kişisel çıkar peşinde değil; yıllardır biriken sorunların çözümü, kolluk personelinin hak ettiği değeri görmesi ve daha güçlü bir dayanışma ortamının oluşması için mücadele ediyoruz...
Özellikle polis, bekçi, jandarma ve sahil güvenlik personelinin kıymetli eşlerinin desteğini çok önemsiyoruz.
Çünkü bazen en büyük mücadeleyi, geceleri uykusuz bekleyen, endişeyle haber bekleyen, eşinin yaşadığı zorlukları sessizce omuzlayan aileler vermektedir...
Şimdiden destek olan, dua eden ve yanımızda duran herkese gönülden teşekkür ediyoruz... KOLLUK-DER